Adının da cezbettiği, Çizgiyi Aşmak kitabı beni kesinlikle etkiledi. Yazıldığı dönem baz alındığında (1912) ise bana göre tartışması muhtemel kitaplardan birisi. Konusu itibariyle sıradan bir roman olarak görünebilir, ama bu şekilde düşünmemenizi öneriyorum. Gerek betimlemeler gerekse anlatım bakımından, ana karakterler Siegmund ve Helena’nın aşkı kesinlikle unutulmaması gereken bir aşk profili çiziyor okuyucuya. Gerçi, bu duruma başka bir bakış açısından bakıldığında her iki tarafın çektiklerini de hak ettiğini düşünüyorum. Şimdi düşünüyorum da, sanırım kitaba genel kurgu açısından bakıldığında, bariz bir şekilde nefret edebilme içgüdüsü de doğabilir. Ama edebiyat açısından bakıldığında gerek betimlemeler gerekse anlatım açısından çoğunuzun beğeneceğini düşünüyorum.
Spoilersız ayrıntılı yorum için; merilands.com/ask-olmadik-yer...
Lawrence bize nefes alıp veren inanılmaz diyaloglar sunuyor ama ilginçtir ki, eserin bazı kısımları kahramanla birlikte ölüyor :) Rengi soluyor satırların, eserdeki 'sis' adeta konuşmaları tesiri altına alıyor, birer uğultuya çeviriyor...
Öyküsü bilindik ama bakışı ufuk açıcı...
Kabul görmeyen bir ilişkinin ötesinde, bireysel psikolojinin, içlerine doğru, özgün adımlar...
Hayatınızın merkezinde duran kişinin bir anda o ruhu terkedip sizi cismiyle başbaşa bıraktığını düşünün... Bu gidiş aslında, kendi ruhunuzun, çalkantısından denize savrulanların bıraktığı, boşluk hissiydi... Bir metinde doldurmanız istenen aralıkları yanlış kelimelerle tamamlamak gibi... Sizin gözünüz ve zihninizdi o yanlışların doğru olduğu fikrine kapılan...
Lawrence 'ın kahramanların günlük hayatlarına devam ettiği mesajını vermek konusundaki ısrarını da buna bağlıyorsunuz, görmemizi istediği şey de tam olarak bu...
Uçlara çekilen yanlarımızın Romanı...
Keyifle okuyun...
Madem hayattasın, yaşayacaksın.
..... Nisanda çiçek açan bir ağaç için de durum aynıdır. Canlıysa çiçek açmamak elinden gelmez.Senin için de durum aynıdır.
Çizgiyi AşmakD. H. Lawrence · Metis Yayıncılık · 2016115 okunma
️Özdemir Erdoğan'ın "Keman Öğretmeni" ya da "Küçük Bir Aşk Hikâyesi" adıyla bilinen bir şarkısı vardır.Pek severim.️Kitabı okurken o şarkı düştü aklıma.Öğrencisine aşık evli ve çocuklu müzisyen Siegmund ile bu aşkı karşılıksız bırakmayan Helana'nın öyküsü anlatılıyor kitapta.Her ne kadar çok tanıdık da olsa anlatılan, D.H Lawrence anlatınca sıradanlıktan çıkıyor bu aşk hikâyesi.Siz siz olun çizgiyi aşmayın.Sonu hüsran çünkü.D.H Lawrence aşkı, tutkuyu en iyi anlatan yazar benim için.D.H. Lawrence'ın yazma yöntemi de oldukça farklıymış. Ne kadar doğru bilemiyorum ama... Yazmaya oturmadan önce soyunur, evinin önündeki dut ağacına çıplak olarak tırmanır, sonra inip yazmaya başlarmış.️
"Anlamlı hayat için duyulan arzu bütün diğer arzular kadar ölümcüldür.İyice kesifleşirsin; içindeki ateşi oksijenle beslersin, o da dokularını yutar.Aşk maceralarını seven duygusal kadınlar daima yarı şeffaftır."syf 94
Senin ardından her şey pervasızca normalliğine devam edecek. Yeni hayatlar, yeni mutluluklar…
Evrene bıraktığın melodi senin mirasın olarak kalırken ölümünün morarmış yüzü hiç ikiletilmeden unutulmaya yüz tutacak.
Çizgiyi AşmakD. H. Lawrence · Metis Yayıncılık · 2016115 okunma
Sigmund evli ve dört çocuklu bir müzisyendir. Keman dersi verdiği öğrencisi Helena ile birbirlerine aşık olurlar. Sigmund'un bu ilişkisinden ailesi de haberdardır. Adam bunu göz ardı ederek sevgilisiyle kısa bir tatile çıkar. Gittikleri adada sevdiği kadınla başbaşa olmak ilk günler çok güzel görünse de eve dönüş yaklaştıkça Sigmund ruhsal olarak sıkıntıya düşmeye başlar. Ailesi ve sevdiği kadın arasında kalan, iki tarafla da beraber olamayan adam, geri döndüğünde ailesinden sevgi ve saygı göremeyince derin bir buhrana sürüklenerek hayatından vazgeçer.
Betimlemeler ve karakterin ne yapacağını bilemediği buhran anları beni çok etkiledi. Ancak karaktere zerre üzülmedim. Ben her zaman benzer yaşanmışlıklar sebebiyle anne ve çocuklardan yanayım. Ailesinin onu tamamen unutup hayatlarına devam etmesi, mutlu olmaları içime su serpti. Kitap basit bir aşk hikayesi kesinlikle değil. Tavsiye ederim.
Evli ,dört çocuk babası olan bir müzisyenin,öğrencisi ile yaşadığı aşkı anlatılıyor.Ne çocuklarından,ne de sevdiğinden vazgeçemeyen ama hayatından vazgeçen bir karakter ile karşı
Merhaba arkadaşlar. Mutlu Yıllar ve mutlu sabahlar dilerim. Yeni yılın ilk kitabını bitirdik, doğum günümüzü de kutladık -tüm kutlayanlara sonsuz teşekkürler- okumalarımıza döndük ve bu yıl da
Baş kısımları biraz sıkıcıydi ve yavaş ilerliyordu. Ortalarda tempo artıyor ve yazar kişilerin iç dünyasını çok güzel ortaya döküyor. Dolayısıyla kitabı beğendim ama trajik olması insanı biraz geriyor.
Çizgiyi AşmakD. H. Lawrence · Metis Yayıncılık · 2016115 okunma
D.H Lawrence'in Günahkâr Ruhlar'ı, 1912'de, Helen Corke'un 1909'da yazdığı "Tatlı Su Günlükleri'' (Freshwater Diary) 'inden ilham alarak yazdığı bir kitaptır.
Günahkâr Ruhlar, orta yaşlı bir
David Herbert Richards Lawrence (d. 11 Eylül 1885 ö. 2 Mart 1930), 20. yüzyıl İngiliz yazarıdır. Roman, şiir, tiyatro oyunları, denemeler, gezi kitapları, edebiyat eleştirileri, yazmış, çeviriler yapmıştır. Eserlerinde modernizm ve endüstirileşmenin birey üzerindeki yabancılaştırıcı etkisi üzerinde durmuştur.