·
Okunma
·
Beğeni
·
29bin
Gösterim
Adı:
Deli Kurt
Baskı tarihi:
1975
Sayfa sayısı:
262
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ötüken Neşriyat
Baskılar:
Deli Kurt
Deli Kurt
Deli Kurt
Deli Kurt
Deli Kurt
240 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10 puan
Bu incelemeyi okursanız kitabı daha iyi anlarsınız!!!

1958 yılında yayımlanan bu muhteşem kitap bize, Osmanlı döneminin Fetret devri'nde bir taht savaşıyla başlayan ve aşka doğru derinleşen bir hikâyeyi anlatır.

Bir sipahi askeri olan Çakır'ın öyküsüyle giriş yaptığımız bu kitap okuyucuyu daha ilk sayfalarından içine çekmeyi başarır. İlerleyen sayfalarda Deli Kurt ile tanıştıktan sonra hikayê bambaşka bir seyir alır. Deli Kurt'un askerî hayatı ve aşk hikâyesini konu alır. Buram buram Anadolu kokan bu romandan, aşk ve Türkçülük adına da güzel sonuçlar çıkarabilirsiniz.

Kitabın konusundan klasik bir şekilde bahsettiğimize göre, asıl incelemeye, yani kendi çıkarımlarıma geçebiliriz...

Aşktan başlayalım...Atsız'ın kitaplarında anlattığı aşk, bizim hiç bilmediğimiz veya çok uzak olduğumuz bir mevzu olduğu için beni her zaman çok etkilemiştir. Atsız, 'Aşk' kelimesine çok farklı simgesel boyutlar yükleyebilen ve bizi 'aşk' adı altında çok farklı yerlere götürebilen bir yazardır. Kısacası Atsız, aşk'ın simgesel olarak, bizim bilmediğimiz ve birden farklı anlamı ile tanıştırır bizi.

Simgesel demişken, Atsız'ın psikolojik ve simgesel tasvirlerinin ne kadar başarılı olduğunu "Ruh Adam" kitabını okuyarak öğrendik, devamında bu kitabı okuyarak pekiştirmiş olduk. Peki, bilmeyenler için simgeselin ne olduğunu kısa bir örnek ile açıklayalım: "Ruh Adam" kitabında, Selim Pusat'ın mahkeme karşısında konuşması, aslında Selim'in Tanrı ile konuşmasıdır.(okuyanlar bilir) Bu simgesel tasvire bir örnek olabilir. Tüm bunların sonucunda: Atsız'ın kitaplarını, simgesel tasvirleri göz önüne alarak tekrar okursanız, çok daha farklı anlamlar çıkabilirsiniz.(Tüm simgesel kitaplar için geçerlidir bu)

Simgesel boyut meselesini bitirmeden şunu da eklemek isterim: Aslında sadece Atsız değil, bir çok yazar, yer yer simgesel anlatım kullanır. Önemli olan okurun bunu farkında olup, anlatılan simgenin ötesine geçip asıl mevzuyu anlamasıdır. Bu basit ayrıntıyı kaçırmamanız dileğiyle.

Simgesel tasvirin yanında etkileyici bir anlatım olursa ne olur? "Deli Kurt" olur, "Z Vitamini, Ruh Adam, Bozkurtlar" olur. Atsız'ın dili, okuyucuyu adeta vakum gibi kitabın içine çeker. Sonra ordan oraya sürükler, bir iki tokat atar, kendine getirir. Kitabı bitirirken de, okuyucu aynı vakum gücüyle boşluğa tükürür. Muhtemelen bir kaç günde etkisinden çıkılmaz. Fakat sonra dersin ki: "Ben gerçekten kitap okumuşum..."

Atsız'ın roman kahramanlarından da bahsedelim... Atsız, romanlarında kahramanlarını çok güzel tasvir eder. "Ruh Adam" kitabının kahramanı Selim Pusat buna çok şahane bir örnek olabilir. Kitapta, Selim'in psikolojisini ,ideolojisini, yaşama bakış açısını, düşüncelerini, öylesine detaylı ve içimize işleyerek vermiş ki; Selim Pusat şuan hayatta olsa, kendisini babam kadar iyi tanıyorum diyebilirdim. Bu anlattıklarım bu romanın kahramanı Çakır, Deli Kurt içinde geçerlidir. Atsız, roman kahramanlarını öykülerinin içine çok güzel yakıştırmış ve okurları kahramanlarına hayran bırakmıştır. Şahsen ben Selim Pusat'ın, Çakır'ın, Deli Kurt'un, Öğretmen Ayşe'nin hayatımda olmasını çok isterdim. Mevzunun özü şu ki: Atsız, kahramanlarını çok güçlü, detaylı ve baskın bir şekilde ön planda tutar. Tüm bunlar, romanlarının böylesine güzel olmasının baş etkenlerindendir.

Buraya kadar tamam. Tüm bunların yanında, bir de Atsız'ın Türkçülüğü ve Milliyetçiliği var. Bu kadar güzel, içten bir roman yazabilmesinin ardında bu sebep yatmaktadır. Buraya kadar zaten az kişi dayanıp okuyabildi, dolayısıyla Atsız'ın Türkçülüğünü anlatıp burayı iyice şişirmek istemiyorum. Ben bunu zaten anlatmıştım. Hemen aşağıya linkini bırakıyorum. Vakti olanlar okursa, bana teşekkür ederler.

https://onsekizsifiryediondort.blogspot.com/...zumden-atsz.html?m=1

Fakat, buraya kadar dayanıp linki açmak veya açtıktan sonra boyutu büyük geldi diye okumayanlar için tek cümleyle özetlemek gerekirse: Atsız, Türkçülüğü dinden her zaman çok daha önde tutan, hatta kıyaslayamayan bir insandır. Bu yüzden de eleştirilere bile maruz kalmıştır. Hatta, Atsız'ın dini görüşü belli değil denir fakat özelikle bu kitabında farkettim ki: Atsız Müslümanlığı, İslam'ı asla lekelememiş ve aksine dinimizin tüm detaylarını atlamadan, çok güzel bir şekilde anlatmıştır.

Tüm bunları öğrendikten sonra, bu kitabı ve diğer kitaplarını çok daha farklı bir bakış açısıyla ele alabileceğinizden emin olabilirsiniz. Umarım faydası olmuştur.


Saygılarımla...
240 syf.
Hüseyin Nihal Atsız'ın okuduğum ilk kitabıydı Deli Kurt :)

*Kitap Osmanlı fetret devri savaşlarına yönelmek yerine Osmanlı Şehzadelerinden İsa Beg'ın oğlu Murat'ın hayatını üzerinde ilerlemiş.

* Derin bir aşkı yaşayan şehzadenin hayat hikayesinin tarihle birlikte masalsı bir dille anlatıldığı bir kitap Atsız

* Zira olaylar çok hızlı gelişiyor. Tam dalmadan kitabın sonu geldi. :)

* Bazı şeyler için bedel ödemek gerekirse bunu Deli Kurt fazlasıyla yerine getirmiştir fikrimce :)

" Hayat ölümün başlangıcıdır. " Atsız :)

** İyi okumalar
250 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10 puan
Bu kitabı okumakta geç kalmışım gerçekten. Atsız'ın kitabı olur da sevilmez mi? Tabiki çok sevdim. :)
Gökçen ismine artık çok farklı bir gözle bakıyorum. Ne de güzel isimmiş. .
Deli Kurt ile Gökçen kızın aşkı bende iz bıraktı. Deli Kurt'un kahramanlıkları tüylerimi diken diken etti, beni çok etkiledi.
Bu kitapla birlikte resmen o dönemin içine giriyorsunuz. Film izler gibi kitap okuyorsunuz.
Atsız'ın daha çok ön plana çıkması gerektiğini düşünüyorum. Mutlaka okunmalı. :)
250 syf.
·2 günde·10/10 puan
Tarihin tozlu yollarına yapılan bir yolculuğa çıkmak isteyenlerin okuyacağı, biraz mitolojik, biraz aşk ama fazlasıyla, Osmanlı döneminde ki hanedan mensuplarının can korkusuyla verdikleri karar ile birlikte Macar savaşı... Hepsi bu eser de can bulmuş...

Yıldırım Beyazıt'ın oğullarından, İsa Beyin oğlu, Şehzade Murad Han'ın hayatının anlatıldığı eser, insan üstü güçlere sahip, Gökçen'e olan aşkı ile esere farklı bir yön vermiş...

Taht savaşlarından dolayı bilmediğimiz gizli kalmış şehzadelerden biri olan Murat'ın sipahi olarak katıldığı hanedan ordusunda yükselişini, savaşlarda ki başarısını ve aile diye bildiği, Satı ana, Çakır ve Evren ile geçirdiği günleri, yeri geldi duygulanarak, yeri geldi tebessüm ederek okudum. Kitabın yazım dili o kadar sade ve anlaşılır ki nasıl bittiğini anlayamayacaksınız....
250 syf.
·3 günde·Ne Okusam'dan
"Hayat ölümün başlangıcıdır". Diyerek başlamak istiyorum;

Tarihin tozlu yollarına yapılan yolculuğa çıkmak isteyenlerin okuyacağı, biraz mitolojik, biraz aşk ama fazlası ile Osmanlı Dev. dönemindeki hanedan mensuplarının can korkusu ile verdikleri karar ile birlikte hepsi arındıran şaheser diyebilirim.. Özellikle belirtmem gerekir ki ATSIZ’ın kitaplarında kadın karakterler çok baskın özellikte. Bu sebeple düşünürün kitaplarının özellikle kadın okuyucular üzerindeki etkisinin daha fazla olduğunu söylemeliyim(gözlemlediğim kadarıyla) Kadın karakterleri; cesur, korkusuz, güçlü ve erkeklerle boy ölçüşen, erkekleri yenen özellikte yazdığı için ATSIZ’ın Asena, Tomris, Altun Can Hatun, gibi TÜRK savaşçı kadınlardan esinlediğini görebilirsiniz, ispatlayamam ama düşüncenin o yönde olduğunu söyleyebilirim.

Kitap daha çok Yıldırım Beyazıd Han'ın torunu olan ama bir şehzade olduğundan habersiz, sipahi olan Murat'ın Gökçen'e olan aşkını anlatıyor. Gökçen’in güzelliği kitaba sığmamış desem yeridir. Deli Kurt Teşbih'i Tamda uyuyor karaktere tabi Gökçen peri kızı mı yoksa bir büyücü mü bilinmiyor. Ama dünya güzeli olduğu, görenlerin vurulduğu, gözüne bakanın öldüğü bir kız.

Bu okuduğum ATSIZ kitaplarından başlangıcı devamı gelecek diyebilirim. siyasi yönü ve görüşlerini bir yana bırakın kitapları gerçekten insanı sıkmayan kitaplar. Bu açıdan edebi yönünü ve fikirlerini çok sevdim.. Herkese tavsiye ederim. İyi Okumalar Dilerim..
#Okudumbitti.
250 syf.
·3 günde·Beğendi·5/10 puan
Kitabı diğer Atsız kitapları kadar çok beğendim. Özellikle belirtmem gerekir ki Hüseyin Nihal ATSIZ’ın kitaplarında kadın karakterler çok baskın özellikte.
Kadın karakterleri; cesur, korkusuz, güçlü ve erkeklerle boy ölçüşen, erkekleri yenen özellikte yazdığı için Atsız’ın Feminist bir yönü olduğunu da düşünmeye başladım.

Kitaba gelecek olursak kitap Yıldırım Beyazıd’ın Ankara savaşında Aksak Temur’a tutsak düştüğü dönemden başlıyor. Fetret devrini, Çelebi Mehmet dönemini ve sonrasında Fatih sultan Mehmet’in küçük yaşta tahta geçtiği döneme kadar olan zamanı anlatıyor. Tabi kitap savaşları ve tarihi olayları içeriyor ancak kitap tam anlamıyla bir aşk kitabı. Tüm bunların dışında kitabın fantastik yönleri var. Yani kitapta Hayaletler, peri kızları vs değişik değişik karakterler var.

Kitap daha çok Yıldırım Beyazıd’ın torunu olan ama bir şehzade olduğundan habersiz, sipahi olan Murat’ın Gökçen’e olan aşkını anlatıyor. Gökçen’in güzelliği kitaba sığmamış desem yeridir. Gökçen peri kızı mı yoksa bir büyücü mü bilinmiyor. Ama dünya güzeli olduğu, görenlerin vurulduğu, gözüne bakanın öldüğü bir kız..

İyi okumalar dilerim Efendim..
240 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10 puan
Sevdiğini söylemek teslim olmak demekti. Hicç insan son kozlarını oynamadan yenilemeyi kabul eder, teslim olur mu?

Öncelikle şunu belirtmek istiyorum bu kitabı uzun zaman önce almıştım ve bugün yarın okurum diye aylarca bir kenarda bekletmistim. Nihayetinde bitirmek nasip oldu. Bir atsız hayrani olarak roman tarzında yazılan ve betimlemeleri ve dili o kadar okuyucuya aksettirilmis ki; okuyucunun kitabı okurken surayi anlamadım burası eksik kalmış gibi bahaneleriine direkt engel çekmiştir.
İçerik olarak Yildirim Bayezittan sonra başlayan Fetret devri ele alınmıştir.
Sade bir dil ve akıcı bir anlatım kullanılan kitapta, keşke çabuk bitmese dediğimiz bir konu bütünlüğü de sağlanmıştır.
Hala okumadiysaniz mutlaka okumanızı tavsiye ederim
İyi okumalar...
250 syf.
·3 günde·10/10 puan
Atsız'ın bir eserini daha bitirmiş bulunmaktayım. Eserleri sanki benim için yazılmış gibi. Kendimi nasıl kaptırıyorum bilemiyorum. Aşk romanlarına da sadece tarihle birlikte işlendiğinde tahammül edebiliyorum sanırım onu da anlamış oldum.
İncelememe başlıyorum. Kitap hakkında spoiler yemek istemeyenler bundan sonrasını okumasalar çok daha iyi olur.



Kitap 1403 yılında Ankara Savaşı'nda mağlup olmuş Osmanlı devletinde sert rüzgarların estiği Fetret Devrinde başlıyor. Bu dönem siyasi olarak zor bir dönem olmuş, Anadolu'da neredeyse sağlanmış olan birliğin tekrardan bozulmasına yol açmıştır. Timur'a esir düşen Yıldırım Beyazıd, kendini ağulamış ve 4 şehzade ülkenin başına geçmek için çetin bir savaşa geçmiştir. İsa Bey de Yıldırım Beyazıd'ın oğullarından biridir. Diğer 3 kardeşi gibi o da taht için hak talep etmiş fakat tahta Mehmet Çelebi geçmiştir. İsa Bey ise başaramayacağını anlayınca arkadaşı Çakırdan evdeşini saklamasını istemiş, gebe olan evdeşinin erkek bir çocuğu olursa onun Osmanlı yasaları gereği öldürülmesinden korkmuş, Çakır da onları süt annesinin yanına götürmüştür. Daha sonra İsa Bey'in erkek çocuğu olmuş, ona dedesi Murat'ın adının verilmesini istemiştir.(1.kosova savaşı sırasında şehit olan padişah) Daha sonra Murat'ın annesi de vefat etmiş, süt anne kendi oğlu ile Murat'ı büyütmüş, Murat bir Osmanlı şehzadesi olduğundan habersiz yaşantısına devam etmiştir. Murat ata binmede o kadar iyiymiş ki daha sonra ona Deli Kurt olarak hitap etmeye başlamışlar.Daha sonra Çakır'ın da yardımıyla Murat iyi bir asker olma yolunda ilerlemiş ve orduya girmiştir...
Ve Gökçen....Niye bilmiyorum bu isim ya da karakter beni çok etkiledi. Bundan sonra Gökçen ismini duyunca bir garip hissedeceğim kesin. Onun hikayesi, insan üstü güçleri, gördüğü zaman insanları öldüren ya da delirten yeşil gözleri en az Deli Kurt kadar beni de etkiledi. Ben de mi aşık oldum ne? :))
Kitabın arka kapağında Bozkurtlar kitabından sonra serinin ikinci kitabı niteliğinde olacak bir kitap yazıyordu. Cidden o nitelikte bir kitap olmuş. Orta Asya Bozkırlarından Anadolu topraklarına gelmek çok keyifli oldu orası kesin.

İdeolojinize çok ters olabilir, uymayabilir fakat Atsız'ın romanlarını okumayarak okuyucuların çok şey kaybettiğini düşünenlerdenim. Herkes bir şansı hak eder. Bu kitap da o şansı fazlası ile hak ediyor.

Buraya kadar okuduysanız teşekkür ederim. Kitaplarla kalın.
240 syf.
·4 günde·9/10 puan
Hüseyin Nihal Atsız’ın okuduğum ilk kitabıydı.Kitapta Osmanlı, Ankara Savaşı’nda yenilmiş ve bu yenilginin sonucunda şehzadeler kavgası başlamıştır. Bu şehzadelerden biri de Yıldırım Beyazıd’ın oğlu İsa Bey’dir.Bala Hatun’dan doğan çocuğu erkek olursa onu öldürüp annesine kahır yaşatacakları düşüncesinden dolayı İsa Bey en güvendiği adamına, eşini saklaması için emanet eder.
Deli kurt diye bahsedilen kişi İsa Bey’in oğludur ve bir Türk köyünde büyüyerek nasıl Deli Kurt olduğu anlatılmaktadır.Kitapta nasıl birlik beraberlik içinde olunduğunu,askerlerin birbirine ölümüne sırt sırta verdiği ve sadakatinin yanı sıra nasıl güzel seviliri de bizlere göstermiş oluyor.Kitap tarihi bir olay anlatılıyor.Belki düz bir şekilde bilgi verse dikkatimizi bu kadar çekmeyecekti.
Genel itibari ile dili sade, bir günde bitebilecek akıcı bir üslubu var.Okumak isteyenler için daha fazla spoil vermeyim.Çünkü anlatmaya devam edersem hikayenin geri kalan kısmını anlatmış olacağım iyi okumalar :)
240 syf.
·4 günde·Puan vermedi
Çakır ve deli kurt murat'la birlikte düşmana karşı kılıç sallama ve gözlerinden yeşil ışık çıkan gökçen kızın gözlerinin içine bakma isteği uyandıran atsız romanı. İlk defa okuma şansım oldu yazarı , etkileyiciydi . Ah güzel , kalbi gözlerin de atan Gökçen kız . .
240 syf.
·Beğendi
Okunması, anlaşılması keyifli olan muazzam bir eser. Herkesin okuması gereken eşsiz kitaplardan biri ... Mutlulukla,matem dolu düşlerle okunan bu eserde, tarihi olayların içine aşkı,sevgiyi,kederi çok başarılı bir şekilde nakış nakış işlenmesi yönüyle ikbali kadimi takdire şayanıdır. Oldukça akıcı olan bu kitabı en kısa zamanda okumalısınız.Keyifli okumalar diliyorum.


Deli Kurt", Osmanlı tarihinde Yıldırım Bayazıd'dan sonra "Şehzadeler Kavgası" diye anılan devrin tarihî bir romanıdır. Bir bakıma göre de "Bozkurtlar"da başlayan Orta Asya'daki hayat kavgasının yeni vatan Anadolu'da devamıdır. Şehzadeler arasında süren ve tafsilâtı henüz yeterince aydınlanmamış bulunan çarpışmada Yıldırım'ın oğulları hayat ve taht mücadelesinin hem kahramanca, hem şairane, hem de sefîhane bir örneğini vermişler ve birbiri ardınca hayata veda ederek meydanı içlerinden birisine bırakmışlardır. Bunlar arasında en talihsizi ve hayatı en az bilineni İsa Çelebi'dir. Deli Kurt, İsa Çelebi'nin meçhul bir oğlunun dramıdır. Bu dram daha sonraki asırlarda daha büyük bir şiddetle sürüp gidecek ve yüzlerce şehzadenin hayatına mal olacaktır. Romanda görülen parlak bakışlı, gözlerine bakılamayan kız, hayalî bir tip değildir. Zamanımızda Muğla köylerinden birinde böyle bir kız yaşamıştır ve belki de hâlâ yaşamaktadır. Roman yazarı, bu parlak ve büyülü bakışları beş yüz yıl öncesine götürmekle esere çeşni vermekten başka bir şey yapmamıştır.
240 syf.
·3 günde·Beğendi
▪SPOİLER İÇERİR▪

Emir Timurla taht kavgası yapan Yıldırım Bayezid ölür ve Timur'un Türkmenistan'a dönmesiyle Ankara savaşında yenilen Osmanlı, Bayezid'in oğulları arasında taht kavgasına sebep olur. Kavgaya dahil olan şehzadelerden biri de İsa Bey'dir. Taht kavgası İsa Bey'in hamile karısını saklamaya mecbur bırakır. Yapılan iç savaşlarda hayatını kaybeden İsa Bey'in oğlu çoktan doğmuştur Bala hatun (İsa Bey'in eşi.) oğlunun geleceği ve can sağlığı için kimliğini gizli tutar. Yıllar geçtikçe büyüyüp yağız bir yiğit olan Deli Kurt (Murat) her şeyden habersiz orduda sipahi olur ve evlenir. Ancak bir gün doğduğu yere ziyarete gittiğinde Gökçen Kız ile tanışır ve ona ölesiye tutulur. Romada çokça bahsi geçen Gökçen Kız gözleriyle herkesi tesiri altına alıp öldürme gücüne sahiptir. Bolca aşk ve savaş içeren tarihi ve güzel bir roman. Hiç sıkılmadan okudum, bekletmeden okuyun derim. :)
Babası fısıldadı:
- Asıl ölüm unutulmaktır.
Amcası ilâve etti:
- Unutmak da ölmektir.
İsa Beğ devam etti:
- Hayat birkaç hatıradır.
Balâ Hatun bitirdi:
- Hayat ölümün başlangıcıdır.
Hüseyin Nihal Atsız
Sayfa 42 - Ötüken

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Deli Kurt
Baskı tarihi:
1975
Sayfa sayısı:
262
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ötüken Neşriyat
Baskılar:
Deli Kurt
Deli Kurt
Deli Kurt
Deli Kurt
Deli Kurt

Kitabı okuyanlar 8,2bin okur

  • Müjgan Vural
  • Güven Karapolat
  • Green Man
  • oğuzhan KESKİN
  • Rabia Özkan
  • Merve soybaş
  • Semanur Aydın
  • Çetin Alp

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0 (1)
9
%0 (1)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları