Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·722 syf.··
Beğendi
·
2023 20. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 29 Kasım 2023 23:36
Uzun uzun inceleme yazamayacağım ( çok uykum var.) İmparator Nero dönemini acı bir aşk öyküsü üzerinden anlatıyor. Oldukça da dokunaklı. Katiyen okunmalı.
KovadisHenryk Sienkiewicz · Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları · 1987266 okunma
Kısa bir inceleme
10/10
·408 syf.··
Beğendi
·
2018 8. kitabı
·
100 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2018 00:34
Ne olur bitmesin diye yalvardığım kitaplardan birinin daha maalesef sonuna gelmiş bulunmaktayım. Kitap başlangıçta istediğim tadı vermese de okudukça aslında benim tam olarak aradığım bir kitap olduğunu fark ettim. Asla uzun incelemeler yapmam, kitabı uzun uzun anlatmam dediğim halde bu kitap benim bütün tabularımı yıktı. Ve şimdi size mutlaka okumanız gereken bir kitabın özetini sunuyorum. . İlk önce kitabın karakterlerinden bazılarını tanıtmak istiyorum. Neron: Roma'nın Kralı fakat edebiyatı ve şiiri çok düşkün bir insan. Aynı zamanda kandan vahşetten ve namussuz düşüncelerden çok zevk alan birisi. Tigellinus: Kendi yapamadığı fakat Nero'nun yapabileceği şeylerini onun önüne sunarak ve aklına sokarak yaptırmaya çalışan birisi. aynı zamanda Petronyus'un baş düşmanı. Petronyus: Gerçek anlamda bir zariflik hakemi. Aşkın farkına geç varmış fakat aşkın tadını çıkarmaya - vakti olduğunca - çalışan aynı zamanda Nero'nun tehditlerinden ve onun yaptığı acımasızlıklardan bıkmış bir adam. Yeri geldiğinde Nero'nun tüylerini kabartarak isteklerinin nazik bir dille, Nero'nun aklına girerek istediğini yaptırabiliren bir tribün, soylu ve Vinikyus'un dayısı. Vinikyus: Aslında çok acımasız ve hırslı bir insan olan fakat Ligya adında Ligya kralının kızını tanıdıktan sonra onun aşkı ile hem hıristiyanlığı benimseyen hem de gayet yumuşak ve uysal bir insana dönüşen bir tribün ve soylu. Aşkı için her şeyi göze alan ve kendisinin benimsemediği, istemediği şeyleri yapmayan birisi. Aynı zamanda kitabının benim için baş karakteri. Ligya: Vinikyus'un biricik aşkı. İlk başlarda Vinikyus'un çok kaba olduğunu düşünen birisi. Çünkü çok kaba davranmıştı ziyafette, daha sonraları Vinikyus'un aşkını kendisinden saklayamamış ve havari Peter'e açmış, Peter de eğer hıristiyanlığı benimserse aşkları
Tarih
Quo Vadis?Henryk Sienkiewicz · Literatür Yayıncılık · 2009266 okunma
10/10
·496 syf.··
Beğendi
·
2019 17. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 02 Mart 2019 18:14
Konularını tarihi olaylardan alarak kurgulanan kitaplara müthiş bir örnek . Ama ne yazık ki okunmak istense ancak sahaflardan temin edilerek okunabilecek bir kitap. Yazarın 1905 yılında Nobel Edebiyat Ödülünü almasına katkıda bulunan en önemli kitaplarından biri. Kitapta yazar bizi , Roma İmparatorlarından en ilginci olan Neron 'un dönemine götürüyor. Neron döneminde yaşanan olayları, başta Roma'nın yakılması, Hristiyanların halkı eğlendirecek şekilde ama çok çeşitli ve vahşice yöntemlerle toplu olarak öldürülmeleri, Neron'un ve etrafındakilerin sapıklıkları, zevk ve sefa alemleri olmak üzere dönemin Roma'sını ve Roma halkının yaşantısını muhteşem bir şekilde bize anlatıyor. Ve bütün bunları da Roma'lı soylu ve zengin bir komutanla, Hristiyan bir kızın aşkı etrafında kurgulayarak bize aktarıyor. Kitap tarihi bir roman olmasına rağmen, müthiş bir akıcılık ve muhteşem bir sürükleyicilik içinde adeta akıp gidiyor. Olaylar kesinlikle abartıdan uzak , inandırıcılığı yüksek bir gerçeklik içerisinde kurgulandığından , okuyucuya sanki olayların içindeymiş gibi yaşama ve gözlemleme hissi veriyor. Yani kitap okunmuyor adeta yaşanıyor. Yazarın ödülünü hak ederek aldığının bir göstergesi olan bu kitabı ben büyük beğeniyle okudum. Eğer temin edebilirseniz kesinlikle okunmasını da tavsiye ederim.
Quo Vadis?Henryk Sienkiewicz · Literatür Yayıncılık · 2009266 okunma
Puan vermedi·503 syf.··
2023 116. kitabı
İlahi emirlere bağlı kişilerin bağlılık türleri ve inanç şekillerini uygulama biçimleri zamanla nasıl da bambaşka boyutlara ulaşıyor. Musevilik, Hıristiyanlık, İslamiyet, doğdukları zaman çevrelerine topladıkları inançlı bireylerin masumiyetlerini görüp de duygulanmamak elde değil. Ama ne zaman yerleşik bir hale geldilerse işte o zaman bu masumiyet kanla, yobazlıkla taçlanıyor. Bu büyük dinlerden Hıristiyanlık, hesaplanmış verilerle Roma valisi Pontius Pilatus'un valiliği sırasında 3 Nisan 33'te ilk büyük acısını yaşadı. İsa peygamber çarmıha gerilmiş ve Hıristiyanlık gözyaşları içinde yayılmak için ilk yarasını almıştı. Fazla zaman geçmeden, 64 yılında bir büyük acı ile sarsıldı Hıristiyanlık. Bu sarsıntı onu şaha kaldırmaya yarayacak bir acı olacaktı. 18 Temmuz'u 19'una bağlayan gece, Roma'nın gördüğü en vahşi, narsist, katil imparatorlarından biri olan Neron'un yönetiminde, Roma büyük bir yangınla aydınlanır. Ahşap ve bitişik evlerden oluşan Roma yanmaktadır ve bu yangını kimin başlattığı kesin bilinmese de suçluların Hıristiyanlar olduğu söylenir. Bundan sonra arenalar, kan gölüne dönecektir. Çünkü galeyana gelen halkı hoşnut kılmak ve pohpohlanmaya devam etmek isteyen Neron, Hıristiyanları arenalarda gladyatörlere ve vahşi hayvanlara parçalatacaktır. Bu; deli, narsist, vahşi, ve kendini müthiş bir sanatçı olarak gören imparator tıpkı Pilatus'un düştüğü hataya düşer ve kendi gücünü perçinlemek isterken ölümüne giden yola ilk taşı döşer. Aslında bu taş ilk bahane olacaktır. Çünkü bundan sonra O'nun anne katilliğine, keyfi davranışlarına bir son vermek isteyen senatoya gına gelmiştir. Keyfine göre asilleri öldüren, senatoyu görmezden gelen Neron, çok abartmıştır. Boğazına saplanan bir hançerle ölür. Ölmeden önce "Qualis artifex pereo” (bir sanatçı ölüyor!)
Quo Vadis?Henryk Sienkiewicz · Literatür Yayıncılık · 2009266 okunma
10/10
·496 syf.··
Beğendi
·
2017 15. kitabı
Kitapla lisedeki edebiyat öğretmenimin okuyup ballandıra ballandıra anlatmasıyla tanıştım. Madem bu kadar güzel e ben de okuyayım dedim. Fakat kitabı bulmak kolay değil gibi tepkiler aldım. Kolay erişilemeyen şeylerin düşüncesi hep motive kaynağım olmuştur. O dakikadan itibaren de “Quo Vadis” gurur meselem oldu. Sahaf kültürü neredeyse hiç olmayan canım memleketimin tüm kitapçılarını defalarca kez dolaştım. Bulurum demiştim buldum! Çok çok eski baskı bir kitaba sahip olmuş da oldum. Önce başucuma koyup günlerce bakıp bakıp güldüm. Okuldan mezun olmuş olmama rağmen hocama haber yollamayı da ihmal etmedim tabi. Bu benim gizim kimseyle adını bile paylaşmam demiştim. Fakat sevdiğin şeyleri paylaşmanın değerinden hiçbir şey götürmediğini 1k ile idrak ettim. Beni çok mutlu eden bu sebebe hepinizi şahit tutuyorum. Şimdiden mutluluğum katlandı bile... :) Kitaba gelecek olursam; 1895 yılında 1905 Nobel Edebiyat Ödüllü Polonyalı yazar Henryk Sienkiewicz tarafından yazılmıştır. Roma döneminde hristiyanların yaşadıkları zorlukları, Neron’u, Roma’nın yanışını, İsa’nın çarmıha gerilişini edebi bir dille anlatıyor. O zorluklar arasında yaşanan aşklar da kitabın süsü adeta... Kitap adını hristiyan halk işkencelere reva görülürken şehri terkeden Aziz Peter’in yoluna Hz. İsa’nın çıkması ve Quo Vadis, Domine? ( Nereye gidiyorsun, efendim?) diye sormasından alır. Özetle okuduğum en iyi kitaplardan biriydi. Üslup çok akıcı, kurgu çok etkileyici çeviri( Nihal Yeğinobalı) çok iyiydi. Değerini bilecek herkese şiddetle tavsiye ediyorum. Sevgiler :))
Edebiyat
Quo Vadis?Henryk Sienkiewicz · Literatür Yayıncılık · 2009266 okunma
9/10
·496 syf.··
Beğendi
·
2024 48. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 22 Ağustos 2024 16:35
Yer Roma, hükümdar Neron ve zaman ise İsa Aleyhisselâm'ın diri bir şekilde göğe yükselişinden kısa bir süre sonrası. Ligya bu ülkeye esir olarak gelmiş başka bir ülkenin kral kızı yani soylu ve çok güzel bir genç kızdır. İlk olarak bir ailenin yanında yaşamıştır ve bu ailenin hanımı yani Pomponya tek Yaradana inanmaktadır ve o dönemin hak dini olan nadir Hristiyanlarından biridir. Ligya'yı da bu inanç ile yetiştirmiştir. Ailenin beyi Avlus ise henüz bu inancı kabul etmemektedir. Neron dahil genel halk ise hala "tanrılara" inanmaktadır. Vinikyus isminde bir genç bir gün Ligya'yı görür ve aşık olur. Sonrasında arka fonda bu aşkın mücadelesi ile birlikte ilk Hıristiyanların da hikayesini okumaya başlıyoruz. Ve Neron denince akla ilk gelen tarihi olaylardan biri de Roma'yı yakmasıdır. Roman bu olayı da işliyor. Neron şiirler yazan bir imparatordur. Fakat şiirleri çok da iyi değildir. Çevresi ise her dönemde olduğu gibi bu şiirlere övgüler düzmektedir. Fakat bir gün Neron'a en yakın olanlardan biri olan soylu Petronyus bir şiirine yergi de bulunur. Yergi de bulunduğu şiir geçmişte bir yangın yaşayan Truva işlenmektedir. Neron bu eleştiriyi kabul ediyor ve diyor ki "Eğer gerçek bir yangın görmüş olsaydım mutlaka daha etkili yazardım. Ama şöyle baraka falan değil çok büyük bir yangın olmalı" diyor ve sonrası malum. Dünyada ruh hastası liderler konusunda kıtlığımız hiç olmamış çok şükür! Bu yangın büyük bir felakete dönüşüyor. İnsanlar, hayvanlar yanıyor, ocaklar sönüyor. Evler, bağ bahçe hepsi yerle bir oluyor. Yangın sırasında yağmalar, tecavüzler de oluyor. Neron'un yangın sonrasında da zulmü devam ediyor. Kurdurduğu "tiyatro" meydanlarına halkını toplayıp vahşi ölümleri canlı izletiyor. Burada insanlığın nereden nereye geldiğini de düşünebiliriz. Bu insanlar canlı
Quo Vadis?Henryk Sienkiewicz · Bilge Nobel Dizisi · 1983266 okunma
Deliyim, gözü kara deliyim...
8/10
·496 syf.··
2019 43. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2019 01:57
Kitleleri nasıl yönlendirmek isterdiniz? Mağduriyetinizi nasıl servis edelim? Kendi kendime icat ettiğim, her ay bir nobelli yazar okuma etkinliğinde (bkz. #45837260) haziran ayında adını okumanın da yazmanın da büyük başarı gerektirdiği yazar Henryk Sienkiewicz okudum. MS.64 yılında Neron yönetimindeki Roma'dayız. Bir tarafta konsüller, soylular, zevk sefa bolluk israf, diğer tarafta daha yeni yeni yayılmaya başlayan Hristiyanlık. Bazı şeyler her devirde aynı sanırım... Neron'u yalandan övmeler, sensin Tanrımız, kralımızsın, en güzel şiiri sen yazdın, en sanatçı ruhlu sensin soylum şeklinde bir takım yıkama yağlama işlemleri. youtu.be/ECaFczpklmY Kitaba Vinikyus adında bir soylunun, dayısı Petronyus’u ziyaret etmesiyle başlıyoruz. Vinikyus’un aynı zamanda konsül olduğu söyleniyor ama konsül tam olarak ne demek bilmemekle birlikte bir çeşit ayrıcalıklı rütbe Roma’da.Milletvekilliği gibi canlandırdım ben. Tarihsel olarak çok eksiğim diye hayıflandım hep okurken zaten. Neyse, Vinikyus bir kıza aşık olur ama kız köle midir, in midir cin midir derken aaa bir de bakarlar ki kız Hristiyandır ve prensestir aslında. Premses olmasından bizene derseniz Roma kast sistemine göre köleler efendilere hizmet için varlar, soylular isterse yatağına alır, bıkarsa gönderir, isterse döver,öldürür kimse de hesap sormaz. Ama soylu kanı varsa evlenmeden olmaz. :P Evlenmek de yetmez Vinikyus’un vaftiz edilmesi gerekir. (Aklıma bizde uzunca bir süre izlettirilen yabancı damat / sünnet ilişkisi gelmedi desem yalan olur.) Kitabın bu kısımları bayıktı şahsen, eski Türk filmlerinin ışık hızında akan zaman çizgisine göre akıyor burada da aşk zamanı. :) Bahçede gördüm, vuruldum, gözüm başkasını görmez oldu, kız da beni seviyor,
Tarih
Quo Vadis?Henryk Sienkiewicz · Literatür Yayıncılık · 2009266 okunma
Nobel aldırabilen Hristiyanlık güzellemesi!
Puan vermedi·408 syf.··
2021 296. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 22 Eylül 2021 07:02
Roma imparatoru Neron zamanı antik çağlarda geçen, içinde bir aşk (yine kaçırılıp aranan sevgili!) ve genelinde Hristiyan dinine övgüler yer alan bir kurgu, okuduğum. Yazarın Polonya tarihinden yarattığı #ateşvekılıç (Her iki kitaptaki Ursus ve Bohun karakter benzerliği!) eseri kadar sürükleyici olamasa da; Neron'un Roma'yı yaktırması, sebep oldukları iftirası ile suçlanan Hristiyanlar ve onlara yapılan işkenceler (Mel Gibson'ın Hz.İsa filminden öte!) gibi bilgi yüklü kısımlarıyla da yeterince doyurucu. Kitabın ismi, Neron'un zulmünden kaçmakta olan bir havarinin şehir sınırında Hz.İsa ile karşılaşıp sorduğu Latince 'Nereye gidiyorsun?' sorusundan geliyor. Peygamberin "Roma'ya yeni baştan çarmıha gerilmeye gidiyorum. çünkü sen benim kurtaracağım insanları bırakıp kaçıyorsun" cevabı ve geri dönmesi ise güzeldi, doğrusu. Eserdeki Vinikyus-Ligya aşkı özelinde derin bağlılık, rahip Krispus sözlerinde yobazlık ile Roma dönemi sorguları da öyle. Açıkçası; okuduğum yayınevi çevirisinin kötü oluşunun (olmadık replikler, kullanılmadığını düşündüren sözcükler!) da verdiği basit anlatım, 1905 #nobeledebiyatödülü sahibi yazarın yeteneğini dahi sorgulatan boyutlarda ve sıkıcı bir okuma vaad etmekte. Tarihi kurgularda başarısı bilinen bu yazarı iyi bir çeviriden okumak daha önemli, bence. Hristiyan dinine olan derin ve olumlu yaklaşım dogmatik bakış açısıyla kendini göstermekle birlikte, sürekli diyalogların yanısıra betimlemelerin eksikliği, yazarın bilinen yalın ve akıcı anlatımını gölgeliyor!
Edebiyat
Quo Vadis?Henryk Sienkiewicz · Cem Yayınevi · 1997266 okunma
Puan vermedi·496 syf.··
2022 22. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2022 11:12
Bir başyapıt. Neron dönemi Roma'yı detaylıca işleyen romantik bir tarihi kurgu. Hristiyanlığın doğuş ve yayılıp dönemini, Roma halkının tepkilerini, tembel ve sağduyusuz bencilliklerini, kana susamışlıklarını çok güzel işlemiş yazar. Karakterlere ruh vermiş ve her ölenin ardından yas tutma isteği duyacağınız kadar içselleştirebilmenizi sağlamış. Yakın zamanda okuduğum en güzel kitap oldu.
Quo Vadis?Henryk Sienkiewicz · Literatür Yayıncılık · 2009266 okunma
Nereye?
10/10
·496 syf.··
Beğendi
·
2020 38. kitabı
Hristiyanlığın Roma İmparatorluğunda( Neron dönemi) yayılışını, çekilen ızdırapları, yüklenilen yükü anlatatan enfes roman. Roma yanarken herkesin kaçtığı şehirden azizin sorduğu şu soru, onh şehre geri götürür: Quo Vadis? ( Nereye?) Bir şehir yanarken ondan herkes kaçar, önemli olan şehir yanarken ona gitmektir. Henryk Sienkiewicz Quo Vadis? IntentionalyBlank Büşra
Edebiyat
Quo Vadis?Henryk Sienkiewicz · Literatür Yayıncılık · 2009266 okunma

Yazar Hakkında

Henryk SienkiewiczYazar · 7 kitap
Henryk Adam Aleksander Pius Sienkiewicz, (Mahlas: Litwos, d. 5 Mayıs 1846 Wola Okrzejska, Polonya; ö. 15 Kasım 1916 Vevey, İsviçre) Polonyalı yazar. Roma İmparatorluğu'nda Hıristiyanların karşılaştıkları baskıları tasvir ettiği "Quo Vadis" isimli kitabıyla tanınır. Ateş ve Kılıç isimli eserinde ise 17'nci yüzyılda Kırım Tatarları ile Zaporojya Kazaklarının Polonyalılarla giriştiği savaşı bir Polonyalı subayın etrafındaki olaylar çerçevesinde aktarır. 1905 yılında edebiyat dalında Nobel ödülüne layık görülmüştür. Eserleri Szkice węglem (1877) Listy z podróży do Ameryki (1878) Janko Muzykant (1879) Z pamiętnika poznańskiego nauczyciela ( 1879) Nowele amerykańskie Za chlebem (1880) Latarnik (1882) Bartek Zwycięzca (1882) Ogniem i mieczem (1884) Potop (1886) Pan Wołodyjowski (1888) Bez dogmatu (1891) Rodzina Połanieckich (1894) Quo Vadis (1896) Krzyżacy ('1900) W pustyni i w puszczy (1912)