Kablo ellerini havaya kaldırıp sakin bir sesle, "Ne'lada vo esh," dedi. "Terraca konuş, Peri Çocuk!"
Sayfa 56 - Pegasus Yayınları·Kitabı okuyor
Alıntı
Amacınız güzel olmak değil, güzel sevmek olsun. Gerekirse ömrünüzde bir kişiyi sevin ama güzel sevin.” Frida Kablo
Hayata Dair
Reklam
Telefon var, ama birbirimize söyleyecek bir şeyimiz var mı?
1854’te Fransız bir mühendis, Bourseult, temaslı mikrofon teorisini geliştirir: Sesin etkisiyle titreyen hareketli bir plaket, bir pilin devresini başlatır ya da durdurur, bu da timsal titreşimlerin uzak mesafeye iletimini sağlar ya da engeller. 1875’te Bell, Philippe Reis adlı unutulmuş bir Alman’ın ve Bourseult’nün fikirlerinden yola çıkarak ilk temaslı mikrofonları üretir. Sonra da telefonu icat eder. Düşüncesine göre bu aletin ilk kullanımı, grev durumunda rehine olmaktan kurtarmak amacıyla fabrika müdürlerinin şirket merkezine gönderilmelerini sağlayacaktır! O zamanlar kimse, siviller arasında mesaj alışverişi olabileceğini aklına getirmez. Hatta çok sonra, Londra ile New York arasına ilk transatlantik kablo döşenirken bile Edison kendi kendine soracaktır: “Ama birbirimize söyleyecek bir şeyimiz var mı?”
Sinirbilimdeki heyecan verici yeni gelişmelerden biri de beyin bilgisayar arayüzü, BBA’dır. BBA, bilgisayarın genellikle bir kablo vasıtası ile beyinle direkt iletişim kurmasına izin vermektedir. Araştırmacılar bu teknolojiyi felçli hastaların tekrar hareket etmesine yardım etmek için kullanmıştır. BBA bunu başarmak için beyin içine veya üzerine yerleştirilen bir dizi elektrot sayesinde motor korteksteki beyin aktivitesini kaydetmektedir. Elektrotlar elektriksel aktiviteyi tespit etmekte ve dışarıdaki bir bilgisayara bu aktivite ile ilgili sinyaller göndermektedir. Bu bilgisayar da hastanın ne istediğini belirlemek için sinyalleri tercüme etmektedir. Kişi elini hareket ettirmeyi düşündüğünde sinyal, robot elin hareketlerini kontrol etmek için kullanılabilmektedir. Bu teknoloji hâlâ başlangıç aşamasındadır ama çeşitli sebepler dolayısıyla felç kalmış hastaları günün birinde tedavi edebileceği umudunu vermektedir.
Sayfa 167·Kitabı okudu
1000Kitap
ANCAK BU KADAR İYİ ANLATILABİLİRDİ.
"Derinliğine, alabildiğine derinliğine donmuş olan bir göl; ben, telefon kablosuyla suda asılıyım, bağlantım yalnızca bu kablo aracılığıyla... İnsan sudayken suyun dışıyla telefonda konuşabilir. Acele acele ve su yutarak konuşuyorum."
Sayfa 421 - Malina, s.176
Alıntı
Mars'ta Siber Yalnızlık
biliyorum…! bir gün Mars’ta akıllı şehirleriniz olacak mevsimleri bir düğmeyle değiştirecek karı, kışı ekrandan kurgulayacaksınız galaksilerde veri üsleri kurup zamanı bir tuşla donduracaksınız . fakat pencerenize konan son kuşun size ne anlatmak istediğini asla çözemeyeceksiniz bir gün Mars’ta domates yetiştireceksiniz laboratuvarlarda kusursuz tohumlar üretecek ve toprağa can verdiğinizi sanacaksınız . oysa Dünya’da bir serçenin açlığını giderememiş bir karıncanın hakkını koruyamamış olacaksınız Mars’ın kızıl çöllerindeki kubbelerin altında oksijeni dakikayla soluyacak ve adına medeniyet diyeceksiniz . oysa çocukluğunuzun bahçesinde bedava esen rüzgârın kıymetini hiç bilememişsiniz bir gün yapay zekâyla ormanlar çizeceksiniz hava durumunu satın alacak uydularla bulutlar dokuyacaksınız yağmuru ihale ile satıp rüzgârı faturaya bağlayacaksınız
Reklam
Reklam