Kötü sonuçlar da adildir çünkü seni buna götürenler de senin tercihlerindir. -
Herkesin birden fazla kişiliği vardır. Arkadaşlarıylayken yalnız olduklarında, aileleriyleyken ve arkadaşlarıyla olduklarından farklı oluyorlardı.Bir tarafları utanılacak şeyler yaparken bir tarafları da ayni şeyleri yapan diğer insanları yargılarlar.
Dilini başlarda çok yadırgadığım - şimdi ne olmuştu? Burada ne işi vardı?- gibi cümlelerle zaman zaman bezdiren bir kitap oldu zamanla diline de alıştım. Yaklaşık 10 günde kitabı bitirebildim. Ortalama bir kitap olduğunu söyleyebilirim. Güçlü diyaloglar pek fazla yok. Kendini arayan bir adamdan daha fazla düşünsel, sorgulayıcı konuşmalar beklerdim. Bulamadım. Yinede olay örgüsü güzeldi. Havada kalan şeyler oldu tabiki ama zeten kitap çok fazla içine almadı.
Kitabı genel olarak beğenmiştim. Dili basit, konusu ilgi çekiciydi. Kitaptaki olay örgüsü heyecan durumu azalmadığı için hemen bitiyor. Kitaptan ziyade bir film gibi hissettiren ve merak uyandıran bir kitap. iki gün içinde bitirmiştim.
Kendini arayan bir adamın muhteşem kurulanmış hayatı.İnsan kim olduğunu bilmeden nasıl yaşar? Yazar eserinde detaylara çok önem vermiş,sıkılmadan okunacak bir başyapıt...
Okuduğum ilginç kitaplardan biriydi. Zaman zaman sıkıcı olmaya başlasa da nihayet bitirmiş biri olarak içtenlikle tavsiye edebilirim. Kurgusunda kimi eksiklikler, basitlikler olsa da ters köşe yapan yerleri güzeldi.
Çırılçıplak bir şekilde kumsalda uyanan bir adam, ne adını hatırlamaktadır, ne de oraya nasıl geldiğini. Kim olduğunu bilmeden yakında yakında boş bir BMW'nin olduğunu farkeder. Araçtaki elbiseler üzerine uymaktadır. Araçta bulduğu kimlikte Daniel Hayes yazmaktadır. Kim olduğunu bulmaya çalışırken polislerin de onu aradığını farkeder. Aranma sebebi cinayettir. Öldürdüğü iddia edilen kişi de karısıdır. Daniel geçmişi ile ilgili çözülmesi gerekenlerle uğraşırken beklemediği biriyle karşılaşır. Herşey göründüğünden farklıdır.
Sonu çok güzeldi... Özellikle herşey tam bitti dediğiniz anda yine bir sürpriz çıkıyor karşınıza...
Öyle aman aman bir kitap olmasa da keyif verebilecek bir kitaptı... Tavsiye ederim...
İyi okumalar sevgili okur.. Kitaplarla kalın..
Kurgu fena değil ama bana kitaptan ziyade film senaryosu gibi geldi, kitapta bazı anlam kopuklukları var, dili ise akıcı, okuyucuyu çok yormayan bir kitap, çok bir beklenti olmadan okunabilir.
Marcus Sakey'den Akıl Labirenti'ni konusunun ilgi çekici olması nedeniyle okumuştum. Adam gözlerini açtığında kendini okyanusun içinde bulur. Sahile çıktından sonra gördüğü tek şey bir araba ve üzerine tam uyan eşyalar ve sevdiği nesneler. Hatırladığı sadece bir kadının yüzü. Kimileri bu kitabı sıkıcı bulabilir ama ortalamanın üzerinde heyecanı düşmeyen bir kitap...
Aslında gayet basit bir şantaj olayını çok ilginç bir şekilde anlatmış yazar. Fakat sonu olması gereken gibi değildi. Gereksiz bir uzatma olmuş. Devam kitabı yazmak için açık bırakılan bir kapı gibi :)
Yorumcunun da dediği gibi zihin zorlayan bir kitaptı benim icin. Bazı yerlerde kopukluk hissetmedim değil ama Daniel'in iç sesleri beni tekrar kitaba bağladı .
Bi anda uyanıp kendini bile hatırlamayacak bir parodinin içinde hayatını ve kim olduğunu sorgulayan Danielin öyküsü. Araştırmaları sonucu öldüğünü sandığı karısı (ismi 10 kere filan değişse de) ile bu isleri başına saran Bennett i birlikte alt etme planlarını heyecan içinde okudum.
Zihninizde oluşan "Bir gün hiçbir şey hatırlamayarak uyansanız kim olmak isterdiniz? " sorusuyla başlayan kitabın her satırı heyecan ve merak uyandırarak su gibi akıp gidiyor. Ünlü bir senaristin başından geçenlerin hafızasından silinmesi ile başlayan yeni hayatı, bu hayatı oluştururken farklı insanların birbirine ağ gibi bağlanmış aynı noktada birleşen yalanlarının yeni hayatının oluşumuna katkıları.
Kitaptaki olayların birbirleri ile bağlantısını en iyi özetleyen cümle bence buydu; "Ne buz dağının ne de Titanik'in kötü niyeti yoktu ama yine de inanılmaz bir kazanın parçaları olmuşlardı (sf.402)" Heyecan ve merak içinde, soluksuz okuyacak bir kitap arıyorsanız bence kesinlikle okumalısınız :)
#akıllabirenti #marcussakey #kitap #kitapkokusu
Sakey Flint, Michigan'da doğdu ve evlilikten sonra Chicago'ya yerleşti. Yazar olmadan önce Sakey, Atlanta'da Hingepoint Productions adlı bir grafik tasarım şirketi kuruyordu.
Sakey 1992-1996 Michigan Üniversitesi'nde iletişim ve siyaset biliminde çift anadal yaptı. Ayrıca Columbia College Chicago'ya , yaklaşık bir yıl boyunca, yaratıcı yazarlığa odaklanarak MFD programında yer aldı.
Sakey, Chicago'nun güney yakasındaki mavi yakalı dünyada suç romanları yazıyor. Arazilerini araştırmak için cinayet dedektiflerine, polis çetelerine ve askerlerle röportaj yaptı. İlk romanı The Blade Itself , New York Times Editörün Seçimi olarak seçildi ve Esquire Magazine'in 2007'nin En İyi 5 Okudan biri olarak seçildi.
Ben Affleck , yapım şirketi için 2008'de The Blade Itself adlı filmin haklarını satın aldı. İkinci ve üçüncü romanları Good People ve City's Edge'de de film hakları satın alındı.
Mart 2013'te Sakey, sonraki gelecek bilimkurgu gerilimi Brilliance to Legendary Pictures'a ekran haklarını 1.25 milyon dolara sattı. Roman, Temmuz 2013'te yayınlandı ve Mart 2017 itibariyle 1 milyondan fazla sattı. Potansiyel bir film uyarlaması, Will Smith'in yıldızlara, David Koepp'in yazmasına, Joe Roth'un da üretime başlamıştı; ancak bunu geliştirme aşamasından çıkarmamıştı. Haklar, Saklı'ya geri döndü. Sakey, devam filmlerini A Good World (2014) ve Fire on Written (2016) yazdı. Sakey, Brilliance serisini, fan eseri için ticari bir mekan olan Kindle Worlds'e lisansladı ; The Abnorm Chronicles . Diğer yazarların yazdıkları, ancak Brilliance devamlılığında belirlenen eserler arasında Twist by Kevin J. Anderson yer alır .
Mart 2017'de Sakey, ekran haklarıyla Imagine Entertainment'a gelecek yeni bir bilimkurgu romanı Afterlife'ı sattı. Yazı Temmuz 2017'de yayınlandı. Sakey, Brian Grazer , Ron Howard , Erica Huggins ve Shane Salerno tarafından üretilecek olan film uyarlaması senaryosunu yazmaya sözleşmeli.