A Turkish Officer's Diary of the Gallipoli Campaign

Farewell

İbrahim Naci
Tahmini Okuma Süresi:
4 sa. 5 dk.
Sayfa Sayısı:
144
Basım Tarihi:
1 Ocak 2013
Yayınevi:
Yeditepe Yayınevi
ISBN:
9786055200183
Ülke:
Türkiye
Dil:
İngilizce
Format:
Karton kapak
Sıralamalar
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Vatan, altından kıymetlidir.
10/10
·160 syf.·
2022 16. kitabı
Çok etkilendiğim, ve gözyaşlarıyla okuduğum bir kitaptı… Dedemden kalan bir hatırat, bir mektup okumuş gibi hissettim. Okuyun, okutun bu kitabı… Vatana ve millete bağlılığı daha 21 yaşında şehit olan İbrahim Naci’nin bu değerli günlüğünden öğrenelim, ve öğrensin herkes… *** Vatan toprağını kanlarıyla sulayan bütün kahraman ve aziz şehitlerimizi rahmetle anıyorum. Serden geçerek, bir insanın vazgeçmesi en zor olan şeyi, canlarını ortaya koyarak vatanı koruyan bütün bu kıymetli şehitlerimiz sayesinde bugünleri yaşıyoruz. Haklarını ödeyemeyiz! *** Kitapta dikkatimi çeken şeylerden biri İbahim Naci’nin kullandığı dildi. Yazarın hatıratında yazdıklarının anlaşılır ve açık oluşu, edebi bir anlatıma sahip olması, bana Osmanlı’daki eğitimin ne kadar iyi olduğunu düşündürdü açıkçası. Günümüzde 21 yaşındaki üniversiteli bir gencin buna benzer bir kitap yazması ne kadar mümkün olabilir, diye sordum kendimce. Dikkatimi çeken bir diğer şey ise halkın umursamaz tavrıydı. Çünkü, İbrahim Naci buna dair yakınmalarını kaydetmiş günlüğüne… Halktan bazılarının umursamaz bakışlarına şahit olmuşlar asker olarak şehirlerden geçerken… Ne üzücü değil mi? Demek ki o zamanlarda bile böyle insanlar varmış. *** Şehidimiz, İbrahim Naci… İstanbul’dan Çanakkale’ye doğru bir yolculuk yapmış… Ve yürüyerek gittikleri bu yollarda yaşadıklarını An be an, gün gün kaydetmiş!.. 29.gün ise şehit olmuş!.. Son yazdığı cümle kitaba ismini veriyor… “Allah’a ısmarladık.” *** İşte son gün (29.gün) yazdıkları: “Saat 7:00 Geceden beri düşman taarruz ediyor. Şimdi gidiyoruz. Allah hayırlı etsin… Saat 11.00 Muharebeye girdik. Milyonlarla top ve tüfek patlıyor… Şimdi birinci onbaşım yaralandı. Allah’a ısmarladık. [saat] 11.15… İ. Naci”
Edebiyat
Allahaısmarladıkİbrahim Naci · Yeditepe Yayınevi · 2021630 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2026 11. kitabı
~Çanakkale içinde sıra söğütler Altında yatıyor aslan yiğitler Of gençliğim eyvah…~ Kitaba ismini veren “Allahaısmarladık”, şehit İbrahim Naci’nin günlüğündeki son cümledir. Yani bu esere aslında onun sonuyla başlıyoruz. İbrahim Naci, vatan aşkıyla tarihe Mehmetçik adıyla geçen Çanakkale askerlerinden biridir. Cephede bulunduğu günlerde ailesine ulaştırılması ümidiyle bir günlük tutmaya başlar. Günlük, Birinci gün: 24 Mayıs 1915 Pazartesi günü ile başlar ve Son gün: 21 Haziran 1915 Pazartesi, yani yirmi dokuzuncu gün ile biter. Bu satırlarda ailesine duyduğu özlemi, vatanına olan sevgisini ve bu yolda hiçbir pişmanlık duymadan cephede duruşunu okuyoruz. Bölüğünde bıraktığı iz de aynı sevgi ve sadakattir. Son gününün yaklaştığını hisseden İbrahim Naci, günlüğünü “Allahaısmarladık” diyerek tamamlar. Ardından onun şehadetini deftere not düşen Yüzbaşı Bedri Efendi de yazısını tamamlayamadan, cümlesinin sonuna yalnızca bir virgül koyabilmişken şehit düşer. Böylece bir defterde iki şehadet hatırası kalır. Peki bu vatan uğruna can veren askerlerimize neden Mehmetçik deriz? Çünkü “Mehmetçik”, Türk askerine halkın duyduğu sevgi, saygı ve şefkati ifade eden samimi bir lakaptır. “Küçük Mehmet” anlamına gelen bu ifade, Hz. Muhammed’in isminden gelen Mehmet adına sevgi eki eklenerek, askerin “Peygamber ocağının neferi” olarak görülmesinin bir tezahürüdür. Şehit kanı durmaz, durdurulamaz. Biz bugün yaşıyorsak onların döktüğü kan sayesindedir. Bilcümle şehitlerimizi rahmetle anıyor, Rabbimden gül cemaliyle huzur içinde olmalarını diliyorum.
İnceleme
Allahaısmarladıkİbrahim Naci · Yeditepe Yayınevi · 2021630 okunma
10/10
·160 syf.··
2026 13. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Mart 2026 11:45
Allahaısmarladık ’ı bitirdim ama okudum demek içime hala sinmiyor. Bu kitabı okudum demek, satırlarına dokunmak kadar hafif kalır. Çünkü aslında bir insanın kalbine konuk oldum. Sözcüklerle ifade edilemeyecek bir sessizliğe şahit oldum, bir şehidin kaleminden dökülen hayatı tuttum elimde. Çanakkale şehidimiz Teğmen İbrahim Naci’nin satırlarına yorum yapmak, değerlendirmek.. Buna kelimelerim yetmiyor, hatta haddim de değil gibi. Her cümlede bir bekleyiş, her satır arasında duyulmayan bir dua var. Bu kıymetli günlüğü temin eden, koruyan ve bizlere ulaştıran Seyit Ahmet Sılay Bey’e minnet duymamak mümkün değil. Bir emaneti koruyarak aslında bir kalbi, bir hatırayı yaşatmış. Başta İbrahim Naci olmak üzere tüm aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve dualarla anıyorum. Rabbim bu millete bir daha böyle acılar yaşatmasın. Birliğimizi daim eylesin. Bu kitabı anlatamam, sadece kalbimde açtığı yeri sessizce taşırım. Bir insan son sözünü söyledi. Geriye, o sözün ağırlığıyla baş başa kalmak kaldı..
Allahaısmarladıkİbrahim Naci · Yeditepe Yayınevi · 2021630 okunma
9/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2017 17. kitabı
ŞEHİT TEĞMEN İBRAHİM NACİ'NİN YARIM KALAN GÜNLÜĞÜ (Çanakkale Savaşı'nda alay 10'uncu bölükte görevli Teğmen İbrahim Naci'nin tuttuğu ve şehit düştükten sonra da komutanının yazmaya devam ettiği günlük tam 98 yıl sonra ortaya çıktı. 20 yaşındaki genç teğmenin 24 Mayıs 1915'te başlayan günlüğü, 21 Haziran'da İbrahim Naci'nin şahadetiyle son buluyor. Yazar Notu: 2012 yılında Seyit Ahmet Sılay'a (koleksiyoner) gelen bir mesajla ortaya çıkan günlük 2013 yılında kitaplaştırılmıştır. 21 Yaşında şehit olan Teğmen İbrahim Naci'nin tuttuğu günlüktür. Yakın zamanda Çanakkale Şehitliklerini gezmiş birisi olarak kitabı taze bilgilerimle utanarak, kızarak, kendimi kınayarak okudum. 21 yaşında şehit olmuş binlerce vatan evladından birisidir İbrahim Naci. Günlüğünde "Ahiret... İyi, neticesinde herkesin müracaat edeceği bir kapı idi. Fakat bizim için pek erken değil mi? Gözlerinin koyu siyahlığında saadetimin bütün noktaları gömülü, kirpiklerinin sihirli titremesinde muhabbetin bütün gizli sırları bir hanımeli kadar ince ve nazik, bir menekşe gibi sade ve güzel, o güzel bedeni bir defa daha kucaklamadan... Onun her zerresine işlemiş aşk iksirini doya doya içmeden..." diye yazarak, gencecik yaşta aşkını İstanbul'da bırakarak ölüme gitmiştir diğer şehitlerimiz gibi. Cepheye sevkle başlayan 29 günlük yolculuğunu "Muharebeye girdik. Milyonlarla top ve tüfek patlıyor... Şimdi birinci onbaşım yaralandı. Allah'a ısmarladık..." sözleriyle tamamlamıştır. Kızgınlığım niye, utanmam niye? Yıllarca atıl durumda bırakılmış, ziyaretlere kapalı tutulmuş, ilk anıtımızı 1960 yılında yapmışız, şehit kanlarıyla sulanmış, binlerce atamızın yattığı toprakların bir kısmı tarım alanı yapışmış, toprak sürerken kemikler çıkıyormuş, atalarımızın hatıralarına hurda diye kamyon kamyon taşımışlar, sahip
Allahaısmarladıkİbrahim Naci · Yeditepe Yayınevi · 2021630 okunma
#ibrahimnaci #çanakkale #atatürk
Puan vermedi·160 syf.··
2022 17. kitabı
Başta Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Çanakkale'yi geçilmez kılan aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz. 18 Mart Çanakkale Zaferimizin 107. Yılı Kutlu Olsun! #çanakkalegeçilmez . 71. Alay, 10. Bölükten Teğmen İbrahim Naci. Hatıralarını küçük bir deftere yazmış. Onu, tuttuğu günlük sayesinde tanıyoruz. Hatıralarını yazmaya 24 Mayıs 1915 Pazartesi günü başlıyor. 29 gün sonra yine bir pazartesi günü şehit düşene kadar. Teğmen İbrahim Naci defterin başına ailesinin adresini yazıyor. Defterin 2. sayfasından 129. sayfaya kadar yazılanlar kendisine aittir. 21 Haziran 1915 Pazartesi günü 29. günde şunları yazıyor İbrahim Naci defterine: “Saat 7:00 geceden beri düşman taarruz ediyor. Şimdi gidiyoruz. Allah hayreylesin… Saat 11.00 muharebeye girdik. Milyonlarla top ve tüfek patlıyor… Şimdi birinci onbaşım yaralandı. Allah’a ısmarladık… Saat 11.15… ” 🪖 Yeni gelen emirde, beş günde Akbaş İskelesi'ne gidecek, oradan da vapur ile Anadolu'ya geçecekmişiz. 🪖 Ben siperde düşmanla karşı karşıya olmalıyım. Çünkü çarpışmak, boğuşmak istiyorum. Hem ben, kendimin ne olduğunu anlayayım, hem düşman... 🪖 Maydos [Eceabat]… Bu küçük ve şirin kasaba şimdi ne matemî bir manzara arz ediyordu. Binaların hemen hepsi düşman mermileri ile yıkılmış, yakılmıştı. 🪖 Vadiye paralel giden yamaca çıktığımız zaman, solda yeni birkaç mezar nazar-ı dikkatimizi çekti. Bunların ekserisinin üzerinde hiçbir işaret yoktu. Bazılarında birer ağaç dalı, iki üç tanesinde de kırık tahtalar vardı. 🪖 Şimdi düşünüyorum. Şehit olursam ben de mi böyle solgun yapraklı birkaç kel ağacın dibine gömülüp terk edileceğim. İbrahim Naci, şehit olduğunda henüz 21 yaşındadır. Minnetle…
Allahaısmarladıkİbrahim Naci · Yeditepe Yayınevi · 2021630 okunma
Puan vermedi·144 syf.·
2021 302. kitabı
Ortaokul son sıralarında Bedenleri Küçük Yürekleri Büyüktü kitabını okumuştum. Orada içime dokunan bir sahneyi anımsadım bu kitabı okurken. Ekmek yapmak için un bulamayınca, acı zerdali çekirdeğini ezip onun tozu ile ekmek yapıyorlardı. Küçük çocuklar da o acı ekmeğe küçük bünyeleri dayanamayıp zehirli etkide bulunup ölüyorlardı. Bu kitapta da benzer sahneleri görmek pek tabî mümkün... Ardında annesini,yavrusunu, yârini bırakarak serinden geçen erler... Daha on beş yaşlarında bir çocuktu kimi... Biz şu an rahat rahat oturalım yaşayalım diye canlarından vazgeçmişler... Vatan,namustur. Namusa uzatılan her türlü el, kökünden kırılır. Pranga, işgal, savaş ve manda çocuk ruhu üzerinde derin etkiler bırakan karanlık olaylar gerçekten. Savaş uçaklarıyla tanışıyorlar... Ne acı! Bu kitap da Çanakkale Harbi sırasında şehid olan bir erin hatıra defterinin derlenmesi. Tüm duygularını, tüm hissiyatını, tüm ruh halini bu anılarda görüyoruz. Daha uzun bir inceleme hak eder elbet ama bu kitabı anlatmaya kelime yetmiyor. Kitabı tavsiye ediyorum. Bu vatan kolay kazanılmadı, İç Anadolu'dan savaşmak için gelen çocukların denizi ilk defa gördüğünü anlatıyor bu kitap. Yüzmek tatil yapmak için değil. Düşmanı denize dökmek için ya da şehit olmak için geldiler. İbrahim Naci'nin yazdığı mektuplar beni bitirdi.... Sonundaki ek yazılarda tüylerim diken diken oldu. Duygulandım çoğu yerinde. Karlsbad Hatıraları'nın incelemesinde dediğim gibi
Allahaısmarladıkİbrahim Naci · Yeditepe Yayınevi · 2021630 okunma
10/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2022 36. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 04 Mayıs 2022 23:00
Tüylerim diken diken oldu.. Çanakkale Savaşı Sırasında Şehit İbrahim Naci tarafından yazılan bu günlük arkadaşı tarafına emanet edilmiş ve 27 Haziran’da şehitlik mertebesine ulaşmıştır. Daha sonra bölükten Bedri Efendi’ye vermiş 2 Temmuz da maalesef şehit düşmüştür. Vatan aşkıyla yanan tüm Türk ulusunun okuması gerektiğini düşünüyorum..
Tarih
Allahaısmarladıkİbrahim Naci · Yeditepe Yayınevi · 2021630 okunma
10/10
·144 syf.··
2020 40. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Mart 2020 01:03
"Allahaısmarladık" Çanakkale Savaşı'nda bir askerin yazdığı günlük... Bu eseri ilk Oğuzhan Saygılı hocamın "Kitaplarla Söyleşi 2" inceleme kitabında görmüştüm. O gün eklemiştim listeme okumak şimdiye nasipmiş. Günlüğün başına şehit Teğmen İbrahim Naci'nin yazdığı not çok etkiledi beni, hani öyle ki başka hiçbir şey yazmasa bu not yeterdi sanki..."Neymiş bu not?" derseniz, İbrahim Naci ailesinin adresini yazıp altına "Bu defter kimin eline geçerse bir şehit hürmetine yukarıdaki adrese göndersin..." diye not düşmüş. (Ulaştırandan Allah razı olsun.) Yirmin dokuz gün boyunca fırsat buldukça notlar düşürmüş defterine. Şehit olduktan sonra komutanı Bedri Efendi devam etmiş günlüğe, o da şehit olunca son imzayı "İmam Mustafa Memduh ve Kâtip M. Atıf" atmış. Yediği yemeklerden, umutlarına, yarım kalmış sevdalarına kadar her aklından geçeni yazmış. Korkularından da bahsetmiş, yoklamış kendini "ölümden korkuyor muyum?" diye. Hayır ölüm değilmiş onları korkutan düşmana kurşun sıkmadan yitip gitmekmiş meçhullere... Bir de unutulmak, kim korkmaz ki unutulmaktan... İbrahim Naci bu deftere "Harb-i Umûmi Hâtırâtı ve Gelibolu Muharebâtı Hâtırâtı" isimlerini vermeyi düşünmüş. Yirmi dokuzuncu gün sanki şehit olacağını hissetmiş gibi "Allahaısmarladık" diyerek bitirmiş cümlesini. Kitabı hazırlayan Seyit Ahmet Sılay bu ismin uygun olacağını düşünmüş. Emeği geçen, bizlere ulaşmasına vesile olan herkesten Allah razı olsun... Kitap Şuuru
Edebiyat
Allahaısmarladıkİbrahim Naci · Yeditepe Yayınevi · 2021630 okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2021 35. kitabı
Allahaısmarladık Daha 21 yaşında genç bir osmanlı subayı İbrahim Naci efendinin birinci dünya savaşında, çanakkale cephesinde kaleme aldığı ve yalnızca 29 gün yazabildiği günlüğü. Hayalleriyle ümitleriyle beraber şehadete yürüyor İbrahim Naci efendi. En çok korktuğu şey ne ölüm ne yaralanmak ne de savaş yalnızca unutulmaktan korkuyor. Neredeyse unutulacaktı da , günlüğü saklayıp muhafaza eden yakınları ve derleyip yayına hazırlayan Seyit Ahmet Sılay olmasaydı. Teğmen İbrahim Naci efendi nereden bakarsanız bakın tam bir vatansever ve bir okadar da duygulu, hisli bir genç. " ... Ben siperde düşmanla karşı karşıya olmalıyım. Çünkü çarpışmak, boğuşmak istiyorum. Hem ben, kendimin ne olduğunu anlayayım, hem düşman... " "... Muharebeye girdik. Milyonlarla top ve tüfek patlıyor... Şimdi birinci onbaşım yaralandı.' Ve şehit olacağı içine doğmuş olacakki son sayfasında: "Allah'a ısmarladık" diyor ve giriştikleri muharebede şehit oluyor. Unutmayınız....
Allahaısmarladıkİbrahim Naci · Yeditepe Yayınevi · 2021630 okunma
9/10
·144 syf.··
2020 7. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 13 Mart 2020 13:07
Genc yaşta sehid olan Teğmen Ibrahim Naci nin gunluklerininden olusan kitap asker sevkiyati sırasında tegmenin yasadiklari ve Savaşın durumu hakkinda bilgi sahibi olmamizi sağlıyor. Gunluklerin elimize ulasmasini sağlayan Şehid Yuzbasi ve Tegmenin kiz kardesinin torunu hanimefendiye minnetarim. Ayrica günlükleri kitap haline getirip bize ulasmasini saglayan Seyit Ahmet Silay a teşekkürler. Dikkatimi ceken askerlerin yedigi yemeklerin bollugu ve çeşitliliği oldu. Okumanızı tavsiye ederim.
1000Kitap
Allahaısmarladıkİbrahim Naci · Yeditepe Yayınevi · 2021630 okunma

Yazar Hakkında

İbrahim NaciYazar · 1 kitap
Çanakkale Savaşı'nda 71'inci alay 10'uncu bölükte görev yaptı. Savaşa katılmasından şehit düşmesine kadar geçen 29 gün boyunca aralıksız günlük tuttu. Teğmen İbrahim Naci, savaşa giderken cep defterinin ilk sayfasına adını ve ailesinin Beşiktaş’taki adresini yazdı. Genç teğmen şehit düşerse defterin ailesine ulaştırılmasını istiyordu. Naci’nin ailesi günlükleri koleksiyoncu Seyit Mehmet Sılay’a ulaştırdı ve günlükleri 98 yıl sonra yayınlandı.