Kutudaki Son Kibrit Çöpü (Senin İçin Geldim, Kendim İçin Gidiyorum!)

·
Okunma
·
Beğeni
·
13.785
Gösterim
Adı:
Kutudaki Son Kibrit Çöpü
Alt başlık:
Senin İçin Geldim, Kendim İçin Gidiyorum!
Baskı tarihi:
Kasım 2016
Sayfa sayısı:
432
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054737888
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Dokuz Yayınları
Babam beni dinleseydi ve ona her şeyi anlatabilseydim, yazmazdım. Onun için hayal kırıklığıydım. Herkes için hayal kırıklığıydım.

Yalan değil, herkesin takdirini kazanmayı ve beni sevmelerini istedim. Ama hiçbir zaman beni takdir etmeleri ve sevmeleri için de bir şey yapmadım. İnsanların duymak istedikleri sözleri onlara söyleyebilecek kadar yetenekliyim ama insanlara umut verip, sonra da o umutları kıracak kadar cesur değilim. Hayat ban asla yalan söylemedi. Asıl yalanı ben, kendi kendime söyledim. Neresinden bakarsanız bakın, bu benim hayatım. Tutanın elinde kalan…

Kutudaki Son Kibrit Çöpü, ziyan olmuş çocukluğum ve gençliğim için bir ağıt… Kiminin yakmaya kıyamayıp akladığı, kiminse yakmaya değer bulmayıp görmezden geldiği. Alev alınca boş yere yanıp tükendim mi? Yoksa kendimle beraber her şeyi yakıp gül mü ettim?

Neyse, konumuz bu değil…
Hadi başlayalım…
432 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
bu sadece bir kitap değil bu .hayatın gerçekleri sadece tanıtımını okuyarak bile anladım bunu .Emrah hayatın gerçekliğini daha küçük yaştayken kavramış ve hayata bakış açısını değiştirmiş çok sert bir kişiliğinin olmasına rağmen sevdiği kız için ölesiye savaşıyor acı çekiyor babasından dayak yiyor ama genede kızdan vaz geçmiyor
432 syf.
·3 günde·Beğendi·7/10
Özellikle ebeveynlere daha yararlı bir kitap olduğunu düşündüğüm bir kitap. 'Baba' rolünün ne kadar etkili olduğunu çok yalın bir dille anlatmış. Bu kitapla çocuk psikolojisi, ergenlik ne demek daha açık bir şekilde görülebileceğine inanıyorum. Samimi, sade, doğal ve içten bir anlatım.
432 syf.
·21 günde·Beğendi·10/10
Bir kitap düşünün ki; bütün hayatı içinde barındıran, her çevirdiğiniz sayfada nefes alan, her satırda hayatın gerçeklerini size gösteren, her cümlede sizinle sohbet eden bir kitap.

İşte o düşündüğünüz kitap; KUTUDAKİ SON KİBRİT ÇÖPÜ

Kutudaki Son Kibrit Çöpü'nü bir gecede sabahlayarak bitirdim. Wattpad'de ilk okuduğum halinin adı Şehrin Delikanlısı'ydı. Okuduğum o kitap ile şu an baş ucumda duran kitap arasında dağlar kadar fark var. Beklentilerimi karşılayacağını biliyordum ama bu kadar da farklı efsane bir kitap beklemiyordum. Emrah kitabın üstüne koydukça koymuş. Yazar çıtayı aşmakla kalmamış gökdelen dikmiş resmen.

Okurken sanki geçekten sohbet ediyordum Şehrin Delikanlısı ile. O anlatıyordu ben onu dinliyordum. Bazı yerlerde çok kızdım, bazı yerlerde sinir oldum, bazı yerlerde onunla mutlu oldum, üzüldüm ağladım. Her duyguyu yaşadım. O kadar samimi ve içten bir şekilde anlatmış ki kendi hayatını 'Kim bu kadar şeffaf ve objektif olabilir?' diye düşündüm. Ben olamazdım en azından..

O kadar inci gibi değerli dersler var ki kitapta. 'Beni okumak anlamak için okuma yazma bilmek yetmez.' Diye boşuna demiyormuş. Mesela ben Wattpad de okurken anlam veremediğim bazı olayları kitapta okuduğumda 'Aaa evet şimdi anladım.' Dedim ve hak verdim. İşte o zaman anlamamışım. Belki de yine tam olarak anlamadım. Bilemiyorum.

Beni kitapta en çok etkileyen cümleler ile bitirmek istiyorum yorumumu ve her şeyin onun için gönlünce olmasını diliyorum.

'..İnancını hiç yitirme, hayata pozitif bak. Bak ki her şey mükemmel olsun. Bazı sevgiler azalır, bazı sevgiler biter. Bir tek bir annenin evladına olan sevgisi hiç bitmez..'
432 syf.
·3 günde·6/10
Kitaba güzel bir başlangıç yaptım ancak Bahar'ın hayatına girdiği bölümlere kadar biraz zor ilerledim. Bunun nedeninin çocukluğunda uğradığı cinsel taciz olayıyla başlayarak, okuldaki kız arkadaşlarıyla ve hatta evli bayanlarla girdiği ilişkilerin arka arkaya ayrıntılı bir şekilde anlatılmasından kaynaklandığını düşünüyorum. Bu aşamada Emrah'ın duygularını odaklanarak okunmalı. Altında yatan nedenler iyi gözlemlenmeli. Bahar'ın hayatına girmesinden sonra hayatında, düşüncelerinde ve değerlerindeki değişikliklerin okunmaya değer olduğunu göreceksiniz.

https://kitapgunesim.blogspot.com.tr/...daki-son-kibrit.html
Net bir sözle, ben kitabi begenmedim. Sayfadaki yorumlari okudum. Aldim ve pisman oldum. Eger bana bir seyler katsın istiyorsanız aradığınız durak bu kitap degil. Iyi okumalar.
%40 (167/422)
Kitabın arkasındaki yazı dikkatimi çekmişti, çok güzel bir arka kapak. Zaten o yazıyı gördükten sonra kitabı almak istedim. Kitabın arka kapağında babadan yaralı bir delikanlı görüyorum ben. Tamam babasıyla arasında geçen sorunlar bitmiyor ama bu kitap babadan çok cinsellikle devam ediyor. Emrah başta kendisini masum çocuk olarak tanıttı da, devamında birlikte olmadığı kız kalmadı onu ne yapacağız? Sürekli bir kızdan etkileniyorsun, aşık olduğunu düşünüyorsun ama kısa süreli hislere biz aşk demiyoruz. Kitabı bırakmadan önce sonlarına bir göz attım. Sanki Bahar diye birine tutuluyor ve bir ayrılık acısı vardı ortada. Gözlerin kızlardan başka bir şey görmedi, biraz eski masum halinle kalıp ilkin de Bahar olsaydı keşke... Neyse uzatmayalım konumuz bu değil. Açıkçası Şehrin Delikanlısı bey ben bu kitabınızı pek sevemedim, ayrıca anlatımı da daha olgun olabilirdi. Nice okurlara...
432 syf.
·3 günde·5/10
Bu kitabı sevgili Kış Güneşi'nin tavsiyesiyle okumaya başladım. Son zamanlarda güzel kitaplar okudum ve belki de çıtayı biraz yükselttim bilmiyorum neden ama bu kitabın anlatımı bana çok çiğ geldi. Sevemedim.

Yazarın dili sanki biraz fazla yüzeysel. Konuların üstünü bıçakla kesiyor gibi. İçime işlemedi bir türlü. Zor okudum. Yani anlatmak istediğini bu şekilde kafaya vura vura anlatan kitaplar bana itici geliyor sanki. Kitabı okurken yorum yapmak zor çünkü zaten yazar her şeyi patır kütür yazmış üstüne düşünecek deşip çıkartılacak bir şey bırakmamış. Yine de rezalet diyemem bu sebeple 5 yıldız verdim ama yazarın dili bence henüz çok ham.
432 syf.
Sade,içten ve duygu yüklü. Bazı yerlerde gözlerim dolarak okudum.
Ancak bazı bölümlerde yazar, fazla tekrar ettigi icin ben biraz sıkıldım. Yine de okunması gereken bir kitap, yazarın başarılı olacağını düşünüyorum, yolu açık olsun!
432 syf.
·3 günde·9/10
Ya kitapla ilgili yazmak istediğim çok şey var ama sanki nerden başlayıp nerde sonlandırabilirim toparlamakta zorlanıyorum.Kitabı öneren ve okumama vesile olan arkadaşım Duru’ya teşekkür ederim :)Kitabı okuyun ve okutun.Herkes kendinden bir bölüm bulacak.Kavuşamadığınız aşk olabilir.Huzursuz aile olabilir.Annesinin bir tanecik kuzusu iseniz yine size hitap ediyor.Daldan dala konan biriyseniz de size hitap ediyor.Küfür ve argo seviyorsanız,şiir seviyorsanız,biraz karamsarlık seviyorsanız,bu hayatta ‘Ben de varım’ ispatındaysanız siz de varsınız.Neyse ,konumuz bu değil...Okumanızı tavsiye ediyorum .Konumuz şuan Şehrin Delikanlısı ve Kutudaki Son Kibrit Çöpü...Keyifli okumalar,su gibi ...
432 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10
Öncelikle şunu belirteyim kitap cinsellik argo ve şiddet unsurları içeriyor.
Kitabı okumaya başladığımdan itibaren kitabı elimden bırakamadım. Kitabın ortaları gelmeden hemen devam kitabını sipariş ettim ve ona başlayacağım hafta sonu.
Kitap yeraltı edebiyatı türü. Yalnız yazar insanda bulunan tüm duyguları bir kitaba sığdırmış. Her duyguyu hissedebiliyorsunuz.
Anlatımı on üzerinden on sizi hiç sıkmıyor sohbet eder gibi yazmış.
Bu sene okuduklarım içinde en iyisi diyebilirim. Yer altı edebiyatı seviyorsanız mutlaka okumak isteyeceğiniz bir eser.
432 syf.
·Beğendi·10/10
Kutudaki Son Kibrit Çöpü bitti. 422 sayfa nasıl bitti anlamadım. O kadar alıştım ki , Emrah'ı okumaya , beklediğim bir son değildi. ''Sonun Başlangıcı''

Merak insanı sitemkar bir ruh haline sokuyor. Kitabın çıkışı daha bir ay olmadan , ikinci kitabı bekler hale geldim şimdiden. Bunun içinde baskı yapıyorum Emrah'a ..

Farklı anlatımı, farklı kalemi ile mükemmel bir kitaptı benim için. Ablam elindeki kitabı bırakıp, Kutudaki Son Kibrit Çöpüne başladı ve bırakamadı. Nasıl anlattıysam artık.

Emrah ile konuştuğumda , wattpaddekinden sert bir kitap olacak demişti. Gayet sert bir kitap, içindeki argo sözler Emrah'ı yansıtıyor.

Bir çok yerinde de yer yer erotizm rüzgarları esiyor ve anlatımıyla her zaman olduğu gibi farkını koymuş.

Aldığıma ve okuduğuma pişman olmadığım bu eser , wattpad kitapları içinde bir milattır. Efsaneler Ölmez !
432 syf.
·3 günde·4/10
Dikkat spoiler içerir!
Emrah'ın hayatını okurken ona hem kızdım hem de ona üzüldüm. Başlarda sıkıldığımı itiraf etmem gerekir. Fakat daha sonra Bahar'a olan aşkı onu biraz anlamamı sağladı. Asıl istediği kendisinin anlaşılmasıydı. Mutlu olmak istiyordu ama hayat ona tokatlar atıp duruyordu.

Kitabın, fazla küfür içerdiğini ve kitapta +18 yaş içeriklerin olduğunu söylemem gerekir. Almak isterseniz bu duruma dikkat edin.

Emrah anne ve babasının tek çocuğu. Aslında ismi Yunus Emre olacakmış fakat akrabalarından biri ondan daha önce doğunca isim onun olmuş. Hayatın mizahı.

Vurdumduymaz amcası 5 yaşında ölünce, babası eskisi gibi olamadı. Emrah'ı hep dövdü. Ne yaparsa yapsın onu döverek cezalandırdı. Dövdüğünde adam olacağını sandı. Ama şiddetin onu daha hırçın yaptığını hiçbir zaman anlamadı. Bu sahneleri okurken tüylerim diken diken oldu.

Emrah, herkesin birbirini tanıdığı mahallelerden birinde oturuyordu. Erkeklerin hepsi kendini üstün görüyor ve kendisinin en iyi olduğunu göstermek için belden aşağıya laf atıyorlardı.

Babasının dayakları, büyüklerin lafları, ergenlik düşünceleriyle liseye geldi Emrah. babası paraya kıyıp onu özel okulda okuttu. Fakat Emrah'ın yaptığı hata onun okuldan kovulmasına neden oldu.

Ceza olarak Trabzon'da çalıştı. Ve artık evden uzakta Ankara'da okuması gerekti. Olanların unutulması gerekir. Bir yıldır Ankara'da okuduktan sonra, çalıştığı lunaparkta bir anda gördüğü kızın peşinden gitti ve onun okuduğu okulda okumaya karar verdi. Tabi bir de bunu babasına söylemesi gerekir. Yine bir dayakla son bulan kavga Emrah'ın istediği gibi oldu ve onun okuluna kayıt oldu.

Artık Emrah başak biri olmaya hazırdır. Emrah aşık oldu Bahar'a. Fakat olaylar bir anda ters köşe gibi hayat yine ortaya çıktı. Bahar üniversiteye gideceği sırada babası öldü ve o da hayata tutunmaya çalışmak için pastane dükkanı açtı.

Emrah her zaman onun yanındaydı ama Bahar'ın durumu Emrah'ın durumu bu ilişkinin başlamasını zorlaştırdı. Bahar'ın annesi tam Emrah'ın üniversite sınavından önce hastalanınca Emrah'ın sınavı kötü geçer ve babası yine dayak atar ve onu çalıştırmaya Azerbaycan'a yollar.

Bu sırada Bahar'a görücü gelir. hayat şartları Bahar'ı bu görücüyü tanımaya iter. Emrah'ı şaşırtan bu kişidir. Çünkü görücü amcasının oğlu olan Cüneyttir.

Bahar ve Cüneyt'in evlenmesi Emrah'ın hayatındaki en büyük ters köşedir. Ailesi ona iyi davranmaya çalışsa da Emrah aşkını unutmakta zorluk çeker.

Emrah üniversiteyi İstanbul'da okumaya karar verir ve ailesinden gizlice oraya gider.

Bahar'da artık Cüneyt'in karısıdır ve hamile olduğunu öğrenen Emrah ilk başta yıkılsa da hayat devam etmektedir.
Her çocuk güzeldir. Ben de güzel bir çocuktum. Altın sarısı kıvırcık saçlarımla şirin, sevimli bir çocuktum. O günlerden kalan fotoğraflara baktığımda civcive benzediğimi kabul ediyorum. Mahallenin bakkalından tutun da en nemrut teyzesine kadar herkes sevmek, kucağına almak isterdi beni. Tanımadığım insanlar tarafından sevilmeyi, onların kucağında olmayı istemez, karşı koyardım. Annem, “Seviyorlar oğlum işte seni,” derdi. Hatırladıkça hâlâ midem bulanıyor bu ıslak öpücüklerden, ısırmalardan ve kucaklarında olmaktan. Ama gücüm yetmezdi işte.
İstisnalar kaideyi asla bozmaz.
Kaideyi bozup ta geldim.
İnsan ömrü bir mum yakıp onu izlemek gibidir. yavaş yavaş biter. Yavaş yavaş söner. Mum ışığının en kuvvetli anı ilk yakıldığı zamandır. Sonrasında ise yavaştan sönmeye başlar. İşte insanoğlunun ömrü de tıpkı bu kadardır.


Ne bir eksik...
Ne bir fazla...
Köprüyü geçene kadar ayiya dayı demek benim tarzım değil . Köprüsünden geçiyorum diye ayı beni sırtında tasisin , teşekkür etsin .
Ben buyum. Tarzım bu . Bir halkalı şeker için insanları kandiracak değilim.
İnsanlara aşık gibi takılacak değilim.
İnsanlara duymak istedikleri sözleri soyleyebilecek kadar yetenekliyim ama insanlara umut verip , sonra da o umutlarını kıracak kadar cesur değilim

#SEHRİN #DELİKANLİSİ
Yüreğimden , aklımdan geçenleri yazmak istiyorum aslında fakat sıcağı sıcağına pek Bir şey yazilmiyor hele ki ağır kanamalı bir hastaysan...
susarak özlüyorum. karanlık bir kaderdeyim. gündüzlerim kalmamış karanlık yarınlarda. paramparçayım. gönlüme yenilmişim sevdama yenilmişim özlemime yenilmişim.
susarak özlüyorum. 
beni kimsenin tanımadığı hiç kimsenin benimle konuşmak bile istemediği bir yerdeyim. acıdan ölmeyi bekleyen bir hasta misali fena halde ölümümü beklemekteyim..
hiç bir şey yemeden kalktığım kaçıncı sofra bu.

fena halde aldanmaktayım..

günlerdir arabanın içinde yatıp kalkmaktayım. burnumdan ağzımdan akan koyu renkteki kan ciğerlerimin selamı çok iyi farkındayım. 


karanlık bir azaptayım. sigaranın dumanı gibi savrulmaktayım. 


aklımda kalbimde beynimde zihnimde birini piç gibi bırakıp diğerine doğru koşan her defasında sevilmediğini sanan ama çok sevilen .. sürekli sevildiğini duymak isteyen ve bundan hoşlanan ince uzun kız çocuğu. 
gözlerine görülmemiş şiirler yazdığım gözlerindeki o sonsuz buğu
içimde sürekli yaşayan o kalp ağrısı
burnumda sürekli kokusu
gözlerimde oturması kalkması konuşması bana sarılması öpmesi ellerimi tutması
kulağımın duyduğu tek ses onun sesi.
üzerimde bir matem bir ölü toprağı kaybettikçe kazanmaktayım. ölüm kadar gerçek , aşk hayat kadar yalanım. sahte gülüşümle güldükçe ağlamaktayım.
Zaman, insana ihanet ederek geçer. Bizlerse geçen zamanı yılbaşlarıyla, doğum günleriyle kutlarız. Bu ihanete ortak olur, göz yumarız. Her saat ve her an. “Seneye görüşürüz,” diye yapılan espriler de bunun bir parçasıdır. İhaneti esprili bir şekilde kucaklar ve eve götürürüz, hediyeleri kabul ederiz.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kutudaki Son Kibrit Çöpü
Alt başlık:
Senin İçin Geldim, Kendim İçin Gidiyorum!
Baskı tarihi:
Kasım 2016
Sayfa sayısı:
432
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054737888
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Dokuz Yayınları
Babam beni dinleseydi ve ona her şeyi anlatabilseydim, yazmazdım. Onun için hayal kırıklığıydım. Herkes için hayal kırıklığıydım.

Yalan değil, herkesin takdirini kazanmayı ve beni sevmelerini istedim. Ama hiçbir zaman beni takdir etmeleri ve sevmeleri için de bir şey yapmadım. İnsanların duymak istedikleri sözleri onlara söyleyebilecek kadar yetenekliyim ama insanlara umut verip, sonra da o umutları kıracak kadar cesur değilim. Hayat ban asla yalan söylemedi. Asıl yalanı ben, kendi kendime söyledim. Neresinden bakarsanız bakın, bu benim hayatım. Tutanın elinde kalan…

Kutudaki Son Kibrit Çöpü, ziyan olmuş çocukluğum ve gençliğim için bir ağıt… Kiminin yakmaya kıyamayıp akladığı, kiminse yakmaya değer bulmayıp görmezden geldiği. Alev alınca boş yere yanıp tükendim mi? Yoksa kendimle beraber her şeyi yakıp gül mü ettim?

Neyse, konumuz bu değil…
Hadi başlayalım…

Kitabı okuyanlar 60 okur

  • Sena Nur pay
  • Nastasya Filippovna
  • Nadir mantaş
  • Kullanilmiyor
  • Burcu Ünlü
  • Sema
  • Esklar
  • Derya Özkan Lengerli
  • Mavimihri
  • özge nisa ayaz

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%27.8
18-24 Yaş
%33.3
25-34 Yaş
%16.7
35-44 Yaş
%16.7
45-54 Yaş
%0
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%5.6

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%68.3
Erkek
%29.3

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%42.9 (12)
9
%10.7 (3)
8
%7.1 (2)
7
%3.6 (1)
6
%21.4 (6)
5
%7.1 (2)
4
%3.6 (1)
3
%0
2
%0
1
%3.6 (1)

Kitabın sıralamaları