Adı:
Apartman
Sayfa sayısı:
160
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Mercek Yayınları
Baskılar:
Apartman
Apartman
240 syf.
·6 günde·7/10
Özellikle dış yüzeyi parlak, mümkünse güzel süslemeleri olan derince bir kazan alın. Öyle ya ilk bakışta bunun bir cadı kazanı olduğu anlaşılmasın. İlk olarak kazanı ağzına kadar zina ile doldurun. Taşarsa da sorun etmeyin hiç. Sonrasında biraz burjuva ikiyüzlülüğü ve aç gözlülüğü koyun, ardından bir tutam ahlaksızlık, iğrençlik ve dedikodu (tercihen hizmetçi dedikodusu) ekleyin. Bundan sonraki malzemeleri belli bir sıra olmaksızın bolca ilave edin: Birbirini dolandıran ve boynuzlayan eşler; evin beyi tarafından cinsel istismara uğrayan ve diğer komşular tarafından da metres olarak kullanılan, evin hanımları tarafından yemek verilmeyen, hor görülen, itip kakılan, erkekler tarafından hamile bırakılıp tek başına doğum yapmak zorunda kalan, çalıştıkları evin her türlü kirli çamaşırını ifşa etmekten çekinmeyen, hırsızlık yapan ve tüm bunlara rağmen efendilerinden daha namuslu kalabilen hizmetçiler; anne ve babalarıyla yaşayan, onların iğrençliklerine katlanan, ailesine sevgi ve saygısı olmayan, babalarının ölmesini akbabalar gibi dört gözle bekleyen ve miras kavgasına tutuşan evlatlar; anneleri tarafından zengin erkeklerin koyunlarına sokulmak istenen, adeta orospuluğa teşvik edilen genç kızlar; yiyecek bir lokma ekmeği olmayıp, günlerce aç kalmayı göze alıp konu komşuyu zenginliğimle çatlatacağım diye şaşaalı partiler düzenleyen apartman sakinleri; namuslu geçinen ev sahipleri; evlenme bahanesiyle kandırılan gençler; bir şekilde yozlaşmış 78 adet karakter ve kimin eli kimin cebinde belli olmayan bir topluluğun örf ve adetlerini de unutmayın. Tüm bunları olduğu gibi, acımasızca fokur fokur kaynatın. İşte karşınızda Zola’nın burjuva ve orta sınıf için hazırladığı enfes bir 19 yy yemeği. Haliyle bu yemeği yiyen burjuvanın midesi kalkıyor, yemeyenler bile görüntüsünden tiksiniyor. Neticede Şef Zola aşağılama ve müstehcenlik suçlamalarıyla birçok hukuk davasıyla mücadele etmek zorunda kalıyor.
Bu cadı kazanı apartmanın kendisidir ve romanın ana karakteri de apartmandır. Kendi sözleriyle “Şimdi kentsoylu sınıfıyla hesaplaşma zamanı geldi.” diyerek yazmaya başladığı “Apartman” Rougon-Macquart Ailesi serisinin 10. kitabıdır. Hikâyenin iyi olması, karakterlerin çok gerçekçi tasvir edilmesi, kitapta ne olacağını tahmin etmenin zor olması kitabın artı yönlerinden bence. Zola pek çok kitabında olduğu gibi bu kitabında da karakterlerin eylemlerini anlatıyor ve yargılamayı okuyucunun kendisine bırakıyor. O zamanın şartlarında böyle cesur bir roman yazabilmek ancak Zola gibi aydın yazarlarla mümkündü.
240 syf.
·5 günde·Puan vermedi
Emile Zola'nın akıcı bir dille kaleme aldığı , Zola okurlarının çok iyi bildiği gerçeği insanın yüzüne vuran eleştirel üslubuyla okuru sarsan bir eser Apartman. Kendi sözleriyle "Şimdi kent soylu sınıfıyla hesaplaşma zamanı geldi" diyerek yazmaya başladığı... Endüstri Devrimiyle yeni yeni ortaya çıkan apartman hayatını, kent soylularının kirli çamaşırlarını ortaya döktüğü yazıldığı andan itibaren bir çok tartışmaya konu olan Apartman da Zola Kırsaldan gelen Octave'a apartmana taşındığı ilk gün Apartmanın en önemli özelliği olarak Namuslu bir apartman olduğu odasına asla bir kadın getiremeyeceği söylenir, Zengin bir kadın bulup Paris'i feth etmeye gelen Octave'için bu sorun değildir aslında Paris'te bu işi yapacak bir çok yer olduğunu düşünür. Ama buna gerekte kalmaz apartmanda en namuslu olarak bahsedilen kadın Octave' nin ilk birlikte olacağı kadındır. Ve bunu çocuğunun yanında yapar. Zola kent soylularına ilk darbeyi inditmiş olur böylece.Okuyacak kişileri de düşünerek olaylara fazla girmeyeceğim ama sürekli eşlerini aldatan apartman sakinleri, hizmetçileri ve işçi sınıfı aşağılayan kent soylularının onlarla ilişkiye girmelerini çarpıcı bir şekilde kaleme alıyor yazar. Toplumsal ahlaki çöküntüyü net bir şekilde anlatıyor. Kitapta din adamı dahi yapılan ahlaksızlığı tanrısal bir kılıfa uydurmak dışında bir vazife üstlenmiyor. Kent soylusu insanlar bir ahlak çöküntüsü içerisindeyken hizmetçilerin ve işçi sınıfının en küçük ahlak dışı davranışına müsade etmeden onları işten kovup namus ve ahlak temsili apartmandan uzaklaştırıyorlar. Zola Fransa da namus ve ahlak olgusunun sadece işçi sınıfında olması gerektiğini düşünen kent soylularını sert bir şekilde eleştiriyor.
240 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10
Zola gencligimin en sevdigi yazarlari arasindaydi ,butun kitaplarini zevkle okudugumu söyleyebilirim hepsinin ayri ayri izi var hala.
Eski Paris hayatinin isci ve burjuva kesiminin aralarindaki cekismeleri, sinif kavgalarini, aile kisilik kavramlarinin devamli degistigi ortamda toplumdaki calkantilari acimasiz bir dille anlatirken bazen yer yer insani karamsarliga dusurur fakat anlatimi edebiyati o kadar guclu bir yazar ki insan birakamaz elinden okudugu kitabi.
Yillar sonra tekrar basladim okumaya gördumku degisen fazla bir sey yok yine sevdigim yazarlar arasinda.
240 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Vallahi bu apartmanda insan dürüstlüğünü yitiriyor. Yeni gideceğiniz kapıda umarım daha mutlu olursunuz.


Başkalarına aptal diyene bak!

Salonda yalnız kalan Mösyö Josserand elindeki kalemi bıraktı. Yüreği acıyla yüklüydü. Biraz bekledikten sonra kalkıp kapıya gitti ve dinledi. Madam Josserand horluyordu. Kızların odasından ağlama sesi gelmiyordu. Apartman karanlık ve sessizdi. İçini çekip masaya döndü. Bir elindeki kalemiyle yazmaya başlarken, iki damla gözyaşı çizgi romanların üzerine düştü.


Zola'nın sanayi toplumunun yoğun hareketliliğini ve yabancılaşmasını şiirsel bir anlatımla sergilediği romanların çağdaş edebiyat üzerinde büyük etkisi olmuştur. Bu etki, örneğin varoluşçu roman kadar Fransa'daki yeni roman akımında da gözlenebilir. İçerdikleri görsellik ve hareket nedeniyle onun romanlarının sinemanın öncülü olduğu bile söylenmiştir.

Zola yalnızca Avrupa'nın en büyük romancılarından biri olarak değil, aynı zamanda gerçeğin ve adaletin savunucusu, yoksulların ve ezilenlerin yanında bir eylem adamı olarak da değerlendirilir. Gerçekten, Zola'nın yapıtlarının kalıcılığı, sanatsal niteliklerinin yanı sıra, toplumsal adaletsizliği açık bir biçimde sergilemesinden ve insanlığın durumunun bireysel ve kolektif eylemle düzeltilebileceğine olan sarsılmaz inanandan da kaynaklanır.

Apartman (Pot-Bouille) adlı roman 20 ciltlik Rougon-Macquart Ailesi dizisinin 10. kitabıdır. Bu çeviriyle Türkçede ilk kez yayınlanmaktadır.
Zola dizide daha önce yayınladığı L’Assomoir (Türkçe’ye Sen Bir Melektin adıyla çevrilen) romanında alkolik bir işçi ve ailesinin yaşadığı yoksulluğu anlatarak endüstri devrimini suçlamıştı. Kendi sözleriyle “Şimdi kentsoylu sınıfıyla hesaplaşma zamanı geldi”, diyerek yazmaya başladığı Apartman (Pot-Bouille) adlı romanında, o yıllarda yeni başlayan apartman yaşamı ortamında, saygın kentsoyluların kirli çamaşırlarını ortaya dökmektedir. Roman yayınlandığı andan başlayarak tartışmalar yaratmış, aşağılama ve müstehcenlik suçlamalarıyla birçok hukuk davasına yol açmıştır. Zola’nın en sürükleyici romanlarından biridir.
240 syf.
·85 günde·8/10
Herkesin okuyup beğenebileceği bir roman değil yazar kitapta anlattığı her olayda farklı bir bakış açısıyla okuyucuya bir mesaj vermiş. Kısacası namus kelimesinin tek bir manası kalmıştır oda paradır yeteri miktar paran var ise ahlaksızca davranman mümkün değildir.
-Ne yaparsınız? İnsan hiçbir zaman tam istediği evliliği yapamıyor. En iyisi, evlendiğinle anlaşıp işi yürütmek.
Uzun süredir anneleri onları,erkeklerin yalnızca evlenmek ve para ödemek için yaratılmış aşağılık yaratıklar olduklarına inandırmıştı.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Apartman
Sayfa sayısı:
160
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Mercek Yayınları
Baskılar:
Apartman
Apartman

Kitabı okuyanlar 88 okur

  • Miray doğan
  • elif

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%3.3 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0