• 182 syf.
    ·5 günde·Beğendi·10/10
    Osmanlın devletinin son dönemlerinde, imparatorluk çöküşte ve halka yetemezken, ağalar paşalar halkı ezerken ortaya çıkan bir yiğit...

    Zenginlerden aldığını fakirlere dağıtan, gelinlik kızların çeyizini düzen, delikanlıların düğünlerini yapan bir adam..

    Çakırcalı efe, dağlarda bir efsanedir. Yaşamı boyunca dağlara çıkmayı istememiş fakat buna mecbur bırakılmıştır. Ancak yine de dağlara ondan daha civan bir eşkıya gelmemiştir.

    Çakırcalı Mehmed Efe’nin gerçek bir yaşam öyküsü olması bakımından ben okurken çok etkilendim. Sonununa da gerçekten çok üzüldüm, keşke böyle bitmeseydi...

    İyi okumalar...
  • 248 syf.
    ·3 günde·Beğendi·10/10
    Herkese selam dostlar Hepinize keyifli bir pazar günü dilerim. Bugün sizlere biraz once son sayfasını okuyup bitirdigim benim harika bir kitap olan @sezgin_kaymaz hocamın kaleminden #benyusuf kitabı ile geldim.
    Öncelikle kitabımız öykü kitabi. Içinde karakterler acısından bağlı harika öyküler var. Hatta sizi temin ederim oyle öyküler var ki okurken kahkahalarla gulup, gözünüzden yaşlar gelecek. Kitabi ilk aldığımda aslında hiç bu kadar egleneceğimi tahmin etmemiştim. Benim gibi öykü okumayı seven okurların begenecegine eminim.
    Öykü içeriklerinde genelde beni bizi çok eskilere çocukluk yillarimiza geri götürüp, ahh ne günlerdi ya keşke tekrar yasayabilsek veya hiç bitmeseydi diyeceğimiz zamanlara muhteşem bir yolculuk yaptırıyor. Gülerken düşündüren, düşündürürken de maziye götüren bir kitap olmuş. Içinde en çok güldüğüm #dagdangelirtastangelir öyküsü, en çok yüreğime dokunan kitaba ismini veren #benyusuf öyküsü ki bu öyküyü lütfen düşünerek ve hissederek okuyun. Ve gözümden damla damla yaş akıtan ahh sabis dedirten #gozleri oykusu oldu.
    #Sezginkaymaz hocamın kalemi için diyecek sözüm yok. Benim çok çok severek kitaplarını okuduğum bir yazarımızdır kendisi. Kitaplarını okumamış veya okumayı düşünen arkadaşlarıma kesinlikle bir an once tanışmalarını tavsiye ediyorum. Bir de size #bakele öykü kitabını da öneririm yazarımızın. Özellikle #bakele kitabının yeri bende çok ayridir. Velhasıl kelam 10 numara 5 yıldızlık bir okuma oldu benim için. Bir sonraki kitap maceramda gorusunceye kadar sevgiyle, dostça ve kitapla kalın...
  • 509 syf.
    ·4 günde·Puan vermedi
    Spoiler içerir

    Okudum bitti. Yazarın kalemiyle daha önce tanışmıştım. İlk okuduğum çilek mevsiminde yan karakterler burada ana karakter. Çilek mevsimini okuduğum da Demir Ve Burcu 'nun hikayesini merak etmiştim. Ama o kadar okunacak kitaplar var ki bir türlü alıp okuyamamıştım. Bu kitabı da, bir günah gibi ve Cezayir menekşesi kitaplarını bana arkadaşım hediye etti. Çok teşekkür ederim bu güzel hediyeleri için.
    Gelelim kitabın yorumuna. Genel anlamda sevdim. Bazı yerlerde çok kızdım.
    Despot bir karakterimizden bahsetmek istiyorum yani Demir. Gerçi sonlara doğru uysal oldu. Demir ya okurken sakın bunu yapma dediğim yerler oldu ki. Ama son yaptığın orada sana neler dedim neler. Ya sen nasıl yaparsın bunu. Hem güvendiğini söyleyip hem kırmak nedir ya. Karşı tarafı dinlemeden yargılamak bunu yapmak hiç güzel değil. Gerçi bunu herkes yapıyor. Yine de senden beklemezdim birinci de haklısın dedim yani son yaptığın da sana hak veremedim. Arkadaşının yaşadıklarını sende yaşamaktan korktun belki ama her insan aynı değildir. Pişmanlığını hissettim. Keşke biraz daha fazla olsaydı. Affetitme sahneleri.
    Gelelim Burcu sana ilk başta söylemen gerekenleri söylemedin o zaman ah bu kız neden söylemiyor. Demir ondan öğrensin derken hop başkasından öğreniyor. Tamam ilkinde söylemedin. Peki diğerleri ya Demir ne kadar kızan karakter olursa olsun. Sen ona söylemen lazım. Sonra geliyor yanlış anlamalar. Demir son yaptığı şeyi canının ne kadar yandığı o kadar hissettim ki. Seninle üzüldüm. Sen çok güçlü bir karaktersin. Neleri tek başına mücadele ettin.
    Kenan Bey(Burcu'nun babası) sen nasıl anlamadan dinlemeden kızına sırtını çevirirsin. O senin kızın canından bir parça. Yaptığını hiç doğru bulmadım. Pişman olup özür diledin.. Keşke biraz daha baba kız sahnesi olsaydı. Kendini affetirmeye çalışan bir baba okumak isterdim.
    Kitapta o kadar isim var ki hepsinin bir kitabı olsa okunur. Hayır merak ettim. Buğra ve Binnur arasındaki çekimi hissetmemek mümkün değil. Öğrendim ki bu ikilinin bir kitabı olacak.
    Aysun ve Murat ikilisi çok sevdim onların nasıl bir hikayesi var. Hele Ceren ve Uğur bayıldım.
    Beliz neler yaşacak merak ediyorum.
    Yan karakteri de merak ediyorum.
    Ve son olarak psikopat Çağlar hak ettiğini buldun sonunda.
    Keşke Savaş hikayesi orada bitmeseydi. En çok onu okumak isterdim sanırım.
    Evet kimler okudu bakalım?
  • 607 syf.
    ·Beğendi·7/10
    Açıkçası, 1. kitabı sevdiğim kadar sevemedim. Bir kere, sonu çok saçma geldi bana. Ama bu kitapta Mert yafrımı* daha fazla sevdim ve en çok Mert yafrıma* üzüldüm. Mert’in gerçek hâliyle karşı karşıya geliyorsunuz. Neler yaşandığını öğreniyorsunuz. Ama bu kitapta da Melis ve Meriç’e bol bol ağlıyorsunuz. Kitabın yarısı hastanede geçiyor resmen:d Yine de sonu keşke saçma bitmeseydi. Yine de beğendim kitabı<3

    •SPOILER İÇERİR• (devamında spoiler var)

    Keşke Melis ve Meriç’in düğün sahnesi ayrıntılı yazılsaydı. Oldu bitti gibi oldu. Melih ve Melis’in ablasının düğünü gibi ayrıntılı olsaydı. Helikopterli sahne çok boş geldi. Anneannesinin Melis’ten nefret etme nedenine üzüldüm. Meriç’in babaannesi çok tatlıydı. Mert’in annesine üzüldüm. Sahildeki sahnede çok üzüldüm. Keşke Melis ve Meriç’in bebeği olduğunu görebilseydik.
  • 238 syf.
    ·3 günde
    Bitmesini istediğim bir kitap daha bitti ve buruğum:(Kitap o kadar hoş bir anlatıma sahip ki okuduğum sayfayı iki defa okuduğum bile oldu kimi zaman."Bu tamamen haksızlık !" dedi içlerinden tok sesli bir erkek."Biz ağlayacak diye beklerken o yıkıldı gitti.Olur mu canım böyle paramızı geri verin! "Bu iki cümle kitabı okuyan biri için yeterli bir açıklama hatta kitabın konusundan bahsetmek için bile yeterli olabilir.
    İyi okumalar dilerim :)

    .
  • 440 syf.
    ·5 günde·Beğendi·10/10
    Irvin D Yalom benim için çok önemliydi. Başta psikiyatrist kimliği, varoluşçu bakış açısı ve insanı tanımlayan, insan olmanın gerekçelerinin farkında olan biri olması beni çok etkilemişti. Etkilemeye de devam ediyor.
    Bu kitabını okuma isteğimin başında bir dönem Spinoza'nın Etika'sını alıp yarım bırakmam ve Nazilere olan ilgim gelmekteydi. Spinoza'yı anlamak benim için zor olmuştu. Çoğunlukla okuduğum felsefi metinler, daha insani bir anlatımla ve daha betimleyici olduğu için Spinoza bana yokmuş gibi gelmişti. Yani Spinoza'yı kitapta bulamamıştım. Bu yüzden bazı anlamlar çıkarımsayıp öylece bırakmıştım kitabı. Nazilere olan ilgim ise kuşkusuz sosyal psikolojiye olan ilgimden kaynaklanmaktaydı. Hitler'le ilgili kitap okumuş, Nazilerle ilgili belgesel izlemiş ve sosyal psikoloji bilgilerimden yola çıkarak onları anlamaya çalışmıştım. Aslında anlaşılacak tek şeyin kötülüğün sıradanlığı olduğunu çok sonraları fark ettim. Bu korkunç farkındalık beraberinde sosyal ortamların insanı neye dönüştüreceğine ilişkin karamsarlığımı tetiklemiş oldu. Böyle olsa da bu bilgiler belki de daha iyi bir mücadeleyi de beraberinde getirdi benim için.

    Irvin D Yalom'un Spinoza Problemi'ni bu gibi sebeplerle okuyup irdelemeye çalıştım. Kitapta oldukça felsefi tartışmaları, yine Yalom'un psikiyatrist kimliği ile "kötü bir insan" olduğunu bildiğiniz biriyle terapi seansları gerçekleştirmenin zorluklarını; iki ayrı dönemi ve iki ayrı dönemde yaşayan benzer insanları okumak gerçekten zevkliydi. Sadece güzel bir kurgu okumanın yanında tarihe, psikolojiye, felsefeye dair de bir şeyler öğrenmek ise büyük bir kazanımdı. En son 2017 Ocak ayında Yalom'un Nietzsche Ağladığında kitabı beni bu kadar etkilemişti, şimdi yine aynı yazarın başka bir kitabı etkiliyor. Sanırım idol aldığım biri kendisi; hem yazar kimliğiyle hem de psikiyatrist kimliğiyle. Kitap benim için kesinlikle 10/10. Okuyacak olanlara şimdiden iyi keşifler! Keşke bitmeseydi...

    Irvin D. Yalom Spinoza Problemi Nietzsche Ağladığında