·
Okunma
·
Beğeni
·
4.428
Gösterim
Adı:
Dürdane Hanım
Baskı tarihi:
2004
Sayfa sayısı:
222
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756323000
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bordo Siyah Yayınları
Kitap Arkası:

"Ahmed Mithat Efendi’nin ilginç romanlarından biri olan Dürdâne Hanım, bir öc alma öyküsünü anlatır. Acem Ali Bey ya da öteki adıyla Ulviye Hanım, Dürdâne Hanım’ın öcünü, onu aldatan çapkın Mergub Bey’den nasıl alacaktır? Ya da alabilecek midir? Ya da, bakalım Dürdâne Hanım, öcünün alınmasını istemekte midir? Yazar bu soruların yanıtlarını, meraklandıran ve heyecanlandıran bir anlatımla veriyor.

Dürdane Hanım: Mithat Efendi'nin en güzel romanlarından biri..."
193 syf.
·Puan vermedi
Güzel eserlerden biri.
Kitabı okuduğunuz zaman ara ara yazarın hayal dünyasına hayran kalıp seveceğiniz ara ara üzüleceğiniz bir roman. Ayrıca fazla betimlemeleri olsa da keyifle okunabilir.
144 syf.
·2 günde·8/10
"Dürdane Hanım" içerisinde birden çok aşk hikayesinin bulunduğu bir roman. Anlatılan hikayede esas konuyu, Dürdane Hanım ve Mergub Bey'in yaşadığı "yasak aşk" oluşturuyor. Beş bölüm olarak anlatılan hikayenin ilk bölümünde, Galata ve Beyoğlu meyhanelerinin, sarhoşlarının, yankesicilerinin geniş bir tasviriyle başlayan olaylar, son bölümde, bazı aşıkların evlendirilerek ödüllendirilmesi, bazılarının ise öldürülerek cezalandırılması ile son buluyor. Eserin yazıldığı tarih göz önünde bulundurulduğunda (1882); Dürdane Hanım ve Mergub Bey arasında yaşanan yasak aşkın, gayrimeşru çocuk olan Ataullah'ın sahiplenilmesinin, telekulak Ulviye Hanım'ın telefon kullanmasının, Cemal Ağa üzerinden cinsel istismarın anlatılmasının dikkat çekici konular olduğunu düşünüyorum.

Ahmet Mithat'ın her sayfada merak uyandıran ve sürükleyici bir anlatım şekli var. İyi okumalar...
144 syf.
·Beğendi·10/10
Dürdane Hanım'ın Türk klasikleri arasında benim için yeri bambaşkadır çünkü bu kitap sayesinde Ahmet Mithat Efendi ile tanıştım. Ahmet Mithat Efendi bana göre Türk edebiyatının en önemli kilometre taşlarından biri. Edebiyatımıza kazandırdığı telgraf üslubu kimileri tarafından yetersiz veya hatalı olarak görülse de benim için hiç de öyle değil. Aksine bu cesur hamlesiyle öyküleri içinde bir yazar olarak varlığını hissettirmesi hayranlık uyandırıcı. Öykünün en heyecanlı yerinde haylaz bir edayla araya girip kendi fikirlerini belirtmesi, iplerin tamamıyla onun elinde olmasına rağmen müdahale edemiyormuş gibi dışarıdan eğlenceli yorumlar yapması beni bir okur olarak çok iyi hissettiriyor. Sanki alttan alta 'yalnız değilsin, ben de seninle okuyorum kitabı' mesajı veriyor. Asla sıkıcı olmayan, sürükleyici uzun öykülerin sahibi bu Üstad bilgi vermeyi de ihmal etmiyor. Anlayacağınız dopdolu bir eser çıkıyor ortaya. Bu kitaba dair hiçbir açıklama yapmasam da okunmaya fazlasıyla değer olduğunu bilin. Bu güzel esere bir şans verin!
160 syf.
·2 günde·6/10
Ulviye Hanım mısırdan istanbula yerleşmiş 29 yaşında genç bir duldur. Annesiyle birlikte yalıda yaşamaktadır. Yalısının bir tarafı denize diğer tarafları ise bahçeye bakmaktadır. Yalının bir bahçe tarafında Dürdane’nin bulunduğu yalıdır. Bu iki yalının arasında hiç bir tanışıklık yoktur. Maceracı ve merakı olan ulviye hanım bir çok kere erkek kılığına girip hiç kimsenin haberi olmadan kendini Acem Ali diye tanıtmıştır. Dürdanenin hayatını merak eden Ulviye hanım
yine erkek kılığına girerek bahçe duvarına merdiven dayayıp Dürdanenin odasını gözetler odasında yarı çıplak bir adam görür, gördüğü adam Dürdane’nin sevgilisi Mergup beydir.
Ulviye babasının dostu olan bir İngiliz dokturundan yeni icat edilmiş bir telefonun var olduğunu öğrenir ve hemen satın alıp getirmesini söyler telefonunu alıcısın Dürdane’nin odasına yerleştirip ahizeyi kendi odasına koyar bu şekilde Dürdane ‘nin ve sevgilisinin konuştuklarını rahatça duyar ve Dürdane ‘nin hamile olduğunu sevgilisinin evlenmek istemeyip ,bebeği istemediğini anlar.
Dışarıda Acem Ali diye tanınan Ulviye hanım galata meyhanesinde Sohbet beyle dost olmuştur. Sohbetle birlikte Dürdane için bir ebe kaçırırlar ve doğum zamanında ebeyi yetiştirirler doğum sonrası bebeğe Ulviye hanımın annesinin bakması için yalıya gizlice gönderilir.
Çok sonraları Ulviye hanım kadın kılığıyla Dürdane Hanım ile tanışıp sırrına vakıf olduğunu söyler ve Mergup beyden intikam alması için elinden herşeyi yapacağını söyler ...

Dahası için okumanız tavsiye edilir bir nefeste okuyup bitireceğiniz bir kitap...
144 syf.
·3 günde·9/10
Ulviye Hanım nam-ı diğer Acem Ali Bey izlediği tiyatrolardan okuduğu romanlardan daha gerçek bir akışı görmek için komşusunu yeni icat edilen telefon aracılığıyla dinleme merakına kapılmıştır.Hâlbuki merakın gittikçe artması ve bazı yeni hallerin ortaya çıkması Ulviye'yi de bu hikayenin kahramanlarına dâhil etmiştir.Hem de en önemli kahramanlardan biri olup çıkmıştır.

Hikaye güzel bir genç kız olan Dürdane Hanım'ın çapkın biri olan Mergup Bey'e kör kütük aşık olmasıyla başlıyor.Dürdane Hanım hamile olmasına rağmen Mergup Bey onu sürekli oyalayarak evliliğe yanaşmaz ve başkalarıyla gönül eğlendirir.İşte tam da bu sıralarda Ulviye Hanım telefonla tüm yaşananlara şahit olur ve Mergup Bey'den Dürdane Hanım'a yapılanların intikamını almaya karar verir.Lakin bunu alışılmadık bir yol olan erkek kılığına girerek yapacaktır.O artık Ulviye değil Acem Ali Bey'dir.

Ahmet Mithat Efendi aslında çok klişe bir konuyu o kadar güzel sunmuşki hayran kaldım.Okurken binbir duyguyu yaşatıyor okuyucuda.Heleki finale doğru Sohbet Bey karakterinin adalet anlayışı ve olayın görünmeyen taraflarını görebilme yeteneği ayrıca bir hikaye konusu olabilirmiş.Eğer bugüne kadar Ahmet Mithat Efendi ile tanışmamışsanız umarım bu inceleme buna vesile olur.
144 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
DURDANE HANIM:
18-19 yaşlarında genç bir bayandır.
Sevgilisnden hamile kaldığı için intikam almak istemektedir. Bunun içinde komşusundan yardım almak istemiştir fakat intikamını alamamıştır.
144 syf.
·Beğendi·9/10
Kurgusunun beni ziyadesiyle heyecanlandırdığı Ahmet Mithat Efendi ile tanıştığım kitap... İçinde geçen aşk hikayelerinin yanında Ulviye Hanım'ın giriştiği aksiyonlar okuyucunun heyecanını besliyor. Bir çırpıda okunup bitebilecek özellikte. Okurken insan hikayenin içinde buluveriyor kendini. Zihnini dinlendirmek isteyenlere tavsiye edilir.
1999 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Romanda, buram buram, romantizmin ilkeleri kokuyor. :) Modern roman okuyucuları için Ahmet Mithat'in eserleri sıkıcı gelebilir yahut saçma görünebilir ama öyle de değildir.

Dürdane Hanım, yazarın yeni bir teknik denediği romanıdır. Bunun daha iyisini Müşahedat'ta yapacak. En iyisini ise bugün postmodernist yazarlar yapıyor. :)
160 syf.
·2 günde
Türk klasiklerinden olan bu kitap kara sevdaya düşmüş, karşılıksız aşkın pençesinde kıvranan, sevdiği adam uğruna canını bile kendi elleriyle alan genç bir kızın, Dürdane Hanım’ın hikayesidir.
Kitapta Dürdane Hanım ile birlikte Acem Ali Bey, Ayşe Ebe, Ulviye Hanım, Memduh Bey gibi şahıslarında hikayeleri mevcuttur.
Eğer ki kitabı bırakmak zorunda kalırsanız bile bu parça parça olan bölümler öyle güzel kurgulanmış ve tasvir edilmiş ki kitaba başka bir zaman devam etme kararı alsanız dahi kopukluk yaşamazsınız.
142 syf.
·15 günde·Puan vermedi
Çok beğendiğim bir kitap.akıcı,sürükleyici,merak uyandıran bir dili var.matruşka gibi hikayenin iç yüzünü anlatıyor.1882 yılında İstanbul'u,dönemin atmosferini buram buram hissedeceksiniz.Dürdane hanım'ın aşkı bana çok abartı geldi.Aşk değil de hastalık bence.Gerçi onun gibi aşk yaşadığını zannedip aslında takıntılı,problemli insanlar çok fazla.sonunuz Dürdane hanım gibi olmaz umarımMergup bey ise tam bir ş......z.okumanızı tavsiye ederim.
142 syf.
·6/10
Ahmet Mithat Efendi, çoğumuzun edebiyat derslerinden bildiği ve Hasan Mellah, Hüseyin Fellah gibi kitaplardan aşina olduğu bir isimdir. Beş yıl önce eserlerini ezberlemeye çalıştığım bu tanzimatçı yazarı, bir kitabıyla anlamak mümkün olmasa da yalnızca eserlerini ezberlemeye çalıştığım yazar olmaktan çıkması mutlu etti.
Dürdane hanım, Acem Ali Bey, Ulviye Hanım, Sandalcı Sohbet ve Gülbeyaz kalfadan oluşuyor karakterler. Sanki her birini Ahmet Mithat Efendi'nin ağzından dinliyormuşçasına bir öykü tadı var cümlelerinde. Aslında ilk başladığımda sıradan, fazla alışılmadık çağın dışında bir kitap olması sebebiyle bırakıp başka kitaplara sarmak istedim fakat sonrasında devam ettikçe dili daha çok bağladı kitaba.
Beklentiniz öyle büyük olaylar ya da alışılagelmişin dışında bir şeyler olmasın çünkü bulamazsınız. Sadece, Osmanlı zamanlarında gezmenin ve Ahmet Mithat'in hikaye anlatışına bırakın kendinizi çünkü o basit görünen karakterler, o öyküsel dille sayfaları hızla çevirmenize ve bir an önce bitirmenize vesile olacaktır.
144 syf.
·Beğendi·7/10
Dönem kadınların erkek kılığına girip çarşı pazar dolandığı, külhanbeyliğe kadar ulaştığı dönemdir. Akıcı üslubu, merak uyandıran konusu ve tatlı sonu ile okunması gereken eserlerden. Çapkınlık ve hovardalık niyetinde olanlara unutulmayacak ders veriliyor.
"Ah, bakmayı hiç istemiyorum. Çünkü yüzüne baktıkça, gönlüme karşı açtığım savaşta yenileceğimi hissediyorum. Ama ne çare ki, gözlerimi de sana bakmaktan alıkoyamıyorum."
Ahmet Mithat
Sayfa 89 - Akvaryum Yayınevi

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Dürdane Hanım
Baskı tarihi:
2004
Sayfa sayısı:
222
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756323000
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bordo Siyah Yayınları
Kitap Arkası:

"Ahmed Mithat Efendi’nin ilginç romanlarından biri olan Dürdâne Hanım, bir öc alma öyküsünü anlatır. Acem Ali Bey ya da öteki adıyla Ulviye Hanım, Dürdâne Hanım’ın öcünü, onu aldatan çapkın Mergub Bey’den nasıl alacaktır? Ya da alabilecek midir? Ya da, bakalım Dürdâne Hanım, öcünün alınmasını istemekte midir? Yazar bu soruların yanıtlarını, meraklandıran ve heyecanlandıran bir anlatımla veriyor.

Dürdane Hanım: Mithat Efendi'nin en güzel romanlarından biri..."

Kitabı okuyanlar 560 okur

  • Merve
  • Berkay Öztürk

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0.7 (1)
7
%0
6
%0.7 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0