Arzulardan Allaha UlaşmakCaner Taslaman

·
Okunma
·
Beğeni
·
464
Gösterim
Adı:
Arzulardan Allaha Ulaşmak
Baskı tarihi:
Aralık 2014
Sayfa sayısı:
80
Format:
Karton kapak
ISBN:
6051623955
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Etkileşim
İnsanların en temel özelliklerinin başında doğal arzuları gelmektedir. Bu çalışmada insanların altı tane doğal ve temel arzusu ele alınıyor. Bunlar; yaşam arzusu, korkuların giderilmesi arzusu, mutluluk arzusu, gaye arzusu, şüpheden uzak bilgi edinme arzusu ve başkaları tarafından iyi davranılma arzusudur. Bütün bu doğal ve temel arzularımızın karşılanması, Allah merkezli bir varlık anlayışını (ontolojiyi) gerektirmektedir.

Burada sunulan 'arzu delili'yle; teizmin yani Allah inancının, natüralizm-ateizmden daha rasyonel olduğu ortaya konuldu. Ayrıca Allah'ın önemli sıfatları bu delille temellendirildi. Bununla birlikte insanların, içlerindeki arzulardan dolayı Allah'ın varlığını uydurduğunu iddia eden natüralist-ateist felsefeci ve psikologların yaklaşımındaki hata gözler önüne serildi.
(Tanıtım Bülteninden)
Arasıra tv programlarında görüp konuşmalarına aşina olduğum Caner Taslaman'ın kitaplarıyla tanışma vaktim gelmişti. Herhangi bir kitabı olabilir düşüncesiyle İstanbul Yayınevinden Arzulardan Allah'a ismiyle çıkan 85 sayfalık bu kitabıyla başlangıç yapmış oldum.

Kitapta ,Arzu Delili ( Doğal Arzuların Gerektirdiği Ontoloji Delili..) başlığı altında , insanlarda bulunan altı tane doğal arzu hareket noktası kabul edilerek Allah' ın varlığına işaret ediliyor.
Bunlar:
- Yaşam arzusu -Mutluluk arzusu -Gaye arzusu -Korkuların giderilmesi arzusu
-Şüpheden uzak bilgi edinme arzusu -Başkaları tarafından iyi davranılma arzusu.
Herbirini ayrı başlık altında inceleyen yazar, naturalist-ateist , teist ve agnostik düşüncelere de yer vererek Allah merkezli varlık anlayışına dikkat çekiyor.
Felsefe-din ilişkisi üzerine yazılmış kitaplara merakı olanların kolaylıkla okuyabilecekleri akıcı,güzel bir kitap...
Kolay anlaşılabilmesi için belli bir bilgi ve ilgi gerektirmektedir. Akademik bir çalışma genel düzeyde kapabileceğiniz bazı şeyler var. Kısa bir kitap olduğu için tekrar tekrar okunabilir.
İnsanların doğal ve temel arzularından olan; yaşam arzusu , korkuların giderilmesi arzusu, mutluluk arzusu, gaye arzusu, şüpheden uzak bilgi edinme arzusu ve başkaları tarafından iyi davranılma arzularından bahsediyor ve bu arzuların insanda doğaldan oluşunu Allah merkezli bir varlık anlayışına bağlıyor.
Felsefe-din ilişkisine merakı olanların kolaylıkla okuyabilecekleri güzel ve akıcı bir kitap.
“Eğer kalplerine gerçek anlamda bakmayı öğrenirlerse,
insanların çoğunluğu, şiddetli bir şekilde istedikleri
şeyin bu dünyada olmadığını anlayacaklardır...
Öyle bir hasrettir ki hiçbir evlilik, hiçbir seyahat, hiçbir
eğitim, gerçek anlamda onu tatmin edemez. Bunu
söylerken başarısız evlilikleri, tatilleri, eğitimleri kastetmiyorum.
Olması mümkün en başarılılarını kastediyorum.
Eğer kendimde, bu dünyadaki hiçbir deneyimin
tatmin edemediği bir arzu tespit edersem, bunun
en muhtemel açıklaması, başka bir dünya için yaratılmış
olduğumdur. Eğer dünyevi hazların hiçbiri onu
tatmin edemezse bu, dünyanın bir hile olduğunu göstermez.
Muhtemelen dünyadaki hazlar onu tatmin için
değil, bilakis onu açığa çıkarmak içindir. Böylece gerçek
hayatın farkına varalım. Eğer böyleyse, bir yandan
bu dünyevi nimetleri hiçbir zaman küçük görmemeli
ve şükürsüzlük etmemeliyim, diğer yandan bunları bir kopyası, yankısı, serabı oldukları şeyle karıştırma yanılgısına
düşmemeliyim.”
Yaşam arzusu’na özel vurgu yapan filozoflardan
biri Schopenhauer’dir. Ona göre bu arzu-irade, her şeyden daha temeldir. Schopenhauer, intiharın bile ‘yaşam
arzusunun-iradesinin’ bir reddi olmadığını, reddedilenin sadece acı çekmek ve yaşamın şartları olduğunu
söyler.
Albert Sweitzer de ‘yaşam arzusu’nu teolojik, felsefi ve etik yaklaşımlarının temeline koymuştur:
“Yalnızca bu—yaşam iradesi—her şeyde, bende olduğu gibi mevcuttur. Bunu bana bildirmesi için bilime
de ihtiyacım yok, zaten bilim bundan daha temel bir
şeyi haber veremez.”
Caner Taslaman
Sayfa 30 - İstanbul yayınevi
Descartes dış dünyanın varlı-
ğına dair bildiği bilgilerin hepsinin şüpheli olduğunu
kabul ederek bilgisini sıfırlamış, daha sonra şüpheden
uzak bir şekilde felsefi sistemini kurmaya çalışmıştır.
Bunu yaparken ancak Allah’ın varlığı kabul edilirse,dış dünya gibi çok ‘açık ve seçik’ şekilde gerçek olarak algıladıklarımızdan şüphe etmeyebileceğimizi söylemiştir. Descartes’ın bu yaklaşımı, yaygın olarak ‘modası geçmiş’ bir yaklaşım olarak kabul edilmektedir,
fakat bugüne kadar bu yaklaşıma karşı tatmin edici
bir cevabın verilebildiğini düşünmüyorum.
Caner Taslaman
Sayfa 46 - İstanbul yayınevi
Bütün insalar mutluluğu arar. Bunun hiçbir istisnası yoktur. Bütün insanlar şikayet emektedir; prensler, hizmetçiler, asiller, halk , yaşlı, genç, güçlü, zayıf, eğitimli, cahil, sağlıklı, hasta, her ülkede , her zamanda, her dönemde, her şartta... Boş yere etrafındaki her şeyle boşluğu kapamaya çalışır, o şeylerden hiçbiri ona yardımcı olamaz, çünkü bu sonsuz boşluk ancak ancak sonsuz ve değişmez bir objeyle yani Allah ile kapatılabilir.
Caner Taslaman
Sayfa 16 - İstanbul yayıbevi
Korkuların giderilmesi arzusu’nun
tatmin edilmesinin Allah’ın varlığını gerektirmesi,
aşağı yukarı yaşam arzusunun Allah’ın varlığını gerektirmesiyle benzer şekildedir. Fakat ‘yaşam arzusu’
ve ‘korkuların giderilmesi arzusu’ birbirlerine indirgenemeyecek iki ayrı arzu oldukları için bunları farklı
başlıklarda inceliyorum. Gelecekle ilişki kuran insan
zihninin en temel korku konusu olan ölüm korkusundan kurtulma arzusunu tatmin edecek tek obje, ahiret hayatının varlığıdır. Ahiret hayatının varlığı ise ancak
Allah varsa mümkündür.
Caner Taslaman
Sayfa 33 - İstanbul yayınevi
Etrafındaki varlığı gayesel olarak yorumlayan insan, bütün olarak evrene ve daha da önemlisi kendi varlığına yöneldiğinde evrenin ve kendisinin gayesini de öğrenmeyi arzu eder. Fakat yaşamın ve evrenin gayesini-anlamını bulmaya yönelik bu arzu, ancak evrene aşkın olarak evreni ve insanı yaratan bir Allah varsa tatmin olabilir. Naturalist-ateist yaklaşıma göre evren kendiliğinden vardır ve insan zorunluluk ve şansın bileşimiyle tesadüfen oluşmuştur. Allah'ın olmadığı bu tabloda, evrenin ve insanın bir gayesi olamaz. İnsanın içindeki 'gaye arzusu'nun karşılanması mümkün değildir ve bunun mantıki sonucu 'kaçınılmaz ümitsizlik'tir.
Caner Taslaman
Sayfa 42 - İstanbul Yayınevi
“Eğer kalplerine gerçek anlamda bakmayı öğrenirlerse, insanların çoğunluğu, şiddetli bir şekilde istedikleri şeyin bu dünyada olmadığını anlayacaklardır... Öyle bir hasrettir ki hiçbir evlilik, hiçbir seyahat, hiçbir eğitim, gerçek anlamda onu tatmin edemez. Bunu söylerken başarısız evlilikleri, tatilleri, eğitimleri kastetmiyorum. Olması mümkün en başarılılarını kastediyorum. Eğer kendimde, bu dünyadaki hiçbir deneyimin tatmin edemediği bir arzu tespit edersem, bunun en muhtemel açıklaması, başka bir dünya için yaratılmış olduğumdur. Eğer dünyevi hazların hiçbiri onu tatmin edemezse bu, dünyanın bir hile olduğunu göstermez. Muhtemelen dünyadaki hazlar onu tatmin için değil, bilakis onu açığa çıkarmak içindir. Böylece gerçek hayatın farkına varalım. Eğer böyleyse, bir yandan bu dünyevi nimetleri hiçbir zaman küçük görmemeli ve şükürsüzlük etmemeliyim, diğer yandan bunları bir kopyası, yankısı, serabı oldukları şeyle karıştırma yanılgısına düşmemeliyim. Kendimde gerçek vatanım için arzuyu muhafaza etmeliyim, o vatan ki ölmeden ona kavuşamam...”

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Arzulardan Allaha Ulaşmak
Baskı tarihi:
Aralık 2014
Sayfa sayısı:
80
Format:
Karton kapak
ISBN:
6051623955
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Etkileşim
İnsanların en temel özelliklerinin başında doğal arzuları gelmektedir. Bu çalışmada insanların altı tane doğal ve temel arzusu ele alınıyor. Bunlar; yaşam arzusu, korkuların giderilmesi arzusu, mutluluk arzusu, gaye arzusu, şüpheden uzak bilgi edinme arzusu ve başkaları tarafından iyi davranılma arzusudur. Bütün bu doğal ve temel arzularımızın karşılanması, Allah merkezli bir varlık anlayışını (ontolojiyi) gerektirmektedir.

Burada sunulan 'arzu delili'yle; teizmin yani Allah inancının, natüralizm-ateizmden daha rasyonel olduğu ortaya konuldu. Ayrıca Allah'ın önemli sıfatları bu delille temellendirildi. Bununla birlikte insanların, içlerindeki arzulardan dolayı Allah'ın varlığını uydurduğunu iddia eden natüralist-ateist felsefeci ve psikologların yaklaşımındaki hata gözler önüne serildi.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 55 okur

  • Yusuf ELİK
  • Tuğba
  • Habib Küçük
  • Turgut Özer
  • Ahmet İlhan
  • Zeynep Yarbay
  • halime akbas
  • Bilgehan Guler
  • onur
  • BurakJK

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%5.6 (1)
9
%38.9 (7)
8
%27.8 (5)
7
%0
6
%11.1 (2)
5
%5.6 (1)
4
%5.6 (1)
3
%0
2
%0
1
%5.6 (1)