ABD'de seçime katılma oranları hep %50 civarındadır. %50'nin %51'ini alan başkan seçiliyor. Yani başkan Amerikan halkının %25'inin oyuyla Beyaz Saray'a yerleşiyor. Ama bu başkan Irak ve Afganistan'ı işgal edebilir ve dünyanın her yerinde "Amerikan çıkarlarını koruma" yeminine bağlı olarak her türlü pis oyunun içinde olabilir.
Lojistik, seferdeki bir ordu için kaynakları seferber etme, örgütleme işlevidir. Osmanlı başarılarında iyi örgütlenmiş lojistik önemli yer tutar. Osmanlılar, lojistikte devrine göre ileri bir sistem uygulamıştır. Sefer yolu üzerinde önemli kalelerde, meselâ Orta-Avrupa'ya yapılan seferlerde Belgrad'da, önceden yiyecek ve mühimmat depolanırdı. Ordunun gerisinde orduyla beraber hareket eden çeşitli esnaf, başlıca ekmek, et, pirinç satanlar, ordu-bazar adı altında kaynaklarda anılır. Ordu-bazar için bir kısım esnaf devletçe ödevlendirilirdi. I. Murad'ın Kosova'ya uzun yürüyüş halindeki ordunun et ihtiyacını, sürgün avlarıyla elde edilen binlerce av hayvanı karşılamıştır. Orta-Asya Türk-Mogollarının sürgün avını Osmanlılar bir askerî tatbikat halinde devam ettirmişlerdir. Fâtih, Kanunî ve Avcı lakabı verilen IV. Mehmed'in bu geleneği bir askerî tâlim ve eğlence olarak sık sık uyguladıklarını biliyoruz. Büyük orduların et ihtiyacı için daha sonraki dönemlerde uygulanan yöntem çok daha gelişmiştir (sürsat, celebkeş). İstanbul'dan Macaristan'a veya Irak'a haftalarca süren yürüyüşlerde, yalnız yiyecekte değil topların, ağırlıkların naklinde, köprü inşasında, kale ve palanka inşasında her türlü ağır malzemeyi deve katarlarıyla taşırlardı (deve 250 kg kadar yük taşıdığından tercih olunuyordu). Keza Macaristan seferlerinde Tuna üzerinde seyreden ince donanma nakliye işlerinde kullanılırdı. Savaş için buğday, arpa, barut vb. seferden aylarca önce başlıca Belgrad ve Budin'de nakledilir, hazırlanırdı.
Sayfa 141 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Bizler toplu katliam çağında yaşıyoruz. Şimdiye kadar hükümetlerin emirleri ve askeri ve sivil güçlerin eylemleriyle elli
milyondan fazla insan sistemli bir biçimde katledildi. 1915 başlarında Osmanlı Türkleri 1,5 milyon Ermeni'yi katletti. Yirminci yüzyılın ortaları, Nazilerin en az 6 milyon Yahudi'yi, 3 milyon Sovyet savaş esirini, 2 milyon Polonyalıyı ve yüzbinlerce başka"
hoşlanılmayan" inşam yok ettiğine tanıklık etti. Stalin'in Sovyet krallığı 20 milyon Rus'u öldürürken, Mao Zedong'un siyasi tedbirleri yaklaşık 30 milyon vatandaşın ölümüyle sonuçlandı. Komünist Kızıl Kmerler rejimi Kamboçya'da kendi ulusundan 1,7
milyon inşam öldürdü. Saddam Hüseyin'in Baas Partisi Irak'ta
100.000 Kürt'ü öldürmekle suçlandı. 2006'da, Sudan'ın batısındaki Darfur bölgesinde patlak veren soykırımı dünyanın büyük bir çoğunluğu itinayla görmezden geldi.
Nedir, zaman, nedir?
Bir su mu, bir kuş mu?
Nedir zaman nedir?
İniş mi, yokuş mu?
Bir sese benziyor;
Arkanız hep zifir!
Bir sese benziyor:
Önünüz, tüm kabir!
Annesi azabın,
Sonsuzluk şarkısı.
Annesi azabın,
Cinnetin tıpkısı.
Zamanın çarkları,
Sizi yürütüyor!
Zamanın çarkları,
Beni öğütüyor.
Kime kaçsam ondan;
Ha yakın,ha ırak?
Kime kaçsam ondan;
Ya semâ, ya toprak...