Emine

Emine
@huzunkovankusu__
Kitap okuma günlüğü.
Puan vermedi·302 syf.··
2021 8. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Şubat 2021 17:23
''Kimse dinlemiyorsa beni -ya da istediğim gibi dinlemiyorsa- günlük tutmaktan başka çare kalmıyor. Canım insanlar! Sonunda bana bunu da yaptınız'' sözleriyle başlıyor kitap. Kitabın iç tasarımı da oldukça ilgi çekici ve normalde kitap 287 sayfa ama her iki sayfasında da aynı şeyler yazıyor. Kitabın sağ tarafında Oğuz Atay'ın kendi el yazısıyla yazılmış halini okurken günlüğünün, sol tarafında ise bunu normal dijital ortama çekilmiş halini okuyoruz. Aynı zamanda kitabın en son kısmında Albüm adı verilen kısmında yani Oğuz Atay'ın fotoğrafları da bulunuyor. Bu nedenle kitabın sayısını yarıya indirecek olursak da sayfa sayısı 144 oluyor haliyle. Günlük, günü gününe yazılan ve yazan kişinin günlük hayatını, duygu düşüncelerini yansıtan yazılardır fakat Oğuz atayın tutmuş olduğu bu günlük alışılmışın dışındaydı ve bu sebeplede Kitap beni hayal kırıklığına uğrattı diyebilirim. Oğuz Atay kendi hayatını yazmaktan çok yazdığı kitapların tasarılarını yazmış diyebiliriz. Ve bana kalırsa Oğuz atayın bu kitabı en son okunması gereken kitabıdır. Ve benim okuduğum 2. Oğuz Atay kitabı olduğu için kitapta bahsetmiş olduğu taslaklar karışık ve anlamsız geldi bu sebeple de bu kitabı Oğuz atay’ın tüm eserlerini okuduktan sonra tekrardan okumayı planlıyorum. Size bir Oğuz Atay okur tavsiyesi olsun eğer Oğuz Atay’ın “Günlük” kitabını okumak istiyorsanız tüm eserlerini okuduktan sonra okumanızı tavsiye ederim. :)
GünlükOğuz Atay · İletişim Yayınları · 20207,3bin okunma
Puan vermedi·308 syf.··
2021 7. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 11 Şubat 2021 00:48
Böyle muhteşem bir eseri incelemenin kolay olmayacağını düşündüm ve kelimelerimin bu eseri anlatabileceği husunda biraz tereddüt yaşadıktan ve eserin spoiler vermeden incelemesinin yapılmasının zor olacağını düşündükten sonra inceleme yapmaktan vazgeçmiştim ki böyle bir eseri incelememenin ayıp olacağını düşünerekten incelemeye karar verdim. Hüseyin Nihal Atsız, daha çok siyasi görüşüyle öne çıkan bir isim. Bazı insancıklarımız Sırf siyasi görüşüne ters düşmesi sebebiyle tek bir kitabını dahi okumadan saçma eleştiriler yapabiliyor, kitap hakkında "asla okunmamalı" ya kadar yorumlar yapabiliyorlar. Bu fikri savunan kişinin at gözlüğü takmasından farkı yoktur. Eğer bir görüşü destekliyorsanız mutlaka zıddını da araştırıp öğrenmelisiniz ki savunmak için yeterli bilginiz olsun. Ruh Adam, etkisinden hâlâ kurtulamadığım muhteşem kurguya sahip sembolizmlerle dolu kitap. Bu kitabı okumama vesile olan Atsız’ın “Geri gelen mektup” şiiri oldu. Şiir okuduğumda etkilenip araştırdığımda bu şiirin Nihal Atsız’ın yeşil gözlü bir kız için yazdığını ama kızın mektuptaki şiiri okumadan geri iade ettiğini ve bu hakiki olayın da Atsız’ın büyük edebi eseri ‘Ruh Adam’a uyarladığını öğrendiğimde bu kitabı okuma isteğim artmıştı. Kitabı, kitapta geçen bir cümleyle özetlemek istesen bu cümle şüphesiz ki sayfa 13 de geçen şu alıntı olacaktır: “Edebiyat, hakikatların hayalle süslenmesidir.” Bu kitap bir nevi otobiyografik bir romandır çünkü atsızın hayatından bir çok kesit bulmak mümkündür. Kitap, baş kısmında geçen yüzbaşı Burkay’ın günümüzde Selim pusata sembolize edilmiş halidir ki bunu da kitabın son kısmında geçen olayla bir kez daha anlıyoruz. Kitap, beni öylesine etkiledi ki hiçbir kitapta hissetmediğim ruh halini bu kitapta hissedip bir çok kısımda tüylerim diken diken oldu
Ruh AdamHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken Neşriyat · 201934bin okunma
Puan vermedi·38 syf.··
2021 5. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Şubat 2021 00:56
Ermişin Bahçesi, Ermiş kitabının devamı niteliğinde. Zaten bu Bilgi kitabın ilk sayfasında yer alıyordu. Bunun farkında olarak okuyorsunuz kitabı. Tıpkı Ermişte olduğu gibi bunda da aynı şekilde şiirsel metodla okuyucuya birtakım öğütler vermeye devam ediyor yazar. Fakat çok üzülerek, Bu kitabı okurken çok sıkıldığımı itiraf etmeliyim. ‘Ermiş’ kitabında aldığım tadı bu kitapta pek alamadım bunun sebebi de sanırım İlk kitaptan pek de farklı olmadığını gerçeği. Yine benzer temalar üzerinden benzer cümlelerler beraber okuyucuya sunulmuş gibi geldi. Kısacası “Ermiş”i okuyan illaki bunu da okusun diye bir iddiada bulunmak gereksiz olur diye düşünüyorum. Fakat çok merak ediyorsanız benim gibi, ilk kitaptaki o hissi yakalayamayacağınızı naçizane söylemek isterim. Çok çok merak ediyorsanız da Kitap zaten çok kısa olduğu için kısa bir sürede bitiyor ‘Ermiş’i okuyup devamında da bunu okuyabilirsiniz.
Ermiş’in BahçesiHalil Cibran · Karbon Kitaplar · 201918,6bin okunma
Puan vermedi·84 syf.··
2021 4. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 03 Şubat 2021 02:29
Çeviriyi pek başarılı bulduğum söylenemez bu sebeple keşke Farsça bilsem de orijinalini okuyabilseydim şiirlerin dedim. Yazarımız " Ve aşktandır benim bütün yaralarım." diyor. 1967de Çok genç yaşta daha 32 yaşında iken vefat eden Furûğ’un Şiirlerini okurken bu kederli şiirleri nasıl yazdığını ve hala bizi etkileyebiliyor oluşunu düşünürken insan hayran kalıyor. ‘Kimse beni Tanıştırmayacak güneşle Kimse beni götürmeyecek serçelerin konukluğuna Uçmayı hatırla Kuş ölümlüdür’ Kitap bu şiir dizeleriyle biter. Bizde her an ölümlü olduğumuzu hatırlayıp, uçmayı deneriz belki bir gün.
İnanalım Soğuk Mevsimin BaşlangıcınaFuruğ Ferruhzad · Demavend Yayınları · 20151,666 okunma
Puan vermedi·202 syf.··
2021 3. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 03 Şubat 2021 01:38
Uzun bir süredir okumak istediğim ama hep beklettiğim yazarlardan birisi de Oğuz Ataydı. Hepimiz onu ‘Tutunamayanlar’ kitabıyla tanırız, bende o kitabını okumak istedim fakat Oğuz Atay'a daha ince bir kitapla başlangıç yapmanın daha iyi olacağını araştırmalarım sonucunda karar verdim. Ki Korkuyu Beklerken'i okumayı bu kadar öne çekmemin sebebi de buydu. Oğuz Atay, dili kullanış tarzı olarak diğer yazarlardan çok farklıydı. Kitaplarını okumamış olsam bile o kitaplarından gördüğüm alıntıları okuduğumda Cümlelerindeki o karmaşıklığı, detaycılığı görmek mümkündü. Cümlelerin de en dikkat çekici ve Oğuz atayı farklı kılan özelliği; ara cümlelerle, parantezlerle ve tırnak içleriyle desteklenmesiydi. Oğuz Atay,Biz etrafımızdakileri görmemek için elimizden geleni yaparken, bunların suratımıza çarpılmasına ihtiyacımız olduğunu düşünüyormuş gibi olayların tüm açıklığıyla açığa vuruyor ve bütün bu eleştirileri incelikle yapmayı da beceriyordu. 8 muhteşem öyküyü oluşturan Oğuz Atay’ın bu kitabı, '"Ben buradayım sevgili okuyucum, sen neredesin acaba?" diye bitiriyor. “Buradayım!” yanıtını verenlerden birisi olduğum için mutluyum.
Korkuyu BeklerkenOğuz Atay · İletişim Yayıncılık · 202233,5bin okunma