Arap dilinde nikâh, zevâc, izdivaç, tezevvüc gibi kelimelerle ifade edilen evlilik, İslam öncesi Arap toplumunda çeşitlilik arz ederdi. Buhârî (ö. 256/870) ve Ebû Dâvûd (ö. 275/889)
tarafından nakledilen Hz. Âişe hadisine göre bu dönemde dört tür evlilik mevcuttu. Bunlardan biri, bugün de yaygın olan meşru evlilikti. Buna göre bir kişi evlenmek istediği kızı veya kadını usulü dairesinde velisinden (babası, ağabeyi, amcası) ister, bu arada mehir takdir edilir ve böylece nikâh akdi gerçekleşirdi. Evlilik daha ziyade kabile içerisinde (endogami) olurdu. Yabancı bir kadınla evlenmek pek hoş karşılanmaz, kız çocuklarının bilhassa amcaoğullarıyla evlenmeleri teşvik edilirdi.
“Ne kadar melek huylu bir kız olursan ol. Herkesin gözü önünde bir kere bisiklete binmek âlemi senden nefret ettirmeye yetiyor… Aman yarabbi ne memleket!”