Hiç Kimse Sıradan Değildir oldu. Yazarın kalemi akıcı, anlaşılır, nüktedan. Kitabı bir solukta okutacak kadar samimi, eğlenceli bir dil kullanmış. Yazar bu romanıyla herkesin yapabileceklerinin ötesine geçebileceğini kendini sıradan olarak tanımlayan bir insanın üzerinden anlatmış. Sanırım diğer kitaplarını da okuyacağım.
Kitabımıza gelirsek. Kahramanımız Ed Kennedy 19 yaşında bir taksi şoförü. Kendisini sadece taksi şoförü ve arkadaşlarıyla bir araya geldiğinde kağıt oynamaya yarayan bir kişilik olarak görüyor. Eee tabi bu duruma Ed'in annesinin de katkısı büyük...
Bir banka soygunu esnasında orada bulunan Ed'in soyguncuyu yakalamaya yardım etmesi sonucunda hayatında belirgin değişiklikler olmaya başlıyor. Posta kutusuna gelen ve her biri farklı mesajlar içeren iskambil kağıtları, Ed'in sıradan düzenini değiştirmeye başlıyor. Her bir mesaj ile birlikte kendini de sorgulayan Ed, bizlere de küçücük de olsa bir dokunuşun hem bizim hem başkalarının hayatında kocaman mutluluklara yol açtığını gösteriyor.
Kitapta geçen şu alıntı: "Senin gibi biri bütün o insanlar için o kadar şeyi yapabildiyse, belki de herkes yapabilir. Belki de herkes yapabileceklerinin ötesine geçebilir." insana öğretilen sınır kavramını aşmayı, bir hayata dokunulduğunda aslında kendi hayatına da dokunduğunu çok güzel anlatıyor....
Okuduğum kitapların bana bir şeyler katmasını, farkındalık kazandırmasını seviyorum.
Hiç Kimse Sıradan Değildir Kitabı da bu şekilde yüreğe dokunan farkındalıklar yaşattı bana.
Okumak isteyenlere kesinlikle tavsiye ederim.
Bazı kitaplar okurun zihnine bir bomba gibi düşer. Sessiz ve derinden gelir ama patladığında hayatınızı bir daha asla eskisi gibi yaşayamazsınız. Hikâyenin basit bir mektupla başlaması sizi
Kitabı 5 gün boyunca elimden hiç bırakmadan okuyup, bitirdim. Hayatıma dair kendimi ifade edemediğim ve kendimi içinde bulunduran olayların, anıların hepsi bir kitapta birikmiş gibiydi. İçerisine kendimden notlar ekledim. Kitapları yapa bildiğim kadar ucuz yerlerden bulmaya çalışırım, ama bu kitabı ucuz yerden bulamadım ve aslında alırken pahalılığı yüzünden başta beni biraz tereddütde bırakan ama okumaya başlayınca kuruşuna kadar hakk etdiyini düşündüyüm mükemmel bir kitaptı.
Kitabı bitirdikden sonra acaba bir daha bu kadar mükemmel bir kitap okuya bilecek miyim diye düşündüm. Bazı yerlerinde hafif gülümsetip, bazı yerlerinde çok boşluğa itdi. Kitabı bitirdikden sonra keşke gerçek hayatda benim de sıradanlığımı yene bileceğim bir şansım olsun istedim. Keşke."
Okurken ağladığım kısım:
"Sadece... keşke benim için daha kolay olsaydı. Keşke bunun için başka biri seçilmiş olsaydı. Becerikli biri. Keşke o soygunu durdurmasaydım. Keşke bütün bunları yaşamak zorunda kalmasaydım. Ve keşke sen o diğer adamla değil, benimle birlikte olsaydın. Keşke seninkine dokunan benim tenim olsaydı."
Hikâye 22 yaşındaki Yusuf’un hikâyesiyle başlıyor. İstanbul’un kalabalığına alışmış, ama içine kapanık bir genç. Üniversiteyi uzatmış, sevdiği bölümde değil. Sabahları uyanmak için değil, sadece
Kendi hayatını sıradan gören, her günü aynı geçen, hayalleri ve umutları bir köşede bırakmış birinin hayatı nasıl değişir? İşte bu kitap, sıradanlık perdesini aralayarak aslında her bireyin hayatında
Hayatımda bir kez bir korsan kitap alayım dedim, ona da pişman oldum.
Bu kitabı dün akşam Rahmanlar'da bir sahaftan satın aldım: sitelerdeki fırtına uyarısına rağmen eve hemen dönmemiş, Roka'da
Romanın Baş kahramanı olan Ed Kennedy arkadaşlarıyla birlikte bir bankaya uğrar ve bankada olduğu esnada bir soygunla karşılaşır,
Soyguncunun bankadan kaçması sırasında elinden Silahı düşer ve şans eseri Ed Kennedy silahı alır ve rastgele ateş ederek Soyguncunun yakalanmasına vesile olur,
Ve daha sonra ülke genelinde ve kasabasında Kahraman olarak anılmaya başlar,
Ertesi gün posta kutusuna İskambil Kartları gelmeye başlar ve iskambil işaretleriyle Robin Hood tarzında millete yardım ve gereken ihtiyaçları doğrultusunda onlarla muhatap olup sorunlarını çözmek için elinden geleni yapar ve bir elçi görevi görür.....
İlk başlarda güzel ilerliyordu. İlerleyen sayfalarda sarmamaya başladı. Bi ara okumayı bıraktım. Sonlara doğru sıkıla sıkıla okudum. Kitap hızlı bir şekil de ilerliyor olmasının sebebi, satır aralarının fazla boşluk olmasından kaynaklı. İyi okumalar.
"Sen sıradanlığın en mükemmel örneğiydin, Ed. Ve senin gibi biri bütün o insanlar için kalkıp o kadar şeyi yapabildiyse, belki de herkes yapabilir. Belki de herkes yapabileceklerinin ötesine
Ed hiç bir özelliği olmayan sıradan bir taksici.Bankaya yapılan soygun girişimi sonucunda kahraman olur.Gayet basit ve anlaşılır bir şekilde yazılmış,eğlenceli ve komik bir kitap. Keyifli okumalar
Markus Zusak (23 Haziran 1975 doğumlu) olan Avustralyalı bir yazar. Onun kitapları içinde uluslararasında iyi bilinenleri Kitap Hırsızı ve Messenger olmuştur. Markus Zusak beş kitabın yazarıdır. İlk üç kitap, Underdog, Ruben Wolfe Mücadele ve 1999 ve 2001 yılları arasında yayımlanan Köpekler Crydir. Tümü uluslararası yayınlanmış ve çok sayıda ödül kazanmıştır.