Tahmini Okuma Süresi:
6 sa. 34 dk.
Sayfa Sayısı:
232
Basım Tarihi:
Ocak 2009
Yayınevi:
NTV Yayınları
ISBN:
9786055813154
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

7/10
·232 syf.··
2018 57. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 11 Eylül 2018 21:29
Mustafa... Yıllardan beri kitaplığımda duran, bir türlü okumaya fırsat bulamadığım, Atatürk'e ilişkin bir araştırma yazısı. Araştırma yazısı dediğime bakmayın, bu kitabın belgeseli bile yapıldı. Hatta belgeseli izlenme rekorları kırarak kitabının önüne geçti. Can Dündar ile ilgili de birkaç şey söylemeden kitabın incelemesine geçmek istemiyorum aslında. Gerçi birkaç şey değil, bir sürü şey söylemek, tartışmak istiyorum; ama kolaylıkla herkese "vatan haini" veya "Fetöcü" damgası vurulabilen böyle bir dönemde Can Dündar ile ilgili güzel bir şeyler söylemekten imtina ediyorum. Zira Can Dündar öyle bir insan ki, hemen hemen toplumun bütün kesimlerince sevilmeyen biri. Muhafazakarı da milliyetçisi de cumhuriyetçisi de sevmiyor adamı. Şahsen bu durumun sebebini, Can Dündar'ın iyi bir gazeteci olmasına bağlıyorum ben. Siz bağlamıyor olabilirsiniz, saygı duyarım. Can Dündar'a vatan haini(Pardon siz vatan haini Can Dündar mısınız?) diyebilirsiniz ya da son dönemin moda tabiri ile Fetöcü(Fetö ile işbirliği yaparak mit tırları haberini yapan Can Dündar) de diyebilirsiniz. Fakat benim böyle düşünmediğimi bilmenizi isterim. Bu noktada Can Dündar'ın kendisine Fetöcü diyenlere verdiği şu cevabını paylaşmakta fayda görüyorum: (sendika62.org/2016/07/can-dun...) Kitaba gelirsek, yayımlandığı dönemden itibaren büyük tartışmaları da beraberinde getiren, Atatürk'ü sevenler ile Can Dündar'ın yollarını ayıran bir eser olmuştur. Nasıl olur da Atatürk'ü seven Can Dündar'ın Atatürk ile ilgili yazdığı bu kitap Atatürkçüler ile arasını açar? İşte bu kitabın püf noktası da tam olarak burada. Can Dündar, Mustafa Kemal'i anlatırken tüm çıplaklığı ve insani yönleri ile önümüze sunmayı tercih etmiş. Böyle olunca da Atatürk'ü
Siyaset
MustafaCan Dündar · NTV Yayınları · 2009300 okunma
5/10
·232 syf.··
2020 143. kitabı
Can Dündar yapımıyla izlediğimiz "Mustafa" adlı belgeselin kitaplaştırılmış hali... İyi bir gazeteci olan Can Dündar, 15 yılda resmi ve özel kaynaklardan yaptığı araştırmalarla, bulduğu anekdotlarla bu kitabı oluşturdu. Atatürk'ü iyi, kötü, çok bilinmeyen her türlü yönüyle bu kitaba aktardı ve tam bir şeffaflık sergiledi. Yani Atatürk, insani bir şelkilde anlatılıyor, kitapta bazı yerlerde diktatörlük tarzında benzetmelerle kötü yanları öne çıkıyor. Açıkçası Mustafa Kemal Atatürk'ü çok seven biriyim, o yüzden okuduklarım bende rahatsızlık yaratmadı. Lakin yazıldığı dönemde, bahsettiğim durumdan çok tartışmalar yaşandığını hatırlıyorum.
Kitap
MustafaCan Dündar · NTV Yayınları · 2009300 okunma
7/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2016 3. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 21 Eylül 2016 00:00
Bu kitapta Mustafa Kemal' Atatürk' den daha çok, Mustafa' yı buluyorsunuz. Kaynaklarıyla samimi, güvenilir, bizden biri... Kitabı bitirdiğinizde, kendinizi sokağa çıkıp; " Yaşasın tam bağımsız Türkiye" dememek için zor tutacaksınız; belkide tutamayacaksınız.
Tarih
MustafaCan Dündar · NTV Yayınları · 2009300 okunma
10/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2016 1. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2016 23:28
Kütüphanemin en değerli kitaplarından biridir Mustafa. Özel baskısının güzelliği kesinlikle içeriğinin önüne geçmiyor dersem yalan olmasa da Atatürk'ün kendi el yazısından not defterlerini okumak; imzalı fotoğraflarına bakmak; Kurtuluş Savaşı haritalarını incelemek... Nasıl heyecan verici bir yolculuk, anlatamam. Oldukça kapsamlı bir içeriği olduğu da gözden kaçmamalı. Bilinmeyen birçok yönüne de ışık tutuyor. Bu muhteşem baskı, Can Dündar'ın kalemi ile de buluşunca muhteşem bir sonuç çıkmış ortaya. Keşke daha çok okusak; daha çok okutsak; daha çok anlasak ve daha çok uygulasak.
Tarih
MustafaCan Dündar · NTV Yayınları · 2009300 okunma
10/10
·232 syf.··
2025 50. kitabı
1000 sayfa olsa da seve seve okunulacak bir kitap. Konu açısından zaten eleştirilecek bir yer yok. Sayfa tasarımlarını ve kullanılan fotoğrafları çok sevdim. Hatta Atatürk'ün bazı fotoğraflarını ilk defa gördüm. Sonuna geldiğimde de ağlamadan edemedim. Atatürk'ün vefatına bizzat şahit olmasam da olmuş gibi en derin şekilde bu acıyı hissediyorum. "Benim yaşımda olmayanların anlayamayacağı kişisel bir acıydı bu. Acımız bir yana, bir de sorumluluk duyuyordum. Çünküm Mustafa Kemal, bütün gençlere, özellikle bizim kuşağımıza emanet etmişti Cumhuriyeti..."
MustafaCan Dündar · NTV Yayınları · 2009300 okunma
Puan vermedi·232 syf.··
Beğendi
·
2021 3. kitabı
Öncelikle yazar çok güzel irdelemiş ve anlatmış ulu önder atamızı. Ayrıca belge ve fotoğraf arşivi sunması da cabası... Mustafa Kemal Atatürk'ü yazarın Sarı Zeybek isimli araştırma kitabından da alıntılar yaparak yazdığı aşikar olsa da beğendim kitabı.
1000Kitap
MustafaCan Dündar · NTV Yayınları · 2009300 okunma
Mustafa - İnceleme
10/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2018 9. kitabı
Usta İsim Can Dündar'dan tek kelimeyle harika bir eser. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ancak bu kadar güzel ve sade bir dille anlatılabilirdi. Tüm hayatı başarıları, sevinçleri, hüzünleri yaşadığı hayal kırıklıkları ve tabi ki özel hayatı. Kitabı okumaya başladığınızda Can Dündar'ın o sade yazılarında ki esintiyi mutlaka alacaksınız. Aynı zamanda kitabın resimli yazılmış olmasıda takdire şayan. Herkesin mutlaka kitaplığında olması gereken bir eser. Keyifli Okumalar
1000Kitap
MustafaCan Dündar · NTV Yayınları · 2009300 okunma
8/10
·232 syf.··
2021 57. kitabı
Çok tartışılan belgesel filmin kitabı. Bu kitap üzerine Can Dündar Atatürk düşmanlığıyla itham edilmişti. Ben Dündar’ın amacının ve motivasyonunun bu olduğunu düşünmüyorum. yıllar sonra okuyunca aslında o kadar da olumsuz şeyler yokmuş bu belgeselde, dedim. Aslında Gazi’nin yaşamını ayrıntısıyla bilenler için kitapta anlatılanlar yeni duyulmuş şeyler değil. Ancak Gazi’nin Harp Okulu’nda okuduğu yıllarda tuttuğu günlüğünün paylaşılması önemliydi.
MustafaCan Dündar · NTV Yayınları · 2009300 okunma
9/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2016 2. kitabı
Can Dündar'ın kaleminden çıkmış , çok güzel bir eser . Bitirirken gözlerim doldu diyebilirim . Özellikle Atatürk ve 4 mevsim tablosu ile biten sonda ...
Tarih
MustafaCan Dündar · NTV Yayınları · 2009300 okunma
10/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2016 2. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 05 Mart 2016 03:57
Çok güzel bir kitap. Atatürk'ü tarih kitaplarının dışına çıkarıp insancıl yanlarıyla gösteriyor. Günlüğüne aldığı notlar dostlarına söylediği sözler ve aşkları. Her defasında da büyüklüğüyle kendisine hayran bırakıyor. Belgeseli de izlemesini tavsiye ederim beğenen arkadaşlara.
Tarih
MustafaCan Dündar · NTV Yayınları · 2009300 okunma

Yazar Hakkında

Can DündarYazar · 48 kitap
Can Dündar (d. 16 Haziran 1961, Ankara), Türk araştırmacı, gazeteci, televizyoncu ve belgesel yapımcısı. Türkiye'nin yakın tarihi, politikası ve popüler kültür konularında hazırladığı belgeselleri ile tanınmış bir belgesel yapımcısıdır. Özellikle Sarı Zeybek (1993) belgeseli ilgi görmüştür. Şubat 2015'te Cumhuriyet Gazetesi’nin genel yayın yönetmeni olan Dündar'ın, bu gazetede 29 Mayıs 2015 tarihinde kendi imzasıyla yayınlanan MİT TIRlarındaki silah haberi büyük yankı uyandırmış ve gazeteci bu haber nedeniyle tutuklanıp yargılanmıştır. Yargılama sonucunda casusluk ve hükûmeti ortadan kaldırma suçlamalarından beraat eden Dündar, devletin gizli belgelerini elde edip yayınlamaktan ceza aldı. Davanın temyiz sürecinde tutuksuzluğu devam eden gazeteci, can güvenliği endişesiyle Almanya'ya gitti. Dündar, Cumhuriyet gazetesi genel yayın yönetmenliğinden ayrılmış; aynı gazetede köşe yazarlığına devam edeceğini açıklamıştır. 31 Ekim 2016 tarihinde hakkında yakalama kararı çıkarılmıştır. Oslo Barış Araştırmaları Enstitüsü tarafından açıklanan 2017 Nobel Barış Ödülü adayları arasında üçüncü sırada yer aldı. Ali Rıza ve Öznur Dündar çiftinin tek çocuğu olarak doğdu. İlk ve orta öğrenimini Ankara'da tamamladı. Ankara Atatürk Lisesi'nden mezun olduktan sonra 1982'de Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Basın Yayın Yüksek Okulu'ndan mezun oldu. Üniversite yıllarında gazeteciliğe başladı. 1979'dan itibaren sırasıyla Yankı, Hürriyet, Nokta, Haftaya Bakış, Söz ve Tempo’da çalıştı. 1986'da Birleşik Krallık'ta London School of Journalism'i bitirdi. Orta Doğu Teknik Üniversitesi İktisadî ve İdarî Bilimler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü'nde siyaset bilimi dalında yüksek lisansını aynı senede tamamladı. “Media and democracy, a comparative case study on the press portrayal of the Belgrane and Kocatepe affairs” (Medya ve Demokrasi, Belgrano ve Kocatepe Olayları’nın medya tasviri üzerine karşılaştırmalı bir inceleme) başlıklı yüksek lisans tezinde iki ülkede birer savaş gemisinin yanlışlıkla batırılıp devlet sırrı olarak saklanması konusunu inceledi. Televizyona 1988'de TRT'de Seynan Levent ile başladı. 1989-1995 arasında 32. Gün program ekibinde çalıştı. 1993-1994 yıllarında Show TV'de Mehmet Ali Birand’la birlikte 'Çapraz Ateş’i hazırladı. Özellikle 1993’te Sivas Valisi Ahmet Karabilgin, Sivas Belediye Başkanı Temel Karamollaoğlu ve yazar Aziz Nesin’in konuk olduğu bölüm gündem yarattı ve üzerinden tartışmalara sebep oldu. Gazetecilik ve belgeselciliğe ağırlık verdiği dönemden sonra 2006'da televizyonculuğa yönelen Dündar, 19 Eylül 2006'da başladığı "Neden?" isimli tartışma programını 9 Haziran 2009 tarihine kadar hazırlayıp sundu. 2009-2010’da NTV kanalında yayımlanan Canlı Gaste’yi hazırlayıp sundu ve aynı kanalda 2010-2011’de canlı ana haber bültenini sundu. Mehmet Ali Birand ve Bülent Çaplı ile birlikte ‘Demirkırat’ (1991) ve ‘12 Mart’ (1994) adlı belgesel dizilerini hazırladı. Ayrıca Türkiye’nin güzellik kraliçelerini anlatan ‘Cumhuriyet’in Kraliçeleri’ belgesel dizisini ve Atatürk’ün son 300 günün anlatan Sarı Zeybek belgesellerini hazırladı. 1994-1995 yıllarında Türkiye tarihinin gölgede kalmış kahramanlarının öykülerini anlatan ‘Gölgedekiler’ adlı belgesel serisini hazırladı. Köşe yazarlığı 1994'te Aktüel’de başladı; aynı yıl Yeni Yüzyıl gazetesinde günlük köşe yazıları yazmaya başladı ve bu gazetede beş yıl çalıştı. Köşe yazarlığı ve belgesel yapımcılığı sürerken ODTÜ’de doktora çalışmalarına da devam eden Dündar, 1996'da “Terör ve medya: Liberal Teori ışığında, terör olaylarının televizyonda işlenişine eleştirel bir yaklaşım” başlıklı tezi ile doktorasını tamamladı. Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi’ ve ODTÜ Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümü Kültürlerarası Çalışmalar programında yüksek lisans dersi verdi. 1996 ve 1997 yılında Show Tv için hazırladığı 10 bölümlük ‘Aynalar’ belgesel ile politik ve tarihî konuların dışına çıktı; popüler kültür alanında çalışmalara yöneldi. 1996-1998 yıllarında 40 Dakika isimli belgesel-haber programını hazırlayıp sundu. Özellikle 7 Ocak 1997’de yayınlanan programda Susurluk Kazası’ndan yola çıkarak yapılan araştırmalarla ilgili iddialar uzun süre gündemde kaldı. Atatürk'ün öğrencilik hayatındaki ülke durumunu ve Atatürk'ün beraberliğinde gerçekleşen değişimleri anlatan Yükselen Bir Deniz belgeseli ile 1998'de belgeselciliğe döndü. Türkiye siyasi tarihi ve popüler kültüründeki önemli kişiler ve Köy Enstitüleri, Devlet Tiyatroları, İş Bankası, Mülkiye gibi kurumlara ilişkin çok sayıda belgesel yaptı. 1999 Ocak'ından 2001 Ocak sonuna kadar Sabah gazetesinde köşe yazarlığı yaptı. 2001 Ocak ayından itibaren Milliyet gazetesinde, Ada başlıklı köşe yazısı yazdı. 2003-2004 yıllarında Milliyet gazetesi için ‘Popüler Kültür’ ekini çıkardı. Milliyet gazetesiyle yolları 1 Ağustos 2013 tarihinden itibaren ayrılmıştır. Milliyet'ten ayrıldıktan sonra BirGün'de Doğan Tılıç'ın köşesinde bir ay boyunca haftada üç gün yazdı. Mustafa Kemal Atatürk'ün hayatını anlatan Mustafa adlı filmi yazıp yönetti. 2008 yılında vizyona giren film, Atatürk’ü yargıladığı ya da kötülediği yönünde eleştirilere maruz kaldı. 25 Ekim 2013 tarihinden beri Cumhuriyet gazetesinde yazan Dündar, 8 Şubat 2015'te gazetenin genel yayın yönetmenliği görevine getirildi. 2014 yılında Gezi Parkı protestoları ile ilgili ‘Gözdağı’ adlı belgeseli hazırladı. MİT TIR'ları davası Tutuklanması Suriye'ye gönderilen MİT TIR'ları ile ilgili haberin 29 Mayıs 2015 tarihinde Cumhuriyet'te,‘İşte Erdoğan'ın yok dediği silahlar’ başlığıyla ve Can Dündar imzasıyla duyurulmasının ardından bu haberlere yayın yasağı getirildi. Aynı gün Can Dündar'a ‘devletin güvenliğine ilişkin bilgileri temin etme, siyasî ve askerî casusluk, gizli kalması gereken bilgileri açıklama, terör örgütünün propagandasını yapma’ suçlarından, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatıldı. Birkaç gün sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan “Bu haberi yapan kişi, bunun bedelini ağır ödeyecek, öyle bırakmam onu.” demiştir. Erdoğan'ın savcılığa yaptığı bireysel başvuru ile Can Dündar'a ‘gerçeği yansıtmayan haber, yorum ve görüntüleri yayınlamak suretiyle adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçunu’ öne sürerek iki kez ağırlaştırılmış müebbet ve 42 yıl hapis cezası talep edildi. Bu davada 26 Kasım 2015 tarihinde gazetenin Ankara temsilcisi Erdem Gül ile birlikte tutuklanmıştır.[19] Erdoğan, 24 Kasım'da ise “O TIR'lar Bayırbucak Türkmenlerine yardım götürüyordu. Şimdi diyecekler ki ‘Başbakan TIR'ların içinde silah yoktu’ diyordu... Varsa ne olacak, yoksa ne olacak.” demiştir. ‘Devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasi veya askeri casusluk amacıyla temin etme’, ‘devletin güvenliğine ilişkin gizli kalması gereken bilgileri casusluk maksadıyla açıklama’, ‘cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ni ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen ya da tamamen engellemeye teşebbüs etmek’ ve ‘silahlı terör örgütüne üye olmaksızın bilerek isteyerek yardım etme’ suçlamalarını içeren iddianame, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. 26 Kasım 2015'te tutuklu yargılanmak üzere cezaevine götürüldü. Tahliyesi Dündar ve Gül, 6 Aralık 2015'te AYM'ye bireysel başvuruda bulunarak tutuklu yargılanırken haklarının ihlâl edildiğini söylediler. Bu başvurunun ardından 25 Şubat 2016'da İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nin “Siyasî casusluk yaptıklarına ilişkin somut bilgi yoktur” şeklindeki gerekçeli karar ile tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edildiler. AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, kararı sevinçle karşıladıklarını ancak mahkeme kararları üzerinden AK Partinin itham edilmesini doğru bulmadığını söyledi. CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, bu kararı alan Anayasa Mahkemesi üyelerini kutladığını söyledi. MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken ve Pervin Buldan kararı sevinçle karşıladıklarını ifade etti. Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Thorbjorn Jagland ve AGİT, kararı memnuniyetle karşıladıklarını ve basın özgürlüğü açısından önemli bulduklarını ifade ettiler. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 28 Şubat günü Can Dündar için Anayasa Mahkemesi'nin verdiği tahliye kararını “Mahkeme bu şekilde bir karar vermiş olabilir. Ben Anayasa Mahkemesinin vermiş olduğu karara sadece sessiz kalırım o kadar. Ama onu kabul etmek durumunda değilim (...) Ve verdiği karara da uymuyorum, saygı da duymuyorum. (...) Aslında onlarla ilgili kararı veren mahkeme kararında direnebilirdi. Eğer kararında direnmiş olsaydı, bu bireysel başvuru veyahut da AYM'nin vermiş olduğu karar boşa çıkacaktı.” şeklinde yorumladı. Erdoğan 4 Mart'ta ise "Evet ortada bir Anayasa ihlali vardır. Ama Anayasa’yı ihlal eden değilim. Bu Anayasa Mahkemesi’nin karar merciinde olanlardır. Birinci mahkeme Anayasa Mahkemesi'nin kararına uydu. Ama bu işin bittiği anlamına gelmez. Savcı karara itiraz edebilir. İtiraz durumunda, bir üst mahkeme yeni bir süreci başlatabilir." dedi. Yargılanması 6 Mayıs 2016'da gerçekleşen dördüncü duruşma sonucunda Dündar ve Gül, hükûmeti ortadan kaldırma suçlamasından beraat etti. İkili hakkındaki casusluk suçlaması da düştü. Devletin gizli belgelerini elde edip yayınlamaktan yedi yıl hapis cezası alan Dündar'ın cezası beş yıl 10 aya indirildi. Davanın temyiz sürecinde tutuksuzluğu devam eden Dündar, can güvenliği endişe ile Almanya’ya gitti. Dündar, Ağustos 2016’da Cumhuriyet gazetesi genel yayın yönetmenliğinden ayrılmış; aynı gazetede köşe yazarlığına devam edeceğini açıklamıştır. 24 Ocak 2017'den beri Almanya merkezli Özgürüz adlı haber portalının genel yönetmenliğini sürdürmektedir.