Sanat Edebiyat

Notlar 1

Kemal Tahir
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·420 syf.··
Beğendi
·
2023 8. kitabı
·
40 günde okudu
·
Okunma: 22 Şubat 2023 22:05
Kitap, Kemal Tahir'in ölümünden sonra yayınlanan notlarının Sanat Edebiyat konulu birinci cildini içeriyor. Kitabın içeriği Kemal Tahir'in muhtelif zamanlarda aldığı notlardan oluştuğu için bir konu bütünlüğü yok fakat kendisi bir roman yazarı olmasının yanında ayrıca bir fikir adamı olması hasebiyle yazdığı bu dağınık notlar oldukça ilgi çekici. Dünya edebiyatından, yakın tarihimize, dönem siyasetine kadar muhtelif konular ile ilgili görüşlerini ilgiyle okudum. Ayrıca yabancı yazarlardan seçtiği güzel pasajlar, sözler de bir bölüm olarak yer alıyor. Okuması kolay, ilgi çekici bir kitap olduğunu söyleyebilirim. Kemal Tahir'in Notlar serisinin tamamını temin etmiştim, ara ara sırasıyla okumaya çalışacağım. Notlar serisine mutlaka göz atmanızı tavsiye ederim. Herkese faydalı okumalar dilerim.
Edebiyat
Notlar 1Kemal Tahir · Bağlam Yayıncılık · 198969 okunma
8/10
·420 syf.··
Beğendi
·
2023 130. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2023 19:26
Hepimize iyi akşamlar ve mutlu hafta sonları dilerim.. Gerçek bir otobiyografi! Nasıl? Notlar serisinin yayımlanan bir kitap olmadığını, yazarın özel defterlerinin içerdiği konular birleştirilerek kitaplaştırıldığını belirtelim. Defterleri başta olmak üzere şöyle bir benzetme ile tüm bu yazılarını, kalemin üzerinde tutunduğu her şeye aktardığını belirtelim istiyorum. İlk kitaptan öğrendiğimiz kadarıyla her konuda yazdığı her yazının tek tek incelenip bunların yayımlandığı ve diğer kitaplarda da bu şekilde ilerlendiği bilgisi oldu. Tabi eski harflerle yazıldığı için bunlar yeniden düzenlenmiş ve güncel dile uyarlanmış bu bilgiyi de verelim. Yazıların başlıklı olması beni çok düşündürdü. Yani bu yazılar bir planın parçası olarak mı kaleme alındı sonradan basılmaktan vaz mı geçti ya da nedir bunu bilemiyorum ama ağırlıklı olarak yazılarına başlık yazması çok önemli bir detay. Kitapta da bu, hazırlık aşamasında konulara ayırmak adına etkili olsa da ben başlık meselesini düşündüm. Yani bir engelle de karşılaşıldı mı yoksa nedir bu durumu çözmekte zorlanıyorum. Kemal Tahir’in düşünce dünyasını ve aslında çözüm önerilerini de dikkate almak gerektiğini düşündüren bir kitap olduğu ise aşikar. Dünya üzerinde akla gelebilecek her konuyu irdeleyip her konu hakkında kendince yorumlar yapabildiğini gözlemliyoruz. Yazılarından örnekler de tıpkı çekim olarak eklenmiş kitaba. İlginç bir eser yani. Diğer yandan edebiyat nasıl olmalı, roman nasıl yazılır, bunlara yönelik yazarın eleştirileri nedir gibi konulara odaklanıyoruz. Yazarları ve yazdıklarını da aynı zamanda eleştirmeyi ihmal etmiyor ama ben bu eleştirilerin bazılarının yazarlıklarının dışında daha çok ideoloji olarak uyuşmadığı insanlara yönelik bir eleştiri olduğunu düşünüyorum. Hepimize iyi okumalar dilerim..
Notlar 1Kemal Tahir · Bağlam Yayıncılık · 198969 okunma
Kemal Tahir'i anlamak
7/10
·392 syf.··
2023 9. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2023 08:01
İthaki yayinlarının "Notlar" adı altında yayınladığı serinin "Sanat ve Edebiyat" başlığı altındaki ilk kitabı.Kemal Tahir' e ait buldukları tüm notları bir araya getirmişler.Defterlerinde, kağıt parçalarında, takvim yapraklarında, kitap sayfalarında aklınıza neresi gelirse artık.Eski yazı kullandığı için çevirmişler aynı zamanda.Aslinda çok emek verilmiş bir çalışma olmuş.Ancak tüm notların nerdeyse elenmeden hepsinin, tekrar tekrar verilmiş olması okurken sıkılmanıza sebep oluyor.Burdan Kemal Tahir'in nasıl titiz ve çalışkan bir yazar olduğunu çıkarabiliyoruz.Çünkü her yazdığını düzelterek tekrar tekrar yazmış.Bir yazar nasıl yazarı görebiliyorsunuz bu notlardan.Ayrıca benim gibi Kemal Tahir küliyatının çoğunu okumuş olup az çok hayatını bilip dünya görüşünü çözemeyenler için aydınlatıcı olacağını düşünüyorum.
Notlar 1Kemal Tahir · İthaki Yayınları · 201669 okunma
Kemal Tahir'in Roman Anlayışı
8/10
·392 syf.··
Beğendi
·
2022 52. kitabı
Kemal Tahir, 1933 yılında roman yazmaya hazırlanıyor, 1940 yılında romancı olmaya karar veriyor ve kendi tanımlaması ile ilk romanı 1955'te kitap haline geliyor. Zanaatına bu derece saygılı Kemal Tahir, romancı olarak yaşıyor ve romancı olarak ölüyor. Kemal Tahir, bir romancı olmanın ötesinde mühim de bir fikir insanı. Eserlerinin ardında yatan fikirsel alt yapıyı bilmek önemli diye düşünüyorum. Bu sebeple aldım okudum Notlar'ı. Notlar serisi, Kemal Tahir'in ömrü boyunca tuttuğu notların kitaplaştırılmış hali. Notlar, kitap olarak Kemal Tahir'in sağlığındayken basılmamış. Ayrıca hiçbir yerde de yayınlanmamışlar. O öldükten çok sonra yapılan bir kitaplaştırma girişimi bu. Bu işi üstlenen Cengiz Yazoğlu zor ve önemli bir işin altına girmiş ve elinden gelenin de en iyisini yapmış.(Lakin, kitapta çok fazla tekrar var ve bu okumayı zorlaştırıyor. Kemal Tahir aynı konular üzerine dönüp dönüp yazmış, sanırım sayın CY de bu notları elemeye kıyamamış ama dediğim gibi bu kıyamama durumu okumayı zorlaştıran bir etkene dönüşmüş.) Notlar 1'de KT'nin sanat ve edebiyatla ilgili düşüncelerini yazdığı notları bulunuyor. Bu notların büyük bir çoğunluğu onun "roman kuramı" üzerine tezlerinden oluşuyor. Roman; nasıl olmalı, niçin yazılmalı sorularının cevabı niteliğinde bu notlar. Kemal Tahir kendi deyimiyle kendisini "romancı olmak için" yaklaşık yirmi yıl hazırlamış ve sonrasında da edindiği her bilgiye romancı gözüyle bakmış. Sürekli, düzenli çalışmış ve romanla yatıp romanla kalkmış. Tabiri caizse romancılığa adanmış bir ömür denilebilir onun için. Bu anlamda kendisi için belki de gelmiş geçmiş en büyük "profesyonel romancı" denmelidir. KT'nin roman üzerine tezlerini şu şekilde özetleyebiliriz: - Roman, insanı ve onun içine düştüğü açmazları(dramını) anlatmalıdır. Onun tabiriyle
Edebiyat
Notlar 1Kemal Tahir · İthaki Yayınları · 201669 okunma
Puan vermedi·392 syf.··
2023 34. kitabı
Kitap 10 kitap halinde bir seri biz ilk kitabını okuduk. Kemal Tahir’in hiç gösterilmemiş bilinmeyen notlarını eski türkçeden çevirerek yapılmış ve düzenlenmiş çok ince bir çalışma. Her şey olduğu gibi düzenleme dahilinde verilmiş olduğu için çok çabuk okunabilecek roman gibi bir kitap değil herkes çok sevmeyebilir ama bilgi bakımından Kemal Tahir’i anlamak görüşlerini düşüncelerini görmek bakımından çok iyi bir kitap olduğunu düşünüyorum. Dünya edebiyatını Türk edebiyatını siyaseti gündelik konuları aklınızı gelebilecek her şeyi çok detaylı bir şekilde incelemiş gözlemlemiş kendinde bir fikir oluşturmuş. Çok bilgili her konuda ciddi anlamda araştırma yapan öğrenen bilen bilgiyi ama gerçek bilgiyi önemseyen bir adam. Çok net görüşleri var. Bazı kitaplar ve yazarlar hakkındaki söylemleri çok açık ve net bir biçimde söylemiş. Söylemek istediği şeyleri sakınan biri değil. Bir kitabı yazmadan önce çok karakterlerin isimlerine kadar çok ince ve uzun süreli düşünmeleri olan bir yazar. Yazacağı şeyleri uzun uzun düşünüp sayfalarca müsvedde çıkaran ve en son beğenirse okuyucusuna sunan çok titiz ve ince düşünceli biri. Ben çok güzel bilgiler öğrendim. Kemal Tahir sevdiğim bir yazardı. Bu şekilde bilgiler edinmek yazar hakkında yazarın kendi notlarından onu tanımak bana çok zevk verdi.
1K
Notlar 1Kemal Tahir · İthaki Yayınları · 201669 okunma

Yazar Hakkında

Kemal TahirYazar · 68 kitap
F. M. İkinci, Körduman, Bedri Eser, Samim Aşkın, Nurettin Demir, Ali Gıcırlı müstear isimleriyle kitapları bulunmaktadır. 13 Mart 1910'da İstanbul'da dünyaya geldi. Gerçek adı İsmail Kemalettin Demir'dir. Babası, II. Abdülhamit'in yaverlerinden Yüzbaşı Tahir Bey; annesi, Osmanlı sarayında Abdülhamit'in kızı Naile Sultan'ın hizmetinde bulunan Nuriye Hanım'dır (Saraydaki adı "Hubser" idi). Ailenin en büyük çocuğu idi. Babasının görevleri nedeniyle ilk öğrenimini imparatorluğun değişik yerlerinde sürdürdü. Ailenin 1923'te İstanbul'a yerleşmesinden sonra eğitimine Galatasaray Lisesi'nde devam etti. Annesinin 1926 yılında veremden ölümü ve babasının ikinci bir evlilik yapması üzerine öğrenimini 10. sınıfta iken bıraktı; önce İstanbul'da avukat kâtipliği, sonra Zonguldak'taki kömür işletmelerinde ambar memurluğu yaptı. Sol düşünceyi benimsemesi 1932'de İstanbul'a döndü, Vakit, Haber, Son Posta gazetelerinde röportaj yazarı, çevirmen, düzeltmen olarak çalıştı. 1933'de Kenan Şahabettin, İdris Ahmet, Ziya İlhan, Yakup Kadri, Nuri Tahir, Ertuğrul Şevket, Fakih Özden ve Arif Nihat Asya gibi yazar ve şairlerle "Geçit" adlı bir edebiyat dergisi çıkardı. Geçit Dergisi kadrosundan Ertuğrul Şevket (Avaroğlu), Babıali'de tanıştığı Kerim Sadi Türkiye Komünist Partisi üyesi olan komşusu "Sarı" Mustafa Börklüce ve onun aracılığı ile tanıştığı şair Nazım Hikmet gibi sosyalist aydınlarla arkadaşlığı sonucu sosyalist fikirleri benimsedi. 1934-1936 arasında Yedigün ve Karikatür dergilerinde sekreterlik yaptı. Varlık ve Ses dergilerinde takma adlarla şiirler yayımladı, Karagöz gazetesinde başyazarlık, Tan'da yazı işleri müdürlüğü yaptı. İlk kitapları İlk kitabı, 1936'da yayımladığı "Namık Kemal için Diyorlar ki" adlı kitapçık oldu. Kitapçık, Namık Kemal hakkında yaptığı yedi soruluk ankete çeşitli şair ve yazarlar tarafından verilen yanıtlardan oluşmaktaydı. Falih Rıfkı Atay, Vâlâ Nureddin, Hüseyin Cahit Yalçın, Peyami Safa, Ercüment Ekrem Talu, Sadettin Nüzhet Ergun, Kerim Sadi Cerrahoğlu, Dr. Fuad Sabit, Nâzım Hikmet, Hüseyin Avni Şanda ve Suat Derviş'in yanıtlarını ve Kemal Tahir'in onlar hakkındaki saptamalarını içeren kitapçık, edebiyat dünyasında geniş yankı buldu. 1937'de ikinci kitabı olan "Bir Çalgıcının Seyahati" adlı romanı yayınlandı. İstanbul'un tanınmış gazeteciler arasına giren Kemal Tahir, 1937'de İzmir'de öğretmenlik yapan Fatma İrfan Akersin ile ilk evliliğini yaptı; bu evlilik Kemal Tahir'in 1938'de hapse girmesi nedeniyle devam etmedi ve 1940 yılında boşanma ile sonlandı. Donanma Davası Kemal Tahir, bahriyede görevli kardeşi Nuri Tahir, Nâzım Hikmet, Hamdi Alev, Emine Alev, Hikmet Kıvılcımlı, Fatma Nudiye Yalçı, Kerim Korcan, Mehmet Ali Kantan, Seyfi Tekbilek ve Hüseyin Durugün'le beraber "askeri isyana tahrik ve teşvik" suçlaması ile 13 Haziran 1938'de tutuklandı. Suçlanmasının nedeni astsubay olan kardeşi Nuri Tahir'e Sabahattin Ali'nin bir kitabını vermek idi. "Donanma Davası" veya "Bahriye Olayı" diye adlandırılan bu dava nedeniyle Donanma Komutanlığı Mahkemesi'nde yargılandı, 15 yıl ağır hapis cezasına çarptırıldı. Cezaevi yılları Çankırı, Çorum, Kırşehir, Malatya cezaevlerinde 12 yıl hapis yattı. Hapishanedeki yıllarını okuyarak ve "sarı defterine" yazarak geçirdi. Takma isimle mizah öyküleri ve polisiye romanlar kaleme alan yazar, 1954 yılına kadar "Kemal Tahir" adını eserlerinde kullanamadı "Göl İnsanları"'na alacağı iki öyküsünü hapisteyken Cemalettin "Mahir" takma adıyla Tan'da yayımladı. Hapishane yıllarında Fatma İrfan Hanım'a yazdığı mektuplar "Kemal Tahir'den Fatma İrfan'a Mektuplar" adıyla; Nazım Hikmet'in kendisine yazdığı mektuplar "Kemal Tahir'e Mapushaneden Mektuplar" adıyla basıldı. Cezaevinden çıktıktan sonraki yaşamı Yazar, 1950'de çıkan aftan yararlanıp serbest kaldı. Cezaevinden çıkar çıkmaz ikinci eşi Semiha Sıdıka Hanım ile evlendi. Çiftin evliliği Kemal Tahir'in 1973'teki vefatına kadar sürdü; çocukları olmadı 1950'li yıllarda Körduman, Bedri Eser, Samim Aşkın, F. M. İkinci, Nurettin Demir, Ali Gıcırlı gibi takma isimle kitaplar yayımlamayı sürdüren Kemal Tahir'in Amerikalı yazar Mickey Spillane'den çevirdiği "Mayk Hammer" dizisi büyük ilgi gördü. Orijinal kitapların tamamını çevirdikten sonra "Mayk Hammer'in Yeni Maceraları"'nı yazmaya devam etti; böylece Kemal Tahir'in kaleminden dört yeni Mayk Hammer romanı ortaya çıktı. 6-7 Eylül olayları sırasında bir kez daha tutuklandı, Harbiye Cezaevi'nde 6 ay yattı. 14 ay kadar Aziz Nesin ile birlikte kurdukları Düşün Yayınevi'ni yönetti. Metin Erksan, Halit Refiğ, Atıf Yılmaz ile senaryo çalışmaları yaptı. Kemal Tahir'in ilk önemli eseri olan 4 bölümlük Göl İnsanları uzun öyküsü Tan gazetesinde tefrika olarak yayınlandı, eser 1955'te kitap olarak basıldı. Bu eserde yıllar sonra ilk defa kendi adını kullandı. Romancılık dönemi Göl İnsanları'nı yayımladığı 1955 yılında bir köy romanı olan Sağırdere romanı da yayımlandı. Sağırdere (1955) ve onun devamı olan Körduman'da (1957) Çankırı'nın Yamören köyünden Mustafa'nın serüvenini merkez alarak köylünün sorunlarını, etik değerlerini, köyün ekonomik yapısını, tarih içindeki bağlarından koparmadan sergiledi. Mütareke dönemi İstanbul'unu konu alan Esir Şehrin İnsanları'ndan (1956) sonra yayımlanmış olan Körduman'ı; eşkıyalık olgusuna eğildiği Rahmet Yolları Kesti (1957), Çorum bölgesi insanlarını anlatan roman üçlemesinin ilk iki kitabı Yediçınar Yaylası (1958) ve Köyün Kamburu (1959) izledi (Üçlemenin son kitabı, 1970'de yayınlanan Büyük Mal adlı romandır ). 1960'tan sonra tüm dikkatini Osmanlı tarihi ve toplum yapısına yönelterek, devlet, Doğu-Batı çatışması, Batılılaşma ve mülkiyet gibi sorunları derinden kavramaya uğraştı; araştırmaları sonucu resmi tarih söyleminin karşısında, Osmanlı Devleti'nin kültürel ve siyasi mirasını sahiplenen bir romancı haline geldi. Kemal Tahir'in kendisiyle, Osmanlı Devleti, Cumhuriyet ve Batılılaşma ile hesaplaşmasının sonucu olarak 1965 yılında Yorgun Savaşçı adlı romanı ortaya çıktı. Resmi tarih söylemine aykırı görüşler içeren bu eser, tarihi çarpıtmakla eleştirildi. 1980 yılında romanın TRT tarafından filme çekilmesi ile yeniden gündeme gelen eleştiriler, 1983'te filmin başbakan Bülent Ulusu'nun emri ile yakılmasına yol açtı. 1965 yılının Nisan ayında Cumhuriyet Gazetesi'nde tefrika edilen Bozkırdaki Çekirdek romanı, Kemal Tahir'in çok tartışılan eserlerinden birisi oldu. Bu eserde Köy Enstitülerinin tepeden inmeci bir yaklaşımla kuruluşunu eleştirerek iktidarla ters düştü. 1967'de en önemli eserlerinden birisi olan Devlet Ana yayımlandı. Osmanlı Devleti'nin kuruluşunu ele aldığı bu romanda "kerim devlet" kavramını ortaya attı. Batılılaşmayı eleştirdi. Yerli bir sosyalizm oluşturmaya çalışarak Marksistlerin tepkisini çekti. 1968'de Yorgun Savaşçı ile Yunus Nadi Armağanı'nı, Devlet Ana ile Türk Dil Kurumu Roman Ödülü'nü kazandı. Kemal Tahir, 1968'de aldığı davet üzerine SSCB'ye gitti. 1970'de akciğer ameliyatı geçiren Tahir, 21 Nisan 1973'te geçirdiği bir kalp krizi sonucu İstanbul'da yaşamını yitirdi. Cenazesi, Sahrayıcedit Mezarlığı'na defnedildi. Ölümünden sonra Yazarın "Namuscular", "Karılar Koğuşu", "Esir Şehrin İnsanları", "Dam Ağası", "Bir Mülkiyet Kalesi" romanları ölümünden sonra yayımlandı. Kemal Tahir kitaplarının yayının devam etmesi için ölümünden sonra eşi tarafından "Kemal Tahir Vakfı" kurulmuş; Kadıköy'deki hayatının son yıllarını geçirdiği ev, ziyarete açılmıştır. Yazarın kitapları Halit Refiğ, Metin Erksan, Atıf Yılmaz gibi yönetmenler tarafından sinemaya aktarılmıştır. Düşünceleri Düşüncelerindeki çıkış noktası Marksizm ile Türkiye gerçeği arasındaki bağlantı sorunuydu. Siyasi eylemlere de katılmış bir yazar olarak, Türkiye'de kendi algıladığı siyasal, sosyal, kültürel yapı ile Marksizmin sunduğu çözüm arasında bir çelişki görüyordu. Türk toplum yaşamına uymadığına inandığı batılılaşmaya ilişkin yargısı da Marksizmi yetersiz bulmasına bağlıydı. Çünkü Marksizm, "Türkiye'de 2. Meşrutiyet ve Cumhuriyet dönemlerinin siyasal ve kültürel uygulamalarını bir ticaret burjuvazisi devriminin sonucu" olarak değerlendiriyordu. Kemal Tahir ise böyle bir sınıfın varlığından kuşkuluydu. Böylece hem Marksizmin, hem de batılılaşmanın ürünü olan cumhuriyet dönemi resmi tarih görüşünün aşılması düşüncelerinin temel noktası oldu. Marx ve Engels'in doğu toplumlarıyla ilgili görüşlerini araştırdı. Cumhuriyet dönemi resmi ideolojilerinin dışında kalan Ömer Lütfi Barkan, Mustafa Akdağ, Halil İnalcık, Niyazi Berkes, Şerif Mardin gibi bilim adamlarının eserlerinden vardığı sonuca göre, Osmanlı-Türk toplumu, Marksizmin toplumların sosyo-ekonomik süreçte birbirini izleyen zorunlu aşamalar olarak gördüğü ilkel topluluk / kölecilik / feodalite / kapitalizm sürecinde yer almaz. Kendi kültürel ve sosyal yapısından kaynaklanan çok daha özel bir gelişme süreci, dinamikleri ile yapısal farklılıkları vardır. Bu nedenle batılılaşma, gerekli altyapısı olmayan bir topluma, soyut ve biçimsel bir üstyapı getirme çabasından başka bir şey değildir. Köklü bir ekonomik ve toplumsal devrim yapılmadan başlatılan tepeden inme uygulamalar taklitçiliktir. Bu ana fikir çerçevesinde eserlerinde Osmanlı toplumunun kölecilik ve feodalizmden çok farklı ve insancıl bir temel üzerine kurulduğunu anlatmayı amaçladı. Romanlarında da "Türk insanı ve Türkiye özeli" olgusunu ortaya çıkarmaya çalışmadı. Roman tamamen içinden çıktığı toplumun yapılanmasına bağımlıdır. Romanı diyalektik bir tür olarak anlamak ve insan muhayyilesine katkısını kavramak, romanın dünyayı belirlemek için sarfettiği çabaların biçimsel gerçekçilik tekniklerinin kullanımına bağlı olduğunu da anlamaktır. Don Kişot' un şövalye romanlarının kahramanlarına benzeme teşebbüsünün gülünçlüğü sadece model imkânsızlığı ışığı altında kavranabilir. Tam bu noktada Kemal Tahir'in önemi belirir. Zira Türk romanında bu meselenin taşını kaldıran ilk romancıdır. Romanları, Osmanlı Devleti'nin XIV. yüzyılda kuruluşundan XX. yüzyıla kadar Türk toplumunda bir Osmanlı sürekliliği arayışıdır. Toplumsal gerçekçi çizgide sürdürdüğü yazarlık yaşamında eserlerinde yalın bir dil kullandı. Bilhassa Orta Anadolu Türkçesini dilinin odak noktasına koydu. Diyaloglarla zenginleştirdi, karizmatik karakterler yarattı. Roman Esir Şehrin İnsanları (1956) -1 Esir Şehrin Mahpusu (1962) -2 Yol Ayrımı (1971)-3 Yediçınar Yaylası (1958) -1 Köyün kamburu (1959) -2 Büyük Mal (1970) -3 Hür Şehrin İnsanları (1974) Sağırdere (1955) - 1 Körduman (1957) -2 Rahmet Yolları Kesti (1957) Kelleci Memet (1962) Yorgun Savaşçı (1965) Bozkırdaki Çekirdek (1967) Devlet Ana (1967) Kurt Kanunu (1969) Namusçular (1974) Karılar Koğuşu (1974) Damağası (1977) Hikaye Göl İnsanları (1955) Senaryo Haremde Dört Kadın (1965, Halit Refiğ ile birlikte) Mektup Kemal Tahir'e Mapusaneden Mektuplar (Nazım Hikmet'le yazışmaları)