Tahmini Okuma Süresi:
4 sa. 30 dk.
Sayfa Sayısı:
159
Basım Tarihi:
1974
Yayınevi:
Yankı Yayınları
Orijinal Adı:
Choses Vues 1849-1885: ‘’1871’’
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

7/10
·159 syf.··
Beğendi
·
2021 827. kitabı
·
14 saatte okudu
·
Okunma: 23 Ekim 2021 11:11
Victor Hugo, okumak için çok fırsat kolluyordum ve gerilerde kalmış, unutulmaya yüz tutmuş, tek baskısının üzerinden neredeyse 50 sene geçmiş bir eseriyle başlamak istedim. Konu olarak deneme tadında ilerlemiş yazar yani kendi dönemine dair aklında kalan, yaşanan, bilinen veya bilindiği gibi olmayan konulara değindiğini görüyoruz. İdamlar nasıl yapılırdı, idam günü neler yaşanırdı, yeniçeri öyküleri gibi içeride dışarıda pek çok konuyu işlerken; aynı zamanda kendine dair anılarını da tabiri caizse dağınık şekilde bizlere sunuyor bu kitabında. Fena değildi ama başlangıç için hem çok yoğun olmaması hem de kısa bir kitap olması bakımından okunabilir diyorum. Hepimize iyi okumalar dilerim..
AnılarVictor Hugo · Yankı Yayınları · 1974238 okunma
Tavsiye
Puan vermedi·408 syf.··
Beğendi
·
2022 4. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 18 Ocak 2022 23:23
Günlük okumayı seviyorum. Yazarın kendisiyle beraber yaşıyor ve tanık oluyorsunuz gibi bir his. Victor Hugo''nun ne kadar ince düşünceli ve bir o kadar yardımsever olduğunu kendisinden dinledim. Gerçekten beni 18.yy 1870'lerde yaşattı. Okunmaya değer, tavsiyemdir.
Düşünce
1871 Paris Komünü GünleriVictor Hugo · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2020238 okunma
Bir Dehanın Güncesinde İnsanlık
Puan vermedi·380 syf.··
Beğendi
·
2025 34. kitabı
·
121 günde okudu
·
Okunma: 23 Ekim 2025 22:11
Edebiyat sevdamın sebebi olan büyük yazarın günlüğünü okumak gibi bir mutluluğu yaşadım aylarca. Her cümlesiyle beni hayran bırakan, aynı zamanda karakteri ve duruşuyla gönlümde taht kuran bu dehaya yeniden ve yeniden hayran kaldım. İster siyasi görüşleri, ister edebi bakışı, ister kişiliğiyle olsun, herkesin sevgisini kazanan bu büyük yazar, günlüğünde yaşadıklarını olağanüstü bir edebi titizlikle kaleme almış. Kraliyetin çöküşü, Cumhuriyet’in ilanı, devrimler, savaşlar, Komün günlerinin acı yankıları… Tüm bunların arasında bir insanın, bir düşünürün, bir vicdanın sesi yükseliyor. Hugo yalnızca çağını anlatmıyor; insanlığın ortak acısını, karanlıktan aydınlığa çıkma çabasını da gözler önüne seriyor. Karısının ve iki oğlunun ölümünü anlatırken, insanı derinden sarsıyor. Onu okurken insan, tarihin içinde bir yürek atışını duyar gibi oluyor. Devrimler, iktidarlar, muhalefetler değişiyor ama insanların acısı, kayıpları hep aynı derinliği koruyor. Hugo bunu çok iyi biliyor. O yüzden eserlerinde olduğu gibi günlüğünde de adalet, vicdan, birlik ve eşitliği haykırıyor: “İnsanlık ile eşanlamlı olan bir şey var diyorum: Eşitlik. Ve bu gök kubbesi altında önünde eğilmek gereken tek bir şey var, o da deha; ve önünde diz çökmek gereken tek bir şey var, o da iyilik diyorum.” Ömrü boyunca idam cezasına karşı çıkan Hugo, “İnsan kutsaldır” der ve Rus Çarına mektupla seslenir. Ona göre toplumun temizlenmesinin yolu öldürmek değil, aydınlatmaktır: “Bu halk insanının kafasını geliştirin, açın, besleyin, verimli kılın, aydınlatın, maneviyat verin, kullanın onu. O zaman kesmenize gerek kalmayacak.” Claude Gueux Milletini ve vatanını seven her insan gibi Hugo da sadece Fransa’nın değil, bütün insanlığın istikbalini düşünür. Onun kaleminde Fransa, özgürlüğün sembolüdür: “Hür Fransa,
Hayata Dair
Gördüklerim İşittiklerimVictor Hugo · Düşün Yayınevi · 1996238 okunma
Victor Hugo'nun fırtınalı günleri
Puan vermedi·408 syf.··
Beğendi
·
2025 41. kitabı
·
44 günde okudu
·
Okunma: 28 Kasım 2025 18:04
Kısa süre içinde iktidarı ele geçiren devrimci yönetimin Paris’e verdiği zarar, Hugo’nun günlüğünde hem yazılar hem karikatürler hem de çizimlerle birlikte kitap hâline getirilmiş. Kitabın baskısı, dipnotların zenginliği, yazarın ressam yönü, çizimleri; bir de buna eklenen son derece içten günce üslubu… Bütün bunlar beni o dönemin içine çekti. Hugo’ya hayranlığım bir iken bine çıktı. Korkusuz, cesur, 69 yaşında bile her olayın ortasına atılan; mazlumdan yana duran, nerede bir idam kararı duysa oraya koşan, nerede bir adaletsizlik görse sesini yükselten bir dehadır Victor Hugo. Bir önceki günlüğü Gördüklerim İşittiklerim daha edebî bir eser tadı taşırken, bu günlük samimiyeti, ayrıntıları ve içtenliğiyle yazarı okura çok daha fazla yaklaştırıyor. Hatta kimi satırlarında, sıradan bir insanın tuttuğu günlüklerin tadı var: Harcadığı paralar, gittiği yerler, aldığı eşyalar ve küçük gündelik notlar… Ailesiyle birlikte Paris’ten Brüksel’e, oradan Lüksemburg’a savrulan Hugo, gittiği her yerde halkın sevgisiyle karşılaşmış; ama aynı zamanda defalarca ölüm tehdidi almış. Taşlı sopalı gruplar evini kuşatmış, onu ölümle tehdit etmişler… Paris’e döndüğünde idam cezalarına karşı nutuklar, mektuplar ve gazete yazıları kaleme alarak itirazını dile getirmiş; bunların çoğunda da af kararının çıkmasına muvaffak olmuş. “Beni ancak ölümümden sonra anlayacaklar” (s. 379) Hugo’nun, oğlunun ve kızının ölümünden duyduğu büyük acı da sayfalara sinmiş. Bazı geceler çocuklarının kapıyı çalıp geldiğini bile sandığını yazıyor; Hugo, teselliyi torunlarında aramış. Yazar sadece günlük tutmakla kalmıyor, zaman zaman bulunduğu yerlerin betimlemelerine de yer veriyor. Özellikle deniz yolculuklarındaki tasvirleri, romanlarını hatırlatan bir derinlik taşıyor. Yazarların günlüklerini okumayı her zaman çok
Hayata Dair
1871 Paris Komünü GünleriVictor Hugo · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2020238 okunma
10/10
·408 syf.··
Beğendi
·
2023 10. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2023 00:00
Savaşta Almanlar karşısında ağır bir yenilgi alan Fransa , Üçüncü Cumhuriyet'in ilanı ve çok geçmeden patlak veren ünlü Paris Kömünü isyanıyla , 1848'den sonra bir kez daha devrimci bir ruhla ayaklanıyor.
Anı-Mektup-Günlük
1871 Paris Komünü GünleriVictor Hugo · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2020238 okunma
10/10
·408 syf.··
Beğendi
·
2021 76. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Nisan 2021 17:04
Vicdanın insanın içindeki Tanrı olduğunu söyleyen Victor HUGO 'nun ömrü boyunca içindeki güce hizmet ettiğini gösteren günlüğünü okumak oldukça keyif vericiydi. Almanlarca Parisin kuşatıldığı ve Fransız devrimci ruhunun yeniden ayaklandığı günler... Almanlara çağrısı ve Belçikaya bildirisi muhteşemdi, bunun haricinde günlüğünde tarihin yansımalarından çok kişiliğinin sayfalara düşen izlerinden etkilendim. Mistik güçlere inanan bir Hugo... Gece seslerini duyuyor, geceleri sık sık üç yumruk sesi duydugundan bahsediyor. Ruhlara inanıyor inanmakla kalmayıp onları hissediyor . ( "Ağaçların arasından bir bülbül sesi duydum? Benim sevgili ruhlarımdan biri midir?" sf:152) Belki de bundandır kim bilebilir ki , yaşama hakkını hukukçulardan bile daha çok sahiplenişi. Viktor HUGO kimdir? Bilmek isteyenlere en iyi yanıtı bu günlüğü verecektir diye düşünüyorum. Daha önce okumalıydım, neden bu kadar geç kaldım serzenişiyle bir çırpıda, dönüp dönüp bazı yerleri tekrar tekrar okuduğum bazı cümlelerinin önünde düşünerek durduğum bir kitaptı. Büyük bir edebiyatçı olarak kendisine saygım sonsuzdu bu okumayla saygım büyüyüp Hugonist oldu . Keyifli okumalar.
1871 Paris Komünü GünleriVictor Hugo · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2020238 okunma
10/10
·408 syf.··
Beğendi
·
2021 3. kitabı
1871 PARİS KOMÜNÜ GÜNLERİ VİCTOR HUGO ..... Paris Komünü:Bismarck Almanya'sının Fransa'yı mağlûp etmesinin ardından  yenilgiyi hazmedemeyen Paris halkının  18 Mar 1871 – 28 May 1871 tarihleri arasında yaptığı devrimci bir teşebbüs. ..... Eser;Victor Hugo'nun 1871 tarihli günlüğüdür.Yazar görüş ayrılığı yaşadığı meclis ile yollarını ayrır. Kalp krizi sonucu vefat eden oğlunun ailesini alıp Brüksel'e göç eder. Günlüğü okuduğumuz zaman dönemin politikasını ve fikir dünyasını ayrıca sosyal çevre ve yaşanan zorlukları gözlemliyoruz. En çok hoşuma giden dede Victor Hugo'yu okumak oldu. Dede,baba, vatandaş, yazar,sevgili,....Victor... ..... Victor Hugo'nun hatıra defterinden o günlere ait notlar: *3 OCAK : Rohan'da iki odalı bir villanın günlük ısınma bedeli artık 10 frank. Montanyarlar  hükümete dahil olmamız için Louis Blanc ve benim milletvekili olmamızı istedi. Reddediyorum. *5 OCAK: Kömür kıtlığı var. Kurutulamadığı için artık çamaşırlar yıkanamıyor. Temizlikçim,Mariette ile haber yollamış:"Nüfuz sahibi Sayın Victor Hugo benim için hükümetten biraz kömür tozu isteyebilirse gömleklerini yıkayabileceğim." *7 OCAK: Çocukluğumun geçtiği Feuillantines Sokağı'ndaki bahçe çok kötü bombalanmış. *8 OCAK: Eskiden kara ekmek yiyorduk, şimdi çavdar ekmeği yiyoruz. Herkese aynı ekmekten dağıtılıyor. Böylesi daha iyi..... Aydınlatmak için gaz, ısınmak için kömür kalmadığından tiyatrodaki temsil ve okumalara son verildi. *14 OCAK: Yeni kesilmiş bir odun parçasının üstüne yoksul bir kadının düştüğü not:"Zavallı yeşil orman! Onu ateşe veriyoruz; O kadarını beklemiyordu, aralıksız ağlıyor!" *22 OCAK: Oğul Dumas   babasının öldüğünü haber verdi. *4 ŞUBAT: Hava yumuşamaya başladı. Rohan ilerisindeki haftalık harcamam 675 frank 50 kuruş. *7 ŞUBAT: Üç veya dört konservemiz kalmıştı, onları
Edebiyat
1871 Paris Komünü GünleriVictor Hugo · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2020238 okunma
10/10
·408 syf.··
2025 4. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 29 Ocak 2025 08:25
Victor Hugo gibi büyük bir yazarın, belki de hayatının en sarsıntılı bir yılına tanıklık edebilmek, bir kitapsever için gerçekten çok güzel bir duygu! Üstelik bunu kendi günlüğünden okuyorsunuz. Fransa 'nın uğradığı ağır bir savaş yenilgisinden sonra içeride baş gösteren Paris Kömünü isyanıyla çalkalanan ülkede Victor Hugo, bir yazar, bir aydın, bir baba, bir dede... olarak üzerindeki tüm sorumlulukları yerine getiriyor. Hugo'nun cesur ve koşulları iyi değerlendiren ve aynı zamanda oldukça yardımsever bir insan olduğunu görüyoruz. İç savaş sırasında, iki tarafında yanlışlarını dile getirmesi ve idam karşıtlığı Victor Hugo 'nun neden yarına kalan yazarlar arasında yer aldığını bize çok net bir şekilde gösteriyor. Yazarın sorumluluğu sadece okunacak kitaplar yazmak değildir..!
1871 Paris Komünü GünleriVictor Hugo · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2020238 okunma
Puan vermedi·408 syf.··
2023 11. kitabı
#okudumbitti #VictorHugo #1871ParisKomünüGünleri #405sayfa #ŞubatAyı1ciKitap Selamlar. Fransa ve Paris denilince ilk aklıma Fransız devrimi ve Paris komünü gelir. Sendikalaşma sürecinde eğitim verilirken en çok örnek verilen işçi hareketi bunlardır çünkü. Tabiki birde Rus bolşevik devrimi yani ekim devrimi vardır işçilere anlatılan. Fransız devriminin en güzel anlatıldığı kitap sence nedir deseniz (tabiki okuduklarım içindr, belki okumadığım çok daha güzeli vardır) Charles Dickens'ın iki şehrin hikayesi derim. Paris Komünü ise Victor Hugo anlatımıyla muhteşem olacak diye başlamıştım kitaba. Kitabı sevdin mi derseniz evet sevdim derim ancak umduğunu buldun mu derseniz malesef hayır. Nedeni sanırım daha detaylı bir günlük bekliyor olmamdı. Bu anlamda kitap beni hayal kırıklığına uğratsa da yazarı tanımak açısından iyi ki okudum dediğim bir eser oldu. Günlükten çok kısa notlar şeklinde ilerliyor kitap. Yalnız bu sizi yanıltmasın, günlüğün bir sayfasında toplam üç beş cümle varken, bir o kadar da dip not var. Hemen okur geçerim diye düşünülmesin yani. Hele bir dip not var ki üç dört sayfa boyunca devam ediyor. "Bizim o cesetle hiçbir ortak noktamız yok. O geçmiş, biz geleceğiz. O nefret, biz şefkatiz. O hıyanet, biz sadakatiz." "Cehalet cahillerin suçu değildir" "-Polayalı General Ostrowsky ziyaretime geldi. 'Madem Victor Hugo' yu sınır dışı ediyorlar, ben de kendi kendimi sınır dışı ediyorum. Bugün Belçika'dan ayrılıyorum" Nasıl güzel bir destek olmaktır bu.. "Cesetlerle dolu üç kamyonu Bercy'ye kadar takip etti Marie Mercier.. O üç kamyonun birinde kocası vardı"
1871 Paris Komünü GünleriVictor Hugo · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2020238 okunma

Yazar Hakkında

Victor HugoYazar · 87 kitap
Victor Hugo 26 Şubat 1802'de Fransa'da doğdu. Liseyi bitirdikten sonra kendini tümüyle edebiyata adadı. 1824 yılında Fransız coşumcularının (romantikler) yayın organı olan La Muse Française dergisini kurdu. Cenacle adını taşıyan coşumcu sanatçılar çevresinin üyesi ve onun odak noktası oldu. 1830-1843 arasında en verimli dönemlerinden birini yaşadı. Romanları, tiyatro yapıtları ve şiirleriyle başarıdan başarıya koştu. 1831'de Notre Dame de Paris (Paris'in Notredame Kilisesi) adlı büyük romanını yayımladı. 1841 yılında Fransız Akademisi'ne üye seçildi. Çok sevdiği kızı Leopoldine'nin 1843'de kazayla boğularak ölmesi üzerine 1852'ye dek yeni yapıt vermedi. 1848 Devrimleri'nden sonra parlemento üyeliğine seçildi. 3. Napoleon'un hükümet darbesini engellemeye çalıştı, başaramayınca 1851 yılında Belçika'ya kaçmak zorunda kaldı. Ateşli bir demokrasi ve cumhuriyet yanlısı olarak imparatorluk rejimini eleştiren yapıtlar yazdı. 1855-1870 arasını küçük bir İngiliz adası olan Guernsey'de geçirdi. O dönem yazarlığının en üretken yılları olmuştur. 1862 yılında başyapıtı olan Les Misérables (Sefiller) adlı romanını yayımladı. Bunu 1866'da Les Travailleurs de la Mer (Deniz İşçileri) ve aynı yıl L'Homme qui Rit (Gülen Adam) gibi önemli romanları izledi. Fransa'da Cumhuriyet yeniden kurulunca Paris'e döndü. Ulusal Meclise seçildi. Artık Fransa'nın en gözde kişilerinden biriydi. Paris Komünü'nün ezilmesinden sonra komüncülerin bağışlanması için çok uğraştıysa da sonuç alamadı. Giderek siyasal ve toplumsal yaşamdan elini eteğini çekti. 1885 yılında ölüm döşeğinde iken; "Tanrı'ya inanıyorum, ahirete inanıyorum; fakat hiçbir kilise papazını başımda istemiyorum. Beni seven bütün dünya insanlarının gönülden dualarını bekliyorum. Bu benim için kafidir." diyerek 22 Mayıs 1885 yılında hayata gözlerini yummuştur.