SPOİLER OLACAK!!!!
öncelikle kitap çok hoşuma gitti. kesinlikle öneririm. ikinci olarak ben linanın Can'ı aldatmasına çok üzüldüm ve Ege ile lina ya soğudum biraz. can her ne kadar pislik biri de olsa lina önce ayrılmalı ondan sonra egeye gitmeliydi.(burda can'ı savunmuyorum sadece lina haklıyken haksız duruma düştü diyorum. can da haklı değil ama işte.) ama olsun herkes güllük gülistanlık değil maalesef ve yazarın kitap karakterlerine mükemmel bir karakter yazmaması da hoşuma gitti bir yandan çünkü hikayeye gerçekçilik katmış.
onun dışında poyraz ve mira ilişkisi bana geçmedi. poyrazın miranın ve tunanın (tunayı ayrıca konuşcam) rüyayı öldürdüğünü ve bunu sakladıklarını öğrendiğinde hâlâ mirayı savunması bana çok saçma geldi. aslında bütün arkadaş grubunun saklayacağını söylemesi bana saçma geldi ve çok sinirlendim. poyaz ve miranın aralarındaki o toksik ilişkiden bi süre sonra gına gelmişti. mirayı hâlâ sevmiyorum bu arada. o poyrazla benden uzakta olsunlar kahdlajdojs
lina ve ege... her ne kadar ilişkileri bir aldatma ile başlasa da çok güzeller. ama işte başlangıçları iyi değildi. benim kesin ahlaki ölçülerim var o yüzden maalesef bu aldatma olayında çok netim. bu da benim öznel görüşüm.
ve gelelim katile yani tunaya...
arkadaşlar ben mi körümde okurken görmemişim anlamamışım ama katil nasıl tuna olabilir ya? hani bana hiç mantıklı gelmiyor. hiç işaret almadık. tunanın o ilk bölümlerdeki Yakamoz'da olan mira ile bakışmaları dışında hiçbir şüpheli davranışını hatırlamıyorum.(ki o da lina bıçaklanmadan önceydi) ben rüzgar sanmıştım çünkü bilmeceleri çözebiliyordu falan ne biliyim. eğer katilin tuna olduğuna dair bir işaret varsa bana söyler misiniz? hâlâ anlamıyorum.
kitaba bayıldım ama genel olarak bakarsak
acı-tatlı, kriz geçirmelik-romantik bir
Kayıp YansımaDilara Keskin · İndigo Kitap · 2025261 okunma
kafamda yazdığım hikayelerin betimlenerek anlatımı gibi mükemmel muazzam muhtesrm ne diyim tam ben kitap okuyun okutun bütün hikayelerin sonu intihar çoğu da baya güzel koymus
Bir insan neden kendini öldürmek ister ki? Bana kalırsa, yaşayacak bir amacı kalmamış, hayallerini gerçekleştirememiş ve kendi özünü benimseyememiş bir insanın düştüğü bir çıkmazdır bu.
Veronika Ölmek İstiyor kitabına ilk bakıldığında, karakterin intihar girişimi oldukça anlamsız görünüyor. Ancak kitabın da vurguladığı gibi, Veronika aslında bu fikre ulaşmanın "lüks" görüldüğü bir durumdaydı. Hikâye ilerledikçe anlıyoruz ki, asıl öldürmek istediği şey sıradan ve kendini gerçekleştiremediği bir hayattı.
Asıl mesele, kendi içimizde; algılarımızın ve fikirlerimizin, hayata nasıl baktığımızın, yani aslında "yaşamımızı" bizim oluşturduğumuz gerçeğidir. Kitapta bu durum, "Viterol" denilen maddeyle sağlanıyor ve bence bu, çok etkileyici bir metafor olmuş. Viterol'ü bir nevi "felsefe taşı" olarak yorumluyorum. Tıpkı yazarın Simyacı kitabında olduğu gibi; insan, felsefe taşını aramak için bir yolculuğa çıkar, ancak sonunda kendi özünü bulmak için o yolculuğu yapmak zorunda olduğunu anlar.
Kendi içimize döndüğümüzde, belki de ölene dek bitiremeyeceğimiz bir keşif rotası bizi bekliyor. Velhasılkelam, kitabı çok beğendim; bana çok derin sorgulamalar bıraktı.
Sloven yazar Vladimir Bartol' un yazmayı bir tutku haline getirdigi, üzerinde 10 yıl çalıştığı romanı Fedailerin kalesi Alamut.
Sloven bir yazar kendi tarihi dururken neden 11. yüzyıl İran tarihiyle ilgili böyle bir kitap yazar ?
Hikaye şöyle ;
1927 yılında Paris'te eğitim görürken onun yazar olma hevesini gören bir Sloven arkadaşı, ona bilhassa "Marco Polo'nun Seyahatleri" adlı kitaptaki "Dağların Yaşlı Şeyhi" adlı bölümü okumasını teşvik etmişti. Bu hikâyede İpek Yolu üzerindeki seyahatini sürdüren ünlü gezgin Marco Polo, İran dolaylarında haşhaş ve gizli bahçelerde tuttuğu kızlar sayesinde genç erkeklerden istediği kişiyi cennete gönderip geri getirme kabiliyetine sahip olduğuna ikna eden bir diktatörle karşılaştığından bahsediyordu. Bu gençleri intihar saldırılarında kullanan bu diktatör, bu şekilde büyük bir güç kazanmış ve aslında tarihin ilk terör örgütünü kurmuştu.
Hasan Sabbah oldukça zeki ve müthiş manipüle yeteneğine sahip birisi. Öyleki insanların saflığını,cahilliğini ve inançlarını kullanıp dini adanmışlığı politik emellerine alet etmeyi harika bir şekilde başarıyor. Dönemin en önemli adamlarını suikastlerle öldürmeyi başarıyor. Tabii bunda cennetin anahtarını elinde bulundurduğuna ve Allah' tan sonra ikinci adamın Seydunası olduğuna inanan dailerin katkısı büyük.
Kitap beni çok etkiledi.Zaman ve dünya ne kadar değişirse değişsin insanlığın düşünce ve duygularının pek bir değişime uğramadığını bir kez daha iyice anlamanın hüznünü yasadım.
Günümüz dünyasında yaşayan kitleler ve insanlar, bilimin getirisini kesin bilgiler haricinde hâlâ kendilerini ve yaşamakta oldukları inançlarını sorgulamaktan çekiniyorlar. Bilimi hayatlarının mümkün olduğunca en uzağına yerleştiriyorlar.
Tıpkı Hasan Sabbah ' ın bilinç seviyesi ne kadar düşükse fanatiklikte o derece
“Veronika Ölmek İstiyor” oldukça sade bir dille yazılmış bir eser. Yazar, insan duygularını son derece başarılı bir şekilde ifade ediyor; bence bunda onun da bir dönem akıl hastanesinde kalmış olmasının payı var. Ayrıca, yazarın Veronika’nın yanı sıra Eduard ve Mari gibi karakterlerin hikâyelerini de derinlemesine işlemesi eserin güçlü yönlerinden biri. Veronika’nın intihar girişimi, birçok insanın hayata yeniden tutunmasına vesile oluyor. Dr. Igor’un da bu süreçte önemli bir rolü var.
“Veronika Decides to Die” is written in a very simple and accessible style. The author expresses human emotions remarkably well, and I believe his own experience of staying in a psychiatric hospital contributed to this. Another strength of the novel is that it explores the stories of several characters, such as Eduard and Mari, in depth. Veronika’s suicide attempt ultimately gives many people a renewed reason to live. Dr. Igor also plays a significant role in this process.
Kitabın konusu Küba’da geçen bir hikaye ve bakımevi’ni çok kötü bir şekilde izah eden bir yapıt. ‘Dışarıdan bakım evi diyorlardı oraya ama mezarım olacağını biliyordum ben’ diye niteleyen yazar zaten bunu gerçek hayatında da yaşamıştı. Benim ilgimi çeken kısım ise;  ‘Elime bir tabanca aldığımı hayal ediyorum dayıyorum şakağıma, tetiği çekiyorum’ ibaresini kullanıp gerçek hayatında kendisini uygulayarak intihar etmesiydi.
Kitap, Küba edebiyatının kült kitapları arasında yer alıyor, okunmasını tavsiye ederim
Felaketzedeler EviGuillermo Rosales · Jaguar Kitap Yayınları · 20173,430 okunma