Dilek Ağacının Gölgesinde

·
Okunma
·
Beğeni
·
551
Gösterim
Adı:
Dilek Ağacının Gölgesinde
Baskı tarihi:
Şubat 2020
Sayfa sayısı:
432
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786056955631
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Arkadya Yayınları
Ayrılığın yüreklerde yaktığı ateş ne zaman söner?
Hasretin dikenli bir tel gibi sardığı kalbin acısı ne zaman diner?
Peki, ya ne olursa olsun söz vermişsek bir kez kavuşmaya, ne kadar ileri gidebiliriz verdiğimiz söz uğruna?

Bu sorular, Naziler ailelerini tutukladıktan hemen sonra arkadaşı Brigitte ile birlikte güçlükle kaçmayı başardıkları o günden beri Daniel Knight’ın peşini bırakmamıştır.

İki çocuk olarak başladıkları, Almanya’dan İngiltere’ye uzanan o zorlu umut yolculuklarında bir yerlerde Daniel, Brigitte’ten, hayatta ona kalan tek şeyden vazgeçmek zorunda kalır. Ancak gitmeden ona bir söz verir. Aradan yıllar geçse, zaman saçlarına aklar, yüzüne kırışıklar düşürse bile ardından gideceği bir söz: Ne olursa olsun dönecek ve Brigitte’i bulacaktır.

Öte yandan aradan geçen yetmiş küsur yıla rağmen Daniel sözünü tutmayı başaramaz. Son umudu, İkinci Dünya Savaşı’ndaki casusluk vakalarına ve kaybolan çocuklara özel bir ilgisi olan gazeteci Quenby Vaughn’dur. Bu genç kadının, kendi geçmişinde gizli acılarından ve başarılı avukat Lucas Hough ile yapacağı ittifaktan güç alarak yıllardır çözülemeyen bu düğümü çözeceğine emindir. Peki, akıl almaz fedakârlıklarla, yalanlarla ve acıyla dolu geçmişi deşmenin bedeli ne olacaktır?

Dilek Ağacının Gölgesinde, aşkın, inancın ve kimi zaman unutsak da aslında kalbimizin derinliklerinde hep var olan o gücün, savaşa ve yıkıma bile meydan okuyabileceğini gösteren, büyüleyici bir kitap.
432 syf.
Merhaba sevgili okur
1940 yılında Naziler ailelerini tutukladıktan hemen sonra Almanya’dan kaçıp İngiltere’ye uzanan o zorlu yolu birlikte güçlükle aşmayı başaran ve hayatta kalmaya çalışan biri 10 biri 13 yaşında iki çocuk. Brigitte ve Daniel.. Acilen başlarında bir çatıya ihtiyaç duyan, düşman bir ülkede iki yabancı..Savaşın verdiği zorluklar yüzünden Daniel en sevdiği arkadaşından vazgeçmek zorunda kalır ancak gitmeden ona bir söz verir. Aradan yıllar geçse, zaman saçlarına aklar, yüzüne kırışıklar düşürse bile ne olursa olsun dönecek ve Brigitte’i bulacaktır. Yetmiş yıla rağmen Daniel sözünü tutmayı başaramaz. Son umudu, İkinci Dünya Savaşı’ndaki casusluk vakalarına ve kaybolan çocuklara özel bir ilgisi olan gazeteci Quenby Vaughn’dur. Ondan yardım ister fakat bu sorular da asla peşini bırakmaz.
Ayrılığın yüreklerde yaktığı ateş ne zaman söner? Hasretin dikenli bir tel gibi sardığı kalbin acısı ne zaman diner? Peki, ya ne olursa olsun söz vermişsek bir kez kavuşmaya, ne kadar ileri gidebiliriz verdiğimiz söz uğruna?
Gizemlerle dolu, duygusal, tarihi bilgilerle bezenmiş büyüleyici bir roman okudum. Aşkın, inancın, dostluğun savaşa ve yıkıma bile meydan okuyabileceğini gösteren geçmişle günümüzü birbirine bağlayan muteşem bir kurgu.
O dönemde Nazi Almanyasına sempati duyan birçok İngiliz vatandaşı varmış, Hitler için bilgi toplayan veya İngiltere'deki tesislere zarar vermeye çalışan insanlar.
Hatta casus olduğundan şüphelenilen kişilere ait elle yazılmış mektuplar mikrofotoğrafçılık görünmez mürekkep gizli kodlamalar kullanılmış. Çok güzeldi kesinlikle #arkadyakitap severlere tavsiyemdir.
432 syf.
İki çocuk olarak başladıkları, Almanya’dan İngiltere’ye uzanan o zorlu umut yolculuklarında bir yerlerde Daniel, Brigitte’ten, hayatta ona kalan tek şeyden vazgeçmek zorunda kalır. Ancak gitmeden ona bir söz verir. Aradan yıllar geçse, zaman saçlarına aklar, yüzüne kırışıklar düşürse bile ardından gideceği bir söz:
Ne olursa olsun dönecek ve Brigitte’i bulacaktır...

Öte yandan aradan geçen yetmiş küsur yıla rağmen Daniel sözünü tutmayı başaramaz. Son umudu, İkinci Dünya Savaşı’ndaki casusluk vakalarına ve kaybolan çocuklara özel bir ilgisi olan gazeteci
Quenby Vaughn’dur. ..
432 syf.
·Beğendi·9/10 puan
1940 Nazi dönemi..
Daniel ve Brigitte...
İki çocuk , biri prens biri prenses hayranı...
Ağaç evinde hayalleriyle oyunlar oynarken birden hayatları alt üst oluyor.
Sonrasında ise bir kaçışın içinde buluyorlar kendilerini.
Kurtulabilecekler mi?
Nasıl hayatta kalabilecekler?
Yakalanırlarsa ölecekler mi?
Yeni bir hayat mümkün mü?
Geride bıraktıkları ailelerini bir daha görebilecekler mi?
Peki ya birbirlerini kaybederlerse?
.
Nazi zamanında geçen kitapları hep severek okurum.
Geçmiş, şimdi ve gelecek..
İpuçları ile 2017'den geçmişe seyahat ediyoruz.
Dostluk ve sadakat kitabı..
Severek okuduğum bir Arkadya oldu
.
Tavsiye ederim
432 syf.
·12 günde·Beğendi·9/10 puan
İkinci dünya savaşında evlerinden koparılıp başka ülkede hayatlarını devam ettirmek zorunda kalan çocukları ve İngilizler arasında yer alan alman yanlısı casusları akıcı bir üslupla kaleme almış yazar. Her ne kadar kurgu olsada hikayenin merkezinde gerçek yaşanmış hayatlar olduğunu bu tür dönem kitaplarından az çok hepimiz biliyoruz.
Almanya Moselkern 1940
13 yaşındaki Dietmar ve 10 yaşındaki Brigitte iki iyi arkadaş....Oyunlarında biri prenses Adler diğeri şövalyedir. Bir ağaç evinin üstünde oyunlarını oynarken hayatlarının değişeceğini hiç düşünmemislerdi. SS askerlerinin Dietmar'ı Alman gençlik kuruluşuna göndermedikleri için anne ve babasına şiddet uygularken annedi sessizce kaçmasını söyler ve anne-babası öldürülür.Aynı şekilde Brigitte'yi babası Alman genç kız birliklerine göndermediği için, yanına almasını ister. Kacarlarken Brigitte'yi her ne pahasına olursa olsun koruma sözü verdirir.Iki küçük çocuk yürüyerek Almanya oradan ingiltere'ye ulaşır. Bu kaçış sırasındaki açlık, soguk, yakalanma gibi zor şartlara göğüs germelerini okurken gözleriniz dolacak. Fakat yolcuğun sonu hiç istemedikleri bir şekilde sonuçlanacak.
Birinin çöplüğü başka birinin
hazinesidir.
Londra 2017
Quenby ,araştırmacı gazeteci bir kadındır.Son araştırması savaşta Almanlar için casusluk yapan bir İngiliz asilzadesinin hikayesidir.Leydinin kızı araştırmaya engel olmaktadır.Bu çalışma üzerindeyken bir telefon alır. Arayan Daniel Knight'in avukatıdır. 90 yaşlarına yakın olan Daniel, Quenby'den 70 yıl önde kaybettiği bir arkadaşını araştırmasını ister.Araştırmaya Daniel'in genç avukatı Lucas'da dahil olur....
Sımsıcak, sürükleyici keyifle okuduğum bir kitaptı.Gönül rahatlığı ile tavsiye edebileceğim bir kurgu roman...
Kitapla kalın..
432 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10 puan
️ 1940 lı yıllarda 2. Dünya Savaşı döneminde Nazilerin çocuklar üzerinde bıraktığı etkiyi anlatıyor. Ailelerinden koparılıp bilinmeze doğru yelken açarken onları ayakta tutan ve yaşam mücadelesi vermelerinin tek nedeni, bir gün aileleri ve sevdikleri ile tekrar bir araya gelmekten başka bir şey olmadığını okuyoruz.
️ Kitap günümüz ve geçmiş olarak bölüm bölüm anlatılıyor.
️ Dietmar ve Brigitte birbirlerini çok seven çok iyi iki arkadaştılar. Dietmar'ın ağaçtan yontarak yaptığı, prenses Adler ve onun koruyucu şövalyesi ile her gün ağaç evinde oynuyorlardı. O gün oynadıkları oyunun, son oyun olduğunu bilmiyorlardı.
️ Nazi askerlerinden kaçmak zorunda kalan Dietmar ve Brigitte'nin yolları bir süre sonra ayrılma noktasına gelir. Dietmar Brigitte'ye söz vermiştir, ne olursa olsun, bir gün geri geleceğine ve onu bulacağına dair...
️ Aradan 75 yıl geçmiştir. Daniel Knight Brigitte'yi bulabilmek için tuttuğu dedektiflerden bir sonuç alamamıştır. Dikkatini 2. Dünya Savaşı'ndaki casusluk olaylarını araştıran ve kaybolan çocuklarla ilgili makale yazan, Gazeteci Quenby çeker. Avukatı Lucas aracılığı ile Quenby'e ulaşır.
️ Quenby bu teklif karşısında şaşkındır. 75 yıl önce kaybolan bir kız çocuğunu bulması isteniyordur. Kendi geçmişini araştırmaktan, gerçeklerle yüzleşmekten korkan bir kadın olduğu bilinmeden. Quenby uzun düşünceler sonrasında bu teklifi kabul eder ve araştırma yapmaya başlar. Quenby pek ümitli değildir. Bunca yıldan sonra Brigitte hala yaşıyor muydu? Yaşıyorsa da neredeydi? Bay Daniel gibi o da adını değiştirmiş miydi?
️ Quenby, bir noktaya kadar Brigitte'nin izini sürmeyi başarır. Ama bir noktadan sonra işler iyice çıkmaza girer. Sonrası mı? Sonrası büyük bir dram.
️Gözyaşlarıma engel olamadım. Her bir sayfada ümide tutundum. Heyecan her bölümde daha da bir arttı. "Acaba Brigitte hala yaşıyor mudur?" diye diye okuyup bitirdim.
Herkese tavsiye ederim.
432 syf.
·38 günde·Puan vermedi
İki küçük çocuk..Dilek ağacının gölgesinde çocuksu hayalleri ile oynayan iki dost.Her şeylerini bir gün de kaybettiler. Evlerini ailelerini. Geriye sadece ikisi ve birbirlerine duydukları dostlukları kaldı.Savaş zalim yüzünü gösterdi ve onları ayırdı. Şimdi biri kurtarılmayı bekleyen bir prenses.. Diğeri her yerde prensesini arayan şovalye..
Tutulmayı bekleyen bir söz var artık.Bakalım şovalyemiz prensesine verdiği sözü tutup onu kurtarabilecek mii.?
Son 20 sayfasını bitmesin diye okumaktan çekindiğim güzel bir hikaye bırakıyorum buraya. İçinizi biraz ısıtmak isterseniz buyrun alın :)) Belki siz de okurken kendi hikeyenizden bir şeyler bulabilirsiniz.Keyifli okumalar... :))

Prenses Moriliçe
432 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Kitap, 1940 Nazi Almanyası ile günümüz arasında gidip geliyor.
Birbirlerine aşık iki çocuk. Savaş patlak verince kaybederler birbirlerini. Sanki savrulmuş yaprak misali her ikisi başka bir yere.
Günümüz...
75 yıl önce kaybolan çocukluk aşkını yıllardır arayan bir adam. Brigitte nerede? Sağ mı? Yıllarca çocukluk aşkını arayan adam, kavuşacak mı aşkına?

Beynimdeki düşüncelerle oradan oraya savrularak, durmaksızın farklı senaryolar kafamda döndürerek okudum bu şahane kitabı. Ahhh Brigitte dedim...Ne zorlu bir çocukluk geçirmişsin. Tıpkı her yeri paslanmış, döküntü içinde, arada tekleyip duran, sürekli daha da karanlığa götüren bir araba gibi geçmiş Brittien'in çocukluğu. Sanki kış gelmiş, hayatı karlarla, buzlarla örtülmüştü ve bir daha güneş doğmayacak, ışıldamayacaktı Brittien için.

Okurken etkilenmemek mümkün değil. Son zamanlarda okuduğum en güzel kitaptı bana göre. Sonlandırmak istemediğim nadir kitaplardan biriydi.
432 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10 puan
İkinci dünya savaşı sırasında ailelerinden ayrılmak zorunda kalan iki arkadaşın yürek burkan etkileyici hikayesi.
Akıcı yazım dili ve güzel kurgusu ile elinizden bırakamayacağınız bir kitap.

'İnsanlar sürekli karmaşayla savaşmaya çalışır ama onu kurnazlıkla yenmek gerekir.'

'Hayatlarımız, sizin yapmayı sevdiğiniz yapbozlar gibidir. Bütün parçalar ortadadır fakat içini tamamlamadan önce dış kenarlarını yapmanız gerekir.'
432 syf.
·Beğendi
#dilekagaciningolgesinde
@arkadya_kitap
Bu kitap, Nazi Dönemi hikayelerinden birine dair.
Daha çocukken ayrılmak zorunda kalan, ama birbirlerine tekrar görüşebilmek için söz veren iki arkadaşa ait.

Daniel ile Brigitte o soykırım günlerinde birbirlerinden koparılırlar.Özlem ve merak içinde geçen kötü yıllardan sonra,Daniel hala Brigitte'i bulmaya çalışıyordur.
Bu iş için bir sürü dedektif görevlendirse de sonuç alamaz.
Ancak hakkında derin bir araştırma yaptığı azimli gazeteci bayan Quenby'den oldukça umutludur. Yakışıklı ve çekici avukatı Lucas'ın yardımıyla işi Quenby'ye verir.
Araştırmaları bilinmeyen kişiler tarafından engellense de gerçekleri ortaya çıkarmaya yemin etmiş bu gazeteci bakalım neler bulacak?
Bundan sonrası için neler olacak?
Okumalısınız.

Kitabı çok ama çok beğeneceğinizden eminim.
Kitabı elime almamla yarısına geldim, diğer yarısı da aynı keyif ile bazen gülümseme bazen göz yaşlarıyla okundu bitti.

Özlediğim tarzda öncesi/sonrası tarzında bir kitaptı.
432 syf.
·Puan vermedi
Kitap kapağına bayılarak aldığım Dilek Ağacının Gölgesinde mayıs ayının son kitabı oldu. Savaş ile ilgili çok kitap okudum ama bu diğerlerinden biraz farklıydı. Evet yine Naziler evet yine savaş ve savaşın aileleri paramparça etmesi... Ama ilgi çekici ve farklı olan kısmı casusluklara da yer verilmiş olmasıydı...
İki arkadaşın savaş yüzünden ayrılmalarını ve yıllar sonra birbirini bulup bulamayacaklarını konu alan ve yine en sevdiğim tarz olan iki zaman diliminde geçen bu kitabı merakla okudum. Süperdi, harikaydı diyemem ama sevdim...
432 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10 puan
İkinci Dünya savaşı sırasında birbirlerinden hiç ayrılmama sözü veren Dietmar ve Brigitte, savaşın yarattığı kaçış sırasında Almanya’dan İngiltere uzanan yolculuklarında ayrılmak zorunda kalırlar. Dietmar, Brigitte’e verdiği sözü hayat boyu unutmaz; ne olursa olsun gelip onu bulacaktır. Artık oldukça yaşlı bir adam olan Dietmar, Brigitte’i bulabilmek için İkinci Dünya Savaşı casusluk vakalarıyla ilgilenen gazeteci Quenby’dan destek ister. Quenby’ın ise hikayesi bambaşkadır… Savaşın daha arka planda tutulduğu, dostluğun ve inancın ön planda olduğu, çok etkileyici bir kitaptı, çok sevdim…
"Rüyasında akıttığı gözyaşları yağmur damlalarına karışıyordu ama Dietmar onu uyandırmadı. Gerçeğin, rüyalarından daha beter olacağından korkuyordu."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Dilek Ağacının Gölgesinde
Baskı tarihi:
Şubat 2020
Sayfa sayısı:
432
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786056955631
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Arkadya Yayınları
Ayrılığın yüreklerde yaktığı ateş ne zaman söner?
Hasretin dikenli bir tel gibi sardığı kalbin acısı ne zaman diner?
Peki, ya ne olursa olsun söz vermişsek bir kez kavuşmaya, ne kadar ileri gidebiliriz verdiğimiz söz uğruna?

Bu sorular, Naziler ailelerini tutukladıktan hemen sonra arkadaşı Brigitte ile birlikte güçlükle kaçmayı başardıkları o günden beri Daniel Knight’ın peşini bırakmamıştır.

İki çocuk olarak başladıkları, Almanya’dan İngiltere’ye uzanan o zorlu umut yolculuklarında bir yerlerde Daniel, Brigitte’ten, hayatta ona kalan tek şeyden vazgeçmek zorunda kalır. Ancak gitmeden ona bir söz verir. Aradan yıllar geçse, zaman saçlarına aklar, yüzüne kırışıklar düşürse bile ardından gideceği bir söz: Ne olursa olsun dönecek ve Brigitte’i bulacaktır.

Öte yandan aradan geçen yetmiş küsur yıla rağmen Daniel sözünü tutmayı başaramaz. Son umudu, İkinci Dünya Savaşı’ndaki casusluk vakalarına ve kaybolan çocuklara özel bir ilgisi olan gazeteci Quenby Vaughn’dur. Bu genç kadının, kendi geçmişinde gizli acılarından ve başarılı avukat Lucas Hough ile yapacağı ittifaktan güç alarak yıllardır çözülemeyen bu düğümü çözeceğine emindir. Peki, akıl almaz fedakârlıklarla, yalanlarla ve acıyla dolu geçmişi deşmenin bedeli ne olacaktır?

Dilek Ağacının Gölgesinde, aşkın, inancın ve kimi zaman unutsak da aslında kalbimizin derinliklerinde hep var olan o gücün, savaşa ve yıkıma bile meydan okuyabileceğini gösteren, büyüleyici bir kitap.

Kitabı okuyanlar 143 okur

  • Ece Tecimer
  • Semra
  • Yasemin çekiç
  • Mebrure
  • gülcan bakır
  • Didem ezgi
  • Suna Kara
  • Gamze Yılmaz Keleş
  • kullaniciadi123
  • Merve Sofuoğlu Arpacı

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%35 (21)
9
%36.7 (22)
8
%21.7 (13)
7
%3.3 (2)
6
%0
5
%3.3 (2)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0