Emine Şenlikoğlu'nun okuduğum ilk ve son kitabı. Siyasî görüşünü katıldığı tv programlarından çok iyi biliyorum ama bir de yazarlığını göreyim dedim.
Önce eğitim durumuna baktım. İlkokul, ortaokul ve İmam Hatip Lisesini dışarıdan bitirmiş. Mısır'da El-Ezher Üniversitesi'nde eğitim almış. Ama mezun olmamış sanırım. Acaba orayı da dışarıdan bitirme şansı yok muydu?
Kitap baştan sona yazım ve noktalama yanlışlarıyla dolu. Sözcüklerin yanlış yazılması, bağlaç olan ya da durum eki olan -de, -da'ların bir türlü doğru yazılamaması, özne yüklem uyumsuzlukları... Hiç olmazsa baskıdan önce gözden geçirilebilirdi.
Gelelim romanın içeriğine:
Düşündüğüm gibi bir müftünün oğlu olan inançlı Musa ile inançsız bir ailenin oğlu Yıldırım'ın arkadaşlıkları, okul yaşamları, aşkları, dinlerini öğrenme çabaları. Tabii müftü ailesi mükemmel, inançsız aile ise çocuğunu bile dışlıyor. Ama olaylar öyle gelişiyor ki Yıldırım'da büyük bir değişim ve dine dönüş, Musa'da ise bir tarikat önderinin etkisi ile siyasal İslam'a gidiş, düzene, devlete baş kaldırış. Hatta bu yüzden ailesini terk ediyor veee sıkı durun en yakın arkadaşını öldürüyor.
Sonrasında pişmanlıklar, akıl hastanesine düşmeler, Allah'tan af dilemeler ve yaşamını İslam'a adamalar.
Ancak kitabın son sayfasında gerçekten çarpıldım. İnançsız olduğumdan olsa gerek!
Katil ama dindar Musa gerçekten yaşamış sanırım, yazara geliyor ve sonrasında yaşadıklarını anlatıyor. Yazar da öyle etkileniyor ki "Harcandıktan Sonrası" nı yazmaya karar veriyor.
Allah okuyanlara sabır versin.
Haa sitemizde okududuklarımıza puan veriyoruz ya; en düşük puan 1 olduğu için o puanı verdim. Yoksa sıfır puan.
HarcandıkEmine Şenlikoğlu · Festival Yayıncılık · 2019866 okunma
Kitap iki gencin hikayelerin tarikat ve gizli başka odaklardan geçen olayları anlatır. Selim ve Musa’nın konu alan kitap bir arkadaşın diğer arkadaşın öldüre bilecek kadar kör bir zihniyet saplanır...
HarcandıkEmine Şenlikoğlu · Festival Yayıncılık · 2019866 okunma
Tekrar tekrar okuyup , ağlayabileceğim bir kitap. İkincisi de çok güzel . Mutlaka her kitaplıkta olması gereken bir Emine şenlikoğlu kitabı. Ders çıkarılabilecek güzel bir roman.
tavsiye ederim
kime güvenip kime güvenmeyeceğimizi tam olarak anlatan bir kitap devamı da "Harcandıktan Sonra Bilseydim" ikisini de tavsiye ederim
AMA
bunu okuyup âlimlere düşman olun demiyorum âlim kisvesinden beslenen kişileri tanıyın anlamında tavsiye ediyorum kesinlikle okuyup yanlış anlamayın kitapta anlatılmak istenen de zaten bu
HarcandıkEmine Şenlikoğlu · Festival Yayıncılık · 2019866 okunma
Korkunç bir kitap. Allahım kitap beni boğdu boğdu duvara attı. Edebi dilden uzak, imla hataları, bağlaçlar kafasına göre takılıyor... Güya 90'lar döneminin yönetim şeklini, asayişi, ekonomiyi falan eleştiriyor. Kitabı çöpe atacağım kimse maruz kalmasın bu saçmalığa
HarcandıkEmine Şenlikoğlu · Festival Yayıncılık · 2019866 okunma
Kitabı okurken bir çok duygu karmaşası yaşadım. Hatta bazı yerlerinde içimin çok fazla sıkıldığını söyleyebilirim. Ama kitabın yazıldığı dönemi göz önünde buldurduğum zaman o çaresizliği, yalnızlığı fazlasıyla hissetmiştim.
HarcandıkEmine Şenlikoğlu · Festival Yayıncılık · 2019866 okunma
Ah Emine Şenlikoğlu yine ağlattın... Musa ve Yıldırım. Her şeye rağmen dost kalabilen iki insan, baharı arayan iki kuş. Ta ki Musa yanlış coğrafyaya uçana kadar...
Kitaba ilk başladığımda yazarın diğer kitaplarından daha farklı bir konu işleneceğini düşünmüştüm çünkü daha çok bir öykü ve anılar hakimdi. Derken derken yazarın klasik bir yönü olan dini tarafı ortaya çıkmaya başladı ve o yönde ilerledi. İlk başta sıkıcı buldum ama son 40 sayfada yaşananları asla tahmin etmedim ve gözyaşlarımı tutamadım. Okumanızı tavsiye ediyorum.
“En aciz kaldığım anda, eğer aklıma Allah gelmişse, demek ki benim en birincim, en güçlü gördüğüm, en güvendiğim, en yakınım O”
..
Öncelik sana, senin kime emanet olduğunu, kime yaslandığını, mutlak otorite olarak kimi gördüğünü, en dipteki acılarını kimin duyduğunu ve asıl önemlisi sahibinin kim olduğunu ve nereye ait olduğunu da kanıtlar.
..
Bir Musa olmadan anlayamayız.
Okumak değil bu, hayır hissetmekte değil. İkisinin de ötesinde.. Evet bu yaşamak. Kitabı yaşamak, kitapla yaşamak..
Emine Şenlikoğlu'nun hangi kitabı ağlatmadı ki zaten..
Son sayfaları "Hayır lütfen yapmamış ol" diyerek okudum..
Yaptı..
En çok inandığı, en çok sevdiğini aldı.
Burda aslında inançlarımız ile bizi vurdular etkisinde bırakıldığımız sohbetler, insanlar, çevre v.b ve içinde bulunduğumuz ortam bizi değil düşüncelerimizi yönetti .
İslamî içerikli kitap ve roman yazarlığı ile konferansları ile tanınır
Emine Şenlikoğlu, 1953 yılında doğduğu Giresun-Dereli-Anbaralan köyünden çok küçük yaşta iken Adapazarı'na, oradan da ailesiyle birlikte İstanbul'a yerleşti ve gençlik yıllarında araştırmacılığa başladı. Öncelikle Hristiyanlık dini ve İncil üzerine araştırmalarda bulundu. Sonraki yıllarda yoğunlukla İslam dini üzerine araştırmalar yapmaya başladı. İslamî temel ilimlerden olan fıkıh ve akait üzerine çalışmalar yaptı. 1984 yılında yazdığı ilk kitabından (Gençliğin İmanını Sorularla Çaldılar) dolayı yargılandı. 2,5 yıl hapis cezasına çarptırıldı. İlâhiyatçı, gazeteci yazar Recep Özkan ile evli, iki çocuk annesidir.
Kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Emine_Şen...