Merhabalar. Özellikle dinî kitapların eleştirisini yaptığım için beni şeytan ilan edenler, çıkabiliyor. Oysa, "Bakın bu kitaplarda, sadece zamanındaki insanların duymak, inanmak istediği şeyler yazıyor. Bu yazanlar; insanlık olarak ortaklaşa, kafa kafaya verip düşündüğümüz şeylerle artık günümüzde uyuşmuyor. Onlar insan yazmaları idi; tanrıdan gelmedi." demek beni ne ahlâksız yapar, ne de kötülük istencinde olduğumu söyler.
Kur'an'ı hayatımın farklı dönemlerinde iki kere okudum. Bu yıl ise Tevrat, İncil, Kur'an sırasıyla yeniden bir okuma yapıyorum. Burası Türkiye olduğu için ilk ikisine inceleme yazacağım. Sonuncuyu incelemeyeceğim. Ama genel olarak bu üçlü ile ilgili söyleyeceklerim zaten Tevrat incelememde yeterli seviyede bulunmaktadır. Hepsinin ortak eleştirisi orada mevcuttur; yorumlara linki bırakılacaktır.
İncil özelinde söyleyeceğim şeyleri ise şöyle sıralayabiliriz:
1) Tevrata yapılan düzeltmeler barındırır. Başta yine bir Yahudi inancı olarak başlar ancak kitleleri daha rahat kontrol etmek için esnemeler getirilir.
2) Matta, Markos, Luka ve Yuhanna aynı hikâyeyi az biraz farklarla yeniden anlatır. Kitabın en önemli kısımları bunlardır. Yuhanna diğer üçünden farklı bir dil ve analoji kullanır. Bu yüzden çoğu modern toplum Yuhanna'yı biraz daha önemser. Kitabın diğer bölümleri Pavlos'un mektuplarından oluşur. Mektuplar, hikâye anlatmaktan ziyade ahlâk öğretisine ağırlık verir.
3) Tevrat'a benzer bir şekilde mucizeler ve bu mucizelere rağmen inanmayanlar vardır. Yalnız burada mucizeleri gerçekleştiren Mesih İsa'dır. Mesih kavramı, Tevrat'ta örtük bir şekilde müjdelenmiş 'kurtarıcı' şeklinde tezahür eder. Bu yüzden İncil; müjde (sevinç getirici haber) demektir.
4) Peki neden Tevrat'ta müjdelenen kişiye Yahudiler inanmıyor? Çünkü onlar İsa'yı Yahudi soyundan