Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·184 syf.··
2025 22. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Mart 2025 20:15
Ve Dostoyevksi...onu okurken çok dikkat etmek gerekiyor, eserin içine giremezseniz, sıkılırsınız, şimdi ben ordaki kahramanın gözüyle, davranışıyla, ruh haliyle kendi uydurduğum bazı cümlelerle ifade edeceğim... Ahhh, evet biraz daha kazanmalıyım, şu kadar daha oynarsam şu kadar daha kazanırım. Ve kazandım, neyse yine yatırayım, yine yatırdım yine kazandım, yine kazandım, yine... harika bir gün geçiyor...bugün şanslı günümdeyim. 5 ev alacak para biriktirdim, hepsini, tüm parayı tekrar yatırayım, ev sayısı 10-15 olur, evet evet harika ve maalesef bu kez kaybettim, bir daha oynayacağım, inanmıyorum yine kaybettim....eyvah tüm kazancım gitti...böyle olamaz kazanmalıyım param kalmadı, borç almalıyım, en azından zararımı ödemeliyim, bir miktar ondan, bir miktar bundan borç aldım, inanamıyorum yine kaybettim, bahçemi, arabaları, evi ortaya koyayım, bugün kaybetmicem, en azından zararımı kurtarmalıyım, eyvah kaybettim, yine kaybettim, ah her şeyi kaybettim, ben kendimi de kaybettim....bittim...mahvoldum... Hırs, aç gözlülük, daha fazla para para, insanı ne hâle sokuyor, insan kendini kaybediyor, aklını kaybediyor... yazıkkk...çok yazıkkk... Dostoyevksi bu psikolojiyi çok güzel ifade etmiş...kalemine sağlık.... ........Herkese Keyifli Okumalar Diliyorum.......
KumarbazFyodor Dostoyevski · Kapra Yayınları · 202188,5bin okunma
7/10
·184 syf.·
2023 25. kitabı
Kumarbaz, Rus yazar Fyodor Mihayloviç Dostoyevski'nin 1866'da yayımlanan romanı. KISACA KONU Aleksey İvanoviç, emekli bir generalin maiyetinde çalışan özel bir öğretmendir. Fakat kötü bir alışkanlığı vardır, kumar tutkusu. General ise ailesiyle birlikte yurtdışı gezisine çıkmıştır. Lüks bir otelde yer ayırtırlar. Amacı kendini iyi göstermek ve itibarını korumaktır. İşin iç yüzüyse farklıdır. General borç batağındadır ve tek ümidi ölmesini umduğu hasta büyükannesidir. Büyükannesi çok varlıklı dul bir kadındır ve general onun tek varisidir. Kaldıkları otelse kumarhaneleriyle ünlü bir bölgededir ve kumar tutkusu başta Aleksey olmak üzere tüm ailenin hayatını alt üst eder. YORUM VE GÖRÜŞLERİM Kumarbaz, otobiyografik özellikler taşıyan bir roman. Kitaptaki Aleksey gibi Dostoyevski’de kumar bağımlısı. Hatta okuduğumuz birçok kitabını kumar merakına borçluyuz. Kumarda tüm parasını kaybedince yayıneviyle bir anlaşma yapmış. Kumarbaz’ı da sözleşmeye sadık kalabilmek için 25 gün gibi kısa bir sürede tamamlamış. Eğer 25 gün içinde tamamlayamasaydı ileride yazdığı kitaplarda hak iddaa edemeyecekti. Kitap durağan başlasa da gittikçe artan bir temposu var. Akıcı, sürükleyici bir kitap. Özellikle ikinci bölümünü keyif alarak okudum. Kitabın ana teması adından da anlaşılacağı gibi kumar tutkusu. Bunun haricinde insanın açgözlülüğü, aşk, gurur ve yalnızlık temaları da başarılı şekilde işlenmiş. Kitabı kimlere önerebilirim? İlk defa Dostoyevski okuyacaksanız önermem. Bu kitabı Dostoyevski külliyatını tamamlamak isteyenlere öneririm. Suç ve Ceza, Yeraltından Notlar ve Karamazov Kardeşler gibi baş yapıtlarıyla kıyaslayınca bir tık aşağıda kalıyor. Kumarbaz Fyodor Dostoyevski
Edebiyat
KumarbazFyodor Dostoyevski · Kapra Yayınları · 202188,5bin okunma
Puan vermedi·184 syf.··
2025 47. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 22 Ekim 2025 20:23
Kitap başlangıçta tasvirlerle dolu sıkıcı bir kitap gibi gelebiliyor. Fakat Dostoyevski’nin usta uslübu ile okuyucu olayları daha iyi kavrayıp, kendisini kahramanların yerine koyabiliyor. Ayrıca beklenmeyen olay kurgusu ile şaşırtıcı bir kitap olarak değerlendirilebilir.Kesinlikle okunması gereken bir roman
KumarbazFyodor Dostoyevski · Kapra Yayınları · 202188,5bin okunma
9/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2023 18. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 27 Kasım 2023 21:32
Kitap Dostoyevski’nin hayatından bir kesit sunuyor. Aslında toplumsal bir durumun da tespiti. Kumarbazın gözü yalnızca kumarı görür, aklı kumardadır. Varını yoğunu ortaya koyar. Sonuçta sıfırı tüketir, yersiz yurtsuz kalır. Az zaman kazandıklarını da kısa sürede kaybeder. Dostoyevski kumarbazın yaşadıklarını kaleme almıştır. Güzel kurgulanmış hikayeye aşk da katılmış. Aşkı için tüm kazandığı parayı gözden çıkaran kumarbazı olaylar önüne alıp sürükler. Sonunda kumarbaz “yarın, yarın her şey sona erecek!” diyerek yeni bir başlangıcı işaret eder. Okunası kitaplardan birisi daha. İyi okumalar.
KumarbazFyodor Dostoyevski · Kapra Yayınları · 202188,5bin okunma
8/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2024 43. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 31 Ekim 2024 23:03
Dostoyevski' nin kumar borcunu ödemek için 25 günde yazdığı bu kitap ,yazarın hayatındanda kesitler sunuyor. Kitapta bir yandan Aleksey Ivanovic'in kumar tutkusu, para kazanma hırsı ele alınırken bir yandan yanında çalıştığı ailenin kızı Polina'ya duyduğu aşkı konu almakta.okur kitabı okuduğu zaman 25 günlük kısa bir sürede yazıldığını anlayabilecek ,kitabın aceleye getirilmiş bir şekilde yazıldığı fikrine kapılacaktir
Alıntı
KumarbazFyodor Dostoyevski · Kapra Yayınları · 202188,5bin okunma
Kumar bataklığı…
Puan vermedi·184 syf.··
2023 200. kitabı
Öncelikle şunu söylemeliyim, kitaba başlarken kitabın isminden dolayı önyargıyla başladım. Kitabı okurken kumar bataklığının içerisine nasıl girildiğini ve battıkça çıkmasının ne kadar zor olduğunu hatta çıkılamayacağını da görmüş oldum. Kitaptaki karakterler, kumar masasında kendini kaybederek ellerindeki paraları hiç düşünmeden çok düşük ihtimallere karşın yatırıp oynuyorlar. Hepsinin ortak bir noktası, kendilerini kaybediyorlar. Sanki o anki kendileri değilmiş de başka birileri tarafından yönlendiriliyorlarmış gibi… Kazanmanın tadını alanlar daha sonra kaybetmemin acısını görüyorlar… Başta dediğim gibi kitaba önyargıyla başlamıştım, sebebi ise kumara teşvik olacağı düşüncesiydi. Kitabı okuduktan sonra kumar illetinin hiç bir zaman hiç bir millette teşvik edilip sevilecek bir tarafının olmadığını görmüş oldum.
Edebiyat
KumarbazFyodor Dostoyevski · Kapra Yayınları · 202188,5bin okunma
Kumarbaz - Dostoyevski
Puan vermedi·184 syf.··
2026 15. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Şubat 2026 20:31
Bu kitapta beni en çok etkileyen şey, kumarın sadece bir oyun değil, bir tutku ve bağımlılık olarak insanı nasıl ele geçirdiğini göstermesi. Aleksey’in ruh halindeki iniş çıkışları okurken insan bir an umutlanıyor, bir an sinir oluyor. Özellikle kazanma anlarındaki coşku ve hemen ardından gelen kaybetme korkusu çok gerçekçi verilmiş. Polina ile olan ilişkisi de ayrı bir karmaşa… Sevgi mi, gurur mu, saplantı mı? Bazen insan Aleksey’e kızıyor ama bir yandan da onun çaresizliğini anlıyor. Kısacık bir roman olmasına rağmen yoğun bir psikolojik derinliği var. Okurken sadece kumarı değil, insanın zaaflarını ve kendini sabote etme halini de düşünüyorsun.
KumarbazFyodor Dostoyevski · Kapra Yayınları · 202188,5bin okunma
Puan vermedi·184 syf.··
2023 10. kitabı
Bu kitabı okuyana kadar kumar nedir doğru düzgün bilmiyordum. Şuan sorsalar rus ruletini anlatabilecek hatta akıl verebilecek kapasitedeyim. Kitap 25 yayıneviyle yaptığı anlaşma için hızlıca yazılmış belki de daha fazla süresi olsa daha güzel bir kitap çıkabilirdi ortaya. İvanoviç'in Polina'ya olan bağımlılığı çok sinirimi bozan durumdu bir yerden sonra çekilmez oluyordu. Evet, bana göre İcanoviç Polina'ya karşı bir bağımlılık hissediyor sevgi değil. Açıkçası Dostoyevski'nin diğer kitaplarına nazaran o kadar beğendiğim söylenemez ama gerek toplumsal gerekte bireysel sorunlar üzerinde bilgi sahibi olmamızı sağladı.
Dostoyevski
KumarbazFyodor Dostoyevski · Kapra Yayınları · 202188,5bin okunma
Kumarbaz
8/10
·184 syf.··
2025 6. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 17 Mart 2025 00:34
Kumarbaz, hayatını bir çift zarın ve rulet masasının insafına bırakmış, aşkı uğruna her şeyini feda edebilecek kadar gözü kara ama bir o kadar da kaybolmuş olan Aleksey İvanoviç’in hikayesi.
KumarbazFyodor Dostoyevski · Kapra Yayınları · 202188,5bin okunma
8/10
·184 syf.··
2024 17. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 26 Mart 2024 11:42
otobiyografik özelliğe sahip olan kitap, Yazar 1849'da I. Nikolay'ın baskıcı rejimine muhalif Petraşevski grubunun üyesi olduğu gerekçesiyle tutuklanır. Kurşuna dizilmek üzereyken cezası sürgün ve zorunlu askerliğe çevrilir. Sibirya sürgününden sonra yazdığı romanlarla tekrar eski ününe kavuşur. Dostoyevski Kumarbaz'da tutkulu bir aşkla kumar tutkusunu bir arada anlatırken insan ruhunun derinlerinde hissettiği kazanma, kaybetme , mevki sahibi olmanın davranışlar ve duygulara yansımasını da akıcı bir dil ile anlatır. kişilerin hissettiği o hissi derin bir şekilde hissetmenize sebep oluyor. ben orada en çok büyükanne karakterini sevdim :)
KumarbazFyodor Dostoyevski · Kapra Yayınları · 202188,5bin okunma

Yazar Hakkında

Fyodor DostoyevskiYazar · 137 kitap
Fyodor Mihayloviç Dostoyevski (Rusça: Фёдор Миха́йлович Достое́вский) (d: 11 Kasım 1821, Moskova - ö: 9 Şubat 1881, Sankt Petersburg), Rus roman yazarı. Dostoyevski, Mikhail ve Maria Dostoyevski'nin oğlu olarak 11 Kasım 1821 tarihinde Moskova'da doğdu. Altı çocuklu ailenin ikinci çocuğuydu. Babası Mikhail, askeri cerrahlıktan emekli olduktan sonra Mariinsky Hastanesi'nde yoksullara hizmet etmeye başladı. Hastane, Moskova'nın en kötü yerlerinden birinde bulunuyordu. Dostoyevski de bu hastane de doğdu. Mikhail, alkole bağımlıydı ve evini sıkı disiplin ile yönetiyordu. Çok kolay sinirlenebiliyordu. Dostoyevski'nin annesi Maria ise bir tüccar kızıydı. Dostoyevski, çocukluğunu çoğu zaman sarhoş bir baba ve hasta bir anne arasında geçirdi. Babasının çalıştığı hastaneden bulunan hastalar ile vakit geçirmeyi ve onların hikâyelerini dinlemeyi çok seven Dostoyevski, ilköğrenimini Moskova'da yaptı. Annesi tüberküloz hastalığı yüzünden öldüğü zaman, sert disipliniyle tanınan Petersburg Mühendis Okulu'na gönderildi. Arkadaşlarının, sinirli ve aşırı duyarlı bir yapıya sahip olduğu için "Ateş Fedya" lakabını verdikleri Dostoyevski, Petersburg'ta zamanını kitap okuyarak, düşüncelere dalarak ya da kardeşi Mihail ile söyleşerek geçirdi. Babasının 1839'daki ani ölümünü burada öğrendi. Okulu başarıyla bitirdikten sonra İstihkâm Müdürlüğü'ne girdi. Bir yıl sonra istifa ederek buradan ayrıldı. Ordudan ayrıldıktan sonra edebiyata yönelen Dostoyevski'nin ilk kitabı İnsancıklar, 1846 yılında yayımlandı. Bu eserinin ardından yazdığı kitaplarla beklediği başarıya ulaşamayan Dostoyevski'nin umudu kırıldı ve politikayla ilgilenmeye başladı. 1849 yılında devlet aleyhindeki bir komploya karıştığı iddiası ile tutuklandı. On ay hapishanede kalan Dostoyevski, kurşuna dizilmek üzereyken diğer sekiz tutuklu arkadaşı ile affedildi. Cezası dört yıl kürek, dört yıl da adî hapse dönüştürüldü. Cezasını çekmesi için Sibirya'da bulunan Omsk Cezaevi'ne gönderildi. Burada geçirdiği dört yılın ardından er rütbesi ile hizmete verildi. Subaylığa kadar yükseldi. 1857 yılında Maria Dmitrievna Isayeva ile evlendi. Beş yıl boyunca görev yapan Dostoyevski, 1859 yılında özgür bırakıldı ve Petersburg'a yerleşti. Petersburg'a döndükten sonra Ezilenler (1861) ve Ölüler Evinden Anılar (1862) adlı eserleri yazdı. Kardeşiyle birlikte iki dergi çıkardı. 1862'de arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar bağımlılığı yüzünden maddi açıdan darlığa düştü. Bu dönemde Yeraltından Notlar (1864), Suç ve Ceza (1866), Kumarbaz (1866), Budala (1868), Ebedi Koca (1870) ve Ecinniler (1872) gibi eserleri yazdı. Eşinin ölümünden sonra sekreteriyle evlendi. Yeniden borçlandı ve kumarhanelerde gezmeye başladı. Kızının ölümünün ardından büyük bir sarsıntı geçirdi. Delikanlı (1875), Bir Yazarın Günlüğü (1876) ve Karamazov Kardeşler (1879) adlı eserlerinde yazarlık hayatı boyunca konu edindiği temaları yeniden ele aldı. Karamazov Kardeşler adlı yapıtını üç yılda bitiren Dostoyevski, bir ciğer kanamasıyla yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dünya edebiyatını en çok etkileyen ve en çok okunan yazarlardan biri olan Dostoyevski'nin eserleri birçok 20. yüzyıl düşünürünün fikirlerini derinden etkiledi. İlk yazarlık dönemi Ordudan ayrıldıktan sonra kurgusal roman yazmaya başladı. Dostoyevski'nin ilk kitabı olan İnsancıklar (Bednye Lyudi) ilk olarak 1846 yılında yayımlandı. Dostoyevski, toplumunu acımasız kurallarında yaşlı bir adamın öksüz bir kıza duyduğu sevdayı iç dünyasındaki derin çatışmalarla işledi. Halkın sıcak ilgisiyle karşılanan bu kitap, eleştirmenlerden de övgüler aldı. Ünlü eleştirmen Belinski, romanı okuduktan sonra Dostoyevski'ye gelecekte büyük bir yazar olacağına dair övgü dolu sözler söyledi. Şair Nikolay Neksarov, Dostoyevski hakkında "Yeni bir Gogol doğdu" diye konuştu. Yazarlıkta ün sağladıktan sonra 1846 yılında Gogol esintileri bulunan kitabı Öteki (Dvoynik) yayımlandı. Yazar bu romanda, kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma halinde bulunan bir memurun hikâyesini anlattı. Bu romanda ele aldığı çift kişilik temasını daha sonra bazı romanlarında kullansa da roman, Belinsky dahil hiçbir eleştirmence beğenilmedi. Eleştirmenler romanı sıkıcı buldu ve alay etti. 1847 yılında ise Ev Sahibesi (Hozyayka) isimli romanı yayımlandı. Dostoyevski bu eseri ile de beklediği övgülerin aksine olumsuz eleştiriler aldı. Dostoyevski, ruhsal çöküntüye düştü ve üzüntüden hasta oldu. Ancak yazarlığı bırakmayan Dostoyevski, 1848 senesinde Beyaz Geceler (Belıye Noçi) ve Bir Yufka Yürekli (Slaboye Serdtse) adlı kitapları yayımlattı. Bir Yufka Yürekli, yazara itibarını yeniden kazandırsa da beklediği başarıyı elde edemeyen Dostoyevski'nin umudunu kırdı. Yazarlıkta umudunu kırılan Dostoyevski, politikayla ilgilenmeye başladı ve genç liberallerin (Tetrashevski) grubuna girdi. İkinci yazarlık dönemi 1859'da ordudan terhis edilerek Moskova dışında küçük bir yerde kalmaya zorlanan Dostoyevski, özgürlüğüne kavuştuktan sonra Petersburg'a döndü. Kardeşi Mihail ve arkadaşı N.N. Strahov ile birlikte Vremya (Zaman) ve sonra da Epoha (Dönem) adlı dergileri hazırladı. Bu dergilerde Slavcı düşünceyi savunduğunu belirten yazılar yazdı. Ezilenler (Unijenniye i Oskorblyonniye) ve Ölü Evinden Anılar (Zapiski iz Mertvogo Doma) ile kendinden söz ettirdi. 1863 yılında arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar borçları yüzünden sıkıntıya düşen ve yayımcılardan yazmadığı romanların avanslarını alarak yaşayan Dostoyevski, Yeraltından Notlar adlı yapıtı 1864 yılında yayımlandı. Romanda bir zihnin derinliklerine indi. Suç ve Ceza (Prestuplenie i Nakazanie) ve Kumarbaz(İgrok) adlı yapıtları 1866 yılında yayımlandı. Dostoyevski, Suç ve Ceza'yı 1858 yılında Semipalatinsk'te bulunduğu zaman Roussky Slovo dergisi için uzun bir hikâye olarak tasarlamıştı. Bunun nedeni, Sibirya'dan ayrılana dek roman yazmama kararı almasıydı. Dostoyevski, kardeşi Mihail'e gönderdiği bir mektupta kitap hakkında: “ ...Konusu gerçekten çok güzel. Kahramana gelince, bugüne kadar hiç denenmemiş bir kişi. Ama bugünün Rusyasına bakacak olursak, böyle bir kişi karşımıza sık sık çıkmaktadır. Bu sonuca halkın kafasını yeni fikirleri anlayarak vardım. Öyle hissediyorum ki, yeni fikirler ve görüşlerle döndüğüm zaman, romanımı genişletmekte başarılı olacağım. Kişi aceleye gelmemelidir dostum. Ve insan iyi olanın dışında hiçbir şey yapmamalıdır... ” diye yazdı. Dostoyevski, bu eserinde bir Rus aydını olan Raskolnikov'un kendi doğrusu adına işlediği cinayetleri ve vicdanıyla hesaplaşmasını konu edindi. Yazar, küçük bir otel odasında ve kötü bir ekonomik durumla yazdığı Suç ve Ceza'yı 1866 yılında tamamlamıştı. Dostoyevski'nin yazdığı Budala (Idiot) eseri 1866, Ebedi Koca (Veçnıy Muj) 1870, Ecinniler (Besı) 1872 yılında yayımlandı. Bütün bu başyapıtlar birbirinin izledi. Karısı öldükten sonra sekreteri Anna Grigoriyevna Snitkina ile evlendi. Yeniden borçlanan ve kumaranelerde dolaşmaya başlayan Dostoyevski, bir kız çocuk sahibi oldu. Ancak kızı fazla yaşayamadı ve doğduktan kısa süre sonra öldü. Dostoyevski de bu yüzden büyük bir sarsıntı geçirdi. 1875'te Delikanlı (Podrostok), 1876'da Bir Yazarın Günlüğü (Dnevnik Pisatelya)[ ve 1879'da Karamazov Kardeşler (Bratya Karamazovi) adlı romanları yayımlandı. Hayatı boyunca eserlerinde işlediği temaları yeniden ele aldığı, insan duygularının derinliğine inen eserler yazan Dostoyevski, Karamazov Kardeşler'de Ivan ve Alyosha Karamazov adlı karakterler için filozof Vladimir Sergeyevich Solovyov'dan ilham aldı. Zosima ve Alyosha'nın öne çıkacağı Bir Büyük Günahkarın Yaşamı adlı eseri tamamlayamadı. 1881 yılının Ocak ayında bir ciğer kanaması geçirerek yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dostoyevski için yapılan cenaze töreninde yaklaşık otuz bin kişi tabutunun arkasında yürüdü. Dostoyevski, beğeniyle karşılanan ilk romanı İnsancıklar'dan sonra yazdığı Öteki ve Ev Sahibesi ile olumsuz yorumlar aldı ve depresyona girdi. Ancak yazar, kendisini ruhsal çöküntüye götüren düşüncelerden uzaklaşmayı bildi. Dış dünyadan kopan zihninin parçalanışını kendi çözen yazarın eserlerindeki ruhbilimsel açıdan en zengin tema da çift kişilik temasıdır. Kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma hali içerisinde bulunan bir memuru anlattığı Öteki adlı yapıtında daha sonra da işleyeceği bir tema olan çift kişilik temasını işlemişti. Ellili yaşlarında içine bazen bir karamsarlık ve ağırlık çöken Dostoyevski, bu durumu ikinci eşi Anna Grigoriyevna Snitkina’ya "Sanki bir suç işlemişim gibi bir çeşit sebepsiz hüzün ve keder içindeyim" diye açıklamıştı. Ecinniler'de Stavrogin'i bir çocuğa tecavüz ettirmiş olması yüzünden de kendini hep suçlamıştı. Dostoyevski kendi çocukluğunda, annesine acı çektirmesinden, sürekli sarhoş olmasından ve hizmetkârlara kötü davranmasından dolayı babasından nefret ediyordu. Eserlerinde kullandığı, kaderine boyun eğen ve uysal kadın örneğini kendi evinde; annesinde gördü. Kadının alttan alması, erkeği daha da kızdırmaktan başka bir işe yaramayacağını görmüştü. Çok duyarlı biri olan Dostoyevski, bu yüzden babasına kin besliyordu. Babasının ölümünü haber aldığında, "Babamın ölümünde benim hiçbir suçum yok, ama bu öldürmenin kefaretini ödemeye hazırım, çünkü içimden onu öldürmek geçiyordu" diyerek Karamazov Kardeşler adlı romanında yer alan Dimitri Karamazov'un tepkisinin benzerini gösterdi. Dostoyevski, babasının ölümünü istediğini düşünerek depresyona girdi. Bazı yazarlara göre de ilk sara nöbetlerine de bu düşünce sebep oldu. Sigmund Freud ve birçok psikanalizci, babaya duyulan bu nefrete ve bunu izleyen suçluluk düşüncesine dayanarak Dostoyevski'nin hastalığının sinirsel kökenli olduğunun ortaya çıkardı. Andre Gide, Ezilenler adlı romanın, aşağılanışın insanı cehennemlik ettiği, alçakgönüllüğünse kutsallaştırdığı fikriyle dolu olduğunu söylemişti. George Steiner ise Charles Dickensvari bir havanın olduğunu söylediği Ezilenler'de bulunan temanın Ebedî Koca'da, Ecinniler'de ve Karamozov Kardeşler'da da yer aldığını söyledi. Nicholas Berdyaev, Dostoyevski'nin bütün yaratıcı gücünü insana ve insanın kaderi temasına adadığını, bunun da onu ölümsüz kılmaya yettiğini belirtti. Devlet aleyhinde bir komploya katıldığı iddiası ile tutuklandıktan sonra sekiz ay hapisanede kalan Dostoyevski, suç ve ceza kavramlarıyla en yoğun şekilde burada karşılaştı. İdam edilmek üzereyken affedildi. Cezası dört yıl kürek ve altı yıl adî hapse dönüştürüldü. Dört yılın sonunda er rütbesi ile kışlaya verildi ve 1859 yılında terhis edildi. Suç ve Ceza adlı eserini 1858 yılında oluşturmaya başladı. Bu eserinde ahlak kavramını ve siyaseti harmanladı. Dostoyevski, bu romanda sadece Rus halkını değil, tüm insanlığı tehdit eden bir kısır döngüden kurtulmanın gerçekleşebileceğini vurguladı. Yazar, John Stuart Mill'in ekonomik refah için bireysel bencilleşmeyi öneren kuramını Semyon Zaharoviç Marmeladov'un ağzından eleştirdi. Dostoyevski, düşünce ve sanat deneyimini sürekli olarak arttırdı. Tanrı'dan, ateizmden, kötülükten, özgürlükten söz eden roman karakterleri, gerçekte aynı bilincin farklı anları gibidir. Bu karakterler aracılığıyla Dostoyevski, cinleri ruhundan uzaklaştırır. Bakış açısı değişmekle beraber eserleri, gerçeğin hep aynı çoşkulu ve acı veren arayışı içerisindedir.