Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·157 syf.··
2017 1. kitabı
Ömer Seyfettin’in Don Kişotu :) Mutlaka okumalısınız. 1918'den I. DünyaSavaşı'nın ortalarına kadar uzanan devrin romanıdır. Eserde Türkiye'de dönemin bilim, Türkçülük, köycülük, eğitim, felsefe vb. akımları ele alınmış ve bu akımların temsilcisi olan kişiler, adları değiştirilerek Efruz Bey'in kişiliğinde birleşmiştir.
Edebiyat
Efruz BeyÖmer Seyfettin · Ötüken Neşriyat · 20182,014 okunma
Puan vermedi·292 syf.·
2019 115. kitabı
Kitap; Hürriyete Layık Bir Kahraman, Asiller Kulübü, Tam Bir Görüş, Bilgi Bucağında, Açık Hava Mektebi olmak üzere toplam beş bölümden oluşuyor. Ana kahramanımız Efruz bey. Hiçbir konuda bilgi donanımı olmayan, ancak kendini pazarlamasını çok iyi bilen ve kısa ve kolay yoldan, hiç çaba sarf etmeden, insanların saygı, sevgi ve güvenini kazanıp, şöhret elde etmeye çalışan bir kahramanımız var. Her bölüm onun yeni planlarını uygulamaya koymasını ve sonuçlarını okuyoruz. Günümüze çok yabancı değil aslında. Sürekli ortalıkta olup, cahil bir kesime hitap edip, hiçbir şey bilmemesine ve hiçbir emek harcamamasına rağmen, kendisine körü körüne inanan insanlar tarafından, neredeyse ilah ilan edilen ve her düştüğünde, ekstra bir planla tekrar yükselen bir adam. Özellikle birinci bölüm yani Hürriyete Layık Bir Kahraman bölümünde bu durum çok daha net bir şekilde okura aktarılmış. Yükselmek, ünlenmek, adını duyurmak ve kendisine itaat ettirmek için her yolu deneyen, özellikle ortaya zekice yalanlar atıp, o yalanlara ilk önce kendini inandıran zavallı bir kahramanımız var. Anlatım ve kurgusuna diyecek sözüm olamaz zaten haddim değil, tek kelime ile muhteşem. Sürükleyici ve ibretlik bir kitap. Özellikle tavsiye ederim. Kitabın sonu ise sürpriz bir şekilde, benim açımdan istediğim şekilde bitiyor.
Efruz BeyÖmer Seyfettin · Ötüken Neşriyat · 20182,014 okunma
Puan vermedi·292 syf.··
2020 2. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2020 13:47
·
Efruz Bey adlı eser, 1908 yılından başlayıp I. Dünya Savaşı sonlarına kadar uzanan bir devri ele alması; başka adlar altında yaşamış bazı kişileri anlatması açısından da önemlidir. Pertev Naili Boratav’a göre “Ömer Seyfettin’in Don Kişotu” olan bu eserin en önemli özelliği yayımlandığı yıllarda ölmüş ve yaşayan bazı kişilere de işaret etmiş olmasıdır. Eserde “Türkiye’nin o dönemdeki siyaset, bilim, Türkçülük, köycülük, eğitim, felsefe vb. akımları ele alınmış ve bu akımların temsilcisi olan kişiler, adları değiştirilerek Efruz Bey’in kişiliğinde bir araya getirilmiştir. Yazar, Efruz Bey kimliği ile riyakâr, sahtekâr, liyakatsiz, şarlatan bir batı taklitçisi, yağcı, bir Jön Türk karakteri yaratmış, bu karakterin kimliği altında yaşamış birçok kişi ile de alay etmiştir. dr.com.tr/Kitap/Efruz-Bey...
Efruz BeyÖmer Seyfettin · Ötüken Neşriyat · 20182,014 okunma
10/10
·292 syf.··
2023 21. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 17 Nisan 2023 17:50
Kitap tam bir "güleriz ağlanacak halimize" kitabı. Küçük yaşlarda ömer seyfettin'in hikayelerini okumuştum ama efruz bey'i okumak bu günlere nasip oldu. İyi ki de öyle olmuş çünkü çocuk aklımla bu kadar anlayamaz, bu kadar keyif alamazdım. Yazarın kalemini bir kez daha ispatladığını söyleyebilirim. İnce ince yermeleri muazzam. Bazı yerlerde kendimi tutamayıp kahkaha attım fakat kitabın yazıldığını tarihten günümüze bir kesim insanların hiç değişmediğini görmek, kendine ve topluma yabancı insanları tanımak biraz can acıttı. Sosyal eleştirinin yanı sıra çuvaldızı kendimize batırmamızı da istiyor yazar bizden. Ne demişler.. "çok cahilsin keşke ölsen" :)
Efruz BeyÖmer Seyfettin · Ötüken Neşriyat · 20182,014 okunma
Puan vermedi·292 syf.··
2024 6. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 21 Mart 2024 13:58
“Herkes seni bizzat kendi kadar tanır Efruzcuğum. Bugün hiç kimse sana yabancı değildir. Çünkü sen, hepimiz değilsen bile hepimizden bir parçasın.” sözleriyle özetlenen bir eser olmuş aslen fakat ben yine de birkaç kelam etmeden duramayacağım. Zamanenin Levantenlerine ait kıyafetleri Efruz Bey’e öyle özenle giydirmiş ki üstadım, vallahi mizahı tadından yenmiyor. Döneme buradan bakmak ve maalesef o kokuşmuşluğu bugün de buram buram duymak yüreğimizi sızlatsa da hakikatin ekmeği acıdır dostlarım. Yüksek idrakınıza sığınarak söylüyorum; vakit, tatlı ekmekleri çöpe atma vaktidir. Şiddetle tavsiyemiz!..
Efruz BeyÖmer Seyfettin · Ötüken Neşriyat · 20182,014 okunma
7/10
·292 syf.··
Beğendi
·
2018 103. kitabı
Ahmet Bey, Efruz Bey, Aforoz Bey derken en son Firuze Hanım bile yaptık ya helal olsun. Ben şimdi ne okudum diye sorguluyorum da kendimi açıkçası. Ömer Seyfettin gerçekten de kalemini konuşturmuş. Bana bir şeyi anımsattı ama tam çözemedim de nereden hatırladığımı. Kitabımızda farklı başlıklar içerisinde farklı hikayeler mevcut. Oldukça da beğendim. Sizlere de keyifli okumalar ve şimdiden iyi iftarlar diliyorum. Kendinize iyi bakın..
Edebiyat
Efruz BeyÖmer Seyfettin · Ötüken Neşriyat · 20182,014 okunma
Puan vermedi·292 syf.··
2026 7. kitabı
·
68 günde okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2026 11:08
"Efruz Bey kitabını okumaya başladığımda çok sıkılmıştım. İlgimi çekebilecek herhangi bir şeye rastlayamadım. Yine de çoğu kitap gibi ilerleyen bölümlerde ilgimi çeker diye vazgeçmedim ve okumaya devam ettim. Lisan ile ilgili bir bölüm oldukça dikkatimi çekti. Efruz bey o bölümde "eldiven" kelimesinde "-diven" i edat olarak görmemizi ve çoraba da "ayakdiven" diyebileceğimizi söylüyordu. Bir topluluk önünde Türkçe'yi yanlış kullandığımızı yani Arapça'dan, Farsça'dan vb. Türkçe'ye geçen sözcükleri artık kullanmamamız gerektiğini öz Türkçe'ye geçmemiz gerektiğini söylüyordu. "Türkçe, eski Türkçe'dir." Topluluk içinde bu fikre katılanlar olduğu kadar katılmayanlar da vardı. Ama en sonunda herkes kabul etmek zorunda kalıyordu ve o gün herkes öz Türkçe'ye geçmek için araştırmalar yapıp diğer dillerden geçen sözcüklerin yerini doldurmaya çalışıyordu. O gece Efruz bey 120 cilt kitap okuyup tekrar o topluluğun önüne geçiyor. Dün söylediklerimi unutun öz Türkçe'ye geçmek ya da öz Türkçe'yi aramak yanlış bir karardı diyor. Topluluk büyük bir şaşkınlıkla "Ama nasıl olur dün böyle söylüyordunuz, şimdi böyle söylüyorsunuz." diyince Efruz bey hata yaptığını zaten diğer dillerden geçen sözcükler bizim dilimize uygun olmasaydı geçmeyeceğini ya da geçerken dilimize uyarlanarak geçtiği için bir sorun teşkil etmeyeceğinden bahseder." "Hakiki canlı lisan konuşulan lisanmış!"
Efruz BeyÖmer Seyfettin · Ötüken Neşriyat · 20182,014 okunma
Puan vermedi·292 syf.··
2021 7. kitabı
·
70 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2021 00:00
Efruz Bey, her devrin adamı olan, dalkavuk bir karakterdir. İçten pazarlıklı ve şarlatan bir adam olarak çeşitli kimliklere bürünür. Roman, bürokrasideki riyakârlığı ve yozlaşmayı eleştirir. Toplumun yüzeyselliği ve çıkarcılığı hicvedilir. Efruz Bey, tipik bir alay karakteri olarak kurgulanmıştır.
Edebiyat
Efruz BeyÖmer Seyfettin · Ötüken Neşriyat · 20182,014 okunma
6/10
·292 syf.··
Beğendi
·
2017 93. kitabı
Ömer Seyfettin’in ilk olarak 1919 yılında yayınlanan eseri olan Efruz Bey, kitabın da adını oluşturan Efruz Beyin hikayesini anlatıyor. Ahmet Bey, kalemde çalışan, Çerkez kökenli bir annenin oğlu olan, oldukça zengin, kibar, âlim biriymiş gibi görünen bir gençtir. Oysa ne âlimliği ne de zenginliği vardır. Kimin nesi olduğunu kimse bilmediğinden herkes onun görüntüsüne kanarak saygıda kusur etmezler.
Edebiyat
Efruz BeyÖmer Seyfettin · Ötüken Neşriyat · 20182,014 okunma
10/10
·292 syf.·
2019 143. kitabı
Ömer Seyfettin'den toplumsal bir eleştiri tarzında kısa bir roman. 2. Merşrutiyet dönemi konu edilir ve Efruz Bey karekteri üzerinden Zübük zade misali, Türk milletinin hak, hukuk, adalet ve özgürlük gibi umutla beklediği ilkelerin çıkarları doğrultusunda nasıl suistimal edlebilelceği anlatılış. Nasıl ki siyasi hayatımızda Zübük zade'ler eksik olmuyorsa, Efruz Bey gibi toplum yararına olan ülküleri suistimal edecek tiplerde her devirde olacaktır. Güzel bir eleştiri Romanı.
1000Kitap
Efruz BeyÖmer Seyfettin · Ötüken Neşriyat · 20182,014 okunma

Yazar Hakkında

Ömer SeyfettinYazar · 178 kitap
Ömer Seyfettin (d. 11 Mart 1884 Gönen Balıkesir, – ö. 6 Mart 1920 İstanbul), Türk edebiyatının önde gelen hikâye yazarlarındandır. Asker, şair ve güçlü bir edebi yeteneği olan bir öğretmendir. Türk kısa hikâyeciliğinin kurucu ismidir. Ayrıca edebiyatta Türkçülük akımının kurucularındandır. Türkçede sadeleşmenin savunucusudur. Kısa ömrüne pek çok sayıda eser sığdırmıştır. 1884 yılında Gönen'de (Balıkesir) doğdu. Yüzbaşı Ömer Şevki Beyle, Fatma Hanımın ikisi küçük yaşlarda ölen dört çocuğundan birisidir. Öğrenimine Gönen'de bir mahalle mektebinde başladı. Ömer Şevki Beyin görevinin nakli dolayısıyla Gönen'den ayrılan aile İnebolu ve Ayancık'tan sonra İstanbul'a geldi. Ömer Seyfettin, önce Mekteb-i Osmanîye, 1893 ders yılı başında da Askerî Baytar Rüştiyesine kaydedildi. Bu okulu 1896'da tamamlayarak Edirne Askerî İdadîsine devam etti. 1900'de İdadî'yi bitirerek İstanbul'a döndü. Burada Mekteb-i Harbiye-i Şahâne'ye başladı. 1903 yılında Makedonya'da çıkan karışıklık üzerine "Sınıf-ı müstacele" denilen bir hakla imtihansız mezun oldu. Ömer Seyfettin, mezuniyetten sonra piyade asteğmeni rütbesiyle, merkezi Selanik'te bulunan Üçüncü Ordunun İzmir Redif Tümenine bağlı Kuşadası Redif Taburuna tayin edildi. 1906'da İzmir Jandarma Okuluna öğretmen olarak atandı. Bu, Ömer Seyfettin için önemlidir; zira bu vesileyle İzmir'deki fikrî ve edebî faaliyetleri takip edecek ve bunlar içerisinde yer alan gençlerle tanışacaktır. Nitekim batı kültürünü tanıyan Baha Tevfik'ten Fransızca bilgisini artırmak için teşvik gördü; Necip Türkçüden ise sade Türkçe ve millî bir dille yapılan millî edebiyat konusunda önemli fikirler aldı. Ömer Seyfettin Ocak 1909'da Selanik Üçüncü Orduda görevlendirildi. Selanik'te çıkmakta olan Hüsün ve Şiir dergisinin ismi Akil Koyuncunun istek ve ısrarı üzerine Genç Kalemlere çevrildikten sonra 11 Nisan 1911'de Ömer Seyfettin'in Yeni Lisan isimli ilk başyazısı imzasız olarak yayımlandı. Genç Kalemler yazı heyetini oluşturanlar Balkan Savaşının başlaması üzerine dağılmak zorunda kaldı. Ömer Seyfettin yeniden orduya çağrıldı, Yanya Kuşatmasında esir düştü. Nafliyon'da geçen 1 yıllık esareti sırasında sürekli okumuştu. "Mehdi", "Hürriyet Bayrakları" gibi hikâyelerini bu dönemde yazdı. Hikâyeleri Türk Yurdunda yayımlandı. Esareti süresince gerek okuyarak, gerekse yaşayarak yazarlık hayatı için önemli olacak tecrübeler kazandı. Ömer Seyfettin 1913'te esareti bitince İstanbul'a döndü. 23 Ocak 1913'te Enver Paşanın organize ettiği Babıali Baskınına katıldı. Daha sonra askerlikten ayrıldı, yazarlık ve öğretmenlikle hayatını kazanmaya başladı. Türk Sözü dergisinin başyazarlığına getirildi ve burada Türkçü düşüncenin sözcülüğünü yapan yazılar yazdı. 1914 yılında Kabataş Sultanisinde öğretmenlik görevine başladı ve bu görevini ölümüne kadar sürdürdü. 1915'te İttihat ve Terakki Fırkası ileri gelenlerinden Doktor Besim Ethem Beyin kızı Calibe Hanımla evlenmiştir. Bu evlilik Güner isimli bir kız çocuğuna rağmen bozulunca tekrar yalnızlığına döndü. 1917'den ölüm tarihi olan 6 Mart 1920'ye kadar geçen zaman birçok acı ve sıkıntıya rağmen verimli bir hikâyecilik dönemini içine alır. Bu dönemde 10 kitap dolduran 125 hikâye yazdı. Hikâye ve makaleleri Yeni Mecmua, Şair, Donanma, Büyük Mecmua, Yeni Dünya, Diken, Türk Kadını gibi dergilerle Vakit, Zaman ve İfham gazetelerinde yayımlandı. Bir yandan öğretmenlik yapmayı sürdürdü. Hastalığı 25 Şubat 1920'de artınca yazar, 4 Martta hastahaneye kaldırıldı. 6 Mart 1920'de hayata gözlerini yumdu. Önce Kadıköy Kuşdili Mahmut Baba Mezarlığına defnedilir. Daha sonra mezarı buradan yol geçeceği veya araba garajı yapılacağı gerekçesiyle 23 Ağustos 1939'da Zincirlikuyu Mezarlığına nakledildi. En yakın arkadaşı Ali Canip Yöntem, onun hayatını ve mizacını anlatan, en kuvvetli hikâyelerini içeren Ömer Seyfettin ve Hayatı adlı bir kitap yazdı ve bu kitap 1935 yılında yayımlandı. Kısa bir süre sonra da bütün hikâyeleri bir kitap serisi halinde basılmıştır ve bu hikâyeler günümüzde de okunmaktadır. Detaylı bilgi ve kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Ömer_Seyf...