·
Okunma
·
Beğeni
·
3.058
Gösterim
Adı:
Köse Kadı
Baskı tarihi:
1979
Sayfa sayısı:
252
Format:
E-kitap
ISBN:
9786051550596
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ötüken
Baskılar:
Köse Kadı
Köse Kadı
Bu roman, kendilerini, varlığının her zerresi ile Devlet-i Ebed Müddet'e adamış Osmanlılar'ın, serhadherdeki hikayesini anlatır. Şahısların hemen hepsi birer adsız kahramandır. İmparatorluğa sadakat ve nefsini pervasızca feda edişlerdeki şaşırtıcı büyüklükler, mübalağa gibi görünebilir. Fakat, Avrupa'daki Türk ihtişam ve gücünü başka türlü izah etmek de mümkün değildir. Osmanlı, "Büyük Dava"sını ancak böylesine sarsılmaz bir iman, zeka ve hareket seli içinde hakim kılabilirdi.

Romanın kuruluşu, olayların sıralanışı ustaca ve çarpıcıdır. Bu kadar heyecanla okuyacağınız kitapların sayısı herhalde çok değildir. Ancak, serdengeçtilerin bu zeka ve mücadele mahşeri okuyucudan, sıradan romanların üstünde bir dikkat istemektedir. 

[ Ötüken Neşriyat ]
252 syf.
Köse Kadı Osmanlı-Macar çekişmesinde sınırların hikayesini anlatıyor desek yanlış olmaz sanırım.
Aslında kitap sıkıcı değil hatta oldukça heyecanlı da ama ilginç bir şekilde çok yavaş ilerliyor. Bunda belki de anlattığı temel bir hikaye olmamasının da etkisi vardır. Birbiriyle bağlantılı ancak parça parça bir sürü şey anlatılmış. Sanki bir olay değil de daha çok Türkler'in adaleti, merhameti, iyiliği, zekası, mertliği anlatılıyor. "Uçtaki Adam" isimli bir devam kitabı var, onu henüz okumadım. Belki orada durum değişiyordur.
Köse Kadı ise kitaba ismini vermiş olmasına rağmen adeta bir yan karakter. Aslında kitapta "bu galiba" dediğim hiç kimse esas oğlan çıkmadı çünkü öyle biri yok. Çok fazla karakter ismi geçiyor ve bu oldukça yoruyor okurken. Ayrıca muhbirlik ve gizli oyunlar anlatıldığı için birden fazla ismi olan karakterler var. Bir de çift taraflı ajanlar var ki sormayın, kimin eli kimin cebinde anlamak zor olabiliyor. Bütün bunlar da ekstra bir dikkatle okumayı gerektiriyor. Yine de hayran olmaktan kendimi alamadığım karakterler olmadı değil :)
253 syf.
·4 günde·Beğendi·8/10 puan
O zaferler getiren atların
Nalları altındanmış;
Gidişleri akına,
Gelişleri akındanmış.


Zembereğini kuran
Onlarmış bu dünyanın
Onlar ki kurt doğuran
Obaların kanındanmış.

Diye başlayan ecdadımızın Macaristan sınırında ki hoş görüşü ile birlikte yapmış olduğu siyaseti çok güzel anlatan maceralı bol olan güzel kurgulanmış bir kitap
Ayrıca kitabın devamı niteliğinde UÇTAKŞ ADAM arında diğer bir kitabı var onunda en koşa sürede okumak dileğiyle.
Tarih ve macera sevenleri okumaktan zevk alacağı bir kitap olmuş...

Kitapla kalın şiirle yaşayın......
252 syf.
İyi bir başlangıç yapsa da umduğumu bulamadığım bir roman oldu. 16. asırda Türk Macar hattında yaşananları anlatan bir tarihi roman. Karakterlerin çokluğu ve bunların bazılarının da birden fazla kimliği olması eseri karmaşıklaştırmış. Yine de dönemin bazı özelliklerini yansıtması ve Türkçesi nedeniyle okunabilir.
252 syf.
·4 günde
Bir kahramanlık romanı diye bekliyordum. Sürpriz oldu. Bir istihbarat romanı çıktı . Macar ve Türk casusların karşılıklı faaliyetleri var kitabın merkezinde. Bunun yanısıra 3. Murat döneminde Macaristan serhat boylarındaki politik,sosyolojik,etnoğrafik özelliklere değinilmiş. Türk halkı ile Macar halkının aradaki dini ve siyasi engellere rağmen birbirilerine gönülden bağlı olduğuna vurgu yapılmış. Türklerin ve Macarların ortak arzusu olan hür Macaristan fikrine karşılık Macar yöneticiler kurtuluşu Avusturya'ya bağımlı olmakta görüyorlar.
Alışılmış tarihi romanlardan farklı bir kurgusu var. Bizde genellikle bir tarihi kahramanın maceradan maceraya koşması üzerine kurgulanır tarihi romanlar.Bu romanda ise karakterler ön planda değildir. Mesela (kitapta padişah ismi zikredilmese de)Sultan 3. Murat'ın kardeşi olan ve dehasına vurgu yapılan Köse Kadı'dan az bahsediliyor. Yani 50. sayfada Köse Kadı ölmüş olsa roman aynı kıvamda 200 sayfa daha devam eder.İlk kez böyle bir üslupta tarihi roman okumuş oldum.
252 syf.
·20 günde·Puan vermedi
Osmanlı Devletinin Macaristan sınırında meydana gelen olaylar anlatılıyor. Köse kadı da oradaki Türk beyinin akıl hocalığını yapan kişi.
Kitapta zaman zaman karakterler arasında kaybolsamda sıkılmadan okunabileceğini düşünüyorum
252 syf.
Harika bir Klasik dönem Osmanlı macerası. Macaristan, Avusturya ve tüm Orta Avrupa 'da esen Kanuni rüzgarının, bilinmeyen sebeplerini bir Osmanlı ajanının gözünden değerlendirmek harikaydı. İçine gireceksiniz..Çıkabilene aşk olsun..
252 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Normalde çok tarihi kitap okumazdım, ancak bu kitap sayesinde tarihi romanları sevmeye ve merak duymaya başladım. Olayların çarpıcı bir gerçeklikle romana işlenmesi, sürükleyiciliği arttırıyor. Okumayanlara tavsiye ediyorum
252 syf.
·Beğendi·6/10 puan
Osmanlı devleti istihbarat ağını kurgusal olarak anlatmış başarılı bir eser .
Tarih sevenler için iyi bir kitap ...
Tarih kitapları içinde farklı kurgusallar içinde olan kitapların sıralamalarda yer alır bence
252 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Eser: Köse Kadı
Yazar: Bahaeddin Özkişi
Yayınevi: Ötüken
Sayfa: 252

Osmanlı dönemi Macaristan topraklarında geçen siyasi ve askeri olayları roman tadında anlatan bir eserdir. Kont Gall Adam, Deli Gak, Köse Kadı, Ali Bey ve diğer roman kahramanlarının faaliyetlerini satranç ustasının hamleleri şeklinde göreceksiniz. Bizim roman içinde dikkatimizi çeken bazı yerleri burada vermek istedik.

"Macar askeri böylece Türk askerini daha yakından tanıyor, türkülerini öğreniyor, adet ve örflerini gönlüne göre buluyor, Beç'in ve kilisenin kâfir Türkle ahbaplık etmenin çok büyük günah olduğunu söylemesine aldırış etmeksizin bu münasebeti ilerletiyordu." (Sy.92)

Burada sanki günümüz sosyal medya paylaşımlarının bazıları için benzer özellikte bir paylaşıma benzer şu sözler; "Ne idüğü belirsiz bir sürü adam, gidiyor, geliyor, haber ulaştırıyordu. Sarhoşluktan biraz ayılabilseler, haberlerin sanki aynı kalemden çıkmışçasına birbirlerine benzediklerini görür ve belki şüpheye düşerlerdi. Ama menfaatin perdelediği göz kadar kör birşey düşünülebilir mi?" (Sy.131)

Macar Kralının hesap soran sözlerine karşı güzel ve sert bir cevap veren Kara Üveys Paşa'nın mektupla verdiği sert cevap ta; "Sen diyordu mektubunda, insanlık alakasını kesmiş bir Katolik papazına arka çıkarsın da, aynı dinden olduğun yedi yaşındaki bir masumenin ne olup bittiğini sormazsın. Ben senin dinine inanan şu kadar bin insana hürmet gösterip o caniyi katletme emri vermedim. Böyleyken kendi vicdanından ve Rabb-ül Aleminden korkmak yerine, kilise baskısından korkup benden hesap sormaya kalkışmanı anlayamadım. Bizim korkumuz Allah'dandır. Ve huzuruna çıktığımızda böylesine süfli korkudan ötürü bize hesap sormayacaktır. Sen kralsın, bir kral gibi davranmalısın. Bir ahlaksızın müdafii olmak yerine, bir masumenin hakkını aramak daha yakışık alır." (Sy.139)

Eserde insan sınıflandırması da dikkat çekicidir. Günümüz insanları içinde bu tarif önemlidir. Tarif ise: "İyiliğe, kötülüğe son noktasına kadar hizmet eden iki grup insan vardır. Her dinin aşırı iyilere verdiği isim evliya, aşırı kötülere verdiği isimse şeytandır. Biri ruhunu bütünüyle yaradanına, diğeri ise şeytana verir. Allah'a hizmet; ısrarla bıkmadan, usanmadan, ümidini kesmeden ve aşırı ümit etmeden hakkın söylediklerini yerine getirmekle, aksi ise, şeytani arzuların sonuna kadar tatbiki ile olur. Bu her iki ucun hizmetkarları da sonuçta bazı kabiliyetlere sahip olurlar." (Sy.170)

Günümüzde tekrar dile getirilen Kızılelma tabiri ise eser de; "Türklerin Kızıl Elma'sını idrak etti. Bu millet, bu dalın tepesinde sallanan olgun erik gibi hoş ve mevcudiyetine iman ettikleri bir şeyin peşindeydiler. Kızıl Elma, olgunlaşmış, yenmesi gereken, ısırılınca lezzetli sular fışkıracak bir maksattı. Ve bu büyük millet, ölümlü dünyanın bu ölümsüz meyvası peşinde gülerek, isteyerek ölüyordu." (Sy.200)

Yanık kalesi ile başlayan ve Macaristan'ın bütünlüğü için yapılan mücadelenin sonunda hükümdarın ölümü ile biten ve Köse Kadı'nın gizeminin ortaya çıktığı bir serüveni okuyacaksınız.

Yazacak çok şey var ama okumalı, görmelisiniz.
252 syf.
·61 günde·8/10 puan
Tarih konulu kitapları sevenler için sürükleyici, dili hafif okunabilecek bir kitap.Yer yer abartılar ve vermek istediği mesajı fazla göze sokması beni biraz rahatsız etse de tavsiye edebileceğim bir kitap.
252 syf.
·10 günde·Beğendi·6/10 puan
Oldukça sürükleyici bir dili ve hemen içine alan bir üslubu var. Kitap hızlı bir merakla başlıyor. Özellikle siyasi strateji hamleleri, devlet yönetimi gibi konulara ilgisi olanlar beğenecektir diye düşünüyorum. Aslında karakterlerden çok Osmanlı'nın Macaristan'da kalma mücadelesinden bahsediyor. Bu yüzden fazlasıyla kişi var ve bu dikkati canlı bir okuma istiyor. Kitabın en beğendiğim yanı dili oldu. Edebi bir zevk bırakıyor ve okumayı keyifli hale getiriyor. Ancak tarafsız bir gözle yazılmak gayesi ile fazla romantik kalmış bir bakış var gibi geldi bana. Biraz yavan kalmış bu açıdan. Karakterler daha tatmin edici olabilirdi. Genel olarak karakterler hakkında çok ezber ifadeler kullanılmış gibi geldi bana.
252 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10 puan
Dikkat spoiler içerir.
1500lü yıllardaki Macaristan'da geçen oldukça güzel bir tarihi roman. Kont Gall Adam, babası başpiskoposun yönettiği kaleye kumandan olur ve askerlere hızlı bir eğitime başlar. Ancak bazı mektuplar bulur ve yazıları anlamaz. Bu arada Türkler tarafından esir alınır. Aslında Budin beyi Ali Bey'in kız kardeşinin oğludur. Avusturya, Macarlar ve Türklerin sürekli kavga etmesi için Arşidük Karoli başkanlığında bir casusluk teşkilatı kurmuştur. Türkler de başpiskoposun elinde sir olan ve kurtarılan, aslında Sultan'ın kardeşi olan Köse Kadı liderliğinde bir casusluk teşkilatı kurmuştur. Türkler aleyhine Deli Gak, Budin Muhtarı, Hayreddin çalışırken, Türkler adına da Matyas, Istvan, Ahmet vb çalışmaktadır. Macaristan'daki kalelerde çok az Türk askeri olmasına rağmen, çeşitli casusluk ve politik oyunlarla hala ellerinde tutmaktadır kaleleri Türkler. En sonunda Köse Kadı ve Ali Bey'in öldürülmesi emri verilir. Acaba casuslar başarılı olabilecek midir? Deli Gak kimliğini açık edecek midir? Bağımsız Macaristan için bir teşkilat kuran Gall Adam ne yapacaktır? Keyifle bir solukta okunan bir roman.
O zaferler getiren atların
Nalları altındanmış;
Gidişleri akına
Gelişleri akındanmış.

Zembereğini kuran
Onlarmış bu dünyanın...
Onlar ki kurt doğuran
Obaların kanındanmış.
Hoşlanmadığım bazı şeyler vardır delikanlı, dedi. Bunlar küstahlık, sözlerime güvenilmemesi ve anlayıp dinlemeden verilmiş peşin hükümlerdir. Ben eğer kötü dersem, bu size göre en az, en kötüdür. Benim tehlikeli bulduğum sizin düşünebileceğiniz en büyük tehlike, benim zararlı bulduğum sizin kavrama kaabiliyetinizin ötesinde zararlıdır. Kelimeleri, bilerek ve yerinde kullanırım delikanlı. Karşılığı olan mânâları ne fazla ne de eksiktir. Size, Köse Kadı’ya dikkat edin dedim. Düşünmemekten yağlanmış beyniniz ve ehlinden emir almamaktan bozulmuş terbiyenize rağmen bu noktaya tekrar dikkatinizi çekerim.
Kin, böyle kalbin her atışıyla insan vücudunu tutuşturmaz. Kin, üzerinden zaman geçince zayıflar en azından. Halbuki bu, tam yirmi yıl aldığı her nefeste güçlenmiş, parlamış, yangın olmuştu içinde.
Düşünmemekten yağlanmış beyniniz ve ehlinden emir almamaktan bozulmuş terbiyenize rağmen bu noktaya tekrar dikkatinizi çekerim. Hem o kadar dikkat edin ki.. O Türk'e güçsüz ve yaşlı dediniz, alay ettiniz onunla öyle mi?..
Uzun uzun, acıyan nazarlarla süzdü Kont'u ve:
Gidin artık efendim, dedi.
Ali Beye, öyle geliyordu ki kin, meydana geliş sebebi yok edilince geçen bir histir. Kin, böyle kalbin her atışıyla insan vücudunu tutuşturmaz. Kin, üzerinden zaman geçince zayıflar en azından. Halbuki bu, tam yirmi yıl aldığı her nefeste güçlenmiş, parlamış, yangın olmuştu içinde.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Köse Kadı
Baskı tarihi:
1979
Sayfa sayısı:
252
Format:
E-kitap
ISBN:
9786051550596
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ötüken
Baskılar:
Köse Kadı
Köse Kadı
Bu roman, kendilerini, varlığının her zerresi ile Devlet-i Ebed Müddet'e adamış Osmanlılar'ın, serhadherdeki hikayesini anlatır. Şahısların hemen hepsi birer adsız kahramandır. İmparatorluğa sadakat ve nefsini pervasızca feda edişlerdeki şaşırtıcı büyüklükler, mübalağa gibi görünebilir. Fakat, Avrupa'daki Türk ihtişam ve gücünü başka türlü izah etmek de mümkün değildir. Osmanlı, "Büyük Dava"sını ancak böylesine sarsılmaz bir iman, zeka ve hareket seli içinde hakim kılabilirdi.

Romanın kuruluşu, olayların sıralanışı ustaca ve çarpıcıdır. Bu kadar heyecanla okuyacağınız kitapların sayısı herhalde çok değildir. Ancak, serdengeçtilerin bu zeka ve mücadele mahşeri okuyucudan, sıradan romanların üstünde bir dikkat istemektedir. 

[ Ötüken Neşriyat ]

Kitabı okuyanlar 378 okur

  • Öznur Gül
  • Abdullah Akın

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0.9 (1)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0