Güç ve inanç karşı karşıya geldiğinde, kardeş kanıyla yazılan bir kaderin kazananı olmaz.
Ve dünyaya karşı 8 Eylül 1920'de bir beyannâme çıkarılarak 'Türkiye halkı emperyalizmin egemenliği ve zulmü altındadır' sözleriyle, yapılan mücadelenin dünyadaki bütün esir milletler adına yapıldığı ilân edilir. Bu beyannâme, özellikle Hindistan'da Müslümanlar ve Hindular arasında, İngiliz hükûmetini telâşlandıran mukavemet hareketlerini teşvik etmiştir.
Alıntı
Reklam
Kalp sevginin olduğu yerdir. Allah'ın(c.c) kalplerini mühürlediği kimseler sevme yetilerini kaybeder. Sevilmeyi hak eden şeylerden nefret ederler. İnananlardan nefret ederler. Hakikati, adaleti sevmeleri gerekirken bunlara karşı nefret beslerler. Kalp merhametin, rahmetin mekânı olduğu için mühürlendiğinde onlar da yok olur. Bu insanlar en zalimce şeyleri yapabilir ve söyleyebilirler.
Sayfa 85
Zulme karşı yakılan isyan ateşi, bir kez harlanınca hiçbir güç tarafından söndürülemez.
Kişinin, milliyetçi sanatçı sıfatını kazanabilmesi için; tarihteki olayları ve şahısları, bugünün şartları içinde, bugünün gözleri ile değerlendirmemesi lazım. Ne dersiniz? Bana göre, onları saygı duyan ve seven, ama alabildiğine seven bir gönlünsüzgecinden geçirerek vermesi, çok daha sağlıklı olur. Bugün yaşayan sanatçı, konusunu tarihten alacaksa içinde hiç olmazsa bir nebzecik, tarihe karşı hata işliyor muyum, endişesini taşımak mecburiyetindedir. Çünkü ele aldığı tarih öz geçmişimizdir. Resim yapıyorum diye, tarihçi değilim diye, istediğin gibi oyna renklerle, çizgilerle. Anlatabiliyor muyum?
Sayfa 106 - Bilge Kültür-Sanat
Gerekince öfkelenebilirsin, haksızlığa karşı çıkabilirsin. Ama bu öfke bir işe yaramalıdır . Öfkelenirken, içinden kimseye kızmamalısın. Doğru bildiğin şeyler adına öfkelendiğini bilmelisin. Kendi adına ve kendini tatmin etmek için ayağa kalkarsan, duyarlı bir insan olarak sonradan çok üzülürsün.
Sayfa 266·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Reklam