Fener Bekçisinin RüyalarıA. Ali Ural

·
Okunma
·
Beğeni
·
892
Gösterim
Adı:
Fener Bekçisinin Rüyaları
Baskı tarihi:
2011
Sayfa sayısı:
125
Format:
Karton kapak
ISBN:
6054498222
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Şule Yayınları
Gemisini kaybeden bir kaptan gözünü düşmanca diker fener kulesine. Denizden çaldığı suları, kuleye tırmanırken ıslak kıyafetlerinden damlatarak geri veren yorgun kaptan, yirmi dokuz gün rüyalara teslim eder kendini. A. Ali Ural'ın ikinci öykü kitabı Fener Bekçisinin Rüyaları okura "Kurtulan kim?" sinyalini yakıp söndürüyor.
(Tanıtım Bülteninde)
Kitap tür bakımından öykü olup 125 sayfa içerisinde toplam 30 öyküden oluşuyor . İlk hikayesi olan 'Fener Bekçisinin Rüyalar' nda 29 rüyanın kalışından bahsediyor. Anladığım kadarı ile geri kalan 29 hikaye fener bekçisinin rüyalarını oluşturuyor.

Yazarın daha önce öykü türünde 'Yangın Merdiveni'kitabını okumuştum. İlk Ali Ural ile o kitapta tanıştım. Beni fazlası ile etkiledi ve kendine hayran bıraktı. Doğru söylemek gerekirse Yangın Merdiveni kitabını bu kitaba nazaran daha çok beğendim.

Yazarın hayal dünyası çok hoşuma gidiyor. Öykünün tüm gidişatını son cümlesiyle büyük bir değişikliğe uğratıp sizi bir kaç saniyeliğine önüzdeki duvara baktırıyor. Kelimeleri kullanma şeklini çok seviyorum. Bulutlarda yaşayan bir insan hissi veriyor bana. Toplu fotoğraflarda bulunmaktan hoşlanmadığı için çoğu zaman da onda kendimi buluyorum. Her biri farklı bir yolculuk olan öykülerinde bir çok kez kendime rastladım. En çok da "Dik Dur" öyküsü beni etkiledi. İçimde çoğu kez geçen bir muhabbeti kaleme döktü . "Bir Gün Daha Yaşamak" derken cellatın ipini boynumda hissettim. Aslında ruh dünyamızda çok kez yaşadıklarımızı Ali Ural kitaba topladı.

Kelimelerle güzel muhabbet edebileceğiniz hoş bir kitap. Tavsiye listemde yerini alabilir. Selametile
Al yanına en vefakar dost olan çayını sessiz bir köşede oku göreceksin kitabın içinden açılan pencereleri, göreceksin fenerden ufukda gezen gemileri...
"Bir Gün Daha Yaşamak" derken cellatın ipini ben hissettim boynumda.Hoş girdikçe insanın kaybolmak için can attığı hikayeler dizisi.
Âh Ali Ural, üslubun o kadar kendine öz ki, bir o kadar güzel ve bir o kadar dahi sorgulatıcı..
Her eserinden ayrı tat aldığım ve biraz okumasam özlediğim Ali Ural’ın okuduğum 6. kitabıydı. Her eserini gönül rahatlığıyla tavsiye edebilirim ancak üslubuna alışmanız açısından Posta Kutusundaki Mızıka ile başlamanızı öneririm.
Bu ise yayımlanan 2 öykü kitabından birisi, denemelerinden sonra bu öyküleri okumanız ikinci kez hayran kalmanızı sağlayacaktır diye düşünüyorum.
Sevgiyle, kitaplarla kalın.
"Binlerce insan toprağın derinliklerine akıyor uğultuyla. Dalgalanan merdivenler yeraltı mabetlerine yolcu taşıyor."
Bir insanın binlerce ağaca doğru gidişinin resmini yapabilecek bir ressam tanıyor musunuz?
Demek tanıyorsunuz. Peki, binlerce ağacı nasıl sığdıracak tuvaline! Hadi ağaçları tek tek yerleştirdi tablosuna, beni ne yapacak! Bende bir tuvale sığacak göz var mı!
...
Bir gün daha yaşamak, dedi mahkûm, son arzusunu soran cellâda. Şaşırdı cellât, alay ve merhamet kapıştı yüzünde. Böyle bir son arzuya tanık olmamıştı hiç. Bir bardak su, kalem ve kâğıt, bir din adamı... Yanaşmayınca çıkartmaya ipi boynundan, bir gün daha yaşamak, diye tekrarladı mahkûm kelimeleri. Yarışı alay kazandı. Korkunç bir kahkaha attı cellat. Şafak sökmek üzereydi. Ranzalar titredi koğuşlarda. Korkuyla kanatlandı kuşlar. Hapishane müdürü başını salladı. Son arzu gelenekti. Ha bugün ha yarın! Cellât isteksizce indirdi sandalyeden mahkûmu. Mahkûm öyle bir nefes aldı ki yıldızları çekti içine. Şafak söktü o an. Güneş hayat mührünü gökyüzüne vurdu. Siftah yapamadan tezgâhını topladı cellat. Uzaklaştı fısıltı yılanını salarak: Bir ömür yetmedi mi!
Çırpınan parmakların üzerinde sürükleniyor tabutum. Ağırlığımdan pay alan hafifliyor. Fakat onların ağırlıklarından da ben alıyorum payımı galiba. Konuşma ihtiyacı duyuyorum birden. Nereye gittiğimi bilmesem, "Beni nereye götürüyorsunuz?" diye soracağım. Dalgaları git gide o kadar büyüyor, sal o kadar hızlanıyor ki nereye gittiğimi bilmeme rağmen o yakıcı soruyu sormak istiyorum: "Beni nereye götürüyorsunuz?" Hayır, dudaklarımı açamıyorum. İki dudağımın arasına harç dökülmüş. Ayrılmıyor birbirinden. Açılamayan ağızda dil ne yapsın. Soru sorma hakkım alınmış. Cevap zamanı yaklaşıyor. Demek ki başkası soracak.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Fener Bekçisinin Rüyaları
Baskı tarihi:
2011
Sayfa sayısı:
125
Format:
Karton kapak
ISBN:
6054498222
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Şule Yayınları
Gemisini kaybeden bir kaptan gözünü düşmanca diker fener kulesine. Denizden çaldığı suları, kuleye tırmanırken ıslak kıyafetlerinden damlatarak geri veren yorgun kaptan, yirmi dokuz gün rüyalara teslim eder kendini. A. Ali Ural'ın ikinci öykü kitabı Fener Bekçisinin Rüyaları okura "Kurtulan kim?" sinyalini yakıp söndürüyor.
(Tanıtım Bülteninde)

Kitabı okuyanlar 66 okur

  • Arzu
  • Aycan Guler
  • Garip
  • Şeydanur Turgut
  • Edaa
  • hacer çiftçi
  • Şevval
  • SfLoria
  • Hatice Başol
  • Kitap Odası

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%13.6
14-17 Yaş
%13.6
18-24 Yaş
%22.7
25-34 Yaş
%40.9
35-44 Yaş
%9.1
45-54 Yaş
%0
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%72
Erkek
%28

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%11.1 (2)
9
%27.8 (5)
8
%22.2 (4)
7
%22.2 (4)
6
%0
5
%16.7 (3)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0