Necmettin Erbakan'ın Soyağacı ile başlayıp, öğrencilik yılları ile devam eden, sonrasında Gümüş motor umum Müdürlüğü, Odalar Birliği günleri, siyasi yaşamı ve kurup kapatılan partileri, Başbakan oluşuna dek yakın siyasi tarihimizde ki olayları kaleme almış Soner Yalçın
Kitapta ABD karşıtı gibi görünmesine rağmen ABD'lilerle ikdidar için nasıl anlaştığı, başarı gibi gösterilen nice başarısızlıklar 1980 öncesi Partinin Gençlik kolları olan Akıncılara Silahlı eğitim verilmesi, ihvancılarla olan yakın teması ve Türkiye'de Şerri Hükümlerin uygulanması yönündeki beyanatları,
Kayıp trilyon davaları, yeniyolcular ve Gelenekciler mücadelesi, ve parti icinde başarılı olamayıp, muhalif olanların AKP'yi kurmaları, kendisine karşı yapılan vefasızlık ve ihanetlerin yer aldığı araştırma inceleme, politika, Siyaset,Tarih türünde guzel bir kitap.
Kitaptan bir alıntı ile nokta koyalım!
Peki, Milli Görüş gömleğini çıkaran eski öğrencileriyle ilişkileri nasıldı?
Görünürde iyiydi. Fakat, Adım da Benimle Beraber Büyüdü kitabında Abdüllatif Şener gazeteci Çiğdem Toker'e
ilişki hakkında çarpıcı bir anısını anlattı:
"Bir gün havaalanında VlP'te Hoca'ya rastladım. Neredeyse buyur sen otur diyecek, olur mu dedim, üst kısma aldım kendisini. Yolcu ederken elini öptüm.
Bir gün ben, Abdullah Gül ve Sayın Tayyip Bey, oturuyorduk. Tayyip Bey 'Ya Abdullah, görüyor musun? İçimizde
hâlâ Erbakan'ın elini öpenler var/ dedi. Abdullah Gül her zamanki üslubuyla 'Yok yahu sahi mi ya!' diye hayret eden sözler kullandı. Birden kestim, 'Siz hiç Hoca'nın elini öpmediniz mi?
Ben milletvekiliyken Hoca'nın elini öpmüyordum. Ama artık benim üzerimde otoritesi yok. Rastladım; bir eski başbakan, saygımdan dolayı elini öptüm. Ama siz eskiden öpüyordunuz.
Şimdi niye tepki gösteriyorsunuz?' dedim. Konu