Cesur Yeni Dünyayı Ziyaret

·
Okunma
·
Beğeni
·
3.366
Gösterim
Adı:
Cesur Yeni Dünyayı Ziyaret
Baskı tarihi:
Ocak 2011
Sayfa sayısı:
153
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756902318
Orijinal adı:
Brave New World Revisited
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
Baskılar:
Cesur Yeni Dünyayı Ziyaret
Cesur Yeni Dünyayı Ziyaret
Brave New World Revisited
Cesur Yeni Dünyayı Ziyaret, Huxley’nin daha önce yayımladığımız Cesur Yeni Dünya’sını ziyaret niteliği taşıyan bu yapıt, yazarın otuz yıl öncesinde ortaya koyduğu tüm rahatsız edici gerçekliği ile gözler önüne serdiği bir anti-ütopya.

“İyi düşünülmüş ve kolay anlaşılır. Okur, Cesur Yeni Dünyayı Ziyaret’te Huxley’nin bilgisi ve çok daha sıradışı olan zekası karşısında büyüleniyor.”
-Sunday Times-

“Huxley’nin akıl almaz gözlemleri ve keskin üslubuyla Cesur Yeni Dünya’yı gözden geçirdiği, söylediklerinin ne kadarının gerçekleşip gerçekleşmediğini inceleyerek tutarlı bir zemine oturttuğu önemli bir yapıt.”
-Times Literary Supplement-
128 syf.
·9 günde·Puan vermedi
Aldous Huxley “Cesur Yeni Dünyayı Ziyaret”.. Bazı kitapları tavsiye listeme alırken o kadar içime siniyor ki, bir an önce sizler de okuyun, hissettiklerimi hissedin istiyorum. Çok içime sinen, hem doyurucu hem de araştırmaya teşvik edici bir eser okudum. Yedi kez Nobel Edebiyat Ödülü’ne aday gösterilen Huxley, Cesur Yeni Dünya’yı yazdıktan 27 yıl sonra, hem kendi eserini kaynak alıp, uzak bir gelecek diye tasarladığı anti-ütopik dünyayı sorguluyor, hem de o noktaya varış hızımızı. Bağımsız olarak okunacağı gibi, benim önerim öncesinde, yazarın “Cesur Yeni Dünya”sını, George Orwell’in 1984’ünü ve Thomas More’dan Ütopya’yı okumanız, bana kalsa listeyi biraz daha uzatırım, fakat (bezdirmemek adına) ilk etapta bu kadarı, temel için yeterli. Referans kitaplara da göndermeler yaparak, alt başlıklar halinde devam eden eser, hızlı nüfus artışı, uygulanan hatalı politikalar, özgürlük, uyuşturucu vs vs şeklinde ilerlerken, Huxley’in kalemine de bir hayli tesir etmiş olan şey, nasyonal sosyalizm kılığında geçen Hitler ve 2. Dünya Savaşı kabusu. İnsanın insana yapabileceklerinin, canlı ve yakın geçmiş gerçekliği, metnin tümünde hissediliyor. Yaş, hayat ve okur tecrübesine göre, epey sert bulabileceğiz eseri, şayet +18 iseniz, lütfen dönemi konu alan belgesellerle de destekleyin. Bilhassa manipüle taktikleri, manipüle edilecek topluma verilecek şekil için çalışmalar, canlı insan denekler, savaş esirleri, esir kampları, herhangi bir arama motoruna, herhangi bir başlığı yazarsanız, yüzlerce video ve dökümana ulaşabilirsiniz. Geniş bir zamanda altı çizili cümlelerimden alıntılar da gireceğim “Cesur Yeni Dünyayı Ziyaret” kalbimden öptü Sevgim üzerinize olsun
153 syf.
Huxley, bu kitabında Cesur Yeni Dünya'nın gerçek dünyaya yansımasını incelemiş. Kısa kısa denemelerle 30 yıl önce yazdığı kitapta da konu edindiği özgürlük, demokrasi, bilim, doğum kontrolü gibi çeşitli konulara değinmiş.

Yazar zamanın en korkunç diktatörlük dönemlerini yaşayarak görüp tekrar aynı şeylerin yaşamaması için bizleri uyarıyor. Diktatörlerin kullandığı manipüle yöntemlerinden bahsediyor. Doğum kontrolü yapılmazsa gelecekte yaşanacak sorunlara değiniyor. Dinin insanları nasıl körleştirdiğini cesurca dile getiriyor.
Tıpkı George Orwell, Jose Saramago, Stefan Zweig gibi hükümetin sevmediği yazarlardan. Çünkü her şeye rağmen  gerçekleri haykırıyorlar!

Kitap: 10/10
Kapak: 8/10
Çeviri: 9/10
128 syf.
·8/10 puan
Huxley’in kült eseri Cesur Yeni Dünya’yı okudunuz zaten. Ve şimdi buradasınız.

1931’de yayımlanmıştı Cesur Yeni Dünya ve eserin yayımlanışından yaklaşık 30 yıl sonra 1958’de Cesur Yeni Dünyayı Ziyaret’i kaleme aldı Huxley.

Denemeler toplamı olarak da okuyabilirsiniz yorumlar toplamı olarak da. Aslında elimizden tutup 30 yıl öncesinde yazdığı eserine götürecek bizleri.

Cesur Yeni Dünya’da yazmış olduklarının 30 yıl sonra gerçekleşip gerçekleşmediğini veya ne derecede gelişme-değişme gösterdiğini bir bir kaleme alıyor.

Eserinin önsözünde de yazdığı gibi:

“Ama hayat kısadır, bilgiyse sonsuz; kimsenin her şeye zamanı yok.”

zamanı varken her şey olmasa da bize
‘bir şeyleri’ anlatmaya çalışıyor.

Aşırı nüfus ve artışı, beyin yıkama, bilinçdışı ikna gibi birçok başlık açıyor eserinde.

Ve tabiki 2. Dünya Savaşı. Milyonların katledildiği-öldüğü bir savaş atlatılmıştır ve buna da değinecektir elbette.

Diktatörlükte propaganda başlığında özellikle Hitler üzerinden söyleyecek çok şeyi olacak Huxley’in.

Bir yazarın yazmış olduğuna 30 yıl sonra gelen yorumudur bu eser. Buyurun.
128 syf.
·1 günde·Beğendi·Puan vermedi
Cesur Yeni Dünyayı Ziyaret

Huxley’in beşinci romanı olan en meşhur eseri Cesur Yeni Dünya 1931 yılında yayımlandı. Huxley’in yazdığı ilk distopik eserdi. Cesur Yeni Dünya birçok en iyiler listesinde kendine yer buldu ve yirminci yüzyılın en önemli romanları arasına girdi.

Bu kitabı ise 1958 yılında kurgu dışı türüyle dünyanın güncel durumunu Cesur Yeni Dünya’da yaptığı tahminler doğrultusunda ne gibi gelişmelerin yaşandığını 30 yıl sonra inceledi.

Huxley’in Cesur Yeni Dünya kitabını okumadıysanız öncelikle onu okumanızı tavsiye ederim zira bu paylaştığım kitap tamamen onunla ilgili. Kendi yazmış olduğu distopik kurgusunun 30 yıl sonra nasıl, ne derece gerçekleştiğini ayrıntıları ile kendi kendini eleştirerek kaleme almış.

Cesur Yeni Dünyayı ziyaret kitabı , Cesur Yeni Dünya kitabını neden yazdığını, neyi ne için yazdığını, bunların ne kadarının gerçekleştiğinin, kendi romanındaki kehanetlerinin ne kadar gerçekleştiğini anlatıyor.
Romanını yazarken hangi öngürü ile yazdığını, bunların izini anlatıyor.

Şu anki dünyanın geldiği noktayı da ele alan Huxley , Cesur Yeni Dünya kitabını tekrar ele alırken bir sonraki romanı olan Ada için de zemin oluşturuyor.

Eğer Cesur Yeni Dünyayı okumuşsanız kesinlikle bu kitabıda sağlaması niteliğinde okumanızı tavsiye ederim. 30 yıl önce yazmış olduğu baş yapıtının hem eleştirisini yapıyor hemde nasıl , niçin yazıldığını ayrıntısı ile yazıyor. Distopik eserindeki aklınızda olan soru işaretlerinin, bunu da nasıl , neden yazmış dediğiniz tüm şeylerin açıklaması bu kitapta.

Huxley’in bu harika eserini bir de kendi gözüyle görmek istemez misiniz?
128 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Korona gunlerinde okumak da ne biliyim, distopya atmosferinde yaşadığımız bu zamanlarda psikolojiyi dinç tutmak acisindan sanki yararli olur gibi.

Simdi kitabin 37.sayfasinda din ve eglence uzerine soyle bişey yazılmış;

dinin öteki dünyası eğlencenin öteki dünyasından farklıdır, ama en açık biçimde "bu dünyaya ilişkin" olmama konusunda birbirlerine benzerler, ikisi de oyalanmadır ve çok uzun süre yaşanırlarsa ikisi de, marx'ın deyişiyle, "halkın afyonu", dolayısıyla da özgürlük için bir tehdit olabilir. sadece temkinli olanlar özgürlüklerini koruyabilir; sadece sürekli ve zekice bulunmaları gereken yerde olanlar kendilerini demokratik yollarla etkili biçimde yönetmeyi umut edebilirler. üyelerinin çoğu, zamanlarının büyük kısmını yerinde, burada ve şimdi, hesaplanabilir gelecekte değil, başka bir yerde, spor ve pembe dizilerin, mitolojinin ve metafizik düşlerin gereksiz öteki dünyalarında geçiren bir toplum kendisini kontrol ve manipüle edenlerin sınır ihlallerine direnmekte zorlanacaktır.

Cyd, roman rafinda degil de kafayi kirmis abilerin rafinda tutmam ve bu anlamli ziyaretin uzerine- cila niyetine -1984'un roman rafinda olmasi da huxley'e olan saygimdandir...
110 syf.
·6 günde·8/10 puan
Aldous Huxley, Cesur Yeni Dünya'yı yazdıktan sonra Öğrencisi George Orwell 1984 ü yazdı. Huxley bir süre sonra dünyanın nereye doğru kaydığını araştırıp bulgularını bu kitapta toplamış. Kendi Ütopyası olan Cesur Yeni Dünya'nın kendi tahmininden çok daha erken bir vakitte olacağını öngören Huxley, kendi masalında ki olguların bugün ne kadar gerçekleştiğini ve bu süreçte insanları nelerin beklediğini bir bir ele almış. Diktatörlerin toplumu bir noktaya doğru sürüklerken hangi araçları nasıl kullanacak, kitle iletişim araçları bizi nasıl manipüle ediyor, edecek gibi konuları yapılan bilimsel çalışmalar ışığında ele alan yazar kitabın sonunda ise neler yapabiliriz konusunda fikirlerini bizlere sunmuş.

Bir kısmı yaşanmış olgulardan oluşan kitap bu örneklerin gelecekti diğer benzerleri için bize bazı fikirler veriyor ve dikkatli olmamız konusunda bize telkinde bulunuyor.

Özellikle psikolojik deneylerden ve sonuçlarından bahsettiği kısım en sevdiğim kısımdı.

Keyifli okumalar dilerim
153 syf.
·1 günde·7/10 puan
“Bugünkü Batı toplumumuz, maddi, entelektüel ve politik ilerlemesine rağmen, gitgide zihin sağlığından uzaklaşıyor ve bireydeki iç güvenliği, mutluluğu, aklı ve sevme kapasitesini baltalamaya yöneliyor; bireyi, insanlık başarısızlığının bedelini, gitgide artan zihinsel hastalıkla, iş ve sözde hazza yönelik delice bir dürtünün altına gizlenmiş umutsuzlukla ödeyen bir otomata çevirmeye yöneliyor.”

Dr Erich Fromm

Yazar Cesur Yeni Dünya kitabından yaklaşık 27 yıl sonra kaleme aldığı bu makale ya da inceleme tarzı kitabında daha çok o yıllatın dünyasını eleştirmiş( sadece olumsuz değil) ve dünyayı ileride bekleyen tehlikelere karşı uyarmaya çalışmış. Bu tehlikeleri başlık başlık ele almış ve öneriler sunmuş. Günümüzü düşünürsek aslında birçok konuda haklı çıktığını söyleyebiliriz. Tabi kendi kitabındaki kurguları övmeyi de atlamamış. Ben biraz sıkıldım okurken ama bu tarz kitaplarla aram pek olmadığı için galiba. Merakı olanlar için kısa bir kitap okuyunuz.
128 syf.
·2 günde·5/10 puan
Kitabı aslında orijinalinin devamı niteliğinde sanıp, biraz da adına kanıp, ezbere ve araştırmadan almıştım fakat içeriği itibariyle daha çok döneminin sosyolojik konularına özgü makaleler bütünü olan deneme gibi bir kitap çıktı karşıma.
Huxley belli ki zaman içinde dünyada olup bitenlerle insan aklının nasıl çalıştığını, bilinen ve bilinmeyen sınırları üzerine fazlaca kafa yormuş biri. Öyle ki; bu kitapla aslında çok az olsa da ilk kitaba atıf ve hatta ondan daha da az şekilde 1984 karşılaştırması yapmakla birlikte, asıl derdinin geçen yıllar içinde kafa yorduğu konular üzerine düşüncelerini aktarmak ve bunu da, Cesur Yeni Dünya'nın değerlendirmesi gibi göstermek olduğunu düşünüyorum.
Kitaba, 1932'de yazdığı enfes distopya bakışından bağımsız olarak; geleceğin birey, toplum ve devlet yapısı üzerine politik, bilimsel, teolojik ve sosyolojik açılardan kendine özgün fikirlerini kaleme aldığı bir eser olarak bakılması sanırım daha doğru olacak.
128 syf.
·8 günde·Beğendi·8/10 puan
Cesur Yeni Dünya kitabıyla distopik bir dünya inşa edip bir başyapıt sunan Huxley, bu kitabından yaklaşık 30 sene sonra Cesur Yeni Dünyayı Ziyaret kitabıyla kurduğu distopik dünyanın "sağlamasını" yapmıştır.

Nüfus artışı, açlık, kaynak yetersizliği, demokrasi, uyuşturucu, psikoloji, diktatörlük gibi pek çok kavramı Cesur Yeni Dünya ile günün şartlarını karşılaştırarak ele almıştır. Ve değerlendirmelerin nihayetinde de toplumun hızla o karamsar distopik dünyaya sürüklendiğini kendi ifadeleri ve yapılan araştırmalar ışığında göstermektedir.

Kitap 60 yıl önce yayınlanmış ve o zamandan bu zamana değişen tek şey Huxley'in önüne geçilmeli dediği sorunların fazlalığı ve hızı katlanarak artmış olmasıdır.

Huxley sadece durum tespiti yapmamış ve ne yapabiliriz sorusuna da cevap aramış/vermiştir. Geniş bir perspektif olarak dünyanın dünü, bugünü ve yarını analizini bu kitapta bulacak ve sıklıkla endişeleneceksiniz.
128 syf.
·8 günde
Çoğumuz distopya eserlerinden (1984, Cesur Yeni Dünya, Damızlık Kız, Biz, Demir Ökçe....) en az bir tanesini okumuşuzdur. Cesur Yeni Dünya'yı Ziyaret kitabıyla birlikte bu eserlerin bizlere gerçekte ne anlatmak istediğini anlayabiliyoruz.
Distopya eserlerinde özgürlük yoktur ve insanlar genel olarak devlete veya devletin kurucusuna bağımlıdır. 1984 ve Fahrenheit kitaplarında özgürlük baskıyla alınmışken Cesur Yeni Dünya kitabında özgürlük, insanlığı manipüle ederek kaybedilmiştir. Aldous Huxley'in sık sık söylediği soma ve insanların bilinçaltına yerleştirilen yanlış düşünceler insanlığın şartlanmasına ve özgürlüklerinin ellerinden gitmesine neden olmuştur.

2020 yılı dikkatli bir şekilde incelendiği zaman 1984 kitabında olduğu gibi zorba bir dünyada olmadığımızı fakat Cesur Yeni Dünya kitabında olduğu gibi manipüle edilmiş bir gençlik olduğunu görüyoruz. Sosyal medya, izlediğimiz dizi ve filmler bizleri manipüle etmenin en güzel aracı haline gelmiş bulunmakta. Artık hepimiz tek tip giyiyor, tek tip okuyor ve tek tip düşünüyoruz. Hepimiz aynı yazarları okuyup aynı filmlere bayılıyoruz. Yıllarca bizlerin bilinçaltına işlenen mavi ışınlar sayesinde hiçbirimiz telefondan veya bilgisayardan uzak duramıyoruz. Peki sizce bu kadar çok şeye bağımlıyken biz özgür müyüz?

Aldous Huxley'in de dediği gibi;
"Bu arada hâlâ dünya üzerinde özgürlük kalmış durumda. Çoğu genç insan, doğrudur, özgürlüğe değer vermiyor gibi. Ama içimizden bazıları hâlâ özgürlük olmadan insanların tam olarak insan olamayacağına, dolayısıyla da özgürlüğün sonsuz değerli olduğuna inanmaktadır. Belki de özgürlüğü şu anda tehdit eden güçler uzun süre direnilemeyecek kadar güçlüdür. Yine de onlara direnmek için elimizden geleni yapmamız görevimiz."
153 syf.
·8/10 puan
Yazarın Cesur Yeni Dünya'dan -ki bence olağanüstü bir eserdir- 30 yıl sonra kaleme aldığı eserini bir nevi bu kitapta incelediğini görüyoruz.Bir yazarın eserini kendinin tenkit etmesi bence oldukça güzel bir çalışmayı ortaya çıkarmış.Bu arada eser sadece bir kitap incelemesi olması dışında bence oldukça özgün güzel fikirler içeren bir nevi deneme özelliği de gösteriyor.Huxley'in iyi yanı fikirlerini okdukça açık bir dille anlatmış olması.Çağımızın bol bol elestirildiği kitaplarda saygım ve sevgim hep yüksek olduğundan okumanızı tavsiye ederim fakat Cesur Yeni Dünya'yı okumadan ölmeyin.Iyi okumalar.
128 syf.
·Beğendi·7/10 puan
Dikkat spoiler içerir.
Yazar, Cesur Yeni Dünya adlı kitabını yazdıktan 27 sene sonra bu kitabı yazıyor. Bu kitapta daha önce yazdığı distopya ile günümüz dünyasını karşılaştırır ve bu distopya gibi olmamamız için neler yapmamız gerektiğini söylüyor bize. Kitabın başında bir diğer distopya olan George Orwell 1984 kitabı ile kendi kitabını karşılaştırıyoe ve özellikle Sovyet Rusya'da olayların hangi kitaba göre geliştiğinden bahsediyor. Sonrasında kitabında geçen bazı kavram ve olayları nereden aldığını, bu konuda bilimsel olarak ne tür çalışmalar yapıldığını ve bunun insanlığı nasıl etkileyeceğini anlatıyor. Kitaptaki soma maddesi ile günümüz uyuştrucularını, hipnopedya ile uyku halinde hipnoz tarzı etkileme ve koşullara yöntemlerini, subluminal mesajları ve daha pek çok şeyi irdeliyor. En sonunda da nu nüfus artışı, doğal kaynakların yetersizliği, sınıf ayrımı ve savaş olasılıkları ile dünyamızı nasıl bir geleceğin beklediğini ve bu günleri güzel geçirmek için ne yapmamız gerektiğini anlatıyor. Bir romandan çok araştırma eseri de diyebiliriz. Keyifle okunan kitaplardan.
Hitler'in sözleriyle, propagandacı "uğraşılması gereken her soruna karşı sistemli olarak tek yanlı bir tutum" benimsemelidir. Asla kendisinin hatalı olabileceğini ya da farklı bir bakış açısı olan insanların kısmen de olsa haklı olabileceğini kabul etmemelidir. Karşıtlarla tartışılmamalıdır; onlara saldırmak, bağırmak, eğer çok can sıkarlarsa tasfiye etmek gerekir. Ahlâken yufka yürekli olan entelektüel böyle bir şey karşısında şaşkınlığa uğrar. Ama kitleler her zaman için "aktif biçimde saldırgan olanın haklı olduğuna" inanırlar.
Dinin öteki dünyası eğlencenin öteki dünyasından farklıdır, ama en açık biçimde"bu dünyaya ilişkin" olmama konusunda birbirlerine benzerler, ikisi de oyalanmadır ve çok uzun süre yaşanırlarsa ikisi de, Marx'ın deyişiyle "halkın afyonu", dolayısıyla da özgürlük için bir tehdit olabilir.
Tek kelimeyle, kitle iletişimi ne iyi, ne de kötüdür; sadece bir güçtür, tüm diğer güçler gibi, iyiye de kullanılabilir, kötüye de.
Dünyanın en iyi niyetiyle bile, her zaman tamamen doğru,tutarlı biçimde de akılcı olamayız. Bütün yapabileceğimiz koşulların izin verdiği ölçüde doğru ve akılcı olmak, değerlendirmemiz için bize başkalarınca sunulan sınırlı hakikat ve kusurlu akıl yürütmelerle olabildiğince cevap vermektir.
‘’(…) Şehir hayatı anonimdir ve, adeta, soyuttur. İnsanlar, eksiksiz kişilikler olarak değil, ekonomik işlevlerin cisimlenişleri olarak ya da işte olmadıkları zamanlarda sorumsuz eğlence avcıları olarak birbirleriyle ilişki kurarlar. Bu tür hayata boyun eğmiş bireyler, kendilerini yalnız ve önemsiz hissetmeye meylederler. Varoluşları önem ve anlam taşımaz olur.’’
Demokratik toplum, iktidarın kötüye kullanıldığı ve bu nedenle devlet görevlilerine ancak sınırlı bir miktarda ve sınırlı bir süre için teslim edilebileceği önermesine sadık toplumdur.
Felsefe bize apaçık görünen şeyler hakkında kuşku duymayı öğretir. Propaganda ise, yargımızı ertelemenin ya da kuşku duymanın akla yatkın olduğu konuları "apaçık" kabul etmeyi öğretir bize.
Aslında, Budistlerin ısrar ettiği gibi, çoğumuz her zaman yarı uyanığız ve hayatı başkasının telkinlerine itaat eden uyurgezerler gibi yaşarız. Aydınlanma tam uyanıklıktır. "Buddha" sözcüğü "uyanık" diye tercüme edilebilir.
Devlet görevlilerinin yoldan çıkmalarına olanak veren her yasa ya da toplumsal düzenleme kötüdür. Kendilerine verilen gücü kendi lehlerine ya da devletin yararına ya da bir politik, ekonomik veya ruhbanî örgütün yararına kullanma ayartısına kapılmaktan onları koruyan her yasa ya da düzenleme iyidir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Cesur Yeni Dünyayı Ziyaret
Baskı tarihi:
Ocak 2011
Sayfa sayısı:
153
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756902318
Orijinal adı:
Brave New World Revisited
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
Baskılar:
Cesur Yeni Dünyayı Ziyaret
Cesur Yeni Dünyayı Ziyaret
Brave New World Revisited
Cesur Yeni Dünyayı Ziyaret, Huxley’nin daha önce yayımladığımız Cesur Yeni Dünya’sını ziyaret niteliği taşıyan bu yapıt, yazarın otuz yıl öncesinde ortaya koyduğu tüm rahatsız edici gerçekliği ile gözler önüne serdiği bir anti-ütopya.

“İyi düşünülmüş ve kolay anlaşılır. Okur, Cesur Yeni Dünyayı Ziyaret’te Huxley’nin bilgisi ve çok daha sıradışı olan zekası karşısında büyüleniyor.”
-Sunday Times-

“Huxley’nin akıl almaz gözlemleri ve keskin üslubuyla Cesur Yeni Dünya’yı gözden geçirdiği, söylediklerinin ne kadarının gerçekleşip gerçekleşmediğini inceleyerek tutarlı bir zemine oturttuğu önemli bir yapıt.”
-Times Literary Supplement-

Kitabı okuyanlar 299 okur

  • Ferhat Coşkun
  • burak alibaş
  • Deniz N.
  • Nncbdeyreyyuyurru64646cbxvcghfhstıtutTutughdgrgdg
  • aynur cüre
  • ZAFER SOKOL
  • zehra
  • İbrahim Yalçın Şeker
  • Y.Emre
  • İrlanda Milliyetçisi Sosyal Muhafazakar

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%11.9 (16)
9
%3.7 (5)
8
%9.7 (13)
7
%8.2 (11)
6
%0
5
%2.2 (3)
4
%0.7 (1)
3
%0
2
%0
1
%0