(Cep Boy) (Tam Metin)

Ateist Ayini

Honore de Balzac
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·72 syf.··
2026 5. kitabı
Bir Çelişkinin Anatomisi: Balzac ve Ateist Ayini Balzac okumak her zaman bir şehri, bir sokağı ya da bir insanı röntgen cihazına sokmak gibidir ama Ateist Ayini bende çok daha başka, çok daha sarsıcı bir iz bıraktı. Kitabı bitirdiğimde bir süre tavanı izledim; çünkü Balzac burada sadece bir hikaye anlatmıyor, resmen insan vicdanının o karanlık ve dolambaçlı dehlizlerinde fenerle dolaşıyor. "Bir ateist neden ayin yaptırır?" sorusu kitabın merkezinde gibi görünse de, okudukça anlıyorsunuz ki asıl mesele inancın formu değil, vefanın büyüklüğüymüş. Cerrah Desplein karakterini izlerken şunu hissettim: İnsan, zihniyle reddettiği bir şeye, kalbiyle borçlu kalabiliyormuş. Desplein’in o soğuk, rasyonel ve neşter gibi keskin zekasının arkasında yatan o naif sadakat beni gerçekten duygulandırdı. Beni En Çok Etkileyen O "Hissiyat": Kitabın bir yerinde Desplein’in gizlice kiliseye girdiği o sahne var ya... İşte orada sanki Balzac kulağımıza şunu fısıldıyor: "Gerçek din, bir kurumun kuralları değil, bir insanın diğerine duyduğu minnet borcudur." O sahnede Desplein’in diz çöküşünde bir teslimiyetten ziyade, geçmişine, yoksulluğuna ve ona el uzatan o iyi kalpli su taşıyıcısına duyduğu devasa saygıyı görüyorsunuz. Bu kısım bana şunu hissettirdi: En sert mantık bile, sevgi ve vefa karşısında diz çökebiliyor. Yazarcasına Bir Okuma Yaparsak: Sanki Balzac burada sadece tıp dünyasını ya da Paris hayatını eleştirmiyor; sanki bize "İyilik, ideolojiden daha büyüktür" demek istiyor. Desplein gibi tanrı tanımaz bir adamın, bir başkasının inancına hürmeten ayin düzenlemesi, aslında insanlığın en saf halini temsil ediyor. Balzac, realizmin o soğuk yüzünü bir kenara bırakıp, ruhun şeffaf bir portresini çizmiş burada. Neden Okumalısınız? Eğer sayfalarca süren betimlemelerden ziyade, birkaç
Ateist AyiniHonore de Balzac · Kapra Yayıncılık · 2023171 okunma
6/10
·100 syf.··
2022 35. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 16 Kasım 2022 22:28
Ateist Ayini, Balzac'ın diğer eserlerine nazaran daha geride duran; Ateist Ayini, Askere Çağrılma ve Cüzdan isimli üç uzun hikâyeden oluşan bir yapıt. Kitaba adını veren ilk öykümüz, Balzac'ın ölüm döşeğinde ismini sayıkladığı ve "Beni yalnızca Horace Bianchon kurtarabilir" dediği efsane karakteri Doktor Bianchon ve yazarın söylemiyle "katı bir ateist" olan hocası Desplein arasında geçiyor. Askere Çağrılma, asker yolu gözleyen bir anne ile oğlunun dramının "kader" ve "ecel" çizgisi baz alınarak dile getirildiği acıklı bir öykü. Cüzdan isimli üçüncü öyküde ise gönlünü kaptırdığı genç ve güzel bir kız ile annesi tarafından dolandırıldığını düşünerek duyguları alt üst olan yetenekli ressam Hippolyte'in trajikomik hikâyesi anlatılıyor. Balzac okurlarının severek okuyabileceği bir eser olmasına rağmen, yazarı daha önce okumamış olanlar için görmezden gelinebilecek bir kitap Ateist Ayini.
Ateist AyiniHonore de Balzac · İlke Kitabevi · 1998171 okunma
Puan vermedi·104 syf.··
2021 24. kitabı
“Ya Rəbbim, ən pak insanları öləndən sonra göndərdiyin bir yer varsa, Burjanı xatırla; əgər hansısa əməlinə görə onu əzab gözləyirsə, o əzabı mənə göndər ki, Behişt deyilən yerə tez qovuşa bilsin”. Bax belə, əziz dost, bu əqidəmlə əlimdən ancaq bu qədəri gəlir, Allah, yəqin, ürəyiyumşaqdır, mənə acığı tutmaz. And olsun ki, Burjanın imanının mənim beynimə köçməsi üçün bütün sərvətimi verərdim.
Din
Ateistin İbadətiHonore de Balzac · Parlaq İmzalar Nəşriyyatı · 2020171 okunma

Yazar Hakkında

Honore de BalzacYazar · 132 kitap
Honoré de Balzac (asıl ismi Honore Balssa; 20 Mayıs 1799, Tours - 18 Ağustos 1850), Fransız yazar. Hayatı Asıl adı Honore Balssa'dır. Ancak ismini Balzac olarak değiştirmiş ve soyluluk ifade eden De’ öntakısını eklemiştir. Köy kökenli bir ailenin çocuğudur. Babası tüccardır. 6 yıl Vendome'da College des Oratoriens'te öğrenim gördü. Napolyon'un devrilmesinden sonra ailesi Paris'e taşındı. Burada 2 yıl daha okula gitti. 3 yıl bir avukatın yanında çalıştı. Ama küçük yaşlardan beri edebiyata gösterdiği eğilim ağır bastı. Trajedi türünü denediği 1819'da yazılmış "Cromwell" başarı kazanamayınca romana yöneldi. Para kazanmak için tarihsel, mizahi ve gotik romanlar yazdı. Bunları değişik adlarla yazdı. Basımcılık, yayıncılık, hatta dökümcülük yaptı. Başarılı olamayınca tekrar edebiyata döndü. Edebiyat hayatında çok başarılı eserler sundu. Birçok ülkede sayılan romanları ve kitapları çok büyük ilgi gördü ve tepkileri üstüne topladı. Edebiyatta başarılı olan Balzac hayatının sonuna kadar edebiyatla uğraştı. Edebiyat kariyeri 1829'da yazdığı "Les Chouans" isimli tarihi roman tanınmasını sağladı. Bu eser Türkçeye (Köylü İsyanı 1974 ve Şuanlar 1977 olarak) çevrildi. 1824-1834 arasında yayıncılarından aldığı parayla bohem bir yaşam sürdü. 1829-1831 arasında yergici gazetelere yazılar yazdı. 1830’lardan sonra bir toplum tarihi yazmak amacıyla, eski ve yeni romanlarını üç bölüm altında toplamaya karar verdi. Örf ve âdet incelemeleri, felsefi incelemeler ve çözümleyici incelemeler. Bu tasarı 1834-1837 arasında 12 cilt olarak gerçekleşti. 1840’ta bu yapıtların hepsine Dante'yi anımsatan bir başlık koydu: "İnsanlık Komedisi". 1842-1848 arasında 17 ciltlik bir baskı yapıldı. 1869-1876 arasında da 24 cilt olarak yayınlandı. Eserlerinde aynı kahramanlara tekrar tekrar yer verme düşüncesini geliştirdi. Bunu gerçekçiliğin baş romanı kabul edilen ve 1834'te yayınlanan "Goriot Baba"da uyguladı. 1836 ve 1837'de İtalya gezisine çıktı. 1828'de Versailles yakınlarında pahalı bir ev yaptırdı. Borç sorunu nedeniyle Passy'de bir eve yerleşti (Bugün Balzac müzesi). Para kazanmak için tiyatroda başarısız denemeler yaptı. Edebiyatçılar Derneği başkanı olarak yazar haklarıyla ilgili girişimlerde bulundu. 1847'de Polonya'da sevgilisi Eveline Hanska'nın şatosunda kaldı. 1850'de Eveline ile evlendi Paris'e döndüler. Birkaç ay sonra yaşamını yitirdi. Geride 85’i tamamlanmış, 50’si taslak halinde eser bıraktı. Romanda gerçekçilik ve doğalcılık akımlarının yaratıcısı olarak kabul edilir. Mantıksal bir sıra izleyen olayların her şeyi gören bir gözlemcinin ağzından anlatıldığı, kahramanların tutarlı bir biçimde sunulduğu, kuralları belli "klasik roman tekniğini" Balzac'ın kurduğu benimsenir. Olağanüstü bir gözlem yeteneği ve güçlü bir hafızası vardı. Kendisini başka insanların yerine koyup onların duygularını paylaşmayı biliyordu. Eserlerinde nedenselliği ve arka plan ile karakterler arasındaki ilişkiyi açıklamakta ustadır. Bütün bu özellikleriyle "romanın Shakespeare'i sayılır. 1789’la başlayan ve uzun bir süreç alan Fransız Devrimi sırasında gelişen toplumsal değişimi anlatan; çatışmaları, iyiyi kötüyü ortaya koyan, Cumhuriyetçiler ve Kraliyetçiler’in 1830’da ülkeyi bırakıp gitmek zorunda kalan X. Charles’e dek yaptıkları kanlı kansız tüm çekişmeyi özellikle göz önüne seren, bireylerin bu çatışmadaki ulu düşüncelerin altında aslında kendi çıkarlarını nice korumaya çalıştıklarını betimleyen; sevgi, güç gibi evrensel konuları tüm çıplaklığı ve eleştirel bir yaklaşımla inceleyen; günümüz okuruna sıkıcı gelebilecek ama öncelikle Fransa ve demokrasiyi algılayabilmekte yardımcı olması bakımından tüm dünya için önemli bir Roman yazardır. Fransız Devrimi’nin geçmişsel belgesidir kitapları. İnsalık Güldürüsü, yazarın 1830’da kendi yapıtlarını toplamaya başladığı bir üst yapıttır. Şu anda emin değiliz ama belkide 1830’da Kraliyetçiler’in yenilgisini perçimleyen sürgünden sonra devrimdeki ulu düşüncelerin bir yalan olduğunu düşünerek böyle bir yola gitti.