·
Okunma
·
Beğeni
·
18.913
Gösterim
Adı:
Lavinia
Sayfa sayısı:
80
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754585032
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Baskılar:
Lavinia
Lavinia
Sana gitme demeyeceğim.
Üşüyorsun ceketimi al.
Günün en güzel saatleri bunlar.
Yanımda kal.
80 syf.
·1 günde·4/10
Yazarı gizleyip size birkaç dize okutsak "Miraç Çağrı Aktaş şiir kitabı mı yazmış?" dersiniz, öyle bir benzerlik... Aralarında bir fark görmüyorum, ikisinin de ortaya koydukları kaliteli bir yazı yok. Kitap,
-Ben gelirim sen gidersin
Sen gelirsin ben giderim
Seninle geleyim mi
Benimle gider misin?- Kıvamında saçma saçma aşk şiirlerinden oluşmakta. Bu devirde eline kalemi alan şiir yazar olmuş zaten. İki aşk sözü, bir adet gece, bir kuş, bir tutam yalnızlık, bir adet de kadın buldunuz mu tamamdır, tebrikler artık bir şairsiniz.

"Her seven
Sevilenin boy aynasıdır.
Sevmek
Sevilenin o aynaya bakmasıdır."

Allah aşkına bu ne? Bu ne biçim bir aşk tanımıdır? Her gördüğümde kahkaha atıyorum, kopyala buradan Facebook'a yapıştır. Şiirden anladığımız bu mu cidden? "Ben çekildiğim her fotoğrafta
Defolu bir kelebek gibi çıkarım." diyen bir kadını ve nicelerini bu site sayesinde tanıyacağım ama Özdemir Asaf'ın adını büyük şair bileceğim haha gülerim ben buna. Şiire yapılan en büyük hakarettir. Hak etmediği değeri gören bir şair daha, geneli vasat, çoğu ergen paylaşımı olan bu kitabı kesinlikle tavsiye etmiyorum.
80 syf.
'' Şiir gibi bir kadına ancak şiir gibi bir hayat yakışır, dilerim hayatının bundan sonraki bölümü şiir gibi geçer sultanım ve bu kitaptaki şiirler sana ilham olur '' yazarak size kitap hediye eden bir arkadaşınız olsa hakkında ne düşünürdünüz bilmiyorum.
2014 yılını sonlarına doğru görevli olduğum doğu ilinde kitap alacak bir tane bile kitapevi yok. İmkanlar kısıtlı, sadece internet üzerinden tercih hakkı var, kargo teslimi ise en az on gün. Mecburen mecburiyetten internet kitap satış sitelerinde gezinti yaparken tanıştım 1000kitap ile. İlk baktığımda buradan kitap alabileceğimi sanarak üye oldum. Zamanla amacı içeriği hakkında beğenim artınca da ayrılmadım. (Zaman zaman kırgınlıklarım olsa da )vazgeçemedim.
Neden mi? Kitap sevgisi paylaşımlar, incelemeler öğretiler yerli yersiz tartışmalar var olsa da ayrılamamamın ya da iki sene kadar ara verip geri dönüşümüm tek sebebi Nur-AL/Duvar/ dır.
Bazı dönemlerim olur benim; zaman zaman kendimle yaşarım da hiç kendimle karşılaştığım olmaz. Tenhadayımdır o vakitler işte; İlk üyelik dönemimde birden bire tanıştık. Nasıl oldu, nasıl böyle içten içe anlaştık ikimiz de anlamadık. Aynam oldu yansıdım kendisinde, sesim oldu konuştu yerime yeri geldi kalbim oldu attı içimdeki yüklerimi azad ettirdi tüm köleliklerimi. Günün hangi saatinde aradıysam ertelemedi, sessizliğimde tüm söylemek istediklerimi hissetti. Bağırıp çağırmadan, yargılamadan dinledi tüm hatalarımı ya ben ya da yanlışlarının devamı diyecek kadar da sevdirdi kendini...Ümidimi kestiğim anda bilirim ki Nur'um dua etmiştir tam da o anki sıkıntımın def'i için...
Yolcusunu beklerken gözü kalır ya bir patikanın, ya da yarım bırakılmış bir kitap nasıl arzu eder ya okunmayı istemeyi işte öyle Nur-AL/ seni özlediğim anların ifadesi...
Nur-AL/ dan sonra biraz da gelelim Lavinia 'ya: Lavinina, ''Özdemir Asaf‘ın okul yıllarında aşık olduğu bir kıza yazdığı şiir olarak bilinir. Öyledir de. Karşılıksız bir aşkı anlatır.Şair, Lavinia şiirini yazdıktan sonra şiir yarışmalarından birine göndermeye karar verir ve şiirinin beğenilmesiyle birlikte yarışmayı birincilikle kazanır.Sonuçlar açıklandıktan hemen sonra şairden şiirini kürsüde okuması istenir. Özdemir Asaf bu teklifi geri çevirmez. Salondaki misafirler arasında Asaf’ın aşık olduğu kız da vardır ve salonu terk ettiği söylenir.'' diye bir çok edebiyat sitelerinde bahsedilir. Şiir severler için Özdemir Asaf'ın yeri farklıdır bilirim.
Sevdiklerinizin , sevenlerinizin varlığı eksik olmasın hayatınızdan hiç. Sen de hep bende ol Nur-AL/... Seni çok seviyorum..
Keyifli okumalar...
80 syf.
·Beğendi·10/10
Merhaba, sevgili okurlar şimdi size Lavinia'nın hikâyesinden bahsetmek istiyorum. Lavinia, Özdemir Asaf‘ın okul yıllarında aşık olduğu bir kıza yazdığı şiir olarak bilinir. Öyledir de. Karşılıksız bir aşkı anlatır. Şair, Lavinia şiirini yazdıktan sonra şiir yarışmalarından birine göndermeye karar verir ve şiirinin beğenilmesiyle birlikte yarışmayı birincilikle kazanır. Sonuçlar açıklandıktan hemen sonra şairden şiirini kürsüde okuması istenir. Özdemir Asaf bu teklifi geri çevirmez. Salondaki misafirler arasında Asaf’ın aşık olduğu kız da vardır ve salonu terk ettiği söylenir. Özdemir Asaf’ın büyük bir tutkuyla aşık olduğu ve karşılık alamadığı kişi Mevhibe Meziyet Beyat’tır. Uzaktan akrabası Oktay Akbal bile ona aşıktır. Hikayelerinde ondan “Hisya” diye söz eder. Şair dünyası ile tanışması da böyle olmuştur zaten. Bir ara Servet-i Fünun dergisinin yöneticiliğini yapan Oktay Akbal sayesinde İlhan Berk, Cavit Yamaç, Naim Tirali ve Özdemir Asaf gibi genç şairlerle tanışır. O dönemde Özdemir Asaf Mevhibe’ye sırılsıklam aşık olmuştur fakat bu aşk karşılıksızdır. Mevhibe Hanım’ın Özdemir Asaf’a karşı en ufak bir ilgisi yoktur. Asaf’a yıllar sonra dillere destan olacak bir şiir yazdıran bu aşk, karşılıksız ve umutsuzdur. Mevhibe Hanım’ın gönlünde ise bir başkası; ressam olan hocası Edip Hakkı Köseoğlu vardır. Ve bir de usta gazeteci İlhan Selçuk. Ancak İlhan Selçuk o yıllarda hareketli bir gençlik yaşamaktadır ve Mevhibe Hanım’a göre biri değildir. En sonunda Mevhibe Hanım’ın dünya evine girdiği kişi oyuncu Öztürk Serengil olur. Ancak evlilikleri uzun ömürlü olmaz ve ayrılırlar. Mevhibe Hanım’ın en yakın dostları arasında olan Melda Kaptan, arkadaşına olan bu yoğun ilgi hakkında şunları söylemiştir: Korkunç bir sezgi gücü vardı Mevhibe’nin. Yüzünüze bakar bakmaz, sizi tanır, anlar, ruhunuzun en derin köşelerine kadar kavrardı. Küçücük bir bakıştan, mimikten, jestten tüm karakter haritanızı çıkarabilirdi. Özdemir Asaf bu yüzden ona "Öldürmekten daha beter anlıyorsun insanı’ demişti. Çok keskin gözleri vardı." Ve talih, Özdemir Asaf’la Lavinia’yı hiçbir zaman bir araya getirememiş, yalnızca şiirde ve şairin yüreğinde yaşatmıştır. Mevhibe Hanım'ın belki bu şiirin hiçbir zaman kendisine yazıldığından haberi olmadı. Ama bütün aşıkların yüreğinde çok büyük yer edinen bu şiir sonsuza dek adı gizlenen Lavinia'lara adandı...

(NOT: Bu kısım karışık kaynaklardan alıntıdır.)

Çok güzel şiirleri içinde bulunduran ve bir çırpıda okuyacağınız güzel bir kitap...
Okumanızı tavsiye ediyorum, güzel dostlarım :) Şiirle kalın...
Bu arada gerçek Lavinia'yı da aşağıdaki linkten görebilirsiniz :)
https://www.google.com.tr/...imgrc=DLVPzjsPd2kOHM

Ve son olarak Özdemir Asaf'ın kendi sesinden Lavinia, dinleyin mutlaka
https://youtu.be/PG27dhGJV0o
80 syf.
·Beğendi·10/10
" Sana gitme demeyeceğim.
Üşüyorsun ceketimi al.
Günün en güzel saatleri bunlar.
Yanımda kal.

Sana gitme demeyeceğim.
Gene de sen bilirsin.
Yalanlar istiyorsan yalanlar söyleyeyim,
İncinirsin.

Sana gitme demeyeceğim,
Ama gitme, Lavinia.
Adını gizleyeceğim
Sen de bilme, Lavinia."
Özdemir Asaf

Bir çırpıda okuyup bitirebileceğiniz, nefis şiirlerden oluşan bir şiir kitabıdır. Peki Özdemir Asaf'ın ithaf ettiği Lavinia kimdir? Güzelliği ve cana yakınlığıyla herkesin başını döndüren, herkesin aşık olduğu Mevhibe Beyat’mış.
80 syf.
Özdemir Asaf’ın aşk üzerine yazdığı şiir ve kısa sözlerinden oluşan bu kitabı; bende uyandırdığı güzel duyguları paylaşacağım bir inceleme yazısı olacakken; yazara ve kitaba yönelik eleştiri adı altında takınılan alaycı üslubu görmek, yazımın içeriğini değiştirmeme neden oldu.
Alaycı üslup bir yana bir de bunu cesaret örneği gibi öven yorumları görmek beni çok şaşırttı.

Şiir dediğimiz yazı türü fazlasıyla öznel bir türdür. Dolayısıyla herkes tarafından anlaşılması ya da şairin anlatmaya çalıştığı duyguların herkeste aynı duyguları uyandırması mümkün değildir. Okuyucunun içinde bulunduğu ruh hali de belirleyici faktörlerden biridir.Şairin üslubu ,tarafını belirlediği için de her kesim tarafından kabul görmemesi normaldir. Eleştiriye açıktır.

Özellikle Özdemir Asaf ‘ı ,Nazım Hikmet’le kıyaslamaksa saçmalığın kelimelerle şekil bulmuş halidir.
Nazım Hikmet sosyalist bir şairdir ve hayatı sürgünler , hapisler ve ülke özlemiyle geçmiştir. Dolayısıyla şiirlerinde aşka karşı bir isyan, zaman zaman da öfke ve Özlem duyar . Şiirlerinde ülke ve vatan benzetmelerini sıkça kullanmasıda kaçınılmazdır.

Eleştiri dediğimiz şey ; bir konu ,sanat yapıtı ya da bir insanın doğru yanlış taraflarının gösterilmesi şeklidir.

Alay etme ise; içinde küçümseme barındıran bir durumdur. Aşağı görme, kusur sanılanla eğlenme şeklidir.

Bu iki terim yazık ki sıkça karıştırılır. Nazım Hikmet’in /Makinalaşıyoruz şiiriyle örnek vermem gerekirse...

“trrrrum,
trrrum,
trrrum!
tırak tiki tak!
makinalaşmak istiyorum!
beynimden , elimden, iskeletimden geliyor bu!
her dinamoyu
altıma almak için çıldırıyorum”

ELEŞTİRİ: Sosyalist bir şairin sanayiyi övücü dizeler yazması kendiyle çeliştiğini gösterir (Nazım Hikmet bu dizeler yüzünden ağır eleştiri altında kalmıştır ve bir daha sanayiye yönelik şiir yazmamıştır)

ALAY ETME: Bu ne saçma sapan sözler böyle . Hahahaha bu ne böyle halen gülüyorum ayol . Bu ne ya Aleyna tilki şarkısı gibi. Önüne gelen de şair oldu ya. Ben de yazarım ne var!

Umarım aradaki fark açıktık. Dolayısıyla Kitaba yönelik yapılan aşağılamalar eleştiri değil alaydır. Ve bunun cesaretle ilgisi yoktur cahillikle alakası vardır. Cahil cesareti derseniz alakayı anlarım.

Şairin aşkı anlatırken kurduğu yalın ve çocuksu satırların alay konusu yapılmasına gelirsek....
Aşk duygusu yüceliği bakımından anlatıma girdiğinde kelimelerle zaten küçülür. Aşk için çocuk bakışı çocukça da bir kalp gerekir. Şairler zaman zaman bu duyguyu ve aşkın içinde barındırdığı diğer duyguları anlatmak için çocukça bir anlatımı benimser.

Buyrun Shakespeare “ Ey sevgilim, nerelerde dolaşıyorsun böyle? Geliyor seni candan seven aşığın dur onu dinle....Öyle ise gel öp beni, genç ve tatlı sevgilim”

Buyrun bir diğeri Sabahattin Ali “ Sana kızgın değilim. Sana kızmayacak kadar seni iyi tanıyorum. Sonra seni seviyorum, bu sevgiyi her gittiğim yere beraber götüreceğim”

Örnekler çoğaltılacağı gibi aksi bir anlatım uslubuyla abartılı , ağdalı , uzun benzetmelerle ,mecazlarla daha şaşalı bir anlatımda benimsene bilir. Bu şaşalı mecazları anlamak bizleri ne yüceltir ne da aşağı indirir. Şiirdeki yücelik bireyde yarattığı duygu coşkunluğudur. Dolayısıyla, ergen şiiri diye hem ergenleri hem de ergenler üzerinden şairi küçümsemek eleştiri değil alaydır.
Özdemir Asaf ‘ın şiirlerinin çoğunu üniversite zamanında yazdığı düşünülürse gençler tarafından daha çok sevilmesi normaldir.

Özellikle günümüzün boş uğraşları düşünüldüğünde gençlere yazıyı, kelimeleri , şiiri sevdiren , birçoğumuzun kalbine dokunamadığı gençlerin ;hislerine ve duygularına tercüman olan bir şair olması bana göre şairin küçüklüğünü değil büyüklüğünü gösteren bir övünç kaynağıdır.

Kitabı okurken sık sık lise dönemlerime gittiğim doğrudur. Karadeniz sahilinde hırçın dalgaları izlerken buldum kendimi. O dönemleri düşünmek ve sevginin hayatımda o zamanlar daha büyük bir yer kapladığını görmek ,hem içimi ısıtıp mutlu etti hemde hüzünlendirdi. Aşkın abartısını, çocuk kalpli bir şairin sadeliğinde görmek için ideal kitaplardan biri.

Yeniden vurgulamak isterim ki; bazı kesimlerce kelimeleri basit bulunan şairin her kelimesi ayrı ayrı eleştirilebilir. Fakat alay etmek! İşte o tam olarak alay konusu olacak bir konudur.
Sevgiler.
“Lavinya; 'hayalimdeki muhteşem sevgili' demektir ve bir çiçek cinsidir,
ölüm çiçeği…
Ve aynı zamanda, Lavinia, Shakespeare’in, Titus Andronicus isimli eserinde,
Roma İmparatorluğu’nun baş komutanı olan Titus’un güzeller güzeli kızıdır. Tamora’nın iki oğlu tarafından tecavüze uğrar ve babası Titus tarafından öldürülür.”

Şiir ve Edebiyat matinelerinin aranılan isimlerindendir o döneminde.
Özdemir Asaf “R”leri telaffuz edememesine rağmen çok iyi bir diksiyon ile şiir okur. Şiir matinelerinde hep sona bıraktığı, en çok sevilen, en çok istenen şiiri ise daima “Lavinia”dır. Özdemir Asaf, üniversitede öğrenciyken bu şiiri platonik aşkına yazar. Ardından açılan bir yarışmaya gönderir ve kazanır.
Bir rivayete göre kazandığı yarışmada şiiri okurken kız da salondadır ama
Asaf şiiri okurken salonu terk eder.Kalbi kırılan şairimiz, kıza duygularını asla açmaz.
80 syf.
'Lavinia' aşık olunacak ve bu kadar güzel şiirleri yazdıran kadın..
Şiirler insanın rahatlıkla anlayabileceği, Özdemir Asaf'ın aşkına dair yazdığı naif bir eser. Şiir kitapları okumak isteyenler okumalı..
80 syf.
·1 günde·7/10
Yeni bir e-kitap uygulaması buldum. Öyle gezinirken Lavinia'ya denk geldim, zaten okumak istediğim bir şiir kitabıydı. Daha önce Dokuza Kadar On'u okumuş ve fazla sevmemiştim. Lavinia ona göre daha çok hoşuma giden bir kitap oldu. İşaretlediğim şiir sayısı daha fazlaydı.
Yemek pişerken okumaya başlayıp bitirdim diyebilirim, zaten 80 sayfaymış. Pat pat okuyorsunuz ve bitiyor.
Şiir kitaplarına bu şekilde devam edeyim diyorum, bakalım.
Huzurlu akşamlar. :)
80 syf.
·2 günde·8/10
Ölünceye kadar seni bekleyecekmiş,
Sersem.
Ben seni beklersem ölmem ki.
Beklersem.
.
.
.
.
.
.
.

Kitap kapağına tek kelime ile bayıldım. Şiirlerin birçoğunda derin anlamlar bulsam da bir kısmı yeterli doyumu vermedi.
80 syf.
·1 günde·10/10
35 dakikada okuduğum bir başyapıt. Yine kısa sürdü, yine üzdü Özdemir Asaf.

(Burada Asaf'a eleştiri yapacak kadar cesur değilim. Onu anlatmaya harf bulamıyorum.)
80 syf.
·1 günde
Özdemir Asaf' en sevdiğim şiiri 'Lavinia'. Gerçekten çok hoş bir eser. Şiir sevenlerin ilk adreslerinden biri olabilir. İçinde;
"Bir kelimeye
Bin anlam yüklediğim zaman
Sana sesleneceğim."
diye bir söz var. Ne bin anlamı, bir yaşam yüklemiş şiirlerinin her bir hecesine..
Özdemir Asaf' ın yüreğine sağlık. Ne güzel de anlatıyor bize, bizi...
Keyifli Okumalar=))))
LAVİNİA
Sana gitme demeyeceğim.
Üşüyorsun ceketimi al.
Günün en güzel saatleri bunlar.
Yanımda kal.

Sana gitme demeyeceğim.
Gene de sen bilirsin.
Yalanlar istiyorsan yalanlar söyleyeyim,
İncinirsin.

Sana gitme demeyeceğim.
Ama gitme Lavinia.
Adını gizleyeceğim,
Sen de bilme Lavinia
"Dünyanın nüfusu ikiye bölünüyor,
Yarısı sen oluyorsun, yarısı ben...
Sonra ikimiz bir bütün oluyoruz,
Kimseye sezdirmeden..."
"Sana bir şiirler olmuş sevgilim.Yüzün, gözün söz içinde..
Hangi imla kitabına baksam, 'ben' den ayrı yazılıyorsun...."
Uykunun içinde bir rüya,
Rüyamda bir gece,
Gecede ben…
Bir yere gidiyorum,
Delice…
aklımda sen.

Ben seni seviyorum,
Gizlice…
El-pençe duruyorum,
Yüzüne bakıyorum,
Söylemeden,
Tek hece.
Sensiz de denizi seyredebiliyorum.
Hem dalgaların dili seninkinden açık.
Ne kadar hatırlatsan kendini boş.
Sensiz de seni sevebiliyorum.
Hep boş konuşurduk hatırlar mısın, bula bula,
...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Lavinia
Sayfa sayısı:
80
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754585032
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Baskılar:
Lavinia
Lavinia
Sana gitme demeyeceğim.
Üşüyorsun ceketimi al.
Günün en güzel saatleri bunlar.
Yanımda kal.

Kitabı okuyanlar 2.988 okur

  • Büşra Yıldırım
  • Gizemxz
  • semanur
  • Yaman
  • Saadet
  • #liar#
  • Kader Yıldırım
  • SemaGüneş
  • Hevidar Çetinkaya
  • Dilara

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0.1 (1)
9
%0
8
%0
7
%0.1 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları