Sena

Sena
@interlinearmagicwords
Mustafa Kemal ATATÜRK ∞
Oradaki, o sahnedeki Hamlet iki kişi: yaşayan genç adam ve ölmüş baba. Hem hayatta hem de ölü. Kocası yapabileceği tek şekilde, oğullarını hayata döndürmüş. Hayalet konuşurken, Agnes kocasının bunu yazarak, hayalet rolünü bizzat oynayarak oğluyla yer değiştirdiğini görüyor. Oğlunu hayata döndürüp kendisi ölmüş; ölümün onu pençeleri arasına almasına izin verip oğlunun hayatını kurtarmış. "Ne korkunç şey! Ne korkunç! Ne korkunç!" diye mırıldanıyor kocası hayaletin sesiyle, ölürken çektiği acıyı hatırlayarak. Kocasının her babanın yapmak isteyeceği şeyi yaptığını, oğlunun yerine acı çektiğini, onun yerine geçtiğini, oğlu yaşasın diye onun yerine kendini feda ettiğini görüyor Agnes.
Sayfa 292
Kitap Alıntısı
Agnes’ın gözlerinden ilk kez yaşlar boşanıyor. Yaşlar ansızın gözlerine doluyor, görüşünü bulandırıyor, yüzünden, boynundan aşağı akarak önlüğünü ıslatıyor, giysilerinin altına sızıyor. Yalnızca gözlerinden değil, vücudundaki bütün gözeneklerden çıkıyorlar sanki. “Hayır, bir tanem, dönmeyecek,” derken, bütün benliğiyle oğlunun, kızlarının, orada olmayan kocasının, hepsinin hasretini çekiyor, onlar için yas tutuyor.
Kitap Alıntısı
Ben gidiyorum, ama sen daha buradasın; ... biraz daha katlan bu kötü dünyamıza, benim hikâyemi anlatmak için. ​Hamlet, Beşinci Perde, İkinci Sahne
Sayfa 204
Kitap Alıntısı
Hiçbiri onu geri getirmemiş; iyileştirememiş. Agnes bütün umudunun delik deşik bir kovadan akan su gibi akıp gittiğini hissediyor. Aptalsın, diyor kendine, salaksın, körsün, budalanın tekisin. Başından beri Judith'i koruması gerektiğini zannederken, esas gidecek olan Hamnet'mış meğer. Kader ona nasıl böyle acımasızca bir tuzak kurabilir? Yanlış çocuğa odaklanmasını sağlayıp o başka yere bakarken uzanarak nasıl öbür çocuğunu alır?
Sayfa 199
Kitap Alıntısı