Gündəlik

Anne Frank
Çevirmen:
Vaqif Azəryar
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Özgürlük Büyük Bir Ayrıcalık!
10/10
Anne Frank’ın günlüğü, küçücük bir odada saklanmak zorunda kalan bir kızın hissettiklerini çok içten bir dille anlatıyor. Kitabı okurken sanki Anne ile karşılıklı oturup sohbet ediyormuş gibi hissediyorsunuz; bazen ailesine kızıyor, bazen çok korkuyor, bazen de ilk aşkın heyecanını yaşıyor. Dışarıda korkunç bir savaş varken onun kendi iç dünyasında kurduğu o hayaller ve çocukça neşesi insanı gerçekten çok etkiliyor. Sonuç olarak bu kitap, özgürce dışarı çıkıp nefes alabilmenin ne kadar değerli olduğunu bana bir kez daha hatırlattı. Anne’in hikayesi çok üzücü bitse de, onun her şeye rağmen pes etmemesi ve umudunu koruması insana büyük bir ders veriyor. Herkesin bir kez de olsa okuyup o küçük kızın sesine kulak vermesi gereken, çok samimi bir eser.
Edebiyat
Anne Frank'ın Hatıra DefteriAnne Frank · Papirüs Yayınları · 19988,9bin okunma
Öldükten Sonra Da Yaşamak İstiyorum…
10/10
·360 syf.··
2023 65. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 08 Mayıs 2023 11:05
Arka Ev’de yaşam… Yahudi olan Otto Frank, 1934 yılında eşi Edith, kızları Margot ve Anne ile birlikte yaşadıkları Almanya’da, nazi zulmünden kaçarak Hollanda’ya sığınır. Ne yazık ki ailenin Hollanda’daki mutluluğu kısa sürer. Naziler 1940 da Hollanda’yı işgal edince, ailenin kabusu başlar. Aile tam 25 ay boyunca, yakalanıp toplama kamplarına gönderilene kadar, çalışanlarının yardımı ile bir hücre odada yaşar. Ailenin küçük kızı Anne “arka ev” adını verdiği bu hücre odada, gizlendiği süreçte günlük tutmaya başlar. Baba Otto, Anne’ye daha öncesinde günlüğünü okumayacağına dair söz verir fakat Auschwitz Kampı’ndan Hollanda’ya geri döndükten ve çocuklarının bir daha geri gelmeyeceği haberini aldıktan sonra sekreteri Miep Gies, Anne’nin günlüğünü ona verir. Baba çok etkilendiği bu günlüğü zorla da olsa okur ve kitap olarak basılmasına karar verir. Peki 1942 yılında henüz 13 yaşında olan bir kız çocuğu ne yazdı ki dünyanın en çok okunan kitaplarından biri oldu? Hayallerini, ideallerini, heyecanlarını dört duvar arasına sığdırmak zorunda bırakılmış, küçük bir kız çocuğu Anne Frank… Giyemediği onca giysiye, yiyemediği onca yiyeceğe, gidemediği onca yere, dışarıda gürül gürül akan hayata inat yaşama tutunmaya çalışan, bütün hüznünü, öfkesini hayali arkadaşı Kitty ile paylaşan bir kız çocuğu… Bir tarafta ilk aşkının heyecanını yaşarken, bir tarafta anne şefkatinden mahrum kalmış, iç çatışmaları ile mücadele ederken bütün duygusal geçişlerini bir deftere sığdırmak zorunda bırakılmış bir kız çocuğu… Çürük demeden, kokuyor demeden, bıkıp usanmasına rağmen, büyük bir iştahla aylarca sadece sebze yemek zorunda bırakılmış bir kız çocuğu… Gazeteci yada yazar olma ideali ile kendini geliştirmek, “gelecekte adam olabilmek” için her gün okuyan, yazan, eğitimini aksatmamaya çalışan
Anne Frank'ın Hatıra DefteriAnne Frank · Epsilon Yayınevi · 20238,9bin okunma
Ölümün Susturamadığı Kız…
10/10
·360 syf.·
2025 9615. kitabı
Savaşın ortasında, küçücük bir kızın kaleminden koca bir dünyanın vicdanı doğmuş… Anne Frank… Sadece bir kız çocuğunun günlüğü değil, insanlığın karanlık sayfalarına düşülmüş en sade, en çıplak notlardan bir bu kitap. Saklandıkları o daracık odaları sanal turla gördüğümde, nefesim daraldı. :( Duvarların sessizliği bile korkuyordu sanki. Ama o, karanlığın içinde bile hayal kurabiliyordu. Henüz çocuktu, ama kelimeleri nice yetişkinlerden çok daha cesurdu. Gizlenmişti, ama sesi hiç susmadı. Bugün hâlâ duyuyoruz o sesi. Bir insanın sadece “var olma” mücadelesi, bu kadar incelikle, bu kadar sade anlatılabilir miydi? Hayır…! Küçücük yaşta kaybettiği hayatı değil; ardında bıraktığı umut dolu satırları konuşuyoruz hala.
Anne Frank'ın Hatıra DefteriAnne Frank · Epsilon Yayınevi · 20238,9bin okunma
Savaşa Ağıt, Yaşama Övgü: Anne Frank'ın Hatıra Defteri
Puan vermedi·280 syf.··
Beğendi
·
2022 85. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2022 21:17
“…zira dünyadaki hangi iklim, adına insan fabrikası denen iklimden daha iç karartıcıdır?” - Jean-Jacques Rousseau Savaş, insanlık tarihi boyunca varlığını sürdüren bir kavram. Dünyanın her yerinde bugüne dek sayısız savaş yaşandı ve sayısız insan hayatını kaybetti. İşkenceler, bombalı saldırılar, kılıçlı ve silahlı çatışmalar sonucu nice katliam ve soykırım yaşandı. 2. Dünya Savaşı da insanlık tarihine kara bir leke olarak geçen büyük dönüm noktalarından biridir. Toplamda 80 milyondan fazla insanın öldüğü ve 6 yıl süren bu savaşta Yahudiler de soykırıma uğradı. 6 milyondan fazla Yahudi, Hitler önderliğindeki Nazi birlikleri tarafından acımasızca katledildi. Toplama kamplarında insanlığın gördüğü en büyük dramların yaşandığı bu savaşta kaybeden Hitler oldu. Bir hırs sonucu nice can yitip gitti. İşte o milyonlarca insandan biridir minik Anne Frank . Otto ve Edith Frank'ın biricik kızlarıdır. Henüz 16 yaşına basmadan veda eder bu hayata. Kısacık hayatına kocaman bir dünya sığdırır. Daha bebekken başlar onun hüzünlü yaşamı. Anne 4 yaşındayken bir zorunlu göçle karşı karşıya kalır dört kişilik Frank ailesi. Yahudilik sebebiyle Almanya’nın Frankfurt kentinden Hollanda’ya göç etmek zorunda kalırlar. Amsterdam’daki yeni hayatları 2. Dünya Savaşı’na dek normal seyrinde ilerlese de, Hitler’in Avrupa’ya yıkımı getirmesi onların da huzurlu günlerine veda etmeleri anlamına gelecektir. Yıl 1942’dir, savaş tüm şiddetiyle kıta Avrupa’sında sürmektedir. Hitler, kendisine bağlı Nazilerle âdeta terör estirmekte ve gittiği her yere savaşı da götürmektedir. Onlarca devletin, milyonlarca asker ve sivil halkın etkilendiği savaşın yıkımı henüz yaşanırken çok fazla hissedilemez. Her insan kendi mevcudiyetini devam ettirme telaşına düşmüştür. Elbette en çok korkanlar ve gizlenmek zorunda kalanlar da
Edebiyat
Anne Frank'ın Hatıra DefteriAnne Frank · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20178,9bin okunma
Annelies Marie "Anne" Frank
Puan vermedi·284 syf.·
2025 51. kitabı
Dünyanın yavaş yavaş bir çöle dönüştüğünü görüyorum gök gürültüsü yaklaşıyor ve sesi gittikçe yükseliyor, bizi öldürmeye geliyor... milyonlarca insanın acısını hissediyorum yine de gökyüzüne baktığında hala her şeyin iyi olacağına inanıyorum. Barış ve huzurun geri döneceğine inanıyorum…. Annelies Marie "Anne" Frank 1929-1945 yıllarında yaşamış Yahudi kökenli Almanya frankfurt’ta doğduktan sonra dört yaşında Almanya’yı terkederek Amsterdam’da yaşamaya başlıyor. 1940 yılında Nazi Almanya’sının Hollanda’yı işgali sonrasında 1942 ye kadar olanlar neticesinde artan zulümlerle birlikte ailecek şehirde sıkışıp kalıyor. Bunun üstüne bir evin gizli bölümünde saklandıkları yerde yaşadıklarını Gestapo tarafından yakalandığı güne kadar olana zamanı günlüğüne anlatıyor… Anne Frank ve günlüğü Kitty psikolojisiyle ve duygu yüklü yaşadıklarını, II.dünya savaşıyla birlikte gelen esaret dolu günlerini yansıtıyor. Özgürlüğünü hiç yitirmemiş insanlara yaşarken farkında olmadığı ya da önem vermeden geçiştirdiği ne çok birikimin olduğunu yalın ve içine alarak saklandıkları hücredeki geçen hayatını kaleme alıyor… Anne frank içimde gömülü kalan bir sürü şeyi gün ışığına çıkarmak en büyük arzum. diyerek yazdığı günlüğünde Nazilerin baskısı sonucunda 13 yaşında bir kız çocuğu olarak ailesiyle birlikte iki yıl boyunca saklandığı yerde tuttuğu günlük, insanı yaşadığı esaretin hüznüyle duygusuyla çok etkiliyor. Zalimlere olan nefretin katlanmasına yol açıyor. Ne yazık ki günümüzün de ders almak konusundaki sınıfta kalma can sıkıntısıyla ve iç çekişiyle yüzleştiriyor. Özgürlüğün ne demek olduğunu, günümüz dünyasında da değişen bir şey olmadığı, savaşların daha da çoğaldığı zalimlerin zulmünün hız kazandığını kavramak için çok fazla empatiyle yaklaşacağınız kavramlar barındırıyor.
Düşünce
Anne Frank'ın Hatıra DefteriAnne Frank · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20178,9bin okunma
6/10
·315 syf.··
2024 13. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 15 Ocak 2024 12:53
Duygusallıktan uzak kalmaya çalışarak yazmam gerektiğini en çok düşündüğüm bir inceleme olacak bu inceleme. Konu aşırı hassas ve Yahudi düşmanlığı (antisemitizm, sevmediğim ve yanlış kullanıldığını düşündüğüm bir kelime) ve komplo teorisi ile duygu sömürüsü gibi uç noktalara savrulmak çok kolay olan bir mevzu. Frank ailesi anne ve baba tarafından zengin olup, Hitler rejiminden uzaklaşmak için Frankfurt'tan Amsterdam'a göç eder 1933'de. 1940'da Naziler Hollandayı istila edene kadar ailenin babası Otto Frank bir fabrika işleterek yeni bir hayat kurmakla kalmamış, her ihtimale karşı fabrikadan gizli bir geçiş olan arka binada saklanacak bir meskeni dayayıp döşemiştir bir işçisi ile. Otto Frank bunu ailelerden habersiz iş dünyasından eski bir arkadaşı olan Hermann van Pels ile yapar. Hermann van Pels'de sonradan Amsterdam'a göçmüş bir Yahudidir ve Otto Frank'ın fabrikasında çalışmaktadır. Her ihtimale karşı el altında bulunan ve hazır olan bu gizli sığınağa Otto Frank'ın 16 yaşındaki büyük kızı ve o esnada 13 yaşında olan Anne Frank'ın ablası Margot'un mektup yoluyla bir iş kampına çagrılmasıyla geçilir. Baba, anne, Margot ve Anne'den oluşan Frank ailesinin yanında, bir de anne, baba ve 16-17 yaşında oğulları Peter'den oluşan van Pels ailesi taşınır binaya. Daha sonra bekar bir Yahudi doktoru da alırlar aralarına. Onları dışarıdan gıda ve gerekli olan malzeme ve bilgi ile fabrikada çalışan, güvenilir dört işçi besler. Fabrikadaki diğer işçilerin hiçbir şeyden haberi yoktur. 13. yaş gününde hediye olara bir günlük alan Anne, günlüğüne yazmaya bu sığınakta daha çok odaklanır. Orada yaşanan iki senelik sürece az çok tanıklık eden günlükten oluşmaktadır bu kitap. Ama işte sorun da tam olarak burada. Benden başka kimse okumayacak diye kafasına göre yazılan günlük, Hollanda
Anne Frank TagebuchAnne Frank · Fischer Taschenbuch Verlag · 20058,9bin okunma
Puan vermedi·360 syf.··
Beğendi
·
2021 37. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 16 Ağustos 2021 22:22
20 Haziran 1942, Cumartesi Günlük tutmak benim gibi biri için tuhaf bir duygu. Yalnızca daha önce hiç yazmadığımdan değil. İleride ben de dahil hiç kimse on üç yaşında bir kızın içinden geçenlerle ilgilenmeyecekmiş gibi geliyor. Fakat aslında bunun hiçbir önemi yok, ben yazmak ve daha da önemlisi kalbimden geçen bir sürü şeyi ortaya dökmek istiyorum. S/16 Canım Anne Frank.... Bu sözlerle başliyor güzeller güzeli Anne Frank'in, 'Kitty' ismini verdiği hatıra defteri... Bu kadar mı güzel ifade edilir içinde kopan fırtınalar Anne Frank? Savaşın ne ifade ettiğini anlamadan, icindeki savaşla başbaşa kalmak bu kadar mı güzel ifade edilebilir? Canım Anne Frank... 13 yaşinda yaşamaya mâhkum edildiğin "arka ev" adı verilen ev görünümlü hapishanede kâh güldün, kâh ağladın, kâh mutlu oldun, kah acı çektin ama hiç umudunu kaybetmedin...Hep okudun, öğrendin, yazdın, yazdın, sabrettin, şükrettin, anlamaya çalıştın, anlaşılmak istedin, hep biraz daha fazla anlaşılmayi bekledin. Anne ve baban tarafından sadece Anne Frank olduğunu kabul etmelerini diledin. İki çeşit Anne Frank sergiledin. Bazen onların görmek istediği Anne Frank oldun, bazen de maskeni çıkarıp gerçek Anne Frank'i paylaştın o anlamlı sayfalarda... Çocukluktan genç kizlığa geçerken yaşadığın hezeyanları paylaşırken, güçlü bir kadın olmak için ileride kendi evlatlarını büyütürken annenin sana yaşattiklarını yapmayacağına dair sözler verdin. Hep umut ettin, bekledin...Bir sevgilin olmasını diledin, ilk öpücüğü hissetmeyi, ayışığını sevgilinin omuzunda seyretmeyi, heyecanlanmayı, şımarmayı, şımartılmayı diledin... Canım Anne Frank... İyi ki bu hissedişlerini, kaygılarını, özlemlerini, bekleyişlerini bitmeyen umutlarını yazdın. İyi ki bu dünyadan geçtin Anne Frank... Yazdıklarınla, esaret altında
Anne Frank'ın Hatıra DefteriAnne Frank · Epsilon Yayınevi · 20238,9bin okunma
Arka Ev’den Dünyaya: Korku ve Umut iç içe.
Puan vermedi·360 syf.·
2025 43. kitabı
Anne Frank'ın Hatıra Defteri, okuduğum diğer savaş anlatılarından başka bir yerde duruyor. Çünkü burada kamp yok, tel örgü yok; burada bir çocuğun saklanarak büyüdüğü, umudunu, iç dünyasını ve korkularını satır satır kaydettiği bir 'Arka Ev' var. Auschwitz Kütüphanecisi kitabını okurken hafızama kazınmıştı adı, yeni dünyalara kapı açan kitapları bu yönüyle değerli buluyorum. Çekip aldım kitaplıktan ve daldım o dünyanın içine. Anne Frank'ın Hatıra Defteri'ni açıp biraz içinde gezinelim şimdi. Sessizlik içinde süren bir mücadelenin derin izlerini yansıtan iki yıla yayılan bir süreç bu, sıradan günlerin, sonsuz endişelerin arkasına gizlenmiş bir direniş var Anne'nin sayfalarında. Kitap, Türk edebiyatının önemli isimlerinden biri olan Selim İleri'nin önsözü ile başlıyor. Çocuk yaşta radyodan dinlediği Anne Frank hikayesinin ona nasıl derin bir iz bıraktığını anlatıyor bu yazıda, yıllar sonra bile hikayenin onun yüreğini sızlatıyor olması kitabın etkisini güçlendiriyor. - benim nazarımda- Anne Frank sadece bir çocuk değil; kendini sorgulayan, zaman zaman hayal kırıklıkları yaşayan, ama umut etmekten asla vazgeçmeyen çok güçlü bir karakter. Savaşın, açlığın, ihanetin, korkunun tam ortasında bile yazmaya, düşünmeye ve geleceğe tutunmaya devam eden bir genç kız. Anne'nin yazdıkları, insan olmanın en savunmasız ve en dirençli halini taşıyor. Kitabın sonlarına doğru defterinin bir yerinde sorduğu şu soru insanın içini yakıyor: "Neden her gün savaş için milyonlar harcanıyor da sağlığa, sanata ve yoksullara bir sent bile yok? Neden dünyanın başka yerlerinde bolluktan yiyecekler çürürken bazı insanlar açlık çekiyor?" Bu basit gibi görünen, her gün birbirimize sorduğumuz, derinliği sonsuz sorular, bugün hala cevap bekliyor bu sorular. Çünkü insanlık tarihi, ne yazık ki hala aynı acı çelişkilerle, savaşlarla, kanlarla dolu.
Alıntı
Anne Frank'ın Hatıra DefteriAnne Frank · Epsilon Yayınevi · 20238,9bin okunma
Benden başka kim teselli edecek beni?
10/10
·284 syf.··
2023 40. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 17 Nisan 2023 14:28
Okuduğum en etkileyici günlüklerden biriydi. Daha önce sayısız kez görüp incelememe rağmen okumayı ertelemiştim. Çünkü 2. Dünya Savaşı'nda yaşanmış Nazi ve Yahudiler üzerine yazılmış klasik bir eser diye düşünmüştüm. Ama savaş detayından çok günlüğünü yazmaya başladığında 13 yaşında olan Anne Frank’ın hem büyümesinin etkisiyle hem de savaşın acı gerçeğiyle kaleminin de, düşüncelerinin de nasıl olgunlaştığını okuyoruz aslında. Nazilerin işgalinden sonra Yahudi aileler, Polonya’da bulunan ölüm kamplarına sürülmeye başlandığı sırada Anne Frank 'ın ailesi de bu kaçınılmazın başlarına geleceğini bildikleri için bir plan yapıp, evlerinden ülke dışına kaçıyor izlenimi vererek bir ofisin arkasındaki gizli bölme çatı katında, 8 kişi ile birlikte tam iki yıl boyunca saklanarak yaşamaya çalışmışlar. Anne Frank on üçüncü yaş gününde armağan edilen ve kimsenin ilgilenmeyeceğini düşündüğü ama aksine tüm dünyayı ilgilendiren günlüğünü bu gizli bölmede yazmaya başlıyor. İlk birkaç sayfasını okuduktan sonra şımarık bir görüntü veren Anne, sayfalar ilerledikçe gitgide olgunlaşıyor, kendini eleştiriyor, başkalarındaki doğru ve yanlış yönleri tartışıyor. Duygusal iniş çıkışlarına, kendini tanımasına, öfkesine, sevgisine evriliyor konular. İçindeki fırtınaları yaşından beklenmeyecek bir ustalıkla anlatıyor. Kitabın çok akıcı bir dili var ve Anne Frank'in hayata dair düşünceleri oldukça ilgi çekici.. Spoi vermemek adına kısıtlı bir anlatışla bitiriyorum. Benim en etkilendiğim an sonuydu. Çünkü diğer gün ne yazdığını okuyacağım diye beklerken, kitabın son sayfasında Can Yücel 'in notunu okuduktan sonra uzun bir süre karşımdaki duvara diktim gözlerimi.. Ve sonra kitabı birlikte okuduğum güzel insanı arayıp can havliyle sonu hakkındaki müzakeremizi yaptık.. Hemen devamını bilmek
Edebiyat
Anne Frank'ın Hatıra DefteriAnne Frank · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20178,9bin okunma
''A Diary of a Young Girl'' incelemesi
10/10
·340 syf.··
2022 97. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 28 Aralık 2022 23:32
Günlük 12 Haziran 1942 ile 1 Ağustos 1944 arasında tutulmuştur. Anne FRANK kendisi için günlüğü tutmaya başladıktan sonra bir radyo konuşmasında Gerit BOLKESTEİN isimli Hollandalı bir sürgün vekilin ''tutulan günlük ve mektupların savaş sonrası çok değerli olacağını söylediği'' konuşmasından etkilenerek yazmış olduğu ve günlüklerini kendisi edit ederek tekrar yazmış B versiyonu'nu oluşturmuş orijinal günlüğünü de (A versiyonu)’nu da muhafaza etmeye devam etmiştir. Savaş sonrasında ‘The Secrets of Annex’(Arka evin Sırları) ismi ile yayınlayacağı kitaba dayanak olmasını istemiştir. Savaş sonrası Otto Frank (Babası) Hollanda’ya döndüğünde kendisine kızının günlükleri okunmadan verilmiş. Ve her iki A ve B versiyon gözden geçirildikten sonra C versiyonu bugün okuduğumuz ''Anne Frank : Bir Genç Kızın Günlüğü'' oluşturulmuştur. Peki C versiyonu A ve B versiyonunu kapsıyor mu? Tabii ki hayır, çünkü yaklaşık 1 buçuk katlı arka evde 25 ay geçiren Anne Frank tamamen kendi için yazdığı her an nazilerin eline geçebilir onlarda okuyabilir kaygısı bile gütmeden tamamen doğal halini yansıtıyor Arka evin. Buda ister istemez 13 yaşındaki çocuğun bazı cinsel ve anatomik gözlemlere şahit olmasına sebep oluyor. Otto FRANK’te A ve B versiyonlarında yer alan bu kısımlardan özellikle Van DAAN ailesi ile alakalı olan kısmını ölen insanlara saygısızlık oluşturabileceğini düşünerek C versiyonuna eklenmesini istemiyor. Peki biz C versiyonunu okuyabilir miyiz? Burda bazı yayınevleri "Genç Okur icin '' ve ''Normal Okur için'' diye isimlendirmeseler de bir kırpma olayına gitmişlerdir. Bazı kitaplar iş bankası…vb 280 sayfa sayısı ile çıkarken bazıları Epsilon..vb 360 sayfa ile yayınlanmıştır. Gelelim günlüğe : Bence kitabı özetleyen 3 alıntıyı seçecek olursam. 1: Giriş :
İnceleme
The Diary of a Young GirlAnne Frank · Penguin Books · 20088,9bin okunma

Yazar Hakkında

Anne FrankYazar · 6 kitap
Anneliese Marie Frank (12 Haziran 1929 - 1945), Almanya'daki Yahudi Soykırımının simge isimlerindendir. Babası Otto Frank bir banka görevlisiydi. 1929 Büyük Buhranı ile işleri kötüye gidince 1933 yılında iş ilişkilerini kullanarak Hollanda'ya gitmenin bir yolunu buldu. Adolf Hitler'in Hollanda'ya girmesiyle birlikte, buradaki Yahudilere Almanya'daki gibi kısıtlamalar getirilir. Ablası Margotla birlikte sadece Yahudilerin okuduğu okulda eğitim almaya başlar. Yahudilerin kendi işlerini kurmaları ve işletmeleri yasak olduğu için babası işlerinin başına yakın bir dostunu geçirir. Temmuz 1942'de Annenin ablası Margota bir celp gelir ve SS merkezine çağırılır, Yahudi olarak işaretlenir. Anne Frank, 14 yaşındayken Otto Frankın Prinsengracht'taki ofis binasının arkasında bulunan gizli bölmede saklanmaya başlar. Beraberlerinde yakın dost oldukları 4 kişi daha vardır. Burada bir hapis hayatı yaşarlar ve ailelerin dış dünyayla bağlantısını, ihtiyaçlarını Otto Frank'ın sekreteri Miep Gies sağlar. On üçüncü yaş gününde kendisine hediye edilen bir günlüğe saklandıkları iki yıl boyunca yaşanan olayları günü gününe yazmıştır. İki yıl sonra saklandıkları yer polis tarafından basılır. Frank ailesi ve diğer aile trenle Polonya'daki Auschwitz toplama kampına gönderilir. Bir süre sonra Anne Frank ve diğer ailenin üyeleri farklı toplama kamplarında ölürler. Aynı yılın sonbaharında Anne Frank ve ablası Margot Bergen-Belsen kampına gönderilirler. Margot ve Anne tifodan ölür. Auschwitz'de kalan baba Otto Frank, Kızıl Ordunun gelmesiyle kamptan kurtulur. Baba Frank'ın elinde, eski sekreteri Miepin kendisine ulaştırdığı Annenin günlüğü vardır ve bu günlüğü defalarca okur. Sonra bir kopyasını profesör bir arkadaşına gönderir. Yakın çevresinin baskısıyla da günlüğünü yayımlamaya karar verir. İlk olarak 150 bin adet basılır. Bu baskıyı daha bir çok baskı takip eder. 60 dile çevrilmiş ve en çok satanlar listesine girmiştir. Bir süre sonra Frances Goodrich ve Albert Hackett bu kitabı tiyatroya uyarladı ve ilk kez Broadway Sahnelerinde oynandı. Daha sonra Münih Kommerspiele Tiyatrosunda tek dekorlu bir tiyatro olarak Alman tiyatrocu Christia Keller tarafından canlandırıldı.