İnsan, İyice nesneleşen yanlarını çok keskin bıçaklarla yontmazsa, kendi kendini kanatmazsa, bitebilir insan soyu. Evrensel işlevini artık algılamayan insanın bir anlamı kalacak mı? Hep, insanın evrensel işlevini anlatırdı O: “ancak” derdi, “din coşkusu kavratabilir bize evrensel işlevimizi”. Sıkıntılarımızın kökeninde ne var? Çağdaş insanlığın sıkıntılarının kökeninde neler var? Bir yanımızın sürekli kuruduğunu duyumsuyor muyuz? Tonlarca çimento dökülüyor çağdaş insanın kalbine: kalbimizin üzerine + oluşan paslı bir külçe = bunun üzerinde şimdi çağdaş insan, bir hınç gibi + düşsüz bir ‘toplam’. O, İçdünya Uzmanı, kırıyordu durmadan içimizdeki BETON KALIPLARINI + “bak” derdi, “iyice bak: kat kat bu tabakaları insanın”: eklerdi: “doğrulabilir mi insan, içindeki bu beton tabakalarıyla?”. (Bir güneşli gündü, Harbiye’den Taksim’e doğru yürüyorduk, bir göğe bakıyor, bir insanlara bakıyor, hemen birşeyler olacağından korkuyor gibiydi).