• Ama görüyoruz ki küçük bir güzellik altında her şeye yeniliyoruz. Bir bebeğin bakışına, başka birisinin gülüşüne, vapurdan esen rüzgara, bir dokunuşa... Bunca varoluş nedeni varken bazı şeylere kızgın kalmak oldukça zor. Kalbin patlamaya hazırken ve kendimi bir intihar notu gibi bırakmak isterken sevenlerinin o tatlı tılsımına yeniliyorsun.
  • “Başına gelen onlarca şeye, kabuk tutmuş, tarifi edilemeyen derin acılara ve hükmü kalmış bir geçmişe sürekli sövebilirsin, sitem edebilirsin. Ama görüyoruz ki küçük bir güzellik altında her şeye yeniliyoruz, bir bebeğin bakışına, başka birisinin gülüşüne, vapurdan esen rüzgara, bir dokunuşa… Bunca varoluş nedeni varken bazı şeylere kızgın kalmak oldukça zor. Kalbin patlamaya hazırken ve kendini bir intihar notu gibi bırakmak isterken sevenlerinin o tatlı tılsımına yeniliyorsun.
    Sakinleşmeyi, tutunmayı özüne kazıyorsun… Sonrasında yağmur gibi akıp gidiyor her şey.. gök gürültülü, sağanak… ve sonrasında temiz bir sokak gibi.
    Sonsuz minnet duyuyorsun acılarına, salaklıklarına, deliliklerine, yaşanmışlıklara. Her an için”
  • Ya internette gördüm sosyal deney yapmışlar gülmek bulaşıcı bir eylemmiş.Sonra dedim benim çevremdeki insanların neden bu kadar çok güldüğü anlaşıldı 😎😁 Sonra şey okudum evcil bir robot üretilmiş adı Vector. Evcil hayvanlara veda mı ediyoruz acaba diye düşündürdü 😒 Yani herşey mekanikleşiyor ya . İnsan ilişkileri de öyle yüzyüze görüşmektense hep yazişiyoruz. Acaba sosyal ortamda emoji olarak gülsem o da bulaşır mı diye merak ettim 🙄

    Sonra büyük bir hevesle her wp grubuna gönderdim, özelden güldüğüm arkadaşlar da oldu . Gelelim sonuca . Herkes aynı tepkiyi verdi . Şey. Tepkisizlik tepkisi 😁 Arkadaşlar, gülmek bir terapidir. İyileştirir. Bir adamın intihar notu vardı bilirsiniz. " Eğer bugün biri bana gülümserse intihar etmeyeceğim" yazıp çıkmıştı evinden. Sonra evine geri dönemedi. Gülmeyi ihmal etmeyelim, aynaya bakıp kendimize de gülelim, kardeşimize , tanıdik tanımadık herkese gülelim 🙏 İlerde herşey çok değişse bile, yüzyüze göreceğimiz kimse olmasa bile, bir yolunu bulalım. Gülelim 🙏🤭
  • Köprüden atlayarak intihar eden bir insanın evine bıraktığı son notu:

    "Şimdi dışarı çıkacağım ve yüzüme gülümseyen bir kişi olursa intihardan vazgeçeceğim."
  • "Hepiniz sahtekarsınız"

    Oksana Şaçko'nun intihar notu...
  • Kalbin ya paramparça kırılmak ya da taş gibi katılaşmak zorunda kaldığı bu dünyayı terk ediyorum.
  • Henüz 42 yaşında ve yapılacak çok şey var, oysa o Torino’da, küçük bir otel odasında 21 adet uyku hapı alarak intihar etmeyi tercih ediyor... 1950'de “Yalnız Kadınlar Arasında” romanı ile İtalya'nın önemli edebiyat ödüllerinden Strega Ödülü'ne layık görülen yazar kariyerinin doruğundaydı. 16 Mayıs günlüğüne yani intiharından 1 gün önce şu kısa notu düşmüştü:
    “Artık sabahı da kaplıyor acı.”
    İntiharının nedeni; sonu gelmeyen bunalımlı aşk ilişkileri miydi? Lisedeyken iki yakın arkadaşının intiharları mıydı? Son zamanlarda bozulan sağlığı mıydı? Yaşadığı varoluşsal sıkıntılar mıydı? Yoksa yazarın, istediğim “başarı ve ün”, onları da elde ettikten sonra uğruna yaşayabileceğim hiçbir şey kalmayacak, düşüncesi miydi ? Bilinmez...🤷‍️
    Yaşama Uğraşı Pavese’in 1935-1950 arasındaki günlüklerinden oluşur. İlk bölüm(sayfa 47’ye kadar) kendi şiiri hakkında eleştiri ve yorumuna dairdir. Şiirini konu, biçim bakımından yorumlamış, şiirlerinde etkilendiği büyük ustaları anlatmış, bunlardan bazıları, Baudelaire, Flaubert, Proust, Shakespeare, Dante, Homeros gibi yazar, şairlerdir.
    Günlüklerin çoğu ise yazarın bunalımlı kadın ilişkilerine dairdir. Pavese günlüklerinde kadınları, dünyadaki hayvanların en akıllısı olarak nitelendiriyor; ben bunu yazarın, kadın tarafından aldatılıp, terk edilmesine bağlıyorum. Nitekim Pavese hayata aşk sayesinde katlanabileceğini, aşkı denediğini fakat karşı taraftan buna layık görülmediğini hatta enayi yerine konulduğu yetmedi kadın tarafından aldatıldığını günlüklerin bir çoğunda ifade etmiştir. Kitaptan alıntılarla detaylandıracak olursak: “...kendi başıma kaldığım zaman, deneyimlerinden biliyorum ki, başarısızlığa uğrayacağım kesin bir şey. Onunla ten ve kader birliği etmekle başarıya ulaşmış olacaktım. Bunu da aynı kesinlikle biliyordum.” yine bir başka günlüğünde;
    “Öyleyse -öyleyse o kadın için mi böyle sızlanıp duruyorum? Beni aldatan, beni rezil eden o kadın için mi ?” İlerleyen günlüklerinde kadına daha çok yükleniyor:
    “Kadınlar düşman bir ırktır, Almanlar gibi.”
    Günlüklerinin bir çoğunda da Pavese dünyaca ünlü sayısız yazar ve bu yazarların ünlü eserlerinden bahseder.(Stendhal, Baudelaire, Flaubert, Proust, Shakespeare, Dante, Hemingway, Flaubert, Dostoyevski, Fulkner, Proust, Kafka, Mann, Levi, Lawrence gibi). Bu büyük ustaların eserlerini karşılaştırır, yorumlar. Pavese’in gözünden dünya, insana ne kadar da küçük gelir. Dünya edebiyatından sanki ait olduğu edebi bir topluluk gibi bahseder. Pavese bu denli hakim bir yazar. Pavese için yazmak her şey demekti özellikle şiir yazmak. Onun için yazmak diğer tüm sorunlardan bir kaçıştı...
    Pavese yazınsal yaşamında başarı yakalamış olsa da hayatın geri kalanında pek başarılı olduğu söylenemezdi. Yaşamak için daima kendine bir amaç edinirdi. Amacına ulaşsa da ulaşmasa da intiharı düşünürdü. İntiharı kendisi için kaçınılmaz bulurdu. Pavese varoluş sıkıntısını şu sözlerle dile getirir: “Henüz varoluşun trajedisinin ne olduğunu anlamış, bu konuda kesin bir yargıya varmış değilim.”
    Pavese çok yönlü kültür birikimi olan bir dehaydı. Herkesin böyle bir dehanın fikirlerini, sanatını öğrenmesi gerektiğini düşünüyorum🤔 Günlükler yalın ama sürükleyici değil, yer yer okuru sıkabiliyor(özellikle ilk 50 sayfa). Eğer bu tarz yazılara ilginiz yoksa biraz zor okunur diyebilirim. Okumak isteyen herkese tavsiye ederim...