Lise birinci sınıftayım o zaman. Edebiyata olan tutkum, orta okuldan yakama yapışmış gelir peşimden. Lise 1 deyim dedim ya İngilizce hocamız vardı İri yarı, bayağı yaşı da vardı, koyu esmer teniyle
Ömer Hayyamın Rübaileri ile ilk olarak 20 yaşında tanışmıştım.Hayyamı tanıdığım ilk dörtlüğü ;
Sevgili, seninle ben pergel gibiyiz:
İki başımız var, bir tek bedenimiz.
Ne kadar dönersem döneyim çevrende:
Er geç baş başa verecek değil miyiz?
olmuştu.Hemen Hasan Ali Yücelin çevirisi olan "Ömer Hayyam Dörtlükler" kitabını aldım.Okuduğum her dörtlük gerek kendi yaşantı mı, gerek iç dünyamı gerekse de inançlarımı sorgulamamı ve daha önce cesaret edemeyip düşünmekten korktuğum inanç dünyam hakkında sorular sormama vesile oldu.Dörtlükler bittiğinde kitaba başlamadan önce var olan sorgulamaktan,soru sormaktan korkan ve o korktuğu soruların üstünü örterek onlardan kaçan kişi artık yoktu.
Geçtiğimiz ay "Amin Maalouf - Semerkant " kitabı ile Ömer Hayyamın hayatına misafir oldum, yürüdüğü sokakları,aldığı eğitimleri,gittiği şehirler ve tabikide aşık olduğu kadını tanıdım.Kitap bittikten sonra Rubaileri tekrar okumamak olmazdı. Amin Maalouf Semerkantan sonra Rubailerin tekrar okunması gerekli böylece Dörtlüklerin içine derinlemesine girerek; hayal dünyanızda dörtlüklerin ahengi şarhoş olup raks etmeye başlıyorsunuz.
Kitaptaki dörtlüklerden önce Ömer Hayyam'ın hayatına bir bakılması, okunması gerektiğini düşünüyorum. Benim Ömer Hayyam hakkında hiçbir fikrim yoktu kitabı okumadan önce, okuduktan sonra bu farkı hissediyorsam okuduğumda değmiştir diye düşünüyorum.
Ömer Hayyam,İranlı matematikçi ,düşünce şairi,filazof...
Dörtlüklerinde aşk, şarap, dünya, insan hayatı ve yaşama sevinci,dini eleştirileri görürüz.
Kısa sürede bitecek ve okurken burada ne anlatmak istemiş diye düşündürecek eseri okumanızı tavsiye ederim.
Beğendim alıntıları paylaşmıştım :)
Sevgiyle ve kitapla kalın
Hoşçakalın
Şiir bazında ilk okuduğum kitap, okurken dünyanın resmen boş olduğunu size dizelerinde kesinlikle hissettiriyor Hayyam efendi
Elimde olsa dünyayı küçümserdim.
İyisine de kötüsüne de yuh çekerdim;
Daha doğrusu bu aşağılık yere
Ne gelirdim, ne yaşardım, ne ölürdüm
Hayatı,gerçekleri farklı bir pencereden dobra dobra dile getiren ve herkese önce kendine bak dedirten o muhteşem dörtlükler. Okumadıysanız mutlaka okuyun ...
Hayata bakış açısını değiştiren, hatta hayatı Hayyamdan Önce / Hayyamdan Sonra olarak kategorize edebilecek kadar mükemmel bir kitap. Bence en iyi çeviriyi de Sebahattin Eyüboğlu yapmış .
''İçin temiz olmadıktan sonra
Hacı hoca olmuşsun, kaç para!
Hırka, tespih, post, seccade güzel;
Ama Tanrı kanar mı bunlara? ''
Ömer Hayyam 11 ve 12.yüzyıllarda yaşamış, filozof, düşünür ve islam bilginidir. Ama tarihdeki birçok dahi insan gibi zamanının insanları tarafından anlaşılamamış ve hatta çoğu kez kınanmıştır. Sözünü esirgemeyen bir dahidiR.Keskin ve satirik hicvini hiçbir kişiye, padişaha, ulemaya en çok da din altından geçinen softalara karşı esirgememiştir. Hayyam doğulu bir şair ve düşünür olmasına rağmen doğuda gerektiği değeri görememiştir. Günümüzde bile bu durum süregelmiştir ve batının tanıdığı ve saydığı düşünceleri doğuda filiz sürememiştir, hep saklanmış ve yasaklanmaya çalışılmıştır düşünceleri... Oysa Hayyam islamın özünü ortaya sermeye çalışmıştır.
'' Yüce varlıkbize bir beden verince / sevmesini öğretti her şeyden önce / sonra şu delik deşik yüreğimize / mana incileri sakadı binlerce....'' anlatmaya çalıştıklarının bir özeti gibi aslında.
Velhasıl kelam , Hayyamı anlamak ve rubailerinin tadına varmak için okunabilecek çok güzel seçki olmuş. Hem düşünmek hem güzel vakit geçirmek için okunacak hap tarzında bir kitap..
Sanırım ilk defa elime geçen bir kitabı daha önce okumadım diye gerçekten üzüldüm, hala arada açar 3-5 sayfa dörtlük okurum. 1000 yıl öteden bize seslenen Ömer Hayyam'ın dörtlükleri sanki dün yazılmış gibi güncel.
Ömer Hayyam'ı anlatmaya kelimeler yeter mi? En güzeli kendi kelimelerine sığınmak.
Akılla bir konuşmam oldu dün gece;
Sana soracaklarım var, dedim;
Sen ki her bilginin temelisin,
Bana yol göstermelisin.
Yaşamaktan bezdim, ne yapsam?
Birkaç yıl daha katlan, dedi.
Nedir; dedim bu yaşamak?
Bir düş, dedi; birkaç görüntü.
Evi barkı olmak nedir? dedim;
Biraz keyfetmek için
Yıllar yılı dert çekmek, dedi.
Bu zorbalar ne biçim adamlar? dedim;
Kurt, köpek, çakal, makal, dedi.
Ne dersin bu adamlara, dedim;
Yüreksizler, kafasızlar, soysuzlar, dedi.
Benim bu deli gönlüm, dedim;
Ne zaman akıllanacak?
Biraz daha kulağı burkulunca, dedi.
Hayyam' ın bu sözlerine ne dersin, dedim;
Dizmiş alt alta sözleri,
Hoşbeş etmiş derim, dedi.
Gıyaseddin Eb'ul Feth Ömer İbni İbrahim el-Hayyam veya Ömer Hayyam (Farsça: عمر خیام; d. 18 Mayıs 1048 - ö. 4 Aralık 1131), İranlı şâir, filozof, matematikçi ve astronom.
Hayyam, Nişabur doğumludur. Yaşadığı dönemin ünlü veziri Nizamül-Mülk ve Hasan Sabbah ile aynı medresede zamanın ünlü alimi Muvaffakeddin Abdüllatif ibn el Lübad'dan eğitim görmüş ve hayatı boyunca her ikisi ile de ilişkisini kesmemiştir. Bazı kaynaklar; Hasan Sabbah'ın Rey kentinden olduğu Nizamül-Mülk'ün de yaşça Ömer Hayyam ve Hasan Sabbah'tan büyük olduğunu ve böylece aynı medresede eğitim görmediklerini belirtmektedir. Yine de Ömer Hayyam, Hasan Sabbah ve Nizamül-Mülk'ün ilişki içinde olduklarını inkar etmemektedir. (Kaynak: Semerkant-Amin Maalouf Amin Maalouf'un bu kitabında Hasan Sabbah ve Nizamül-Mülk ile Ömer Hayyam'ın ilişkisini ve hikâyelerini kurgulamış olabileceği de düşünülmelidir. Hayyam'ın kendi dilinden yazılı böyle bir açıklaması yoktur.)
Ömer Hayyam, birçok bilim insanınca Bâtınî ve Mu'tezile anlayışlarına dâhil görülür. Evreni anlamak için, içinde yetiştiği İslam kültüründeki hâkim anlayıştan ayrılmış, kendi içinde yaptığı akıl yürütmeleri eşine az rastlanır bir edebi başarı ile dörtlükler halinde dışa aktarmıştır.
Hayyam aynı zamanda çok iyi bir matematikçiydi. Üçüncü dereceden bilinmeyen denklemlerle ilgili yazdığı cebir adlı eserinde bilinmeyen rakamın yerine Arapçada "şey" anlamına gelen kelimeyi kullanmıştır. Daha sonra bu eseri diğer dillere çevrilirken İspanyolcaya "Xay" olarak geçmiştir. Bu kelime ilk harfine indirgenerek bilinmeyen rakamın simgesi "x" olarak kullanılmaya başlamıştır. Binom açılımını ilk kullanan bilim insanıdır. Hayyam, genelde şiirlerindeki eğlence düşkünlüğünün belirgin olmasından dolayı rubaileri ile ünlenmiştir.
Geçmişte yaşamış birçok ünlünün aksine Ömer Hayyam'ın doğum tarihi günü gününe bilinmektedir. Bunun sebebi, Ömer Hayyam'ın birçok konuda olduğu gibi takvim konusunda da uzman olması ve kendi doğum tarihini araştırıp tam olarak bulmasıdır.
Rubailerinde; dünya, var oluş, Allah, devlet ve toplumsal örgütlenme biçimleri gibi hayata ve insana ilişkin konularda özgürce ve sınır tanımaz bir şekilde akıl yürüttüğü görülmektedir. Akıl yürütürken ne içinde yaşadığı toplumun ne de daha öncesi zamanlarda yaşamış toplumların kabul ettiği hiçbir kurala bağlı kalmamış, kendinden önce yaşayanların insan aklına koymuş olduğu sınırları kabullenmemiş, bir anlamda dünyayı, insanı, var oluşu kendi aklıyla baştan tanımlamış; bu nedenle de çağını aşarak "evrenselliğe" ulaşmıştır. Ancak unutmamak gerekir ki Hayyam'ın yaşadığı dönem, kendisi gibi çağları aşan ve tarihin gördüğü en büyük düşünürlerden birini yaratacak sosyo-kültürel altyapıya sahipti. Kendi tarihinin belki de en aydınlık dönemlerini yaşayan İslam dünyasında felsefenin hak ettiği ilgiyi gördüğü, Selçuklu saraylarında ise sentez bir Orta Doğu kültürü (Türk-Hint-Arap-Çin-Bizans) oluşmaya başladığı bir dönemde yaşayan düşünür, böylece nispeten yansız ve bilimsel bir öğrenim görmüş, felsefeyi günah saymayan bir toplum içinde özgürce felsefe ile ilgilenebilmiştir.
Hayyam, aynı zamanda dünya bilim tarihi için de önemli bir yerdedir. Günümüzde kullanılan Miladi ve Hicri Takvimlerden çok daha hassas olan Celali Takvimi'ni hazırlamıştır. Okullarda Pascal üçgeni Fransız matematikçi Blaise Pascal'ın soyadıyla olarak öğretilen matematik kavramı aslında Ömer Hayyam tarafından oluşturulmuştur. Matematik, astronomi konularında dünyanın önde gelen bilim insanlarındandır. Birçok bilimsel çalışması olduğu bilinmektedir. Öklidi yorumlamıştır ve Horasan'da da bir yıldız evi vardır. Kendisi Yunan biliminin savunucusuydu ve İbn-i Sina'nin düşüncelerinin takipçisiydi.
Pek çok rubai ünü sebebiyle Hayyam'ın rubailerine karıştırılmıştır, bilinen kadarıyla rubailerinin sayısı 158'dir. Fakat kendisine mâl edilenler binin üzerindedir.
Ayrıca Ömer Hayyam için tarihteki ilk bilinen savaş karşıtı eylemci yakıştırması da yapılmaktadır.
Rubailerinin Türkçeye çevirisi birçok farklı çevirmen tarafından yapılmışsa da rubaileri Türk halkına sevdiren çeviri Sabahattin Eyüboğlu tarafından yapılmıştır.
Kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Ömer_Hayyam