bunu bi düşünün...
"Kendi icat etmediğimiz, bize toplum tarafından verilen bir lisana ve imgelere göre düşünüyoruz." Alan Watts
Sayfa 35·Kitabı okuyor
Psikoloji
Çünkü hakiki ölüm ıstırap değildi, kurtuluştu.
“İnsanoğlunun ıstırabı kadar tabii ne vardı ! Şuurla var olmayı, gerçekten var olmayı ödüyordu. Fakat insanoğlu bununla kalmıyor, bu büyük, değişmez zaruretin yanında kendi de yeni baştan talihler icat ediyordu. Yaşıyorum diye başka ölümler yaratıyordu.”
Edebiyat
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
“Aşırı hassas yalnızlıklarımız, ötekiler için ne cehennemdir! Ama hep onlar için, bazen de kendimiz için icat ederiz görünümlerimizi…”
Alıntı
Kim Suçlu Olanlardan?
Seks ve şiddet! İnsanoğlunun hem en derininde, hem de en yüzeyinde yatan iki içgüdü... Ve yürüttüğüm mantık yoluna devam ediyordu. Zevkliydi seyretmesi ikisini de. (…) Ve yaratıcı da zevk alıyordu bunları seyretmekten. Bir anahtar deliğinden seyreder gibi zevk alıyordu insanların birbirini düzüp öldürmelerinden. Röntgencilikti yaratıcıyı hayatı icat etmesine iten. Seyrediyordu yaptıklarımızı. Bunları anlamak için biraz televizyon seyretmek yeter... Biz insanlar, canımız acıdığı için medenileşmiştik. İkisini de yaparken utandığımız için icat etmiştik yasaları, evlilikleri. Aslında yaratıcının hayalinde yoktu medeni bir dünya. Biz istemiştik suların durulmasını. Kanın durmasını.
Sayfa 508 - Doğan Kitap·Kitabı okudu
Edebiyat
Kalp... Yazı yoktu ama o vardı. Tekerlek icat edilmemişti ama o yerli yerindeydi. Dünya yaratılmamıştı ama o kasılıp gevşiyordu. İnsan henüz cennetteydi ve o vardı. Mekân cennet olunca elbette kalp de yalmzca erdemler barındırıyordu; aşk, sevmek, anlamak, paylaşmak, şükretmek, hamdetmek vs..
Savaş icat eden görmesin cennet