Éomer King

Éomer King
@kingeomer
Rohan Kralı Theoden'in yeğeni, Rohirrimlerin 3. Komutanı, Rohan Kralı Eomund oğlu Eadig Éomer.
'Bir varmış bir yokmuş'lu masalların en güzelisin Arkadaş!
Puan vermedi·256 syf.·
2018 105. kitabı
(Bu incelemedeki hiç bir şey kurgu değildir, tamamen gerçek bir yaşantıyı yansıtmaktadır.) Bir varmışsın, hem de çok güzel varmışsın, en güzel sen... Bir de bakmışlar ki bir sokak ortasında cansız yatıyorsun, artık yoksun. Sene: 1971 Yer: Sosyal Bilgiler Fakültesi / Ankara Olay: Anlatmaya dilimin varmadığı bir utançtan başka bir şey değil. Gencecik delikanlıların memleketinden, annesinin dizinden, sıcacık aşından, babasının gölgesinden uzakta kimi zaman aç, kimi zaman parasız, kimi zaman ütüsüz gömlekle günlerini geçirdikleri bir yurt. Ve ODTÜ ile Hacettepe'nin ardından Sosyal Bilgiler Fakültesine polisler tarafından yapılan bir baskın. Bir tarafta 300 taze fidan diğer bir tarafta sakalsız oğlan demeden, ince oğlan demeden, sarı oğlan demeden hele biri var ki şiirleriyle bizi delik deşik edecek oğlan demeden; vurmuşlar Allah vurmuşlar. Öyle vurmuşlar ki, silahsız sopasız ancak 8 saat dayanabilmiş zavallı çocuklar. O da yetmezmiş gibi bir de alındıkları gözaltında maruz kalırlar aynı işkenceye. Tüm bu yaşananlar şöyle yansır Arkadaş'ımızın kalemine: "biz üçyüz yurtseverdik bir gün sularken çiçeklerimizi üçbin kişilik düşman ordusu ve onun paralı sivil askerleri saldırdılar yurdumuza" Yaşadıklarını yansıtmıştır şiirlerine. Neredeyse her bir dizesi bir yaşanmışlığa ithafendir. Bir de yaşayamadıkları vardır tabi, bazı yaşanmışlıkların etkisiyle. En çok da o baskında vurulan darbelerin tesiriyle.. Bir polis ne kadar acımasız, ne kadar insafsız olabilir? Söyleyeyim ben size, sakalsız bir oğlanın kız kardeşine şunu diyebileceği kadar: “Biliyor musun, bir gün dayanılmayacak kadar ağrıyor. Sanki kafamın içi sallanıyor, boşalıyor gibi. Acaba kötü bir şey mi var?” Böyle işte, bazı büyük baş ağrıları yazdırmıştır ona en güzel şiirlerini. Hüzün işlemiştir her bir şiirinin
Şiir
SevdadırArkadaş Zekai Özger · Mayıs Yayınları · 20012,036 okunma
Reklam
Bir Nedeni Yok...
Dudaklarım gerisin geriye çekildi; ağdalı bir sıvının ağır ağır örttüğü, korkunun biçim kazanıp ayağa kalktığı ve ‘hey bana bir şeyler söylemenin vakti geldi’ dediği zamanlarda bekledim seni; gözlerimi kapadım. Bekledim. Beklerken, özlemenin hangi geçitleri geçilmez kıldığını, hangi duyguların insanı hayata kazandırdığını, basite indirgenmiş hüzünlerin geceleri dinlenmeye müsait şarkılarla şahlandığını anlatamadım. Evet, bilmiyordum. Bilmiyordum, kelimelerden arınmış bir cümle kurar gibi sevişmeyi. Sevişirken sözlük kullanıyordum hala. Ama, seni seviyordum. Ve sevdiğimi, sevgimi anlatma telaşıyla hata üstüne hata yapıyordum sana. Sana yaklaşamıyordum. Yasaklanmıştın adeta. Çiğnemeye çalıştığım yasak olsan da, uzak dursan da, o korkunç şeklini korusan da, farketmiyordu hiçbir şey. Küçük bir ateş. Küçücük bir ateştin sen. Sönmekten ürken bir ateş. Bir su damlasıyla bütün görkemini kaybedebilecek bir ateş. Aşkın mecali kalmamıştı. Sessizce sokuldum yanına. Acıyla irkildin. Gülümsedim. Gülümsememe anlam veremedin elbette. Kimdi bu? Ne istiyordu? Tanımadığın biri. Hatıralarını darmadağın etmeyi planlamış bir yabancı. Fuzuli bir beden, karşındaki. Usulca uzandım, Bir nedeni yok. Yalnızca öptüm. Kimi geceler penceremden uzayı seyrederim. Uzayın adını ben koymadım. Uzayın adını yıldızlar, gezegenler kendi aralarında kararlaştırmışlar.
Marcel Proust bizi kaybolmaya çağırıyor!
1000kitap'ta düzenlediğim ilk yazar etkinliği. Böyle etkinlik alanı parselleme görülmedi! Resmen bir Parcel Proust... 2019 yılını kendi adıma Marcel Proust yılı ilan ettiğim için bu yolda benle birlikte kaybolacak okur arkadaşlarım çıkar diye 1 yıllık bir okuma etkinliği yapma kararı aldım. Marcel Proust'un Kayıp Zamanın İzinde serisiyle kaybolmaya ne dersiniz? Hiç okumayanlar, Marcel Proust'la tanışmak isteyenler, okumak isteyip cesaret edemeyenler bu etkinlik belki tam size göre olabilir! Kitapların Okunacağı Tarih: 01/01/2019 - 01/01/2020 Yanlış başlamamanız için Kayıp Zamanın İzinde Serisi adına Okuma Sırası : 1- Swann'ların Tarafı 2- Çiçek Açmış Genç Kızların Gölgesinde 3- Guermantes Tarafı 4- Sodom ve Gomorra 5- Mahpus 6- Albertine Kayıp 7- Yakalanan Zaman UYARI : "Kayıp Zamanın İzinde (özel kutulu, 2 cilt takım), Marcel Proust" adı geçen 2 ciltli basımı kimse önermiyor yazı puntolarının çok küçük ve göz yorucu olmasından dolayı. Eğer kitapları yeni edinecekler varsa tek tek edinmeyi tercih edebilirler. Paylaşmak istediğiniz, beğendiğiniz alıntı ve Proust kitabı incelemelerinizi bu ileti altında paylaşabilirsiniz. Yazarın bütün kitapları okunacak şeklinde bir zorunluluk olmamakla birlikte dileyen, yazarın başka kitaplarını okumakta da serbesttir. Katılmak isteyenler okumak istedikleri kitapla ya da seriyle birlikte aşağıya ismini yazarsa hep birlikte güzel bir etkinlik gerçekleştirmiş oluruz. Marcel Proust
Etkinlik
Puan vermedi·80 syf.··
2016 99. kitabı
Bir insan, üst komşusuna neden mektup yazma gereği duyar ki… Okunduğunda kulağa ilginç gelen bu ritüeli, Proust yaptı. Üstelik üst kata çıkıp, kapının altından bu mektupları atmak yerine, posta kanalıyla göndererek. Proust bu mektupları yazarken, gün gelecek bu mektupların okurlarıyla buluşacağını düşünmüş müydü. Sanmıyorum. İlk mektubun çıkış noktası, belki de alt katta yaşayanların genelde maruz kaldığı, “üst kattakilerin gürültüsü”. Romanlarını yazmak için aradığı sessizliğin bir türlü sağlanamamasından kaynaklı olarak, üst komşusunda ricada bulunur. Tek fark, bunu mektup yazarak yapıyor. Bu mektupların içeriği zamanla sanatsal sohbetleri almakla birlikte, arada sırada ilk mektubundaki talebini yinelediğine de şahit oluyoruz. Kitapta yer alan 26 adet mektupta, okurun belki de ilk dikkatini çekecek olan şey, Proust’un isteklerini dile getirirken kullandığı dil. Genelde kişileri sürekli olarak taciz eden üst kat gürültülerine, alt katın verdiği tepkinin dili sert olur. Ama Proust, bu dile asla başvurmuyor. Zaten mektuplaşmanın 8 yıl sürmesinin altında da belki de bu ince dil yatmaktadır. Bugüne kadar gerek Dünya Edebiyatında, gerekse Türk Edebiyatında bu tür “mektup”ların yer aldığı birkaç kitap okudum. Genelde ünlü birisinin karşısındakine yazdığı mektuplardı bunlar. Zihnime soru işareti ile atılan bir çengeldir aslında bu konuda. Ünlü bir sanatçının masumane duygular ile yazdığı mektuplar, sanatçının ölümünün ardından yıllar sonra, kitap olarak karşımıza çıkıyor. Ve ilginç olan ise, mektubun yazıldığı şahsiyet de böylece, “tanınmış” kişiler statüsüne geçiveriyordu birden. Belki de bu da ayrı bir yazı konusudur, ne dersiniz. Kitaba dönecek olursak, Proust okumak zordur. Ama bir yerden başlamak istiyorsanız, bu kitabı tavsiye edebilirim. En azından Proust’un
Üst Kat Komşusuna MektuplarMarcel Proust · Yapı Kredi Yayınları · 2016526 okunma