Anında Karma, okuduğum en eğlenceli genç yetişkin kitaplarından biri oldu ve Marissa Meyer’in kalemini zaten çok seviyorum ama bu kitabıyla gönlümde ayrı bir yere yerleşti diyebilirim. Gerçekten tam anlamıyla bir yaz kitabı olmuş. Akıcı dili, eğlenceli sahneleri ve tatlı çatışmalarıyla bir solukta bitirdim.
Hikâyemizin ana karakteri Prudence, başarı odaklı, mükemmeliyetçi ve kontrolü elden bırakmayı pek sevmeyen biri. Hayatındaki her şey belli bir plana göre ilerlemeli, kusursuz olmalı. Ancak biyoloji dersindeki proje partneri Quint ile bu mükemmel düzen sarsılıyor. İkisi de birbirinden pek haz etmiyor, sürekli atışıyorlar. Bu atışmalar da öyle keyifli yazılmış ki, okurken yüzümde sürekli bir gülümseme vardı. Diyaloglar capcanlı ve oldukça samimiydi.
Kitap, Prudence’ın bu projeden beklemediği bir not – C – almasıyla başlıyor ve aynı gün yaşadığı bir kaza sonucu, çevresindeki insanlara “anında karma” uygulayabilme gücüne sahip oluyor. Ancak ilginç bir şekilde bu güç, sadece Quint üzerinde işlemiyor. Başta ikisi de birbirlerine tahammül edemese de zamanla farklı yönlerini keşfetmeye başlıyorlar. Takım olmayı öğreniyorlar, birbirlerine destek oluyorlar ve aralarındaki ilişki yavaş yavaş değişiyor. Bu dönüşüm, oldukça tatlı ve doğal bir şekilde yansıtılmıştı. Bu açıdam bayıldım. Birbirlerinden hoşlanmaya başlamaları o duyguyu kabullenme süreçleri çok çok sevimliydi. Ve birbirlerine karşı karşılıklı saygı ve anlayışla yaklaşmaları çok tatlıydı. Özellikle birbirlerinin zayıf ve güçlü yanlarını fark edip kabul etmeleri, karakter gelişimi açısından da çok hoştu.
Karakterlerin hepsi aşırı sempatikti. Quint'in hayvanlara ve deniz yaşamına olan ilgisi, sorumluluk sahibi tavırları; Prudence’ın iç çatışmaları ve mükemmeliyetçiliğiyle verdiği mücadele, kitabı sadece eğlenceli