Gerçeği arayışına karşılık yaşamını bedel olarak ortaya koymuş biri.. Friedrich Nietzsche ..
Ve Nietzsche’yi bu arayışında yıllarca gerçeklerle izlemiş/ dinlemiş ve öğrenmiş biri..
Lou Andreas-Salomé ..
Az ve nitelikli oluşlarıyla çoğalan gerçek iki kişi..
Nietzsche, felsefi görüşleriyle, eleştirel yaklaşım ve eserleriyle, yaşamıyla, etkilediği/ etkilendiği, karşı durduğu kişilerle günümüzde hala adını canlı tutabilen 19. yüzyılda yaşamış Alman filozof..
Nietzsche’yi kendisinden okudum, fakat bu sefer etkilenerek kendisini başkasından bir daha okudum. İnsanı kendi yazdıklarından okumakla, onu tanıyan ve iyi analiz eden bir başkasından okumak arasındaki farkın net örneğidir bu kitap..
Kitap kapağında da fotoğrafları kullanılan üç kişi.. Kitabın konusu Nietzsche, yazarı Salome ve kitapta adı geçen dostları Paul Ree..
Paul Ree, Nietzsche’nin yakın dostlarından olup, özgür ruhlu Salome ile tanışmalarına vesile olur. Nietzsche, felsefe ve sanat eğitimi almış olan Salome’ye aşık olur fakat aşkı genel anlamda karşılıksız kalarak Salome Nietzsche’nin hem ilham kaynağı hem de acılarının nedenlerinden olur. Her ikisinin de aşk tarifi farklı olsa da onların ki zamana meydan okuyan bir zihin birlikteliği denilebilir. Belki de günümüzde aşk diye nitelendirilen ilişkilerin aranılmayan fakat eksikliğinin ileride hissedildiği en önemli yanlarından biri.. Zihin eşitliği/ derinliği ve birlikteliği.. Salome’nin daha sonra Rainer Maria Rilke ile olan karşılıklı ilişkisi ve ilerleyen zamanlarda da felsefeden psikolojiye yönelerek Sigmund Freud’u kendisine hayran bırakan dünyadaki ilk kadın psikanalist olması da ayrıca konu başlığı değerinde denilebilir...
Kitabın içeriğine gelecek olursak; Nietzsche’nin kitaplarından alıntılarla anlatmış yazar filozofu, felsefesi, duygularının gelişimi, düşüncelerinin hangi durumlar
Bu kitapta Lou Andreas-Salomé'nin kaleminden Friedrich Nietzsche ve eserlerinin analizini okuyacaksınız.
Yine aynı konseptte daha önce okuduğum Stefan Zweig'in kaleminden Nietzsche kitabı gibi Nietzsche severlere tavsiye edebileceğim bir eserdir. İki kitapta da farklı lezzetlerde Nietzsche analizi bulabilirsiniz.
Kitapta Nietzsche ve eserleri hakkında bir çok detaylı bilgi vardır. Bir dönem Salomé ve Nietzsche yakın arkadaş oldukları için Nietzsche'nin yakın bir arkadaşı ve aynı zamanda bir kadın felsefeci tarafından analizi kuşkusuz çok değerlidir. Ayrıca Nietzsche'nin Salomé'ye yazdığı bazı mektupların olması, Nietzsche'nin kişilik ve fiziksel özelliklerini barındırması açısından değerli bir kitaptır.
Kitaba 7.7/10 Puan veriyorum.
NietzscheLou Andreas-Salomé · Versus Kitap · 2007139 okunma
İçinde uykuda olan yaratıcılığı keşfetmek ve gün yüzüne çıkarmak için gereken yolu acıda buldu. Çok yönlü felsefesi, müzisyen özelliği, şairliği, küçük yaşlarda başlayan ve yakarışlarla sevgilerle biten duaların ardından din meselesinin onun için belki de bir nefrete dönüştüğü söylemleri sayesinde kendisinin de öngördüğü üzere adı, yaşamından daha uzun ömürlü olmuştur. Otoritesine duyulan inanç, insanların bu otoritenin kitabını utanıp sıkılmadan eski bir klasik gibi yorumlama kudretine eriştirmiştir, ki bunun için asırlar da geçmemiştir…
Tarihe adını yazdırmış kadınlar arasında en ilgimi çeken, kimilerine göre femme fatale kimilerine göre “trafiğin akışını durduran” ilk kadın psikanalistlerden olan ve adı günümüze kadar ulaşan entelektüel camianın pek çok ismiyle tanışmış, edebi/cinsel/insani ilişkiler kurmuş bir kadın Salome.. Söylenene göre Freud, kızı Anna’nın psikanalizine devam etmekte zorlanınca bir mektup yazarak Salome’den buna devam etmesini rica etmiş, devamında neler olmuş bilemiyorum tabi. Salome bu kitapta da zihinsel ilişki boyutunda kalmak istediği Nietzsche’nin bir nevi psikanalizini yapmış. Nietzsche için Salome aşk ilişkisi yaşamak istediği bir kadınken Salome için bu yalnızca “zihinsel” bir ilişki boyutunda kalabilmiş.
Nietzsche hakkında biyografik bilgilere yer verse de eserlerine genel bir bakış, felsefesinin başlangıcı ve değişimi, Wagner ve Schopenhauer’ın bıraktığı etkiler ile bu etkilerin onu dönüştürmesi, ruhundaki dekadansların sağladığı yaratıcılıklar gibi neredeyse her konuda bir aydınlanma, Nietzsche’yi bilenler için felsefesini pekiştirme bilmeyenler için ise bir giriş kitabı olabilir.
Kitabın sonunda ise yaşadığı eril çağda adından sıkça söz ettirmeyi başarabilmiş Salome’nin kadın cinselliği üzerine ilk yazı olması sebebiyle önemli
Eğer Nietzsche'ye yapılmış en büyük haksızlık felsefesinin çarpıtılarak nasyonal sosyalizme alet edilmesi idiyse; Lou Salomé'ye yapılan da, entelektüel yanını tanımayanlar tarafından kişisel yaşamı üzerinden dar tanımlara hapsedilmesi olsa gerek.
Nietzsche, Lou Salomé ile ilişkisini "ikiz zihinler" olarak nitelemişti. Bu kitabın her bir satırı Nietzsche'nin ifadesinin ne kadar yerinde olduğunu kanıtlar nitelikte.
Kitabın bu baskısı, Salomé'nin iki ayrı metnini içeriyor; ilki olağanüstü güzellikteki Nietzsche analizi, ikincisi de başka Türkçe baskısı bulunmayan 'Erotik' adlı metin.
İlkinde Salomé, Nietzsche'nin psikolojisi, felsefesi ve eserleri üzerine muazzam bir psikanaliz uyguluyor. Nietzsche'nin düşünsel yolculuğunu tarafsız ve rasyonel bir bakış açısıyla başından sonuna kadar izleme ve daha iyi kavrama olanağı sunuyor. İkincisinde ise "en mahrem benliğimize açılan kapı" olarak tanımladığı erotizmi, toplum, birey, din, sanat ve ilişkiler bağlamında ele alıyor. Her iki metin de, sayfaları dönüp dönüp okutacak bir derinlik, zekâ ve ustalık barındırıyor.
Gerek Nietzsche'yi yetkin bir ağızdan dinlemek, gerekse erotizme nesnel bir gözle bakmak için kesinlikle okunası.
Lou Andreas Salome kitapta yakın arkadaşı olan Friedrich Nietzsche’nin psikanalizini yapmış desek çok da yanlış olmaz. Kitap aynı zamanda biyografi niteliği de taşıyor.
Kitabın içeriğine gelecek olursak; bir insanın kendi kendisini duygusal ve psikolojik açıdan ne kadar zorlayabileceği ve bunların nelere sebebiyet vereceğini açıkça yansıtan bir kitap. Nietzsche kendisini bir içsel savaşa sürüklemiş ve bunun da dekadanslarla (çürüme) gerçekleşebileceğini savunmuş. Benliğini ve kişiliğini sürekli kaybedip yeniden doğmayı amaçlamış fakat bunu kendine eziyet ederek yapmış. Tıpkı otoimmün hastalıklarda olduğu gibi. Nietzsche’nin yaşadığı psikolojik ve bedensel acılar göz önüne alındığında insanın kendine bunu neden yapmaması gerektiğini açıkça anlıyoruz.
Kitabın yazarına gelirsek;
Sevgili Lou,
Freud’un bile sana neden hayranlık beslediğini anlamak hiç de zor değil.
“Lou Salome, Nietzsche’yi aşkla sevmemiştir ama daha sonra Nietzsche üzerine olağanüstü güzellikte bir kitap yazma fırsatı bulacaktır.”
Psikanalist ve yazar olan Lou Salome Nietzsche, Rilke, Freud gibi isimlerle adı aşk dedikodularına karışmış birkaç ismi kendine de aşık etmeyi başarmıştır. Bunlardan bizi ilgilendiren isim tabii ki Nietzsche. Bu kitabında #nietzsche yi eserleriyle ve eserlerinden alıntılarıyla hem felsefi açıdan hem de psikolojik açıdan değerlendiren Salome’den yeniden dinliyoruz. #nietzcheagladiginda kitabını okuyanlar bilir, onu en yakından tanıyan isimlerdendir Salome. Bu yüzden eserleri okunmadan bu kitabı okumak yetersiz kalacaktır ki bu kitaptan sonra tekrar eserlerine göz atılabilir. Ayrıca Salome dönemin zorluklarına rağmen dik başlılığıyla özgürce hareket etmiş ve yazmıştır. Kadın cinselliği üzerine yazan ilk kadındı ve bunlardan biri de Erotik isimli metni idi. Bu metni de yanlış bilmiyorsam ilk kez @africanokitap yayınladı. “Erotizm ve toplum, erotizm ve din, annelik, kadın, erotizm ve sanat” gibi başlıklarla ruhsal süreci de irdelemiştir.
Ben çapraz okumayla bir ay içinde okudum. Sevenine tavsiye ederim.
Nietzsche ile aralarında iyi bir ilişki olmasına rağmen bağları arkadaşlıktan öteye gitmeyen ve Nietzsche'nin farklı zamanlarda "2" kez evlilik teklifi ettiği kadın olan Andreas Salome'un gözünden Nietzsche'yi okumanın heyecanı ile aldığım kitap hiç beklediğim gibi çıkmadı. Birkaç güzel resim ve sondaki erotik metni anlatısı kitabı toparlıyor. Yoksa Nietzsche'nin değişimlerinin ve çöküşünün resmini onun kitapları nasıl yazdığını yine onun alıntıları ile açıklayarak kitap sıkıcı bir şekilde ilerliyor. Ki ben Nietzsche okumayı çok severim.
Başlarda sıkıcı gelmesine rağmen ısrarla ve özenle okumaya devam edilmesini salık veririm. Nietzsche'yi Lou Salome'den dinlemek güzeldi. Hem gözlerim hemde kulağım ile işittim onu.
Nietzsche'nin hayatını ve neden nietzsche olduğunu okuyoruz. Öyle alelâde okuyup gecebilecegimiz bir kitap olmadığı için sindire sindire okumak bazen bazı sayfaları tekrar tekrar okumak gerekiyor.
Salome 'nin kaleminden erotik metni okuyoruz.. şunu söylemeliyim ki kadın yazarlar daha cüretkar yazabiliyor konuyu. Erkek yazarlar daha kapalı yazıyor bence.. Bu konudan çok bahsetmeyeceğim ama mutlaka okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum..
#alintilar
Nietzsche son yıllarda sıkça de yenilse de pek çok kalem ona yandaş toplasa ya da Polemik yaratsa da Nietszche'nin eşsiz düşünce yapısı esas itibariyle anlaşılamadan kaldı.
Bir insan ya fikirlerini saklar ya da onların arkasına saklanır.
Derisini değiştirmeyen yılan yok olacaktır. Düşüncelerini değiştirmekten alıkonulan zihinler içinde bu böyledir; işlemeyi bırakırlar.. Nietzsche Her işi Sanatsal bir sonuca bağlamaya ihtiyaç duyardı. Sonra yarattığı şeyden kurtulur onu geçmiş havale eder ve devam ederdi.. Çözülmüş bir problem artık bizi ilgilendirmez.
Beni reddettiği halde benim için kitap yazmış bir kadın Lou Salome...
Aşkıma karşılık vereceğini düşündüm hatta o sanrıya da düştüm ama o sadece felsefemle, psikolojimle ilgilenmiş, hayır hayır saatler boyu hiçbir kadın bir erkeğin sohbetine uzun süre sabredemez "içinden bu gelmeli"...
İçinden gelen sohbet isteğinin dalıp çıktığımız her türlü entelektüel derin sohbetlerin bana söyleyebildiği tek şey bu kadınla ömür boyu yaşamalısın oldu...
Mutluluğun yaratıcılığıma nasıl etki edeceğini bilmeden istemiştim bunu.
Demiştir herhalde sevgili Nietzsche içinden.
Demediği için ya da ben bir yerde okumadığım için acısını içimin en derininde hissederek ben demiş bulundum.
Kitaptan bir alıntı yapayım da bir adam nasıl yıkılır, benim tarafımdam da nasıl dramatize edilerek okunur göreyim. (Ben göreyim kendime yazıyorum kardeşim okuma gözünü seveyim)
“Dahası etrafımda kızıl şafaklar var ve hiçbiri kasvetli değil! Asla gerçekleşmeyeceğini sandığım şey- [son şansım ve acım için bir
dost bulmak-] artık mümkün görünüyor, tüm geleceğimin ufku üzerindeki altın olasılık gibi.
[Sevgili Lou’mun cesur ve zengin sezgisel ruhunu ne zaman düşünsem derinden etkileniyorum.]”
Lou Andreas Salome kendisine âşık olanı reddettiği halde dehasına ilgi duyduğu için irtibatı kesmediği aslında belkide kesseydi Niçe için daha iyi olurdu diye düşündürttü beni.
Birader ben kemdim bırakmadım kızı sen ne konuşuyon be abi dediğini mi duydum.. olabilir abicim.
Bazen okuduğunu anlayamaz insan başka zamanlarda okuması gerektiği için.
Acıya kendimi bu kadar batırıp kalamıyorum acısını anladığım adamın ellerinden tutup yalnızlığından çıkarmak istiyorum, kendim için yapamadığımı Nietzsche için yapmak istiyorum.
Nietzsche'nin kitaplarını okuyup üstünde düşünmüş kritiğini yapmış psikolojisini iyi tahlil etmiş
Lou Andreas-Salomé, asıl adı Louise von Salomé olan, ara sıra Henri Lou takma adını da kullanan, gençlik yıllarında ise Lolja von Salomé olarak anılan, Rus-Alman bir aileden gelen, çok seyahat etmiş bir yazar, öykücü, denemeci ve psikanalistti. Din, felsefe ve kültürel çalışmalar alanlarındaki edebî çalışmalarıyla ün kazanmıştır.
Lou Andreas Salome 15 roman ve birçok felsefi, psikolojik çalışmaya imza atmıştır.
Andreas Salomé'nin adı Nietzsche, Rilke, Tolstoy, Paul Rée, Freud gibi alanlarında ünlü isimlerle aşk dedikodularına karışmıştır.
Babası bir Rus generali olmasına rağmen başına buyruk büyümeyi tercih etti. Zürih'te teoloji, felsefe ve sanat okudu. Annesi tarafından Roma'ya gönderildi. Burada annesinin arkadaşı Malwida von Meysenburg ile tanıştı. Malwida'nın evinde kalmaya başladı. Malwida'nın arkadaşı olan Paul Rée ile tanıştı ve onu kendine aşık etti. Fakat Paul'un evlilik teklifini kabul etmedi. 1882 yılının Mayıs ayında tanıştığı Nietzsche'nin aklını başından aldı. Nietszche'ye acılar çektiren ve çok da ilham veren bu tek taraflı aşk hikâyesi, Irvin D. Yalom'un Nietzsche Ağladığında ve Lance Olsen'in Nietzsche'nin Öpücükleri başlıklı romanlarına konu oldu. Nietszche'nin kadınlardan nefret etmesinin sebebi olarak gösterilir. Daha sonra Rilke ile tanıştı. Rilke'yle flört dönemindeyken ansızın Friedrich Carl Andreas'ın evlilik teklifini kabul etti. Ama Rilke ile gizli aşk yaşamaya devam etti. Rilke'nin Tolstoy ile tanışmasına vesile oldu. Bir yandan da Freud ile ilişki yaşamaya başladı.