Filistin davasını buldozerlere karşı savunan kadın
Filistin davasını buldozerlere karşı savunan kadın Rachel Corrie kimdir? ABD'li barış aktivisti Rachel Corrie, saldırılarda binlerce sivilin hayatını kaybettiği Gazze Şeridi'nde Filistinli bir ailenin evinin yıkılmasını önlemeye çalışırken İ*rail buldozerince ezildi. 21 yaşındaki ABD'li aktivist, 16 Mart 2003'te turuncu renkli ceketini giyerek, eline aldığı megafon ile İsrail buldozerlerine yöneldi. Amacı Refah kentinde Filistinli bir ailenin evinin yıkılmasına ve topraklarının elinden alınmasına engel olmaktı. Yabancı olduğu için İsrail'in yıkım araçlarını durdurabileceğini düşünen Corrie, buldozerin önüne geçti ancak İ*rail güçleri, Filistinlilere merhamet etmediği gibi ona da acımadı. Her fırsatta "Filistin'de tanık olduğu olaylardan çok etkilendiğini" dile getiren Corrie'nin, ö.ldürülmeden bir süre önce ailesine gönderdiği mektuplardan birinde şu ifadeler yer alıyordu: "Herhangi bir akademik çalışma, okuma, konferans, bölge hakkında izlediğim belgesel, hikaye veya duyduğum olay, bana buradaki durumu anlatamamıştı. Buradaki durumu kendi gözlerinle görmediysen hayal etmen mümkün değil. Sonra uzun süre yaşadığın tecrübelerin, gerçeği yansıtıp yansıtmadığını düşünürsün." Rachel Corrie'den geriye onurlu direnişini ifade eden şu sözler kaldı: "Zulüm bizdense ben bizden değilim!" Kaynak: aa.com.tr/tr/dunya/filist...
Filistin
HerHafta(?)BirTürkBilimKadını-Hafta2 Engin Arık
Selamlarrrr Kendi kendime aldığım o kararla başlattığım "Her Hafta Bir Türk Bilim Kadını" konseptimizin ikinci durağındayız. Bir takım sebeplerden ötürü kısa (4 ay) ara vermek zorunda kaldım :) Ve bu haftaki durağımız adı her geçtiğinde göğsümü gururla kabartan ama aynı zamanda içimi buruk bir sızıyla dolduran bir isim. Serimizin bu bölümünde tabiri caizse "Türkiye'nin Marie Curie’si" ile baş başayız: Prof. Dr. Engin Arık! Ya size bir şey söyleyeyim mi? Biz bu toprakların altında ne büyük zenginliklerin ne devasa rüyaların yattığını ve bu rüyalar için ömrünü feda eden ne inatçı ruhlara sahip olduğumuzu bazen gerçekten unutuyoruz. Engin Hanım'ı araştırırken onun o vatanperver duruşu, bilime olan sarsılmaz inancı karşısında hem gözlerim doldu hem de "İyi ki bu topraklardan geçmişsin" dedim. ~ Kimdir Bu Müthiş Kadın? 14 Ekim 1948’de İstanbul’da, göçmen kökenli ve pırıl pırıl bir ailede dünyaya gözlerini açıyor Engin Hanım. Öyle parlak bir zeka ki ortaöğrenimini Atatürk Kız Lisesi’nde BİRİNCİLİKLE tamamlıyor. Sonrasında İstanbul Üniversitesi Fizik-Matematik Bölümü'nden mezun olup gözünü çok daha yükseklere dikerek Amerika’nın yolunu tutuyor. Pittsburgh Üniversitesi’nde master ve doktorasını tamamlayarak deneysel yüksek enerji fiziği alanında adını dünyaya duyurmaya başlıyor. Kendisi gibi fizikçi olan eşi Prof. Dr. Metin Arık ile kurduğu mutlu yuvada iki çocuk annesi hatta ilerleyen yıllarda dünya tatlısı iki torun sahibi de oluyor. Viyana’da, Birleşmiş Milletler bünyesinde nükleer denetimler yapan kritik bir kuruluşta (CTBTO) radyonüklid uzmanı olarak görev alacak kadar da küresel bir otorite! Ama o, tüm bu parlak yurt dışı imkanlarına rağmen "Ülkem için ne yapabilirim?" diyerek hep Türkiye'ye dönmenin yollarını arıyor ve Boğaziçi Üniversitesi'nde dersler verip geleceğin
1000Kitap
Demir Zambak
"+Güncel genel kültür sorusu. Sınır ihlali yasası konusunda nutuk verdikten sonra karşı tarafın sınır çizgisini yerle bir eden ilk kadın öğretmen kimdir?" Cevap veriyoruumm. Aslihan Karakurt, hayir hayir Asli Agââhh🙃🤍
İNANALIM SOĞUK MEVSİMİN BAŞLANGICINA ve bu benim yalnız bir kadın soğuk bir mevsimin eşiğinde, yeryüzünün kirlenmiş varlığını anlamanın başlangıcında ve gökyüzünün yalın ve hüzünlü umutsuzluğu ve bu beton ellerin güçsüzlüğü zaman geçti zaman geçti ve saat dört kez çaldı dört kez çaldı bugün aralık ayının yirmi biridir ben mevsimlerin gizini biliyorum ve anların sözlerini anlıyorum kurtarıcı mezarda uyumuştur ve toprak, ağırlayan toprak, dinginliğe bir belirtidir. zaman akıp geçti ve saat dört kez çaldı sokakta rüzgâr esiyor sokakta rüzgâr esiyor ve ben çiçeklerin çiftleşmesini düşünüyorum cılız, kansız saplarıyla goncaları, ve bu veremli yorgun zamanı ve bir adam ıslak ağaçların yanından geçiyor damarlarının mavi urganı ölü yılanlar gibi boynunun iki yanından yukarı süzülmüştür
Atatürk nedir? Kimdir demiyorum, nedir diyorum? Kaç tane Atatürk var? Atatürkçüyüz diyen milliyetçisi hatta ırkçısı da var, sosyalisti/ solcusu/ komünisti de. Hatta dinci kesimde de çok var. Feministi de var, liberali de. Ülkemizde komünist tehlike olmasın diye sahte bir komünist parti kurdurmuş bir lider mesela komünizme/sosyalizme yakın olabilir mi? Ve orada hain denilen Çerkez Ethem de parti kurucularından. Kadın dernekleri kapattırılmış mesela, feministler bu duruma bir şey diyor mu? Din düşmanı diyenler için Sofya'da askeri ateşemiliter iken harcamaları arasında seccade , Kur'an satın alması da var, dindarlar bir şey diyor mu? Bence Atatürk, asker olarak da devlet adamı olarak da o günler için elinden geleni yapmaya çalışmış, ülkesini, halkını seven bir kurucu lider. Onu sağa sola çekip kendi açınızdan şekillendirmek ona zarar veriyor. O da bir insan ve illa hataları da olur, olmaması imkansız. Geçtin ki beni anlamak demek fikrilerimi anlamak demek diyor. Bu yüzden Atatürk kimdir diye başlamadım nedir diye başladım. Yaptığı yararlı işleri görmezden gelmek de, yaptıklarını değerlendirmek de, bazı işlerini eleştirmek de normal. Haa eleştirme lafına takılıp vay sen kimsin de veya biz kimiz de onu eleştirebiliriz derseniz, Atatürk insan olmaktan çıkar, dogmatik, skolastik, Tanrısal bir şahsiyet olur ki bu da Atatürk'ün beni aşın sözlerine ters düşer.
Dersen ya kimdir, bu çatırtılarla övünen orada Kimdir bu ölümleri arzulayan, diğerlerine Ayırmayan çoluk-çocuk erkek-kadın? -İnsanlar
Alıntı