Gönül-çelen

J. D. Salinger
Çevirmen:
Adnan Benk
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Çavdar tarlasına sığınmak
Puan vermedi·198 syf.··
Beğendi
·
2011 1. kitabı
·
32 günde okudu
·
Okunma: 17 Şubat 2011 23:26
Büyüdükçe bir şeyi şaşkınlıkla fark ettim. Diğerleri hakkında çocuk aklımla vardığım yargı doğruymuş. Büyüklerin dünyası gerçekten çok sıkıcı ve üzüntüden başka hiçbir vaatleri de yok… Ve bu durumla başedebilmemi sağlayan, tam olarak onlardan biri olamasam bile içlerinde, kıyıda köşede bir yerlerde çıldırmadan yaşayabilmemi sağlayan yegâne dostlarım hâlâ kitaplarım… İyi-kötü ayrımı yapmadan sahip olduğum ve okuduğum bütün kitaplarla yaşamım boyunca hep gurur duydum. Ama bazı kitaplar, daha doğrusu benim o kitaplarda bulduklarım, diğerlerinin hep birkaç adım ötesindeydi. Ve zamanla okuduğum kitaplarla içinde bulunduğum ruh hâli arasında simetrik bir uyum ortaya çıktı. Bugün de oynamayı sürdürdüğüm keyifli bir oyun keşfetmiş oldum böylece… Hâlâ canım çok sıkkınsa Çavdar Tarlasında Çocuklar’ı okurum. Holden ile birlikte masumiyetin kayboluşunu ve bunun insanı delirten trajedisini yaşarım. Çok öfkeli olduğum zamanlar George Perec okurum. Dehası ve okuyan herkesin sinirini bozacak ukalalığı onunla birlikte bütün dünyaya meydan okuyormuşum gibi bir hisse sürükler beni. Kendimi çok yalnız hissettiğimde Tutunamayanlar’ı okurum. Selim’in herkesin gözünün içine yalvararak bakıp canım insanlar demesi, ama hiç kimsenin durup onu anlamaya çalışacak kadar vaktinin olmaması ruhumda bir yerlerin çivisini söker. Âşık olduğum zamanlar Marcel Proust okurum. Dev eseri Kayıp Zamanın İzinde, etrafımızda gördüğümüz her şeyin, her ayrıntının, edebiyatta ve yaşantımızda bir değeri olduğunu ve bütün güzelliklerin de ayrıntıların arkasına saklandığını anlatır bana. Hiçbir şey hissetmediğim zamanlarda da Ahmet Hamdi okurum. Huzur ya da Saatleri Ayarlama Enstütüsü, benim için zamanın durduğu ve onlar elimde olduğu sürece hiç akmayacağı kutsal birer objeye dönüşür.
Gönül-çelenJ. D. Salinger · Cem Yayınları · 196771,1bin okunma
Çok Eleştirilen Bir Kitaptır
7/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2019 9. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 19 Aralık 2019 22:56
Eveeeeeet! Kitabımız bitti. Şimdi kitapla ilgili şunu belirtmeliyim ki edebiyat dünyası ikiye ayrılmış durumda. Bir gurup eleştirmen ergenlik dönemine girmiş bir çocuğun iç konuşmalarını koca bir safsata olarak görürken bir gurup eşleştirmen ise yine ergenliğe girmiş bir çocuğun aile sevgisinden mahrum kalması sonucu hayata umutsuz bakmasının toplumsal bir sorumluluk olduğuna işaret etmesi yönüyle, kitabın çok satanlar arasında olmasını haklı bulur. Not: Ayrıca Amerika' da demokrat olarak tanımlanan eyaletlerde okullarda okutulmakta olup cumhuriyetçi olarak tanımlanan eyaletlerde pek sevilmemektedir. Valla ben iki tarafın da yorumlarına katılmıyorum. Neden mi? Buyurunuz. Şimdi baş karakterimiz Holden Caulfield. 16 yaşında, agresif, sürekli lanetler okuyan, kısacası oldukça geçimsiz bir kimsedir. Ailesi zengindir ve diğer zengin aileler gibi çocukları olan Holden'i yatılı bir okula gönderirler. Holden'in kovulduğu beşinci yatılı okula. Tüm hikaye belki de bu kadarcık bir bilgiyle özetlenebilir. Fakaaaaat! Eğer ki bu kitap Türkiye gibi aile bağlarının Amerika gibi ülkelere oranla kuvvetli olduğu ülkelerde okunuyorsa iş değişir. Aslında kitap kapitalizmin üstü kapalı eleştirisidir. Biliyoruz ki kapitalist ülkelerin en önemli silahı ilk önce aile bağlarının yok edilip bireyciliği ön plana çıkarmasıdır. Böylece bireyselleşen insan biran önce üretmek ve hayatını düzenlemek zorundadır. Aileden kopuş erken yaşlarda başlar. Yani kapitalist ülkelerde bizler biliyoruz ki 18 yaşında bir çocuğun kendi ayakları üzerinde durması beklenir. Çocukların cinsel yaşamlarına aileleri pek müdahale edemezler. Hukuki yaptırımları dahi vardır. Hele ki üniversite okuyorsanız ailenizle birlikte yaşamak toplum tarafından pek hoş karşılanmaz ki zaten çocuklar o yaşlara gelinceye kadar kendi
Çavdar Tarlasında ÇocuklarJ. D. Salinger · Yapı Kredi Yayınları · 202171,1bin okunma
Hayal kırıklığı!
4/10
·198 syf.··
2023 74. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2023 12:10
Önce bir 50 sayfa okudum, kitap başlamadı. Sonra 100, bekle ablası başlar. Sonra 150, kitap hala başlamadı. Hani olur ya, kitabın bir giriş bölümü olur, anlatmak istediği şeye varana kadar biraz oyalar sizi. Bu kitap sadece oyaladı arkadaşlar, mevzuya bağlanmadı. Ne anlatıyordu, niye anlatıyordu bilen beri gelsin. Ve bende geri kalan 40 sayfayı okuyup bitirecek bir dirhem istek kalmadı. Koydum kenara. Ergenlik sancıları mı? Barnes okudunuz mu hiç? Bir ergenlik anlatır, oturduğunuz yerden deli olursunuz karaktere. Ama en azından o ergenin başını tutar kaldırır, dünyanın geri kalanına doğru bir bakış atmaya zorlar. İnsan ilişkilerinin karmaşasına dair bir şeyler tutuşturur elinize, ellerinizdekilerle bakışırsınız. Ernaux’un Boş Dolaplar’ını okudunuz mu mesela? Bakın kendisi yazarın en acemi kitabıdır. Ergenlik ve sancı nasıl anlatılır bir görün. Öfkeyi elinizle tutacak gibi olursunuz. Yani lütfen, bu kitapta anlatılan her şey ıvır zıvır. Vasat mı vasat olayların arka arkaya dizildiği, derinlikten yoksun, dil ve anlatımın eterinin koklatıldığı bu metni tam olarak ne kurtardı, ne onu bu kadar okunup sevilen bir kitap haline getirdi, inanın ben anlayamadım. Karakter? Ana karakter için “ergenlik sancıları çeken biri” nden başka yorum yok. Yan karakterlerden ne kaldı mesela avucunuzda? Sivilcesini sıkan, traş makinesini asla temizlemeyen kişi falan? Bu kadar mı yüzeysel olur her şey? Yani bu kadar mı olur? Nerede bu kitabın çok övülen derinliği Allah aşkına? Ivır zıvır konuların arasına bir iki güzel cümle, insanın yüreğine dokunacak küçük birkaç yama serpilmiş, ama kurtarmıyor. Karakterin bel altı, argo kelimelerden dikilmiş bir dili var. Olur, sorun değil, tüm karakterler beyefendi olmak zorunda değil….de, bunca küfürlü konuşmayı niye okuduğumu anlayamadığım için biraz
Edebiyat
Çavdar Tarlasında ÇocuklarJ. D. Salinger · Yapı Kredi Yayınları · 202171,1bin okunma
Ben J.D. Salinger. Kitabımı sevmek zorunda değilsiniz ama övmek zorundasınız.
6/10
·198 syf.··
2021 43. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2021 12:29
İnsanoğlunun ya da insan kızının doğası gereği olmuş ve olabilecek her şey hakkında yorum yapmak ister ve yapar. Sokaktaki insanlara, ünlü sanatçılara ya da oyunculara, futbolculara, devletin yüksek mevkiye sahip kişilerine; kısaca insanın bulunduğu her yere gidin. Örneğin elinizde bir saat götürün. Hepsinin de o saat hakkında yorumu vardır. O ana kadar yoksa bile artık o an bir yorumu olacaktır. Bakın olumlu ya da olumsuz demiyorum, mutlaka bir cümleden de oluşsa yorumu vardır. Böyle yorumlar da, yorum yapılan nesnenin, meyvenin, şehirin, kitabın hatta insanın değerini belirler. Ne kadar doğru bilinmez lakin bu böyledir. Bir şeyler alırken yorumlara da dikkat etmiyor muyuz örneğin? Örneğin bir araba alırken, mutlaka o arabayı kullanmış, kullanan ya da o araba hakkında bilgi sahibi kimselerin yorumlarına başvurmuyor muyuz? Kitaplarda da bu durum böyledir. Gidip kimsenin önermediği, hiçbir yerde görmediğimiz bir kitabı aldığımız pek görülmemiştir. Buraya kadar aslında hiçbir sıkıntı yok. Burdan sonrasında devreye birtakım olaylar giriyor. Bazı cevapsız sorular.. Kitabı okuduktan sonra kafamda birtakım soru işaretleri oluştu. Daha öncesinde Olasılıksız, Simyacı, Sol Ayağım, Şeker Portakalı hatta Türk Edebiyatına gelelim biraz, Kahraman Tazeoğlu'nun Bukre isimli kitabı, Can Yücel'in Sevgi Duvarı isimli kitabı gibi kitaplarlarda da olmuştu. Mesela ben merak ediyorum. Bu kitabı ilk kim beğendi, ilk kim neye dayanarak önerdi? Bu kitabı ilk öneren kişi, önerirken sarhoş muydu? Bu kitabı öneren ilk kişi yazarın, eşi, sevgilisi, annesi, babası ya da arkadaşı mıydı? Ardından oluşan bu silsilede devamındakiler kitabı okumadan mı  "Bu güzel kitap.." diye önerdi geçti? Bu kitabı da eklemiştim bu kervana lakin kitap hakkında bir kaç araştırma yaptıktan sonra bu kitabın neden bu
Edebiyat
Çavdar Tarlasında ÇocuklarJ. D. Salinger · Yapı Kredi Yayınları · 202171,1bin okunma
Tanıdık Bir Yabancı: Holden Caulfield
10/10
·198 syf.··
Beğendi
·
2026 17. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Şubat 2026 15:18
Çavdar Tarlasında Çocuklar benim için bir olay romanı değil, bir karakter takibi oldu. Bu kitapta New York’u değil, Holden’ın zihnini dolaşıyorsunuz. Onun öfkesiyle, kırılganlığıyla, yargılarıyla baş başa kalıyorsunuz. Okurken şunu fark ettim: Hepimizde biraz Holden var. Hayattan bunaldığımız, her şeyi sahte bulduğumuz, en küçük şeyin bile ağır geldiği anlar… O yabancılaşma hissi tanıdık. Bu yüzden başta onunla kolayca bağ kurdum. Fakat roman ilerledikçe başka bir şey daha görünür oluyor. Holden’ın haklı olduğu yerler kadar rahatsız edici tarafları da var. Sürekli yargılayan, insanları küçümseyen, kendi ölçüsüne uymayan her şeyi “yanlış” ilan eden biri. Hassasiyeti güçlü ama tahammülü zayıf. Holden’ın zihni, insan zihninin en tanıdık numarasını yapıyor: Bedeni burada, zihni başka bir yerde. Sürekli bir zihinsel dolaşma hâlinde. İçinde bulunduğu ana tam yerleşemeyen, bulunduğu ortamla senkron tutturamayan bir bilinç. Konuşurken başka bir şeyi düşünüyor, birinin yüzüne bakarken zihninde başka bir sahne oynuyor. Bulunduğu yerlerde çabuk sıkılıyor çünkü bulunduğu yere ait hissetmiyor. İç dünyasıyla dış dünya arasında sürekli bir frekans kayması var. Bu yüzden gerçekliğe temas ettiği her noktada kopuyor. İnsanlar ona yapay geliyor, ortamlar anlamsız geliyor, ilişkiler yorucu geliyor. Aslında kopmak istediği şey çoğu zaman mekân değil; o mekânın temsil ettiği yetişkin düzeni. Holden’ın kaçışı fiziksel değil, zihinsel. Hayalinde hep başka bir ihtimal, başka bir sahne var. Bu da onu sürekli bir eşikte tutuyor: Ne tam burada ne tam orada. Yabancılaşma dediğimiz şey tam olarak bu. Dünyayla aynı frekansta olamamak, ama kendi frekansının da huzur vermemesi. Holden bu yüzden sadece bir ergen karakter değil; insan zihninin huzursuz tarafının görünür hâli. Bağ kurmak isteyen ama bağ kurduğu anda
Çavdar Tarlasında ÇocuklarJ. D. Salinger · Yapı Kredi Yayınları · 202171,1bin okunma
9/10
·198 syf.··
Beğendi
·
2021 66. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Eylül 2021 13:57
Edebiyat dünyasının tartışılan eserlerinden biri “Çavdar Tarlasında Çocuklar”. Seveni çok seviyor, sevmeyeni eseri abartılmış buluyor. Kimi travmalarını atlatamayan, iç çatışmaları ile boğuşan, uyumsuz ergen Holden Caulfield’in 4. okulundan da atıldıktan sonra geçen birkaç gününü anlatıyor kitap. Yani konusuna bakıldığında öyle ahım şahım bir tartışma yaratacak gibi durmuyor. Ancak daha ilk çıktığı 1951 yılında tartışmaların fitilini ateşlemiş bir kitap “Çavdar Tarlasında Çocuklar”. O zamanki tepki sebebi, kitabın içinde çokça argo kullanılması. 1950lerin Amerika’sında, hele Holden gibi zengin bir aileden gelen ve New York’un ayrıcalıklı okullarında okuyan bir aristokratın bu kadar ağzı bozuk resmedilmesi özellikle Cumhuriyetçileri fena kızdırmış. Kitap kimi okullarda yasaklanmış, kitabı öğrencilerine tavsiye eden öğretmenler işten atılmış, hatta Salinger “Amerikan düşmanlığı” ile suçlanmış -bize ne kadar tanıdık değil mi? Seçkin sınıf, Holden’in küfürbazlığını kendilerine bir hakaret addetmişler anlayacağınız… Aradan 30 yıl geçtikten sonra bambaşka bir sebeple tekrar namlunun ucuna oturtulmuş kitap. Bu kez tam tersi bir sebeple hem de… John Lennon’u öldüren Mark David Chapman’ın -ki Lennon’ı “masumiyetini kaybetmesini engellemek için öldürdüğünü iddia etmişti”- yakalandıktan sonra kitaptaki kahramanımız Holden Caulfield’a hayranlığını ifade etmesi ve hatta kitaptan bir pasajı savunmasında kullanması ile dikkatler tekrar kitabın üzerine çevrilmiş. Bir yıl sonra Ronald Reagan’a suikast düzenleyen John Hinckley Jr’ın, 9 yıl sonra da sevgilisini öldüren Robert John Bando’nun yanlarında “Çavdar Tarlasındaki Çocuklar”ı taşımaları ile de kitap, bu tarz uyumsuz ve kriminal tipleri suça özendirdiği iddiası ile topa tutulmuş. Bir “kült” eser haline gelmiş. Ancak kitap hala
Edebiyat
Çavdar Tarlasında ÇocuklarJ. D. Salinger · Yapı Kredi Yayınları · 202171,1bin okunma
Holden'ı Anlayanlar Kulübü :)))
8/10
·198 syf.··
2025 11. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 29 Aralık 2025 20:48
Kitap bize şunu anlatıyor aslında... Yabancılaşma, büyüme sancısı, masumiyeti koruma arzusu ve yetişkin dünyanın ikiyüzlülüğüne duyulan tepki… Üstelik bunların hepsi bir ergenin gözünden. Özetleyecek olursam Holden Caulfield adlı bir gencin okuldan atıldıktan sonra New York’ta geçirdiği birkaç gün boyunca yaşadıkları, hissettiği yalnızlık, büyümeye karşı direnişi ve çocukluğu koruma isteği anlatılıyor. Kitabı çoğu kişi beğenmese de aslında anlatılmak istenen çok önemli bir konu var. 1K’daki bazı yorumlarda “ergen kitabı, Wattpad havası var, kalitesiz düşünülmüş” denmiş. Zaten kitap bir ergeni ve ergen zihnini anlattığı için dilin bu şekilde olması son derece doğal. Kitabı okurken aklıma gelen ilk şey, Salinger bu kitabı yazarken kaç yaşındaydı? sorusuydu. Merak edenler için söyleyeyim 30’lu yaşlarındaymış. Buna rağmen ergenliği o kadar iyi anlatmış ki sanki kitabı gerçekten o yaşlardayken yazmış gibi. 16 yaşındaki Holden, kimlik kazanımı sürecinde ve yetişkinliğin eşiğindedir. Kitabı okuyanlar iyi bilir yetişkinlerin yaptığı pek çok şey ona “saçma ve anlamsız” geliyor. “Lanet, saçma” gibi ifadeleri sık sık kullanıyor tam bir ergen dili yani :) Belki çoğu yerde Holden’ı eleştirdik ama hepimiz benzer dönemlerden geçtik. Hatırlayalım... Yaşamın saçmalığını düşünür, yetişkinlerden utanır, hatta anne babamızın bazı hâl ve hareketleri bile bize garip gelirdi. Kendimizi büyük hisseder ama bir o kadar da çaresiz olurduk. Ne yapacağımıza, ne olacağımıza karar veremez neyi sevip neyi sevmediğimizi bile tam olarak bilemezdik. Okuldan nefret etmemiz de cabası.:)) Tabii Holden’ın yaşadıkları bundan çok daha derin kardeşi Allie’nin ölümü, sürekli okuldan atılması, yalnızlık duygusu ve depresyon… Bunlar bir ergen için oldukça ağır yükler bu nedenle Holden yetişkinliğe 1-0 geriden
Araştırma-İnceleme
Çavdar Tarlasında ÇocuklarJ. D. Salinger · Yapı Kredi Yayınları · 202171,1bin okunma
Çavdar Tarlasında Çocuklar..
9/10
·198 syf.··
Beğendi
·
2023 28. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 20 Nisan 2023 23:29
"Bazı şeyler olduğu gibi kalmalı. elinizde olsa da onları büyük cam vitrinlere koyup oldukları gibi kalmalarını sağlayabilseniz." “Sakın kimseye bir şey anlatmayın, herkesi özlemeye başlıyorsunuz sonra." Güldüren, düşündüren kimi zaman da hüzünlendiren bir kitap. Genç bir çoçuğun kardeş özlemini nasıl yansıtacağını bilememesi, bocalaması ve atlatamaması üzerine yazılmış bir eser. Holde’nin düşündüklerini, hissettiklerini, okumak beni çok etkiledi. Derin, içten, acılı. Sağ gösterip, sol vuruyor. Çok hissederek okuduğum kitaplardan. Tavsiye ederim. #Gönülçelen#
Çavdar Tarlasında ÇocuklarJ. D. Salinger · Yapı Kredi Yayınları · 202171,1bin okunma
8/10
·198 syf.··
2025 185. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 18 Ekim 2025 16:13
“Çavdar Tarlasında Çocuklar” bence edebiyat tarihinin en samimi ve içe dönük romanlarından biri. Kişisel olarak kitabı okurken beni en çok etkileyen şey, Holden Caulfield’ın iç dünyasının çıplak bir şekilde önümüze serilmesiydi. Salinger, Holden’ın ergenlik dönemine özgü karmaşasını, yabancılaşmasını ve toplumun “sahte” yanlarına duyduğu öfkeyi öyle gerçekçi bir dille anlatıyor ki, sanki onunla birlikte New York sokaklarında dolaşıyormuşsun gibi hissediyorsun. Bana göre kitabın özünde bir büyümeme isteği var. Holden, çocukluğun saflığını korumak istiyor; “çavdar tarlasında çocukları yakalayan” biri olma hayali de bunu çok güzel sembolize ediyor. Bu hayal, onun aslında hem dünyayı hem kendisini koruma çabasının bir yansıması. Kimi zaman sinir bozucu, kimi zaman dokunaklı ama her zaman gerçek bir karakter Holden. Bu yüzden kitap, sadece bir gençlik hikayesi değil; yetişkinliğe geçişte kimliğini arayan herkesin bir şekilde kendinden bir şey bulabileceği bir yolculuk. Sonuç olarak benim için Çavdar Tarlasında Çocuklar, büyümek, yabancılaşmak ve anlam arayışı üzerine yazılmış samimi, melankolik ve derin bir roman.
Alıntı
Çavdar Tarlasında ÇocuklarJ. D. Salinger · Yapı Kredi Yayınları · 202171,1bin okunma
7/10
·198 syf.··
2025 9. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 23 Ocak 2025 21:31
Roman, 16 yaşındaki Holden Caulfield’ın hikayesini anlatır. Holden, okuldan atıldıktan sonra birkaç gün boyunca New York’ta tek başına dolaşır. Kitap, onun bu süre içinde yaşadığı olayları, düşüncelerini ve duygularını samimi ve içsel bir dille aktarır. Holden, çevresindeki yetişkin dünyasının sahteliğine ve ikiyüzlülüğüne karşı büyük bir öfke duyar. Aynı zamanda çocukluğun masumiyetini koruma arzusu içindedir. Kitabın adı da buradan gelir; Holden, çocukları çavdar tarlasında oynarken uçurumdan düşmelerini engelleyen biri olmayı hayal eder. Temaları: • Yabancılaşma ve Yalnızlık: Holden, kendini toplumdan soyutlanmış hisseder ve çoğu zaman insanlarla derin bağlar kuramaz. • Masumiyetin Korunması: Holden, özellikle küçük kız kardeşi Phoebe’nin masumiyetini koruma arzusu ile çocukluğun saflığını kaybetmekten korkar. • Büyümenin Zorlukları: Gençlikten yetişkinliğe geçişte yaşanan kimlik karmaşası ve uyum sağlama güçlükleri işlenir. Dil ve Anlatım: Salinger, Holden’ın ağzından samimi ve günlük konuşma diline yakın bir anlatım kullanır. Bu, okuyucunun Holden ile empati kurmasını ve onun dünyasını daha yakından anlamasını sağlar. Etkisi ve Yorumlar: Roman, yayımlandığı dönemde büyük yankı uyandırdı. Özellikle gençler arasında kendini bulamama ve toplumla çatışma temaları nedeniyle çok sevildi. Ancak, dilindeki argo ifadeler ve isyankar temaları nedeniyle bazı okullarda yasaklandı ve tartışmalara yol açtı. Genel Değerlendirme: Çavdar Tarlasında Çocuklar, sadece gençlik döneminin zorluklarını değil, aynı zamanda modern toplumun birey üzerinde yarattığı baskıyı da ustaca işler. Eğer kimlik arayışı, yabancılaşma ve toplum eleştirisi temalarına ilgi duyuyorsan, bu kitap senin için ilginç olabilir. Keyifli okumalar…
Çavdar Tarlasında ÇocuklarJ. D. Salinger · Yapı Kredi Yayınları · 202171,1bin okunma

Yazar Hakkında

J. D. SalingerYazar · 8 kitap
Jerome David Salinger 1 Ocak 1919'da New York'ta doğdu. 1934-36 arası Valley Forge Askeri Akademisi'ne, 1937-38 arası Ursinus College ve New York Üniversitesi'ne gitti. 1941-48 arasında Colliers, Esquire ve Cosmopolitan gibi dergilerde yirmi öykü yayımladı.  Salinger, Zen-Budizm öğretisinden etkilendi ve bunu yazdıklarına da yansıttı. Yeni Dönem öykülerinden oluşan Nine Stories (İngiltere'de For Esme – With Love and Squalor (Esme için – Sevgi ve Sefaletle)) 1953'te yayımlandı.  Salinger, 1950'lerin ikinci yarısından itibaren New Yorker'da yedi tuhaf kardeşli Glass Ailesi'nin birbirine bağlı uzun öykülerini yayımlamaya başladı. Bu dizi öykülerin ilk ikisini Franny and Zooey adıyla 1961'de, sonraki ikiliyi ise Raise High the Roof Beam, Carpenters and Seymour: An Introduction adıyla 1963'te kitaplaştırdı. Glass Ailesi'ne ait yayımlanan son öykü olan Hapworth 16, 1924 ise New Yorker'ın 16 Haziran 1965 tarihli sayfalarında kaldı.  Salinger, 1963'ten beri yeni bir kitabı çıkmamasına ve neredeyse efsane haline gelmiş bir gizlilik içinde yaşamasına karşın, dünya edebiyat gündemindeki yerini hep koruyor.