Tahmini Okuma Süresi:
5 sa. 42 dk.
Sayfa Sayısı:
201
Basım Tarihi:
1976
İlk Yayın Tarihi:
1962
Yayınevi:
Hürriyet Yayınları
Orijinal Adı:
Rosinha, Minha Canoa
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Yıllar Sonra Yeniden Vascencelos Okurken
Puan vermedi·231 syf.··
2021 64. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 27 Nisan 2021 12:52
Doğa ve insan, mutlu bir birlikteliğe gönüllü lakin diğerleri! bırakmıyorlar. Çünkü bu kadar sevmek sakıncalı! Çünkü bu sevgi onlardaki nefreti gün yüzüne çıkarır, göze batırır, vicdan azabı yaratır. Bu duyarlılık fazla... "Ağaç, ağaçtır." diye dikte ediyorlar o insana. "Ağaçlarla konuşamazsın. Sen delisin! ama iyi olacaksın. Yeter ki sürekli tekrar et : "Ağaç, ağaçtır." Onlar ağacın sadece ağaç olduğunu türlü çilelerle tekrar ettirirken ben o satırları bir söğütün dibinde okuyordum. O kadar büyük bir duygu yoğunluğu yaşadım ki o esnada. Bir anlığına tüm sesler ve görüntüler durdu ve dünyada söğüt ağacı ve ben tek kaldık sanki. Ya da ben öyle hayal ettim. Yani o kadar girdim kitabın dünyasına. Bu roman bir veda, bir ağıt, bir gönül borcu olmuş sanki yazardan topraklarina. Anlatilabilen, sözcüklerle somut hale getirilebilen bir kitap değil. Okuyanı sarıp sarmalayan, içine çeken bir kitap. O yüzden dinleyin sadece: Nehir anlatacak, su kaplumbağaları, timsahlar, benekli parslar anlatacak. Bir kadının yüz çizgileri anlatacak, sözde deliler, sözde akıllılar anlatacak, zamanin kendisi anlatacak... Iç içe geçmiş öyküler, destanlar, şiirler, ağıtlar... Sadece Timsal Kralın öyküsü bile nice kitaplara bedel. Hüzünlü şeyler okuyacaksınız ama umudu da sezeceksiniz. Nasıl oluyor ikisi bir arada, açıklayamam ben bunu. Yalnız biliyorum, çok az eserde bir araya gelebiliyor bu iki karşıt his. İçeriği böyle. Peki anlatımı nasıl? Dokunaklı, duyarlı ve şiirsel. Herkese ve her çağa hitap eden bir kitap olduğunu düşünüyorum. Kültürüyle iç içe, yöresindeki olayları ve olguları bize çok iyi aktarıyor. Ama mesajları ve hissettirdikleri yönüyle evrensel ve zamana yenilmez.
Kayığım RosinhaJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 20171,197 okunma
7/10
·232 syf.··
2023 36. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 30 Haziran 2023 00:17
Kitabın Konusu : Eski bir balıkçı ve teknesi arasında geçen hikayeyi konu alıyor. Kahramanımız Ze Oroco, adına Rosinha dediği teknesi ile nehirde seyehat eder. Rosinha sıradan bir tekne değildir, Ze Oroco ile konuşan, sohbet eden, bir birlerine hikayeler anlatan yol arkadaşıdır. Nininha adındaki ağaç, dedesi, teyzesi ve diğer ağaçlarla ormanda yaşarken bir an önce büyümeyi ve keşfedilmeyi bekliyordu. Zaman geçtikçe büyümüş, fakat Kızılderililer tarafından keşfedilmemişti. Bu durum onun sinirlerini bozuyordu. Yağmurun aşırı derecede şiddetlendiği bir kış günü nehir kıyısında yaşayan Nininha, yağan yağmur sonucu taşan nehir ile birlikte sürüklenmişti. Nininha o kış keşfedilerek bir tekneye dönüştürülmüştü. Ze Oroco adında bir beyaz adam onu satın alıp, isim olarak Rosinha adını koymuştu. Ze Oroco ve Rosinha nehir üzerinde seyehat ederken birbirlerine hikayeler anlatırlar. Rosinha nasıl tekne olduğunu, Nininha'nın hayatını anlatır. Ze Oroco, ağaçların, hayvanların, nesnelerin dilinden anlar, onlarla konuşarak iletişim kurar. Bir gün köye bir doktor gelir, herkesi incelemeye başlar. Çevredeki halktan Ze Oroco ve Rosinha'nın hikayesini duyar. Doktor ilk başlarda Ze Oroco'ya arkadaş olarak yaklaşır ve Rosinha ile aralarındaki sırrı çözmeye çalışır. Doktor, Ze Oroco'nun aklını kaçırdığını düşünür ve onu akıl hastanesine yatırır. Ancak Ze Oroco hastanede rahat durmaz ve türlü acılı şiddetlere maruz kalır. Deli olmadığını söyledikçe onu bir hücreye koyup tazyikli su ile canını yakarlar. Zorlu günler geçiren Ze Oroco bu acılara fazla dayanamaz ve sonunda pes ettiği cümleyi kurar, "Ağaç, ağaçtır." Ze Oroco üç yıl boyunca akıl hastanesinde tedavi görür, tedavisi tamamlanınca taburcu olup köyüne geri döner. Köyüne vardığında her şey eskisi gibi değildir. İnsanlar yaşlanmış,
Edebiyat
Kayığım RosinhaJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 20211,197 okunma
Puan vermedi·232 syf.··
2022 3. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 07 Şubat 2022 21:31
Okurken Ze Oroco'yu tanıdıkça deliliği akıllılık saymak istedim. Ve öyle de oldu. Bir kez daha karşılıksız değeri hatırlattı, bakmak ile görmek arasındaki farkı ve hislerin ne kadar diri olduğunu. Ona göre sabır asıl acıya katlanırken anlamını kazanmış. Hüzünlü hikayenin sonundaki yeni kavuşmalar en sevindirici sondu.......
Kayığım RosinhaJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 20211,197 okunma
Puan vermedi·231 syf.··
Beğendi
·
2019 84. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 18 Kasım 2019 12:01
Şeker Portakalı serisinden sonra ilk kez farklı bir kitabını okudum Vasconcelos'un. Kahramanı bir çocuk olan kitap okuyacağımı düşünüyordum anca öyle olmadı. Kayığım Rosinha konusu itibariyle güzel bir anlamda şaşırtmayı başardı beni. Kitabı sahaftan almıştım, oldukça eski bir kitap ve önceki okura ait isim ve tarih, sararmış sayfalar Kayığım Rosinha'yı sevmemi artıran şeyler oldu. Böyle bir kitabı okumak daha da hoşuma gitti. "Sen mi delisin? Ağaçları anladığın, nesnelerle konuştuğun için mi? Ne sersemlik! Asıl deli Tanrı'nın şiirini yitiren, yüreklerini katılaştıran ve artık birbirlerini bile anlamaktan yoksun olan öbür insanlardır, onlardır deli olan." (Sf.218) Konusuna gelecek olursak... Ağaçları, hayvanları anlayan, kayıkla konuşan yaşlı bir karakterimiz Ze Oroco. Bize doğayı, insanların dışındaki canlı varlıkların gözünden o kadar güzel anlatıyor ki kitaptan sonra yolda yürürken durup bir ağacı dinlemek isteyebilirsiniz :) Çok keyifli, masal tadında bu romanı çok beğendim. Keyifli okumalar.
Kayığım RosinhaJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 20171,197 okunma
KAYIĞIM ROSINHA
10/10
·232 syf.··
2022 32. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2022 13:39
“…çünkü bir ağacın yüreği kin tutmayı bilmez.” Demiş Vasconcelos. Acaba bu yüzden mi kitabın ana karakteri Ze Oroco’yu ağaçlarla konuşabilen biri olarak yaratmış? Kim bilir… yüreği kin tutmayan biriyle dost olmak.. var mı ötesi? Ze Oroco ve onun tatlı kayığı Rosinha’nın hikayesi bu. Kayığıyla konuşabilen bir adamın hikayesi. Birlikte tatlı tatlı yolculuk yaparken, Rosinha’dan harika hikayeler dinleyen adamın hikayesi. Peki Ze Oroco kayığıyla konuşan, kendi hâlinde böylesine tatlı bir adamken çevresindekiler neden onun kağıyı ile konuşmasından bu kadar rahatsız? Neden bir insanın kayığı ile konuşabileceğine inanmıyorlar? Hadi inanmıyorsunuz tamam, peki bu adamın deli olduğunu nasıl kesin bir şekilde söyleyebiliyorsunuz ve bu konuda bir şeyler yapılması gerektiğini düşünüyorsunuz? Ze Oroco’nun çevresindeki insanlardan nefret ettim okurken, nefret! Bir de doktor geldi bu olaya el atmak için.. yahu bırakın şu adamı bırakın.. konuşsun kayığıyla, ağaçlarla.. ne zararı var size? Okurken o kadar duygulandım ki.. Ze Oroco’nun Rosinha ile olan bağı beni çok duygulandırdı. O sessiz sakin hâlleri, bayıldım o karaktere. Vasconcelos’un da dili bu kitapta beni mest etti, çok akıcı ve sade bir anlatımı vardı. Sayfalar ellerimden akıp gitti diyebilirim. Şeker Portakalı serisinden sonra en en sevdiğim kitabı Kayığım Rosinha oldu. Sizlere de okumanızı kesinlikle tavsiye ediyorum.
Roman
Kayığım RosinhaJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 20211,197 okunma
8/10
·231 syf.··
2024 27. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 20 Kasım 2024 21:09
Kayığım Rosinha José Mauro de Vasconcelos'a pek çoğumuz Şeker Portakalı kitabı ile aşinayız. Yazarın bu eseri de aynı Şeker Portakalı tadı verdi bana. Benzer umutlar benzer hüzünler benzer acılar... Kitap, Ze Oroco adlı yaşlı bir balıkçının Brezilya'da kızılderililerle iç içe olan hayatı ile başlıyor. Ve tabii sevgili kayığı Rosinha. Kitap; doğanın, hayvanların, bitkilerin tüm canlılığı ve şefkatini masal tadında bizlere sunuyor. Doğanın anlatıldığı bölümler en çok hoşuma gider yerler oldu. Ze Oroco insanların görüp görebileceği en iyi kalpli insandır belki. Bitkiler ve hayvanların dilinden de anlar. Keza kayığı Rosinha ile de dertleşirler. Ze Oroco'nun hayatına bir doktorun girmesi ile işler korkunç boyutlara varacaktır. Son sayfalarda gözümden pıt pıt yaşlar aktı:') Tavsiye ederim.
2024 Okuma Raporları
Kayığım RosinhaJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 20171,197 okunma
10/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2022 5. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 24 Ocak 2022 22:35
Nehirle, ağaçlarla, kuşlarla ve kayığı Rosinha'yla yürekten bir bağ kuran Ze Oroco'nun öyküsü. Ze Oroco, Araguaia nehri kenarında yaşayan ve onu tanıyan herkesin " iyi yürekli biri" olarak adlandırdığı biridir. Kayığı Rosinha'yla taşımacılık yapar ve sohbet ederler. Rosinha Ze'ye, Ze Rosinha'ya kendi hikayelerini anlatır. İyimserlik ve mutlulukla geçen günleri, bir gün köyüne beyaz bir doktorun gelmesiyle değişir. Kendini bir parçası hissettiği bu tabiattan koparılan Ze Oroco, insan kötülüğünü her çeşidini deneyimler. Dört yıl sonra içindeki bir şeyleri kaybetmiş olarak köyüne döner. Kayığı Rosinha'ya verdiği sözü yerine getirmek içindir bu dönüş. Kayığı Rosinha'ya veda ettiği an, sözünü tuttuğu ana dönüşür. Kitabı okurken, insanın doğa karşısındaki kibirli ve zalim tavrına lanet ettim. Vasconcelos, bu kitabında da bir doğa-insan ortak destanı yaratır. Ze Oroco ve Rosinha'nın dostluğu yüreğinizi sımsıcak yapacak. Su gibi akıp giden bir kitaptı. Tavsiye ederim.
Kayığım RosinhaJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 20211,197 okunma
8/10
·231 syf.··
Beğendi
·
2019 13. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Kasım 2019 15:07
"Ateşin ışığında, kayığın ölü gövdesini görüyordu. Ne acı! Tohumdan çıkan küçük bir ağaç olmak için çok uzun zaman geçmesi gerekiyordu! Sonra, büyük bir ağaç olmak için yıllar süren mücadeleler veriliyordu. Ardından Kızılderililer gelip ağacı kesiyor ve kayık yapıyorlardı... Ya şimdi? İki saat geçmeden, yaşlı lifleri, ihtiyar gövdesi, rüzgârda döne döne uçuşan, nehirde yitip giden ya da kumsalın kumlarına karışan küle dönüşecekti." Asıl deli olan kimdir sizce? Bunca acının karşısında kulaklarıyla değil de yüreğiyle duymak mıdır deli olmak? Yoksa herkesin kulağını da yüreğini de tıkadığı her canlının sesini işitmek mi deli olmak? Rosinha şüphesiz ne bir ağaçtı, ne bir kayıktı ne de bir kısraktı. Hepimizin unuttuğu ama Brezilyalı bir ihtiyarın unutmadığı bir çağrıydı. Yüreğimizi açsak aslında pencere kenarından görünen çoğu Rosinha'nın sesini duyabiliriz. Belki onlarla uzun bir yolculuğa çıkarız ve gecenin gündüzün en güzel zamanlarında beraber dertten yakınırız. Keyifli okumalar (:
1000Kitap
Kayığım RosinhaJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 20171,197 okunma
10/10
·216 syf.··
2019 15. kitabı
Yine bir Vasconcelos kitabı ve yine mükemmel bir eser. ‘Şeker Portakalı’ okunduktan sonra yazarı bırakan bir okur olarak pişmanım. Keşke hemen ardından okusaydım bu içimi ısıtan hikayeyi. Klasik bir Vasconcelos kitabı içinde türlü türlü hikayelerle sizi saran; sevgi, tutku, huzur, mutluluk, umut, güzellik, bitkiler, doğa, nehir, ağaçlar, hayvanlar… daha saymakla bitmeyecek kadar temayı birleştiren bir kitaptı. Ne desem az, bir kayık için ağlayacağımı hiç düşünmemiştim. Güzel planlanmış, etkileyici sonlara bayılırım. Kitabı belki de bu yüzden çok çok sevdim. Sonu da geri kalanı gibi mükemmeldi. Birçok alıntı vardı hoşuma giden ama en güzeli kesinlikle buydu: “Sen mi delisin? Ağaçları anladığın, nesnelerle konuştuğun için mi? Ne sersemlik! Asıl deli Tanrının şiirini yitiren, yüreklerini katılaştıran ve artık birbirlerini bile anlamaktan yoksun olan öbür insanlardır, onlardır deli olan…”
Kayığım RosinhaJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 20171,197 okunma
9/10
·231 syf.··
Beğendi
·
2022 75. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 07 Mayıs 2022 16:05
Bir insan deli olmak istiyorsa bırakın deli olsun, yalnız kalmak istiyorsa rahat bırakın, bırakın nerede yaşamak istiyorsa yaşasın ve ne iş yapmak istiyorsa yapsın. "Ben senin iyiliğin için söylüyorum" diyerek söylenen nasihatler çoğu zaman insana iyilik getirmiyor. İyilik, güzellik, mutluluk kişiye göre değişiyor. Eşi ve çocuklarını kaybettikten sonra bir nehir kıyısında hayatını devam ettiren, kayığıyla arkadaşlık ettiği ve ağaçlarla konuştuğu için deli olduğuna inandırılan Ze Oroco'nun hikayesi... Yazar bu kitabında da ağaçları ve hayvanları konuşturmuş, ne de iyi yapmış bunu.
Kayığım RosinhaJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 20171,197 okunma

Yazar Hakkında

José Mauro de VasconcelosYazar · 19 kitap
Jose Mauro de Vasconcelos (d. 26 Şubat 1920 - ö. 24 Temmuz 1984) Brezilyalı yazar. Yazar José Mauro de Vasconcelos, 26 Şubat 1920 de Brezilya'da Rio de Janeiro yakınlarındaki Bangu kasabasında doğdu. Yarı Kızılderili yarı Portekizli, yoksul bir ailede doğan Vasconcelos iki ayrı kültürün de izlerini taşıdı. Oldukça yoksul olan ailesi, onu öğrenimini devam ettirmesi amacıyla Natal kasabasındaki amcasının yanına gönderdi. Orada 19 yaşındayken Potengi Irmağı'nda yüzmeyi öğrendi ve ilerde bir gün yüzme şampiyonu olmanın hayallerini kurdu. Liseyi Natal'da bitirdikten sonra 2 yıl tıp öğrenimi gördüyse de öğrenimini yarıda bırakıp yeni hayaller peşinde Rio de Janeiro'ya gitti. Orada ilk işi boks antrenörlüğü oldu. Tarım işçiliğinin yanı sıra balıkçılık da yapan yazar, yaşamı boyunca çeşitli işlerde çalıştı. Bu durum, ona yazdığı roman ve hikâyeler için önemli kaynak sağlamıştır. Değişik ortamlarda, değişik koşullarda farklı insanlar tanıdı. İyi bir gözlemci ve usta olan bu yazarın elinde bütün bu yaşamlardan pek çok roman çıktı ortaya. Bunlar yazarın çok yönlü kişiliğinin ve içinde bulunduğu arayışın bir yansıması olarak değerlendirilebilir. Genellikle romanlarında, roman karakterlerinin yaşamlarında ki zorlu yaşam koşullarını, yoksulluğu ve şiddeti tüm çıplaklığıyla anlatır; ama özellikle Şeker Portakalı ile onun devamı olan Güneşi Uyandıralım ve Delifişek gibi bazı romanları tüm bunlarla birlikte duygusallık ve iyimserlikte içermektedir. Brezilya'nın ormanlarında ya da step bölgesi sertaolarda yaşayan insanların, elmas avcısı garimpeiroların, yerlilerin, denizcilerin, değişik insanların yaşamlarından kesitleri ve ruh hallerini anlatır. José Mauro de Vasconcelos'un yazdığı ilk eseri Yaban Muzu (1942)'dur. Beyaz Toprak (1945) isimli eseri en çok beğenilen eserleri arasındadır. Kayığım Rosinha (1961) ile ününün doruğuna çıkan yazarı dünya çapında tanıtan eseri Zéze'nin maceralarını anlatan üçleme romanın ilk kitabı olan Şeker Portakalı olmuştur. Bu romanı 12 günde yazdığını belirten yazar, eserine duyduğu sevgiyi "Ama onu 20 yıldan fazla taşıdım yüreğimde" sözüyle özetlemiştir. Eserin özgün adı O Meu Pé de Laranja Lima'dır (1968). 24 Temmuz 1984'te hayatını kaybetmiştir.