Tahmini Okuma Süresi:
7 sa. 56 dk.
Sayfa Sayısı:
280
Basım Tarihi:
Eylül 2024
İlk Yayın Tarihi:
1937
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Orijinal Adı:
Ferdydurke
ISBN:
9789750864018
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·280 syf.··
2024 28. kitabı
biçimin kıskacında birey olgunlaşmak denilen şey, bir başarı mı yoksa bir tuzak mı? yujo, kendini kaderin bir cilvesiyle tekrar öğrenci olarak bulur. 30 yaşında olmasına rağmen zorla bir okula götürülür ve yeniden eğitilmeye çalışılır - biçimlendirilmeye. ergenleştirilmiştir. bu durum, bireyin yaşına, konumuna ya da kimliğine bakılmaksızın toplum tarafından sürekli şekillendirilmek istenmesini sembolize ediyor. toplum, bireyi belirli biçimler içine sokar; bir “yetişkin” olmasını, saygın davranmasını ve en nihayetinde kendi normlarına uygun bir birey haline gelmesini ister. ancak gombrowicz, bu dayatmayı kökten reddeder. ona göre insan tamamlanmış bir form değildir ve asla olmayacaktır. örneğin ağaç bir biçimdir ve olmuştur. insansa sürekli bir oluş halindedir; sürekli değişen, dönüşen ve kendini yaratan bir varlıktır. bu yüzden “olgunlaşmamışlık” bir eksiklik değil, özgürlüğün ve varoluşun kendisidir. olgunlaşmamışlık, bireyin formların katılığına direnebildiği, kendi doğal akışını sürdürebildiği bir alandır. gombrowicz, romanın temel felsefesini “biçim” etrafında şekillendirir. biçim, toplumun bireyi anlamlandırmak ve kontrol altına almak için kullandığı bir araçtır. yazarın en çarpıcı savı, olgunlaşmamışlığı bir eksiklik olarak değil, bir potansiyel alanı olarak görmesidir. toplum, bireyin bir kez olgunlaşmasını ve statik bir forma bürünmesini isterken gombrowicz, insanın bu statikliğe direnen bir varlık olduğunu savunur. roman boyunca yujo’nun “çocuklaştırılması”, toplumun bireyi kontrol etme çabalarını grotesk bir şekilde ortaya çıkarır. yujo, bu “bir kalıba sokulma” çabalarının ortasında bir kaos yaratır ve oradan kaçar. bu kaçış bir kurtuluş değildir çünkü toplum, karşısına, onu sokmak istediği yeni biçimler çıkarır. roman, merkezine kimlik ve biçim
FerdydurkeWitold Gombrowicz · Yapı Kredi Yayınları · 2024215 okunma
Puan vermedi·352 syf.··
2021 87. kitabı
Ferdydurke, Leh yazar Witold Gombrowicz’in 1937 yılında yayımlanan, uzun süre yasaklı kalan, Arjantin’e taşınan yazarın eseri İspanyolca’ya çevirtebilmesiyle sesini duyurabilmiş, zamanının çok ötesinde bir eser. Hem kendinden önceki romanlar gibi insanın dış dünyasını hem de modern romanlar gibi iç dünyasını oldukça başarılı bir şekilde işlemiş ve bunları birbirine toyluk-olgunluk ekseninde aynı zemine yine aynı başarıyla oturtmuş. Romanın ilk 100 sayfasında, aniden 17 yaşına dönen karakterin iç dünyası üzerinden, insanın toplum tarafından biçimlendirilmesi ve olgunlaşmasıyla ilgili muazzam tespitlerle beraber absürt bir hikayenin içinde buluyoruz kendimizi. Ardından yazarın, ahlaki yozlaşma ve feodal düzen başta olmak üzere, toplumsal eleştirileri yine absürt hikayelerle sunuluyor. Romanın sonunda bu iki düzlemin birbirine bağlanması hayranlık uyandırıcıydı benim için. Bazı yerlerde daha kısa tutabilirmiş diye düşünsem de çok başarılı ve okunması gereken bir eser olduğunu düşünüyorum. Okumanın çok da kolay olmadığı ancak bunun karşılığını fazlasıyla veren eserlerden. Zevkle okudum.
FerdydurkeWitold Gombrowicz · Jaguar Yayınları · 2015215 okunma
9/10
·352 syf.··
2017 99. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 28 Eylül 2017 01:51
"Okuduğunuz bir kitap sizi başka bir kitaba götürür" Bu kitabı ve özellikle de yazarın farkındalığını en son okuduğum " Montano Hastalığı" adlı kitaptan dolayı farkına varıp okudum. İlk okuduğum andan itibaren de şaşırtıcı bir biçimde yazarın etkisi altında kalarak baştan sona büyük bir ilgi ve merak ile okudum. Witold Gombrowicsz; genç toy bir delikanlı olan Yuzef üzerinden ve onun yaşadıklarından, kendi gelişme sürecimizde ergenlik çağında gerçekleştirdiklerimizi ya da başaramadıklarımızı, amaçlarımızı şu an kalbimizde hangi dileklerimizin ne ölçüde değiştiğini, ilkelerimizin ne gibi sarsıntılara uğradığını, bir başkasının hayatımızın o döneminde ne gibi değişimlere neden olduğunu, insanın son referans noktasının, başka bir mutlak değer değil, ama yine insan olduğunu göstermeye çalışırken, resmi olmayan hatta yasal olmayan mitolojinin yaratıldığı, kendisine aşık yeni yetmeliğin insanlıkta saklı kalmış çekinceli güçlerin gücünü ve aşağıda olanın, yukarıda bulunanın üstüne yıkıldığı o vahşetin şiirini vurguluyor. 1968 yılında bir oy fark ile Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanamayan Gombrowicz ' in en çok sevdiğim özelliği Groteks tarzda yazım şekli oldu. Bu kitabi okuyacaklara kitabi okumaya başlamadan önce, Hayatın Tüm olumsuzluklarını bir kenara bırakıp sıradışı bir yazar olan Gombrowicz ' in Düş âlemine dalın derim...
Siyaset
FerdydurkeWitold Gombrowicz · Jaguar Yayınları · 2015215 okunma
8/10
·266 syf.··
2022 1. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 05 Ocak 2022 19:00
Bitince "ne okudum ben ya?" demekten kendimi alamadım sahi ne okudum ben? Ferdydurke, yasaklı kitaplardan biri haliyle insan okurken acaba hangi söylediği delirtti milleti, ya da nasıl bu kadar rahatsız etmeyi başardı diyor. Bu sebeple cümlelerin altını deşmeye, bir okuduğunu bir kez daha okumaya başlıyorsun. Kitaptan biraz bahsedeyim kahramanımız bir sabah bir anda hiç tanımadığı biri tarafından alıp gençliğine götürülür. İşte düşünce romanımız böyle başlıyor. Olgunlaşmadan, burjuvaziden, gençlikten, masumiyetten dem vuruyor ve gerçekleri tüm çıplaklığıyla yüzümüze çarpıyor. Herkes okusun öyle akıcı böyle su gibi değil. Zor ve emek isteyen ama bu emekleri boşa çıkarmayan bir eser.
Edebiyat
FerdydurkeWitold Gombrowicz · Ayrıntı Yayınları · 1996215 okunma
Biçim ve olgunlaşmama
Puan vermedi·352 syf.··
2022 48. kitabı
·
75 günde okudu
·
Okunma: 12 Ağustos 2022 17:16
Ferdydurke, yazarın neyi anlatmaya çalıştığını ve kimliğini dile getiren çok önemli bir eser. Eseri incelersek çevresindekiler ona öyle davrandığı için çocuklaşan bir adamın absürt hikayesiyle karşılaşıyoruz. Ferdydurke, yazarının ifadesiyle insanlığın Büyük Gelişmemişliği’nin maskesini düşürmek istemektedir. Bu kitabın tanımladığı haliyle insan, belli davranışlarıyla kendini açıklamak zorunda olan bir varlıktır. Bu belli davranışlar sonucunda kendi içinde olmadığı kadar dışardan ve o dışarıdaki başkaları için tanımlanmış ve belirlenmiş olur. Gizli gelişmemişliği ve başkasını korkutmak için taktığı maske arasında acınası bir oransızlık vardır. Sanki gerçekten dışarıya gösterdiği kişiymiş gibi, kendi içinde de bu maskeye uyum sağlamaktan başka çıkar yolu yoktur. Böylece Ferdydurke insanının başkaları tarafından yaratıldığını, insanların, belli biçimleri ya da “davranış biçimi” dediğimiz şeyi karşılıklı zorla benimseterek, birbirlerini yarattıklarını söyleyebiliriz. Kitabın 1937 yılında, Sartre daha “öteki’nin bakışı” kuramını ortaya atmadan önce yayımlanmış olması da felsefi açıdan da değerini ortaya koyuyor. Belki de Sartre’ın kavramları yayıldıkça kitabın değeri de daha iyi anlaşılmış olabilir. “Biçim” ve “olgunlaşmamışlık” kavramları bir hamur gibi başarıyla yoğrulmuş kitapta. Ferdydurke insanını tanımlarken bu insan biçimi başkaları tarafından yani dışarıdan bir etkiyle ortaya çıkarıldığı için aslına bakarsak gerçek bir insan olma özelliğini de kaybetmiştir. Özünden kopmuştur. Son olarak kitabın acı ve ince bir alay üslubuyla bizi sarıp sarmaladığını söyleyebilirim. Bu kitabı okuduktan sonra diğer kitaplarına da mutlaka bir şana vereceğinize inanıyorum. Keyifli okumalar.
Edebiyat
FerdydurkeWitold Gombrowicz · Jaguar Yayınları · 2015215 okunma
Ah, keşke biçimi bozulmamış bir tek yüz görebilseydim!
10/10
·266 syf.··
Beğendi
·
2020 17. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Ocak 2020 15:16
"İnsanlığın, söylencelere gereksinimi var." Bildiğinin doğruluğunu sınamaya ve tokat gibi çarpmaya yanılgısını. Bunu görmek zor olsa da reddetsek de kuvvetle hataları kabul etmeyi. İlerlemek, önce dinlemekten, sonra anlamaktan ve sorgulamaktan geçerek gerçekleşebiliyor. Her ülkede budalalık ölçüleri farklılık gösterir diyor yazar. Okudukça sorgulamalar hızla tıkırdıyor çarklarınızda. Kendi ülkenizin sınırlarını karşılaştırıyorsunuz. Hesaplaşmalara yöneltiyor elbet. Tehlikeli bir noktada kitap dolayısıyla. Toplatılması yasaklanması da bundan. Polonya'da hem Nazilerin hem de Kominist Dönemin yasaklarında kalmış kitap,taa ki Gombrowicz Arjantinde özgürce yaşamaya başlayana kadar. Bundan sonra günyüzüne çıkabilmiş ve hakettiği değeri de alabilmiş hızla. Çünkü modern klasik bir başyapıt. Böyle eserlerin önünde hiçbir baskı duramıyor. Günü gelince parlıyor ve okuyucunun önce gözünü kamaştırıyor ve nihayet de beynini... Kimler nasibini almıyor ki durumdan? Başta sistem, sınıfsal ayrıma sebep olanlar tabii. Ama bununla sınırlı kalmıyor. Dönemin büyük yazarlarının eserlerine de göndermeler var. Kendi itarafını kitabın içinde de yapıyor zaten; "Ama belki bu yapıt büyük başyapıtlara öykünmeden doğdu?"diyerek. Kafka, Canetti, Musil izlerini, göndermelerini hissettiriyor. İnsanlardaki ikiyüzlülüğe fazlasıyla takılmış durumda ayrıca, haksız mı diye de sorduruyor okurken size de... Ah, keşke biçimi bozulmamış bir tek yüz görebilseydim! Bu saçmalık içlerine işlemişti; heyecanlarında yapmacıklı, lirizmlerinde korkunç, duygusallıklarında çekilmez, alaylarında, şakalarında beceriksiz, atılımlarında iddialı, zayıflıklarında çok kötü görünüyorlardı. İşte böyleydi bunların halleri. Böyleydi halleri. Kendilerine yapmacıklı biçimde davranıldığına göre, yapmacıklı olmayabilirler
FerdydurkeWitold Gombrowicz · Ayrıntı Yayınları · 1996215 okunma
9/10
·352 syf.··
2018 65. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 16 Ağustos 2018 00:48
Yazarın kitabı(1937). İlk eserinde böyle özgün ve değerli bir eser ortaya çıkaran yazarın diğer kitaplarını da çok merak ediyorum. • Yapısal kurgu bakımından Franz Kafka’nın Dönüşüm ve Dava eserlerine selam çakıyor. Baş kahraman Joseph Kowalski, Dava’daki Joseph K.’yı anımsatıyor. 30 yaşındaki kahramanın kendisini bir anda 17 yaşında bulması ise, dönüşümdeki ilk sahneyi hatırlatan ortak nokta. • Varoluş felsefesinin yeni yeni tanımlandığı dönemde, insanların oluşumlarının kendi duygu, düşünce ve davranışlarıyla değil; diğer insanlar tarafından oluşturulduğu argümanını merkeze alan, sanat, aile okul kavramları, toplumsal farklılık, anarşi gibi birçok kavramın sorgulandığı, kurgudan ziyade bilinç akışıyla oluşmuş bir eser. • Kolay okudum mu, tabii ki hayır. Ama zoru severiz. Düşündüren, varoluş felsefesine meraklı, özgün bir roman okumak isteyenlere tavsiyemdir.
FerdydurkeWitold Gombrowicz · Jaguar Yayınları · 2015215 okunma
Puan vermedi·352 syf.··
2021 101. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 05 Ekim 2021 11:27
Jojo çevresindeki insanlar tarafından olgunlaşmamakla, herkesle aynı davranmamakla suçlanmaktadır. Olgunlaşmayı bir gereklilik olarak görmeyen ve olgunlaştığını söyleyen insanların yapmacıklığını eleştiren biridir. Bir sabah uyandığında kendisini çocukluk yıllarına dönmüş olarak bulur. Profesör Pimko tarafından okula götürülen Jojo, okuldaki eğitimi, disiplini, öğretmenlerin eğitim anlayışlarını çocuk bedeninde bir yetişkinin gözüyle görme fırsatı yakalar. Okuldaki düzen içler acısıdır ve Jojo bunu düzeltmek için konuşsa da insanlar onu duymazlar. Okuldan sonra kalacağı eve götürülen Jojo, burada da aile yapısını gözlemleme fırsatı bulur. Ebeveynlerin çocuklarına verdikleri sınırsız özgürlüğün sonuçlarını gören Jojo bu evden kaçarak, akrabalarının çiftliğine gider. Çiftlikte ast üst ilişkilerinin köleliğe gittiğini görür ve sınıf ayrımı yapılan sistemi eleştirir. Çalışanların bu durumu kanıksamasıyla nasıl bastırıldığını gözler önüne serer. Witold Gombrowicz'in kalemiyle tanıştığım kitap oldu. Polonya'da yayınlanan kitap daha sonrasında yasaklanan kitaplar arasına girmiştir. Yasaklanan kitaplar arasında olması ilgimi daha da çekmesine sebep oldu. Kitabı okudukça neden yasaklandığını az çok anlıyorsunuz. Eleştirileri çok sert ve sivri gerçekten. Bir yerlere - birilerine - dokunmaması imkansız. Kitap yazarın dili sebebiyle kolay okunan ve çabuk anlaşılan bir kitap değil. Konudan konuya geçilmiş ve konular arasında bağlantı kurmaya çalışırken kaybolabilirsiniz. Ancak kitap bana göre gerçekten bir başyapıt, ben bayıldım. Eleştirdiği konular hepimizin gördüğü gerçeklerle alakalı. Eğitim sistemini eleştirmesiyse alkış tutulası. Öğretmenlerin öğretim yönteminin ezberden ibaret olması içler acısı durumu gözler önüne serer nitelikte. Zorla yapılan dayatmalar, büyüyüp
FerdydurkeWitold Gombrowicz · Jaguar Yayınları · 2015215 okunma
8/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2021 16. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 23 Ocak 2021 09:29
Polonyalı yazar Witold Gombrowicz'in ilk eseri olan Ferdydurke bilinçakışı tekniği ile yazılmıştır. II. Dünya Savaşı sırasında yasaklanmış olup; on sene sonra yayımlandığında ise sınıflandırılamayan bir başyapıt halini almıştır. Kitapta,30 yaşında iyi bir yazar olmak isteyen baş kahraman Yuzef'in, bir anda ''kültürlü bir hoca'' biçimine girmeye çalışan Pimko tarafından 6. Sınıfa geri dönmesiyle başlar.Varoluşçu bir roman olan Ferdydurke, aslında kendi içinde dönüşüme uğrayan bir karakterin grotesk hikayesidir. Ferdydurke, anlamsız ve saydam bir sözcüktür. ''BİÇİM''dir. Insanın, ''BİÇİM'' ile ''dışarıdan yarattığı insanı'' anlatmak için kullandığı bir terimdir. Çünkü ''BİÇİM'' ; ''olgunmuş gibi'' görünmek için takındığımız bir başka yüzdür, maskedir. Insanın, ''öteki'' için bir nesneye dönüşmemesi uğrunda verdiği kanlı savaştır, acı veren mücadeledir. Ferdydurke'de bedenin birçok uzvu hareket halindedir.Varoluş, kesintisiz harekete dayanır. Kitapta, ''ağız'', ''popo'', ''popolamak'' gibi sözcüklerin bir anlamı vardır. ''Ağız'' bilinç, ''popo'' ise bilincin nesneleştirdiği öznedir. ''Popolamak'' toyluk, yeniyetme anlamlarını taşır. Ferdydurke, Osman Fırat Baş'ın yıllar süren çalışmasıyla Lehçe aslından çevrilmiştir. Zor bir okuma süreciydi fakat emeksiz hiç bir kitap okunmaz. Müthiş tespitleri olan bu eseri sakin bir dönemde okumak gerekir.
FerdydurkeWitold Gombrowicz · Jaguar Yayınları · 2015215 okunma
Puan vermedi·352 syf.··
2023 90. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 01 Ağustos 2023 00:00
Ferdydurke, Kundera’nın çok sevdiği bir kitap. “Gombrowicz, Ferdydurke’de XX. yüzyılda gerçekleşen dönüm noktasını yakalanmıştır.” diye yazıyor Perde kitabında. Devamı ikinci görsel. Ferdydurke’de otuzlu yaşlarda olan anlatıcı çocuğa dönüşüyor ve okulda, kaldığı evde, teyzenin çiftlik evinde yaşadıklarını anlatıyor. Grotesk bir hikaye. Toplum tarafından şekillenen benliğimiz kitabın temel meselesi olmakla birlikte, modern Polonya eleştirisi ya da modernizm eleştirisi diye genellemek daha kapsayıcı ama yeterli bir tanım mı emin değilim. Sanat, edebiyat, sosyo-ekonomik yapı, ideolojiler vs. Yine Kundera’dan yararlanayım, insanın varoluşunu tarihsel durum içinde inceliyor. instagram.com/p/Cve9mUIKq1c/?... Burdan bakabilirsiniz, devam. Kısaca düşünce seyrini yazayım. Beğenilirimiz, davranış kalıplarımızın yani maskelerimizin eleştirisiyle başlıyor kitap, okula geçiyoruz. Eğitim, vatanperver ideolojilere eleştiri var. Daha sonra bir ailenin yanına yerleştiriliyor anlatıcı. Aile modernizm temsilcisi. Bu bölümde ‘modern kız-erkek’ vurgusu fazlasıyla var. Annenin tuvaletle ilişkisi de bu bağlamda anlatılıyor:) Son bölümler çiftlik evinde geçiyor. Köylü- şehirli, efendi-köle ilişkileri ekseninde eleştiriler bu bölümde. Son olarak okula dönüş hepimize Kafka’yı çağrıştırıyor. Kundera ise Gombrowicz’in Kafka’ya karşı özel ilgi duymadığını yazmış. Üçüncü görsel. Son paragraf yeni yazarlara tavsiye Ferdydurke’yi okuması zor bir kitap diye kodlamışım, siz aynı hatayı yapmayın. Tabii gerçekliğin dışına çıkmayı sevmeyen okurların kitabı da değil. Kitabın şu an baskısı yok, bana da @hulya_d_o hediyesiydi. Çok mutlu olduğum anlardan biri #osmanfıratbaş çevirisi
FerdydurkeWitold Gombrowicz · Jaguar Yayınları · 2015215 okunma

Yazar Hakkında

Witold GombrowiczYazar · 10 kitap
1904’te, Varşova’nın iki yüz kilometre güneyindeki Maloszyce kasabasında doğdu. O sıralarda Polonya’nın büyük bir bölümü Rusya işgali altında olsa da Gombrowicz, refah içinde mutlu bir çocukluk geçirdi. Ailesi 1911’de Varşova’ya taşındı ve Gombrowicz, ilk öğretimini Varşova’da Katolik eğitim veren bir okulda tamamladı. Varşova Üniversitesi’nde hukuk okudu. Eğitim amacıyla gittiği halde vaktini daha çok yazar kahvelerinde geçirdiği Paris’te bir yıl yaşadıktan sonra Varşova’ya dönüp adliye memurluğuna başladı. Bir süre sonra bu işten sıkıldı, hele bir de Radom Mahkemesi’ndeki üst düzey görev talebi reddedilince hukuk kariyerini bırakıp kendisini tümüyle edebiyata verdi. Daha sonra hepsini yakacağı romanlarını yazmaya başladı. İlk eseri 1933’te -bundan birkaç ay sonra vefat edecek olan- babasının da desteğiyle yayımlanan Bir Ergenlik Çağı Günlüğü [Pamiętnik z Okresu Dojrzewania] oldu. Bu seçki, dönemin eleştirmenleri tarafından görmezden gelindi, görenlerse pek ciddiye almadı. 1937’de Ferdydurke yayımladı. Bir yıl sonra ilk oyunu yayımlandı. Yaşadığı ekonomik sıkıntılar nedeniyle takma isimlerle gazetelerde polisiye hikâyeler tefrika etti. Jerzy Giedroyc’un tavsiyesine uyarak Arjantin’e muhabir olarak gitti. Gombrowicz’in Arjantin’e ulaşmasından bir hafta sonra Almanlar Polonya’yı işgal etti ve İkinci Dünya Savaşı resmen başladı. Gombrowicz’in Arjantin’deki ilk yılları yoksulluk içinde fakat yeni arkadaşlarından oluşan kalabalık bir topluluk içinde geçti. Onların da teşviki ve yardımıyla Ferdydurke’yi İspanyolcaya çevirmeye başladı. 1947’de Ferdydurke, İspanyolca yayımlandı. Kosmos, Pornografi, Atlantik Ötesi gibi yeni romanlarının ve Ferdydurke çevirisinin etkisiyle Gombrowicz, birkaç yıl sonra hak ettiği değeri görmeye başlasa da ülkesinde hâlâ yasaklıydı. Neyse ki 1960’ların başında Polonya’da yaşanan kültürel değişimle birlikte kitapları yeniden yayımlandı ve her biri büyük ilgi görmeye başladı. Gombrowicz 1963’te Avrupa’ya döndü. 1968’de Nobel’e aday gösterildi; fakat ödülü tek oyla kaçırdı. 24 Temmuz 1969’da Venedik’te, solunum yetmezliği nedeniyle hayatını kaybetti.