·
Okunma
·
Beğeni
·
1.498
Gösterim
Adı:
Bilginin Arkeolojisi
Baskı tarihi:
Ekim 2011
Sayfa sayısı:
256
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755396255
Kitabın türü:
Orijinal adı:
L'archeologie du savoir
Çeviri:
Veli Urhan
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
Baskılar:
Bilginin Arkeolojisi
Bilginin Arkeolojisi
1926 yılında Fransa'nın Poitiers kentinde doğan Michel Foucault hem düşünceleri hem de yaşantısıyla kendisini özgürlüğe adamış bir filozof, bir eylem insanıdır. Belki de onu anlamanın en doğru yolu söyleşilerde kullandığı şu ifadelerdir: "Yaşamın ve çalışmanın temel amacı, kişinin başlangıçta olmadığı kişi olmasıdır"; "oyun ancak sonunda ne olacağını bilmediğin zaman oynamaya değer olur"; "kitaplarımın her birisi benim yaşam öykümdür".

Foucault hem kendisinin hem de başkalarının herhangi bir kategorik çerçevenin içine yerleştirilerek nitelenmesinden ya da yargılanmasından son derece rahatsızlık duyardı mutlaka ama yine de onu anlatmaya giriştiğimizde bulabileceğimiz en uygun sıfat yine kendisinin kullandığı Düşünce Sistemleri Tarihçisi olacaktır.

Foucault'nun düşünce hayatına bütünüyle egemen olan üç ana kavram vardır. Çözümlemelerinin "düşünce sistemleri"ne ilişkin olanları arkeoloji, "iktidar biçimleri"ne ilişkin olanları genealoji, "kendine özen gösterme"ye ilişkin olanları da etik ile belirlenen üç dönemde yapılır. Foucault için Klâsik olan XVII. ve XVIII. yüzyıllar ile Modern olan XIX. ve XX. yüzyıllarda, bu dönemlere ilişkin oluşumları hem teorik hem de pratik alanlarında yöneten epistemelerin farklı olması nedeniyle, farklı biçimlerde görünen ve incelenen aynı pozitifliklerin (hayat, emek, dil) bilgisi hakkında gerçekleştirilen derinlemesine bir çözümleme yönteminin adıdır Bilginin Arkeolojisi. Bu çözümleme yöntemi, onun alt başlığı "psikiyatrinin arkeolojisi" olan Klâsik Çağda Deliliğin Tarihi, alt başlığı "tıbbî bakışın arkeolojisi" olan Kliniğin Doğuşu ve yine alt başlığı "insan bilimlerinin arkeolojisi" olan Kelimeler ve Şeyler adlı eserlerinde uygulanmıştır. Adı geçen eserlere egemen olan arkeoloji ile Foucault bir disiplini değil, bir araştırma alanını göstermek ister.
(Tanıtım Bülteninden)
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Çelişkiler, boşluklar, teorik eksiklikler bir bilimin (ya da bilimsellik iddiasındaki bir söylemin) ideolojik fonksiyonunu çok iyi gösterebilir; bu fonksiyonun etkilerini yapının hangi noktasında gösterdiğini belirlemek olanağını verebilir. Fakat bu fonksiyon hakkındaki çözümlemenin pozitiflik ve oluşumun kuralları ile bilimselliğin yapıları arasındaki ilişkiler düzeyinde yapılması gerekir.
Bir bilimin ideolojik fonksiyonunu, onu ortaya çıkarmak ve değiştirmek için, eleştirmek bu fonksiyonu sürekli kılabilen felsefî varsayımlar ortaya atmak değildir; onu mümkün kılmış ve ona meşruiyet kazandırmış olan temellere geri dönmek değildir: bu onu söylemsel oluşum olarak yeniden gözden geçirmektir;
Bir toplumun, bir grubun ya da bir sınıfın siyasî tutumunun belirli ve betimlenebilir bir söylemsel uygulamanın içinde yer alıp almadığı görülmeye çalışılacaktır. Bu pozitiflik, kesinlikle, ne dönemin siyaset teorileriyle ne de ekonomik belirlemelerle aynı zamana rastlayacaktı: o siyasetin dile getirilme konusu olabilen şeyleri, bu dile getirmenin alabildiği biçimleri, siyasette açığa çıkmış bulunan kavramları, ve siyasette işlev gören stratejik seçimleri tanımlayacaktı.
Genel tarih tasarımı, bir medeniyetin bütünlük biçimini, bir toplumun -maddî ya da manevî- ilkesini, bir dönemin bütün fenomenlerindeki ortak anlamı, onların bağlantılarını açıklayan yasayı, -metaforik olarak bir dönemin «çehresi» denilebilecek olan şeyi- yeniden kurmaya çalışan bir tasarımdır.
Nesnelerin oluşum kurallarını çözümlemeksizin, gördük ki, onları ne şeylerin içine yerleştirmek ne de kelimeler alanına bağlamak gerekiyordu; ifade tiplerinin oluşumunu çözümlemek için onları ne bilen özneye ne de psikolojik bir bireyselliğe bağlamak gerekiyordu. Aynışekilde, kavramların oluşumunu çözümlemek için, onları ne idealliğin ufkuna ne de idelerin empi-rik yoluna bağlamak gerekir.
Genel Dil bilgisinin arkeolojik bölgesi, Fabre d'Olivet'in (asla bilimsel statü kazanmamış ve daha ziyade mistik düşüncenin kütüğüne kaydedilmiş olan) düşlerini, (açıklığın ışığıyla birlikte kabul edilmiş olan, ve jenerativ gramerin bugün kendisinde onun önceden belirlenmiş doğruluğunu kabul edebildiği) yüklemli önermeler hakkındaki çözümlemeden daha az olmamak şartıyla, ihtiva eder.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bilginin Arkeolojisi
Baskı tarihi:
Ekim 2011
Sayfa sayısı:
256
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755396255
Kitabın türü:
Orijinal adı:
L'archeologie du savoir
Çeviri:
Veli Urhan
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
Baskılar:
Bilginin Arkeolojisi
Bilginin Arkeolojisi
1926 yılında Fransa'nın Poitiers kentinde doğan Michel Foucault hem düşünceleri hem de yaşantısıyla kendisini özgürlüğe adamış bir filozof, bir eylem insanıdır. Belki de onu anlamanın en doğru yolu söyleşilerde kullandığı şu ifadelerdir: "Yaşamın ve çalışmanın temel amacı, kişinin başlangıçta olmadığı kişi olmasıdır"; "oyun ancak sonunda ne olacağını bilmediğin zaman oynamaya değer olur"; "kitaplarımın her birisi benim yaşam öykümdür".

Foucault hem kendisinin hem de başkalarının herhangi bir kategorik çerçevenin içine yerleştirilerek nitelenmesinden ya da yargılanmasından son derece rahatsızlık duyardı mutlaka ama yine de onu anlatmaya giriştiğimizde bulabileceğimiz en uygun sıfat yine kendisinin kullandığı Düşünce Sistemleri Tarihçisi olacaktır.

Foucault'nun düşünce hayatına bütünüyle egemen olan üç ana kavram vardır. Çözümlemelerinin "düşünce sistemleri"ne ilişkin olanları arkeoloji, "iktidar biçimleri"ne ilişkin olanları genealoji, "kendine özen gösterme"ye ilişkin olanları da etik ile belirlenen üç dönemde yapılır. Foucault için Klâsik olan XVII. ve XVIII. yüzyıllar ile Modern olan XIX. ve XX. yüzyıllarda, bu dönemlere ilişkin oluşumları hem teorik hem de pratik alanlarında yöneten epistemelerin farklı olması nedeniyle, farklı biçimlerde görünen ve incelenen aynı pozitifliklerin (hayat, emek, dil) bilgisi hakkında gerçekleştirilen derinlemesine bir çözümleme yönteminin adıdır Bilginin Arkeolojisi. Bu çözümleme yöntemi, onun alt başlığı "psikiyatrinin arkeolojisi" olan Klâsik Çağda Deliliğin Tarihi, alt başlığı "tıbbî bakışın arkeolojisi" olan Kliniğin Doğuşu ve yine alt başlığı "insan bilimlerinin arkeolojisi" olan Kelimeler ve Şeyler adlı eserlerinde uygulanmıştır. Adı geçen eserlere egemen olan arkeoloji ile Foucault bir disiplini değil, bir araştırma alanını göstermek ister.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 76 okur

  • Yaren Özgül
  • Selin Astan
  • Kasım Arı
  • Ali
  • Levent Ü.
  • Hilal Şahin
  • y.
  • Peter GAUTHIER
  • Adnan Mete Darboğaz☆☆☆
  • Porxeleké

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%48 (12)
9
%20 (5)
8
%12 (3)
7
%12 (3)
6
%4 (1)
5
%4 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0