Kısa birkaç öyküden oluşan bir kitap.
Fayton,
Eski bir subay, bazı nedenlerden dolayı istifa etmek zorunda kalmıştır. Saygın biri olarak görünüp iyi bir izlenim bırakmak isteyen bu subay için her şey istediği gibi olmaz. Kendini ne kadar iyi göstermek istese de bunu başaramaz. Bu statü meraklısı subay hikayenin sonunda daha acınası bir hâlde olsa da bu statü merakının insanın başına istediği gibi şeyler gelmez
Diğer iki hikaye de burun ve paltoydu. Onları daha önce ayrıca okuduğum yazdığım için girmeyeceğim ama tekrar okumak yine güzel. 3'ünün de toparlamak gerekirse, insanların sınıfsal statü takintisinin insan üzerindeki etkisi ile bu sınıfsal farklilarin insan üzerindeki dramatik sonuçlarını görüyoruz
KEYİFLİ OKUMALAR
Ve Gogol “Palto”sunu giydi üzerine, “Fayton”una binip yanımızdan geçti.
Kitap: Fayton
Yazar: Nikolay Vasilyeviç Gogol
Yayın Bilgileri: Sentez Yayınları 2009 1. Baskı
Dostoyevski’nin söylediği kabul edilen bu sözü hemen herkes bilir. Peki, kimdir O? Tabii ki Rus edebiyatında gerçekçilik akımının en önemli isimlerinden olan, 1809’da toprak sahibi bir ailenin çocuğu olarak Ukrayna sınırları içerisinde bir köyde dünyaya gelen Nikolay Vasilyeviç Gogol.
Okuduğum kitap da Gogol’un Fayton isimli kitabı. İçerisinde Fayton’un yanı sıra Palto ve Burun adlı hikâyeleri de yer alıyor. Ülkemiz yayıncılarının birçoğunda aynı isimli kitap da farklı hikâyeler de yer aldığını biliyoruz. Benim okuduğum kitap ise Sentez Yayıncılığa ait.
Fayton
Gogol demek mizah demektir. Hiciv demektir. Bu anlamda bizim edebiyatımızda Aziz Nesin ne ise Rus Edebiyatında Gogol de odur.
Fayton adlı hikayesi Gogol’ün 1836’da yayımlanan kısa öyküsüdür. Eski bir süvari subayı ile bir toprak sahibinin hayatına mercek tutar.
Bu kısa hikâye, bakıldığında unutkanlık ne gibi gülünç durumlar ortaya çıkarmaktadır sorusuna cevap teşkil eder. Gogol’ün anlatıcılığındaki sadelik ve zamanın gündelik hallerinin en net betimlemelerle kâğıda dökülmesi sonucu okuması keyif veren bir eser ortaya çıkmıştır.
Burun
Yine 1836 yılında kaleme alınmış bir öyküdür, Burun. Hiciv sanatının adeta zirveye taşındığı bir hikayedir. Dokuzuncu derece bir memurun burnunun yerinden çıkıp kendi hayatına devam etmesi üzerinden birçok eleştiri üretilir.
Ekmeğin içinden çıkan bir burun… ne kadar absürt olarak göze çarpsa da hikayeyi okudukça biz “böyle saçma şey mi olur?” demek yerine hikayenin akıcılığına kaptırıp üniforma giymiş bir burunun nasıl etrafa hükmedebildiğinden, burnun yaşadıklarına temas edenlerin tavırlarına dek her şeyden gerçek
Rusya'daki orta sınıf memurların ve askerlerin, içkiye, kumara ve balolara olan düşkünlüğü eleştirilirken, bu düşkünlükleri sonucu yaşanan eğlenceli fayton vakası mizahi bir dille anlatılmıştır. (≧ヮ≦)
B. Kasabasına bir süvari birliğinin gelmesi sonrasında bu kırsal kasabada yaşanan değişim anlatılıyor Gogol'un bu hikayesinde.
Kırsal Kasabanın süvari birliğinin gelmesi ile canlanması, hareketlenmesi, subayların durumu, kırsal kasaba insanlarının ve sosyetesinin durumu anlatılıyor.
Hikaye köylü kurnazlığını sahip Kasaba sosyetesinin Süvari Birliği Generaline satmaya çalıştığı fayton üzerinden gelişiyor.
Kusursuz bir anlatım. Okumaya, izlenen bir eser. lakin derinlikte, felsefeden, düşünceden yoksul... Mükemmel olması muhtemel bir eser için kocaman bir yama değil mi bu?
Gogol'ün bu öyküsünde Rusya'daki orta sınıf memurların, özellikle askerlerin, içkiye, kumara ve balolara olan düşkünlüğü eleştirilirken, bu düşkünlükleri sonucu yaşanan eğlenceli fayton vakası mizahi bir dille anlatılıyor. Kısa, sade fakat güzel bir öykü. İyi okumalar...
Fayton kitabımız çok sade ve açıklayıcı bir şekilde yazılmış. Konu bütünlüğü çok güzel bir şekilde başından sonuna kadar korunmuş bir şekilde ilerliyor. Bazı bölümlerde merak duygusu ön planda diyebilirim. Okumanızı tavsiye ederim.
Şimdiden iyi okumalar) :
FaytonNikolay Gogol · Ema Genç Yayınevi · 2017953 okunma
B kasabası süvari alayının gelmesi üzerine çok şenlendi. O zamana kadar, insan, orada sıkıntıdan patlayacak gibi olurdu. Rastlantıyla şöyle bir geçip de basık evler arasındaki sokağa ters ters bakan kerpiç evlere bir göz atacak olsaydınız üstünüze tanımlanamaz bir hüzün çöker, içiniz büyük gaflardan ya da kumardaki ağır ütülmelerden sonra duyulan, o bilinmez iç karatıcı duyguyla dolardı. Kısaca insan, kendisini iyi duyumsamazdı. Yağmur, evlerin sıvalarını bozmuş, ak duvarları alacalı bulacalı bir duruma getirmişti. Damların çoğu, bütün güney şehirlerimizde olduğu gibi, sazla örtülüydü.
Dönemin kültürünü hissettirdiği açık. Öte yandan kardeşleriniz ve/veya çocuklarınız için ders örneği olabilecek bir karakteri mevcut. Kahve, çay dostu bir kitap. Askerlikten istifası istenmiş bir subay ve soylu ve yüksek rütbeli bir kaç subaydan oluşan kısa bir soluk sizi bekliyor diyelim. Hayal edebileceğiniz güzel bşr anlatımı var. Yetişkinlere boş zamanda yada bitmediğini düşündüğünüz sizi sıkan bir kitap okuyorsanuz farkılı bir hava yaşatacak, 12 ila 16 yaş aradındaki çocuklara ise şiddetli tavsiyemdir.
Nikolay Vasilyeviç Gogol (Rusça: Николай Васильевич Гоголь) (31 Mart 1809 - 4 Mart 1852), Ukrayna asıllı Rus roman ve oyun yazarı. En çok tanınan eserleri Palto, Bir Delinin Hatıra Defteri ve Ölü Canlar’dır.
Gogol orta hâlli toprak sahibi bir ailenin çocuğu olarak Ukrayna’da Soroçinski köyünde dünyaya gelir. Gogol’ün çocukluğu köy hayatı ile ve yoğun Kazak kültürü etkisinde geçer. Bu hayatın etkisi ileride yazacağı eserlere de yansıyacaktır.
Gogol, gençlik yıllarında şiir ve edebiyata ilgi duyar. 1828'de Petersburg’a gider. Orada memur olmayı ve bir şekilde geçinmeyi umar ancak işler umduğu gibi gitmez. Gogol, Petersburg’dan Almanya’ya gider ancak orada da parası bitene kadar kalabilir. Tekrar Petersburg’a dönüp iş arayan Gogol bu sefer çok düşük bir maaşla da olsa devlet memuru olarak çalışmaya başlar. Bu görevden de bir sene sonra ayrılır.
1809 yılında günümüz Ukrayna topraklarında yer alan Veliki Soroçintsi’de doğmuştur. Gogol, 1836’da Puşkin’in çıkardığı Sovremennik adlı dergide, yergili öykülerinin en neşelilerinden biri olan Araba’yı ve eğlenceli ve iğneleyici bir üslûpla yazılmış gerçeküstücü öyküsü Burun’u yayınlar.
Yazar, yazı sanatında büyük ölçüde Puşkin’in etkisi altındadır. Öyle ki, onun eleştirileri ve telkinleri olmadan yazamayacağını düşünür. Yazarın Puşkin’le olan arkadaşlığı, onu aldığı acımasız eleştirilerden de koruyan en büyük güçtür.
Gogol’un ilk ciddi ve dikkat çeken eserleri Ukrayna hayatı ile, halk deyişleri ile süslü halk hikâyeleridir.
Gogol 1831 – 1832 yıllarında yazdığı bu hikâyeleri, Dilanka Yakınlarındaki Çiftlikte Akşam Toplantıları adlı kitapta toplar. Bu öyküler Rus edebiyat dünyasında Gogol’ün bir anda parlamasına yol açar. 1835 yılında Mirgorod ve Arabeski adlı eserlerini de yayımladı. Bu kitaplarında da halk hikâyeleri, özellikle Kazak geçmişi işlenmiştir.
Hikâyelerinde günlük hayatı ve bayağı kişilikleri zaman zaman mizahi zaman zaman öfkeye varan bir şekilde yeriyordu.
Eski Zaman Beyleri, Arabeski bu yergi kitaplarının ilkleridir. Arabeski kitabındaki hikâyelerinden biri olan Bir Delinin Hatıra Defteri bir memurun rutin hayatını ve işi yüzünden nasıl sıkıldığını anlatır. Hikayenin sonunda memur akıl hastanesine yatırılır. Portre adlı eseri ise dünyanın kötülüklerden kurtulamayacağı vurgusu ile sonlanır.
Büyük komedisi Müfettiş adlı eseri ile bürokrasiyi alay derecesinde yeren Gogol, eserinin sahnelenmesi ile tüm şimşekleri üzerine çeker. Tepkiler yüzünden Rusya’dan ayrılmak zorunda kalır. Roma’da Puşkin’in tavsiyesi ile en büyük eseri olan Ölü Canlar’ı yazarken Puşkin’in öldüğü haberini alır. Bu haber onun için “Rusya’dan gelebilecek en kötü haber”dir. O zamana kadar Puşkin’i düşünmeden dikkate almadan hiçbir şey yazmayan Gogol için bu haber gerçekten bir yıkım olmuştur. Puşkin’in ölümünün yıkıcı etkisine karşın 1842 yılında iki önemli eseri olan Ölü Canlar’ın 1. cildi ve uzun hikâyesi Palto’yu bitirir ve yayınlar. Ölü Canlar dönemin Rusya’sının çürümüşlüğünü gerçekçi bir biçimde gözler önüne sererken Palto’da sıradan insanların yaşadıkları acılar, maruz kaldıkları haksızlıklar, ve yaşadıkları yoksulluk tüm gerçeklikleriyle, okuyucuyu sarsacak bir ustalıkla gözler önüne serilmektedir. Bu eser de dönemin en büyük eserlerinden biri olarak nitelendirilecektir. Rus edebiyatına sıradan insanların gerçekçi bir girişi olarak da nitelendirilebilir Palto. Öyle ki Dostoyevski hikâyeye hitaben “Hepimiz Gogol’ün Palto’sundan çıktık.” diyecektir. Ancak öykü yayınlaması ile soylu kesimin tepkisini tekrar Gogol üzerine çeker. Dönem aydınlar üzerinde büyük baskıların uygulandığı karanlık I.Nikola dönemidir. Gogol düzen savunucuları tarafından Rus insanını aşağılamakla onun kötü yönlerini göstermekle, halkına ihanetle suçlanır. Ancak onun yapmak istediği halkını aşağılamak değil onu bu hale sokan yozlaşmış düzeni tüm gerçekliği ile gözler önüne sermektir. Maruz kaldığı bu suçlamalar yazarın ruhsal sağlığına da ciddi zararlar vermiştir.
Puşkin’in ölümünden sonra Gogol’ün popülaritesi daha da artar. Bu ilgi Gogol’da bir öncülük hissi yaratır ve kendine toplumu değiştirmek, insanlara yol göstermek gibi misyonlar edinir. Bu dönemde eski yaratıcılığını kaybettiği söylenebilir. Dine karşı ilgisi artar ve daha önce eleştirdiği kiliseyi dahi övmeye başlar. Bu davranış hayranlarının tepkisini çeker ancak o bu tepkilere dinsel yorumlar katar ve Tanrı’nın gönlünü almak için ona daha da yakınlaşır. 1848’de kutsal toprakları ziyaret etmek için Filistin'e gider. Moskova’ya geri dönen Gogol, orada Matvey Konstantinovski adlı gerici bir rahibin etkisi ile 1852 yılında Ölü Canlar romanının ikinci bölümünün el yazmalarını yakarak imha eder. Bu davranışından 10 gün sonra 42 yaşında Moskova’da ölür.
Eserleri
İki Soylu Kişinin Öyküsü
Masallar
Müfettiş
Palto
Ölü Canlar
Burun
Bir Delinin Hatıra Defteri
Portre
Eski Zaman Beyleri
Taras Bulba
Fayton
Kumarbazlar
Dava
Evlenme
Petersburg Hikayeleri
Dikanka Yakınlarındaki Bir Çiftlikte Akşam Toplantıları