Adı:
Erbakan
Baskı tarihi:
2013
Sayfa sayısı:
368
ISBN:
9786055340865
Kitabın türü:
Yayınevi:
Kırmızıkedi Yayınevi
İnadın ve sabrın adıydı; felaketler onu yıkılmaz yaptı...

Yaşamdaki en yüce ideali gerçekleştirdi; hep kendi olarak kaldı. Siyasi ve ahlaki bağımsızlığını sonuna kadar korudu...

Bir siyasal inanç için acı çekmeyi, o inanç uğruna zulmetmeye yeğledi...

Görüş ve hedefinden emindi; ülkesine ve insanına hep sadık kaldı...

Kuşkusuz her insan gibi yanlışlıklar da yaptı...

Evet:

Tarih bahtsızların bilimidir...

Erbakan hakkındaki kararı kuşkusuz tarihin yüce mahkemesi verecektir... Bu kitap sadece olgulardan hareket ederek bir Erbakan biyografisi yazmak amacıyla kaleme alındı...
-Soner Yalçın-, 2012, İstanbul, Silivri Cezaevi
(Tanıtım Bülteninden)
Siyasi tarihde kişilerin siyasi ve yaşantısının objektif olarak araştırlması kanaatindeyim o yüzden prf.dr.necmettin erbakanın siyasi tarihinin sol görüşünde çok iyi bir kitap olduğunu düşünüyorum
Soner Yalçın gözüyle Necmettin Erbakan'ı okumak keyif vericiydi. Erbakan hareketine karşı çıkan bir yazarın kaleminden çıkan kitaptaki anektotları önemseyerek okudum. Necmettin Erbakan'ın hayat serüvenini yazar kendi uslubuna göre aktarmış. Bir siyasetçiyi tanımanın en iyi yolu kendisini sevenlerin yazdığı kitapları okuduktan sonra kendisini sevmeyenlerin kitaplarını da okumaktır. Yani zıt kaynaklardan beslenmektir. Kör noktalar böylelikle görülebilir.

Benzer kitaplar

Yazarın ve yazılanın iki uçta olduğu duruma göre olabildiğince "bilimsel" yazılmış diyebilirim. Soner Yalçın'ın durduğu yer net belli ancak bütün olarak profesyonel bir araştırmacı havası hakim.
İstanbul Teknik Üniversitesinde namaz kılan öğrenci sayısı parmakla sayılacak kadar azdı. Namaz kılanların başını Erbakan çekiyordu. Namaz kılanlardan biri de Turgut Özal'dı. Ancak Turgut Özal okul arkadaşlarıyla bazı geceler eğlence yerlerine de gidiyordu. Erbakan'ın ise gece hayatı yoktu. Arkadaşlarının bütün ısrarlarına rağmen Erbakan eğlence yerlerine gitmemekte ısrar ediyordu. Hem camiye hem de eğlence yerlerine gidenlere kızıyordu.
O gün Çınar otelinde cazlı, danslı, içkili bir düğün ile evlenen Necmettin - Nermin Erbakan çifti, 10 Ocak 1967 tarihinde Fatih'te islami kurallara göre imam nikahı da kıydılar. Burada ki şahitlerin kimler olduğu bilinmiyor. Bilinen, Çınar Otelindeki şahitlerin 33. dereceden, yani üstad-ı azam iki mason olması...
...İçişleri Bakanı Korkut Özal olmuştu. Korkut Özal 2. MC dönemindeki bu görevinde o kadar başarılı oldu ki, İçişleri Bakanlığı'ndaki ekibi ancak yıllar sonra tasfiye edilebildi! Abdülkadir Aksu, Galip Demirel, Saffet Arıkan Bedük, Vecdi Gönül gibi isimler hep Korkut Özal'ın, dolayısıyla Nakşibendi tarikatının müritleri olarak İçişleri Bakanlığı'nda yıllarca " Türk - İslam Sentezi "ni yerleştirmeye çalıştılar.
Şeyh Mehmet Zahit Kotku, radikal İslami hareketlere karşıydı. 1977 seçimlerinden sonra giderek radikalleşen Akıncıların silahlanmasına, kamplar kurmasına göz yuman izin veren MSP yönetimini hep eleştirdi. Kotku, Erbakan'ın genel başkanlıktan ayrılmasını da istiyordu. Çünkü mürit bu kez "Şeyhi"ni bile dinlemiyordu.
Bir kere Kral Faysal 1970'lerin başında ABD'ye karşı çıkacak oldu, Araplara " Batı bizim petrolümüzü sömürüyor, birlikte olalım" çağrısı yaptı. Bu çağrıyı canıyla ödedi,CIA'nın suikastına maruz kaldı. Böylece Suudiler derslerini alıverdi!
İktidara gelmek için Milli Görüş, neo-liberalizme boyun eğmişti...1995 yılında IMF ile anlaşmalar bozulmuştu. Erbakan hükümetinin eli bu açıdan rahattı. Hemen Tarımsal Destekleme Fonu arttırıldı. Tarım ürünlerinin sübvansiyonu için daha çok kaynak ayrıldı. Esnafa verilen krediler ve teşvikler arttırıldı. Asgari ücret yüzde 70 oranında arttırıldı. Bunlar neo-liberalizmin köktenci piyasa sistemine uygun değildi. Erbakan küresel kapitalizme sözde evet,diyor, ancak uygulamada bunun tersini yapıyordu. Bütçe açık veriyordu ama bunu düşünmüyordu, çünkü...

Erbakan'ın kafasındaki proje netti: Ekonomi politikasıyla toplumsal destek sağlamak, rejim tartışmalarını bu yolla engellemek. Fakat aynı adımları siyasette gerçekleştiremedi.
Gülen Cemaati ile Erbakan hareketi arasında her zaman gerilimli bir ilişki vardı. 12 Eylül'e sayılı günler kala 24 Haziran 1980 günü verdiği vaazda " Cüppeyle, sarıkla bu işler olmaz, paçavra gibi bir gazeteyle bu iş yürümez" diyerek Erbakancıları ve Milli Gazeteyi eleştiren Gülen'di. 12 Eylül'ü öven yazılar da yazan Fethullah Gülen, bu sebeple Erbakan hareketi içinde "ajan" sıfatıyla anılır oldu.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Erbakan
Baskı tarihi:
2013
Sayfa sayısı:
368
ISBN:
9786055340865
Kitabın türü:
Yayınevi:
Kırmızıkedi Yayınevi
İnadın ve sabrın adıydı; felaketler onu yıkılmaz yaptı...

Yaşamdaki en yüce ideali gerçekleştirdi; hep kendi olarak kaldı. Siyasi ve ahlaki bağımsızlığını sonuna kadar korudu...

Bir siyasal inanç için acı çekmeyi, o inanç uğruna zulmetmeye yeğledi...

Görüş ve hedefinden emindi; ülkesine ve insanına hep sadık kaldı...

Kuşkusuz her insan gibi yanlışlıklar da yaptı...

Evet:

Tarih bahtsızların bilimidir...

Erbakan hakkındaki kararı kuşkusuz tarihin yüce mahkemesi verecektir... Bu kitap sadece olgulardan hareket ederek bir Erbakan biyografisi yazmak amacıyla kaleme alındı...
-Soner Yalçın-, 2012, İstanbul, Silivri Cezaevi
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 45 okur

  • Bukre
  • CÜNEYT KUMAŞ
  • Eren Bulut
  • Hüseyin Duman
  • Deniz
  • Ali Uluerkan
  • M.Kenan Ademoğlu
  • Tuğçe ALTIN
  • Mehmet ABDULLAHOĞLU
  • ibrahim kara

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%5
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%10
25-34 Yaş
%30
35-44 Yaş
%50
45-54 Yaş
%5
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%19.5
Erkek
%80.5

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%16.7 (2)
9
%41.7 (5)
8
%33.3 (4)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%8.3 (1)