Bu eser, kronolojik bir “Atatürk hayatı” değil; Atatürk’ün kurucu düşüncesinin hukuktan sosyolojiye, ekonomiden siyasete ve bilim–kültüre uzanan mimarîsini adım adım kuran bir entelektüel tarih çalışması. Başka deyişle, “ne oldu?”dan çok “nasıl düşündü ve bu düşünceyi devlete, hukuka, eğitime nasıl döktü?” sorusunun peşinde.
Toprak, Atatürk’ün kurucu felsefesinin evrimini tematik başlıklar halinde izliyor:
Hukuk: “Halkın iradesi ve hâkimiyet”, “Şer’i hukuktan nizami (laik) hukuka” ekseninde, kuvvetler ayrılığı fikrinin, medeni–ticari yargının, kodifikasyonun ve Cumhuriyet’in hukukî iskeletinin nasıl kurulduğunu gösteriyor.
Sosyoloji: “Halkın egemenliği ve halkçılık”, “Millî egemenlik ve solidarizm” başlıklarında Ziya Gökalp ve Durkheim çizgisinin, birey–cemiyet–devlet ilişkisini nasıl yeniden kurduğunu tartışıyor.
Ekonomi: “İstiklâl-i tam”dan İzmir İktisat Kongresi’ne, meslekî temsil/corporatism tartışmalarından devletçilik modeline geçişi izliyor; ekonomik bağımsızlığı siyasal egemenliğin şartı olarak konumluyor.
Siyaset: “Eşitlik anlayışı ve kadın hukuku”, seçim usulleri, vatandaşlık; kadınların medeni hakları ve siyasal haklarına giden çizgi (1930/1934) bir “eşit yurttaşlık” programı olarak ele alınıyor.
Bilim–Kültür: “Latin harfleri ve dilde sadeleşme”, “sosyolojiden psikolojiye”, “tarihten antropolojiye” başlıklarıyla dil, tarih, eğitim ve üniversite reformlarını ulusal kimliğin rasyonel inşası perspektifine yerleştiriyor.
Ek olarak da tek parti dönemi ve Duverger okuması; ayrıca Atatürk’ün solidarizm anlayışına dair belge – kurucu düşüncenin metin üzerinden izini sürmek için altın değerinde. Bu tematik çerçeve, Atatürk’ün şu düsturuyla açılıyor: “Memleketler muhteliftir, fakat medeniyet birdir…” Yani hedef, yerli–millî bir kabuğa kapanmak değil; evrensel