Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·384 syf.··
Beğendi
·
2021 20. kitabı
Tanzimatla başlayan ve Birinci Dünya Savaşından sonra da devam eden ekonomik durum, işsizlik, harp zenginleri,yoksullar, azınlıklar,ahlaksızlıklar, alafrangalık, sosyal değişim,eğitim,din ve en çok da Türk kadınının iş hayatına geçişi ve karşılaştığı zorluklar yazarın ahlakçı tutumuyla konu edilmiş.Değişememenin,gelişememenin yol açtığı sıkıntılar dikkat çekici... Semih Atıf Bey arkadaşlarıyla birlikte genç kızlarla eğlenmek ister,gazeteye iş yerinde çalıştıracak genç hanımlar için ilan verir.Ve hiç ummadıkları işlerin ortasında kalırlar.Geçimlik için yola çıkan zavallı Mürvet’e olur olan.Bir baskın sonrası Mürvet’ten geriye masumiyetine inandırmak için yazdığı mektup kalır,sesini duyuracağı davası ahirete kalır. Sema Hanım ve Muhlis Bey’in aşkı da Mürvet’in intiharına yol açan kişilerin tuzağından geçer ve kıskançlıkla trajik bir şekilde sona erer,Sema Hanım güçlü bir karakterdir yalnız Mürvet gibi intihar yolunu seçmez O.Zorluklara rağmen çalışmaya ve üretmeye devam eder ve sevilen,sayılan bir iş kadını olur. Bir de Jale var Sema’nın karşısındaki karakter.Sema ideal genç kız,Jale alafranga bir kız,Sema yaşadığı felaketlerle yükselirken,Jale giderek düşmektedir. Kurgusu çok güzel,Hüseyin Rahmi Gürpınar tüm sosyal meseleleri bir romanda bir araya getirmiş adeta.Mutlaka okunmalı.
Edebiyat
Billur KalpHüseyin Rahmi Gürpınar · Bilge Kültür Sanat · 201596 okunma
8/10
·375 syf.··
Beğendi
·
2022 116. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 19 Mart 2022 11:09
Başınıza kötü bir olay geldiğinde ne yaparsınız? İlla ki ardı ardına gelen şanssızlıklar yaşamışsınızdır. Bunlara başlarda ne tepkiler verdiğiniz ve şimdi verdiğiniz tepkileri düşününce yapacağınız hareket aynı mı olurdu yoksa farklı mı? Sormak istediğim sorular bunlardı ve kitapla bağlantılı olduklarını belirtelim. Konu olarak da dikkat çekici bir konu seçildiğini söyleyebiliriz. Genç kızları tuzağa ve kötü yola düşürmeyi amaç edinmiş bir şirket ve başına kötülükler gelen insanlar var. Yine toplumsal mesajlar yollamayı da ihmal etmemiş yazarımız. Burada güzel bir başlangıç gözümüze çarpıyor. Çünkü bu başlangıçta bir mesaj var. Yani okurken iki farklı anlayabilirsiniz ve bu da yazarı tanımaktan geçiyor. Nasıl? Geçim sıkıntılarının olduğu dönemde çalışmak, ayakta kalmak için çabalayan bir kızımız var, ilk önce tuzağa o düşüyor ve düştüğü durumun utancından dolayı intihar ediyor. Şimdi burada iki farklı algı devreye giriyor. Kadınlar güçsüz, beceriksiz, korkak gibi tanımlamaları yakıştırıp kendinden iyisine katlanamayan ve dizini kırıp otursun evinde diyenlerin önünü açan düşünce ilk düşünce. İkinci ve mantıklı olan, yazarın söylediklerinden asıl çıkarılması gerekense herkese körü körüne aniden güvenerek iş yapmak yerine ölçülü, düşünceli iş yapmak ve hemen güvenmemek. Kötü niyetli kişilerle karşılaşmayı daha muhtemel bulduğumuz bu devirde bile durum böyleyken önceki dönemde ülkenin halini ve kadınlar üzerindeki bakış açısı beni üzüyor haliyle. Çok değil ‘kızlar okumaz’ düşüncesiyle eğitim hakkı elinden alınmış bir kadına ben “anne” diyorum. O yüzden öyle romantik havalara girmenin anlamı yok. Sema ve Mürüvvet karakteri bizler için önemlidir aslında. Burada biri güçlü diğeri güçsüz, biri kendinden başarılı diğeri elinden tutulmaya muhtaç iki profil çizerler. Mürüvvet
Billur KalpHüseyin Rahmi Gürpınar · Özgür Yayınları · 200596 okunma
9/10
·375 syf.··
2025 15. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 21 Mart 2025 19:48
Bir iş ilânı, başvuran kadınlar başlarına neler geleceğinden habersiz. Trajikomik durumlar birbirini takip etmekte. Karakterlerin kendi aralarında oynadıkları piyes ile hikâye içinde hikâye okutmakta yazar okuyucuya. Yine yanlış modernleşme, ahlâkî yozlaşma, kadın ve erkek ilişkilerinde meydana gelmiş ahlâkî deformasyon ince ince işlenmiş satırlarda. Ilk kısım üzücü bir şekilde bittikten sonra ikinci bölüm yeni bir hikâye ile başlamakta ama ilk hikâye ile bağlantı kopmamakta. Gayet başarılı bulduğum ve keyifle okuduğum eserlerinden birisi üstadımın...
Billur KalpHüseyin Rahmi Gürpınar · Özgür Yayınları · 200596 okunma

Yazar Hakkında

Hüseyin Rahmi GürpınarYazar · 100 kitap
17 Ağustos 1864 tarihinde İstanbul'da doğdu. Hünkâr yaveri Mehmet Sait Paşa'nın oğlu olan Hüseyin Rahmi, üç yaşında iken annesinin ölümü üzerine, Girit'te bulunan babasının yanına gönderildi. İlkokula başladı ancak babasının evlenmesi üzerine altı yaşında tekrar İstanbul'a anneannesinin yanına gönderildi ve eğitimine burada devam etti. Yakubağa Mektebi, Mahmudiye Rüşdiyesi ve idadide okuyan Hüseyin Rahmi, tarihçi Abdurrahman Şeref Bey'in himayesiyle Mekteb-i Mülkiye'ye girdi (1878). Okulun ikinci sınıfında iken ciddi bir hastalık geçiren Hüseyin Rahmi buradaki öğrenimini yarıda bıraktı (1880). Kısa bir süre, Adliye Nezareti Ceza Kalemi'nde memur, Ticaret Mahkemesi'nde Azâ Mülazımı olarak çalışan Hüseyin Rahmi hayatını kalemiyle kazanmaya çalıştı. 1887'de Tercüman-ı Hakikat gazetesinde yazmaya başlayan Hüseyin Rahmi, ardından İkdam ve Sabah gazetelerinde mütercim ve muharrir olarak çalıştı. II. Meşrutiyet döneminde 37 sayı süren Boşboğaz ve Güllâbi adlı bir gazete çıkardı. İbrahim Hilmi Bey ile birlikte çıkardığı Millet gazetesi de uzun ömürlü olmadı. 1925-1927 yılları arasında yayımlanan Türk Kadın Yolu adlı derginin yazarları arasındaydı. Sonraki çalışmalarını İkdam, Söz, Zaman, Vakit, Son Posta, Milliyet ve Cumhuriyet gazetelerine neşretti. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde 5. ve 6. dönemlerde Kütahya milletvekili olan Hüseyin Rahmi, ömrünün son otuz bir yılını geçirdiği Heybeliada'daki köşkünde 8 Mart 1944 tarihinde öldü ve oradaki Abbas Paşa Mezarlığı'na defnedildi. Edebiyat hayatı Hüseyin Rahmi Gürpınar; İstanbul halkının toplumsal, töresel yaşantılarını, aile geçimsizliklerini, batıl inançlarını, yaşadığı çağdaki Türk toplumunun geçirmekte olduğu krizleri hümuristik bir mizah dehasıyla anlatır. Servet-i Fünûncuların yaşıtı olduğu halde, ayrı bir sanat görüşünü sürdürür. Romanlarındaki kahramanların çoğu 19. yy sonu İstanbul'un canlı, renkli insan, hayat manzaralarıdır. Eserlerinde Anadolu yoktur. Mizahı, güldürücü olduğu kadar, gülünç yönlerimizin yansıtılması, hicvedilmesi için gerekli bir araçtır. Hüseyin Rahmi, seçtiği tipleri seviyelerine uygun, ustaca konuşturur ve olayları gülünçlü, acıklı yönleriyle belirtir. Kuvvetli bir gözlem gücü vardır. Realist, natüralist bir görüşle "toplum için sanat" yapar. Ertem Eğilmez tarafından 1976 yılında çekilen Süt Kardeşler sinema filminin konusu Hüseyin Rahmi'nin Gulyabani (1913) isimli romanından uyarlanmıştır. Bağımsız sanatçılardan biri olarak da anılır. Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın romanları ve öyküleri yeni nesiller tarafından da kolayca anlaşılabilmesi için 1960 sonrasında içinde Mustafa Nihat Özön'ün de yer aldığı bir edebî kurulca sadeleştirilmişti. Bu sadeleştirme kimilerince yerinde bulunurken kimileri de özgün dilin dokunulmadan bırakılması gerektiğini savunmuşlardı. Kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Hüseyin_R...