Sanat ve felsefeyle eşit düzeyde ilgilenen birine tavsiye edilesi bir kitap. Sadece sanat üzerine okuyan bir okurun anlayabileceği bir eser değil bence. Çünkü Ponty fenomenolojinin başlıca filozoflarından biri. Felsefesine hakim olmayan biri olarak okuduklarımı irdelemekte çok zorluk çektim diyebilirim. İyi okumalar dilerim.
Bir kitap yazsam böyle olurdu gibi hissettiğim bir eser. Cümle bağlantıları, düşünce akışları mu az zam. Şahsi fikrim, sanat alanına bir temel yaklaşımı, bakışı olan bireyler için “cherry on top” bir kitap olduğunu düşünüyorum. Ufkumu feci açtı. Size de yeni katmanlar katar umarım.
Göz ve TinMaurice Merleau-Ponty · Metis Yayıncılık · 1996266 okunma
Göz ve Tin kitabını tezim dolayısıyla ikinci kez baştan okuyorum ve muhtemelen birçok kez tekrar okuma fırsatını yakalayacağım. Ancak bu ikinci okumam da şunu fark ettim: Ahmet Soysal kitabın çevirmeni ve önsözü yazan kişi. Bu belki de okuduğum felsefe kitapları arasında -ki hayli karışı bir listem var- en iyi önsöz olabilir. Hem kitabın içeriğini hem de Merleau Ponty düşüncesini o kadar güzel anlatmış ki felsefeden hiç anlamayan bir kişi bile kısa ve öz bu önsöz ile bir şeylerin ayırdına varabilir ve kitaba böyle başlayabilir. Genelde felsefe kitaplarının önsözü de kitabın içeriği kadar karmaşık ve yoğun olur, okuması da bir hayli yorar. Ama bu önsöz garip bir şekilde çok hoşuma gitti.
Bazı kitaplar var okuyarak bitmez. Bu okuma 70 sayfalık fakat kitapla yetinemeyecek kadar da derin bir eser. Ponty felsefeye bakışıyla beni etkisi altına alan bir düşünür ama bu defa başka. Felsefeyi sanatla buluşturmayı uman beyinler kesinlikle okumalı.
Göz ve TinMaurice Merleau-Ponty · Metis Yayıncılık · 1996266 okunma
"Yirminci yüzyıl felsefesinin en güzel, en yoğun, en zor metinlerinden birinin karşısındayız.Maurice Merleau-Ponty'nin tamamlanmış son metni ve bir bakıma da vasiyetidir."
Bir anda içimi yumuşatacak bir şeyi hatırladım. Bana bir bağlantı nesnesi bıraktığın aklıma geldi. “Göz ve tin” Merleau Ponty. Kitabı senlemiş ve sonra geri almıştım. Sen artık bir kokuydun. Çantamdan onu alelacele çıkardım. kitaba dokunduğuna dair bir iz aradım. Bir not, unutulmuş bi ayraç, bir kağıt, altı çizili bi cümle, çantanın kırıştırdığı bir yaprak kenarı, çay damlası…Bişey.
Kitap tertemiz. Ona dokunmamak için sayfaları bile başkasına çevirtmişsin? Kalbim söküldü.
Göz ve TinMaurice Merleau-Ponty · Metis Yayıncılık · 1996266 okunma
1930’da dünyaya gelmiş Fransız fenomenoloji düşünürü Merleau - Ponty tarafından yazılmış bir kitap.
Kitabın ismi bilinen ikili olan ruh ve bedene işarettir. Beden tüm algıların temeli olarak alınır. Ruh onun etkisinde şekillenir. Her şey beden ile temas edilerek kurgulanır. Duyumlar, duygular, düşünceler... Beden kurulu bir yapıdır. Ruhu etkileyen beden aynı zamanda ondan etkilenir. Algı bedende başlar ve sonra sarmal hale gelir.
Güzel bir kitap. Felsefe ile ve özellikle fenomenoloji ile ilgili merakı olanlar için güzel bir kitap.
Tanıtım bülteni notu:
“Göz ve Tin'de filozof, başlangıçtaki, en baştaki kelimeleri aramaya koyulur: örneğin vücudun "görme"sini, insan vücüduun mucizesini meydana getiren şeyi, insan vücudunun açıklanamaz canlılığını adlandırmaya muktedir kelimeleri... Ve tabii aynı zamanda, bu mucizenin kırılganlığını dile getirebilecek kelimeleri...”
Göz ve TinMaurice Merleau-Ponty · Metis Yayıncılık · 1996266 okunma
hiçbir şey anlamakla, bir şeyler anlamak arasında gidip geldiğim, bir solukta okunan fakat uzun soluklarla anlaşılacak olan bir eserdi.
kitapta, "resim nedir, nasıl görülür, görürken ne olur, görmenin hakikati nedir, gördüğünü gösteren ressam resim yaparken hangi derinliklere dalar" gibi sorulara cevap bulunabilir demek isterdim ama çok bir şey anlayamadığım bir eserden böyle sorular üretebilmek kendi uydurmam da olabilir. soyut bir şeyler var, somutlaştırıp basitleştirmek için yeterli değil okuduklarımdan anlamaya çalıştıklarım.
tüm karmaşıklığına rağmen düşünmediğim taraflara pencereler açtı.
onu, anlayabilecek bir kafayla yeniden okumak isterdim.
Göz ve TinMaurice Merleau-Ponty · Metis Yayıncılık · 1996266 okunma
Önsözünde 'yüzyılımızın en zor, en yoğun ve en güzel kitabı' ibaresini görünce anlamakta zorluk çekeceğim bir eserle karşı karşıya olduğumu anladım ve nitekim öyle de oldu. Çok kısa bir eser olmasına rağmen düşünsel manada ciddi bir birikim gerektiriyor. En temel olarak, bize sanat olarak sunulan ve kendini o veçhede ayan eden eserlerin 'ne olduğu', buradan hareketle temsilin aslının yani varlık mefhumunun 'ne olduğu' üzerine nitelikli bir eser. Anladığım yerlerden gerçekten keyif aldım. Sanat ve felsefenin mündemiç hali çok hoşuma gidiyor.
Göz ve TinMaurice Merleau-Ponty · Metis Yayıncılık · 1996266 okunma
Berbat bir çevirisi vardı. Yani o kadar kötüydü ki yer yer cümleleri tahrip etmişti. Bu yüzden çok üzgünüm çünkü çok kuvvetli bir anlatım diline sahip ve ilginç bir bakış açısı sunmaya çalışan yazarla karşı karşıyaydık. Görmek ve resim üzerine felsefik bir sohbet şeklinde ilerliyor. Keşke başka çevirisi olsaymış...
Hem Fenomenoloji hem de Varoluşçuluk içinde önde gelen isimlerden biri olarak anılır. Bilinç ve ahlakla ilgili problemler üzerinde duran Merleau-Ponty, bilinçle dünya arasındaki ilişkiyi ele almıştır. Ona göre, algı alanımız, duyumlardan oluşmaz, fakat aralarındaki mekânlarla birlikte, şeylerden meydana gelir. Merleau-Ponty, "Varoluşçu fenomenoloji" olarak bilinen eğilimin yetkin bir temsilcisidir.