Kader Risalesi, Said Nursi’nin kader ve insan iradesi konularındaki derin açıklamalar sunduğu önemli bir eser. Ben Risale talebesi olmadığım için okurken bazı bölümlerde zorlandım. Kitap kaderin sadece teorik bir inanç meselesi olmadığını, insanın günlük hayatındaki seçimlerle nasıl ilişkilendiğini açıklıyor. Nursi, kaderin insan iradesini ortadan kaldırmadığını, aksine onunla uyum içinde olduğunu vurguluyor. "İnsanın, iradesiyle yaptığı işler, kaderin bir cilvesidir." Bu düşünceyle, insanın yaptığı seçimlerle kaderinin şekillendiği belirtilir.
Eserde, insanın cüz-i iradesinin inkar edilmediği gibi, Cebriye ve Mutezile gibi mezheplerin aşırı uç görüşlerine de karşı bir denge sunulmakta. "Cebriye, insanı iradesiz bir mahluk gibi kabul eder. Oysa insan, serbest iradeye sahip bir varlıktır." Burada yazar, insanın serbest iradesinin Allah’ın iradesine bağlı olduğunu ifade etmekte.
Kader Risalesi özellikle insanların kader hakkındaki şüphelerine de açıklık getirmesi anlamında kıymetli. "Eğer her şey kaderle belirlenmişse, insan neden sorumludur?" sorusuyla, kaderin bir zorlayıcı sistem değil, hikmetli bir düzen olduğunu açıklıyor. Ayrıca, iyiliklerin Allah’tan, kötülüklerin ise insanın iradesinden kaynaklandığını vurguluyor (ayetle sabit). "İyilikler, Allah’ın bir lütfu, kötülükler ise insanın kendi iradesiyle işlediği fiillerdir."
Sonuç olarak, Kader Risalesi, insanın kaderle olan ilişkisini dengeli bir şekilde ele alarak, İslam düşüncesinde önemli bir yere sahip. Hem akli hem de nakli delillerle desteklenen bu eser, kader konusundaki yanlış anlamaları gidermeye yönelik güçlü bir açıklama sunuyor.